Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin rücuen tazminat davası gerekçeli kararında, asıl işveren konumundaki davacı teşekkülün ödediği kıdem tazminatını alt işveren şirketlerden tahsili talebi ve davalıların hak düşürücü süre ile sorumluluk itirazları değerlendirildi.
Özet: Bir kamu kuruluşu olan asıl işveren, temizlik hizmetlerinde çalışan işçisine ödediği kıdem tazminatının bir kısmını, işçinin farklı dönemlerde hizmet verdiği alt işveren şirketlerden rücuen talep etmekte olup, alt işverenler ise bu talebe karşı hak düşürücü süre itirazı, asıl işverenin tüm sorumluluğu üstlenmesi gerektiği, sözleşmesel dayanak bulunmadığı ve ancak çalıştırma dönemleriyle sınırlı kısmi sorumlulukları olduğu, hatta Yargıtay içtihatları gereği en fazla ödenen miktarın yarısından sorumlu olmaları gerektiği ve faiz talebinin haksız olduğu yönünde savunmalar sunmaktadır.

T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C. ANKARA "TÜRK MİLLETİ ADINA " 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025KARAR YAZMA TARİHİ : █████/2025Mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonucunda, dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ;DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Davacı teşekkülün herhangi hizmet alımına ihtiyacı olması halinde ihale yoluyla değişik firmalardan temin ettiğini, ..... 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 62. maddesi 1. fıkrası (e) bendine göre ihale edilen temizlik hizmetleri imzalanan sözleşmeler ile farklı tarihlerde işin davalı şirketlere verildiğini, İşletme Müdürlüğünde görev yapmakta iken kıdem tazminatını hak edecek şekilde işten ayrılan davadışı ...'a ödenen 291.958,95 TL'den; ... Org. Taş. Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ..... İş Ortaklığı firmalarının yatırmış olduğu tutarların (45.530,62 TL) çıkarılması ile ortaya çıkan 246.428,33.TL'nin davalı şirketlerinden çalıştığı dönemler için için belirlenen miktarda belirli tarihler arasında tahsil edilmesi gerektiğini, firma ve kişilerle yapılan sözleşmeler incelendiğinde davalıların imzalamış olduğu sözleşmelerde bu sözleşme ve eklerinin uygulanmasından doğabilecek her türlü uyuşmazlığın çözümünde Ankara mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olduğunun ifade edildiğini, dava dışı ...'un davacı teşekküle başvuru yaparak kıdem tazminatının tarafına ödenmesini talep ettiğini, brüt 291.286,91.TL, net 289.742,98.TL 21.03.2023 tarihinde net işçi ...'a ödendiğini, davacı teşekkül tarafından dava dışı işçi ...'a yapılan tazminat ödemesinden çalıştırdığı sözleşme dönemi için ödeme yapan davadışı şirketler dışında kalan miktarda davalı şirketler ve kişilerin sorumlu olduğunu, arabuluculuğa başvuru yapıldığını anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle kalan 207.576,06.TL'nin dava dışı işçiye ödenen tazminatların, sorumlu olan davalı şirket ve kişilerde çalıştığı dönemler esas alınarak, sorumlu oldukları miktarların ödeme tarihi olan 21.03.2023 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacı teşekkülüne ödenmesine, her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılara usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. DAVALI ... İLE .......LTD. ŞTİ VEKİLİ OLARAK SUNULAN CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının müvekkillerine rücu edebilmesi için yasada öngörülen 2 yıllık sürenin dolmuş olma ihtimaline binaen hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını. Davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini. Davacı idarenin ise dava dışı işçinin tüm çalışma süresince "asıl işvereni durumunda olduğu" ... kayıtları ile de sabit olduğunda, kesintisiz devreden zincirleme hizmet akitleri ve yasal düzenlemeler gereği, asıl işveren olan davacı idare, istihdam ettiği işçilerin tüm çalışma dönemlerine ilişkin tüm hak ve alacaklarından sorumlu olduğunu. Davacı idarenin dava dışı işçiye yasal düzenleme ve yönetmelik hükümleri uyarınca ödeme yapmış olup, yasa ile kendisine yüklenen bir edimi ifa eden davacının müvekkil şirketlere rücu hakkının bulunmadığını. taraflar arasında imzalanan Hizmet Alım Sözleşmesi gereğince müvekkillere çalışanların kıdem tazminatları vs. işçilik hak ve alacaklarına karşılık olmak üzere idare tarafından herhangi bir ödeme de yapılmadığını. Sözleşme ve İhale Şartnamesi ile idare tarafından ödenmemiş bir alacak kaleminden dolayı ve yine şartları da karşılıklı müzakere edilmeden idare tarafından tek taraflı olarak belirlenmiş bir tip sözleşme uyarınca müvekkilin sorumlu tutulmasının yasal dayanağı olmadığı gibi bu durum hukuka ve hakkaniyete de aykırı olduğunu, Davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; Mahkemece yapılacak yargılama neticesinde davacının rücu hakkı olduğu sonucuna varılacak dahi olsa, müvekkil şirketlerin sorumluluğu ancak dava dışı işçiyi çalıştırmış oldukları dönem ile sınırlı olacak şekilde ve yine o tarihte işçinin almakta olduğu ücret üzerinden hesaplanacak yalnızca kıdem tazminatı miktarı ile sınırlı olacağını. Yargıtay’ın da pekçok içtihadında belirtildiği üzere, taraflar arasında işçiye karşı müştereken ve müteselsilen sorumluluk bulunmakla birlikte, taraflar ödenen bu miktardan bir birlerine karşı yarı yarıya sorumlu olduklarını. Müvekkili şirketlerin sorumluluğu en fazla ödenen miktarın yarısı ile sınırlı olması gerektiğini. Davacının dava konusu alacağa ödeme tarihlerinden itibaren faizi talebi de haksız olduğunu. Davacının müvekkiline herhangi bir başvuru yapmamış olduğunu. Mahkemece davanın kabulüne karar verilecek olması halinde temerrüt tarihinin dava tarihi olarak kabulü gerektiğini. Buna gören müvekkillerine yönelik taleplerinin hakdüşürücü süre yönünden reddine, 6552 sayılı yasanın 8.maddesi ile getirilen düzenleme uyarınca tazminat ödemelerinden sorumluluk münhasıran davacı idareye ait olduğundan müvekkiller hakkındaki davanın reddine, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde, müvekkillerinin yalnızca kıdem tazminatından ve dava dışı işçiyi çalıştırdıkları dönemle - ücretle sınırlı olacak şekilde ve yine davacı ile yarı yarıya sorumlu olduğunun kabulü ile fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmesini savunmuştur.YUKARIDA BELİRTİLEN DAVALI ... DIŞINDAKİ DİĞER DAVALI VE DAVALI ŞİRKETLER CEVAP DİLEKÇESİ SUNMADIKLARI GİBİ DURUŞMAYA DA KATILMADIKLARI ANLAŞILMIŞTIR.Davalı ... İle .......ltd.şti Vekilinin cevap dilekçesinde belirttiği hak düşürücü yönünden davanın reddine ilişkin itirazı değerlendirildiğinde; hak düşürücü süre kamu düzenini ilgilendirdiğinden mahkememiz tarafından re'sen dikkate alınması gerektiğinden, rücuen tazminat davaları, TBK.nun 73 ve 146.maddesine göre ödeme tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğundan █████/2023 tarihli ödeme makbuzu dikkate alındığında bu süre geçmediğinden davalı vekilinin hak düşürücü süre itirazının reddine. Mahkememizin tensip ara kararı ile davacı vekiline, dava dışı işçi ...'un TC kimlik numarasını bildirmesi için 2 hafta süre verilmesine, bildirilmesi halinde dava dışı ...'ın UYAP ... üzerinden unvanlı iş yeri hizmet cetvelinin çıkarılarak dosyasına eklenmesine, Davacı vekiline , davalı firmalara gönderilen ihtarname suretleri ile dava dışı İşçi ...'un emeklilik / işten çıkma işlem ve talep dilekçesi ile yapılan kıdem tazminatı hesaplama talebi ile ödeme dekontlarının suretlerinin gönderilmesi için 2 hafta süre verilmesine karar verilmiştir.Mahkememizin öninceleme duruşmasında verilen ara karar ile davalı ... İle .......Ltd. Şti. Vekilinin cevap dilekçesinde belirttiği hak düşürücü yönünden davanın reddine ilişkin itirazı değerlendirildiğinde; hak düşürücü süre kamu düzenini ilgilendirdiğinden mahkememiz tarafından re'sen dikkate alınması gerektiğinden, rücuen tazminat davaları, TBK.nun 73 ve 146.maddesine göre ödeme tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğundan █████/2023 tarihli ödeme makbuzu dikkate alındığında bu süre geçmediğinden davalı vekilinin hak düşürücü süre itirazının reddine karar verilmiştir.Her ne kadar davalı ... vekili olarak vekaleti bulunan Av. ..... 'nun cevap dilekçesine davalı .......Ltd. Şti.'nde vekili olduğunu belirtmesine rağmen UYAP üzerinden vekaletnamesini sunmadığı tespit edildiğinden UYAP üzerinde belirtilen şirket vekili olarak gösterilmemiştir. Mahkememizce tarafların delilleri toplanmış, tüm deliller toplandıktan sonra dosya İş ve Sosyal Güvenlik Hukuk Uzmanı bilirkişi ..... 'a tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli raporda, Dava Dosyası Kapsamının incelenmesi, taraf vekillerinin beyan ve itirazları, dosya kapsamındaki sözleşmeler, Şartnameler karar, bilgi ve belgelerin incelenmesi, dosyada yapılan tespit, değerlendirme ve hesaplamalar sonucunda: Davacı - ... ile davalı şirketler arasında hizmet alımına ait sözleşmeler imzalandığını, imzalanan sözleşmelerde işçi alacaklarından yüklenicilerin sorumluluğuna ilişkin düzenlemelerin yer aldığını, davacı işverenin ise işçi alacaklarından sorumlu olacağına dair hüküm bulunmadığını, Dava dışı işçi ... ın hizmet ilişkisinin 1475 Sayılı İş Kanunun yürürlükte bulunan 14. maddesine göre kıdem tazminatının ödenmesini gerektirecek şekilde sona erdiğini, Mahkemenin dava dışı işçinin kıdem tazminatından davalı şirketlerin kendi dönemi ile sorumlu olduğu kanaatine varılması durumunda, Davacı ... tarafından 21.03.2023 tarihinde tüm hizmet süresi üzerinden ödenen toplam brüt 291.958,95.TL; Kıdem tazminatının (talep edilen 12.06.2003-31.07.2017 çalışma dönemi için ) toplam 207.576,06.TL'sini ; 52.500,73 TL - ..., 14.722,85 TL-...-... Şirketi -... Şirketi, 29.486,16 TL -... Şirketi, 7.280,53 TL -... Şirketi , 42.631,56 TL - ... Şirketi, 14.763,30 TL-... Şirketi -... Şirketi 768,50 TL-..., 14.722,85 TL-... Şirketi 14.763,30 TL -... Şirketi-... Şirketi, 1.213,42 TL -... , 14.722,85 TL -Züleyha ... davalılardan rücuan tazminini talep edebileceği hesaplanmış olup, işletilecek faizin mahkemenin takdirinde olduğunu kanaati belirtilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; dava dışı işçinin işten ayrılması üzerine işçi alacağından dolayı işçiye ödenen tazminatların, davalılardan sorumlu oldukları dönem itibariyle rücuen tahsiline ilişkindir. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. ... kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. ( ..... ) Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerin de bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. Bu kapsamda, toplanan delillere, tarafların iddia ve savunmalarına, karar vermeye elverişli bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; somut uyuşmazlıkta davacı ile davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi mevcut olup, 4857 sayılı Kanunun 2/6. maddesine göre, davacı asıl işverenin davalı alt işverenlerin davadışı işçi ...'a karşı, o işyeri ile ilgili İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle alt işverenle birlikte müteselsilen sorumlu tutulduğu, yani kanun kapsamında, asıl ve alt işverenlerin dış ilişki itibariyle işçiye karşı müteselsil sorumlu oldukları, söz konusu düzenlemenin işçi alacağını güvence altına alma amacı taşıdığı, asıl ve alt işverenler arasındaki ilişkide ise, Borçlar Kanunun ve sözleşmeler hukukunun esas alınacaktır.Buna göre somut olayda, davacı ...- davalı şirketler ile hizmet alım sözleşmesi imzaladığı görülmüş olup, tarafların, sorumlulukların belirlenmesinde kanuna açıkça aykırı olmadıkça öncelikle sözleşme hükümleri, sözleşme eki teknik şartname ve ihale dokümanları nazara alınacaktır. Sözleşme eki genel şartname uyarınca, yüklenicinin istihdam ettiği işçinin muhatabı ve sorumlusunun yüklenici olmasına, yüklenicinin işçilerine ödemesi gereken kıdem tazminatı, izin ücreti gibi ödemelerdeki aksamalarda her türlü yasal sorumluluğun yükleniciye ait olmasına göre davacının asıl işveren olarak yaptığı ödemeden, işçinin davalı şirketlerde çalıştığı döneme isabet eden kısmı ile sınırlı olmak üzere davalının sorumlu oldukları kanaatine varılmış olmak ile karar vermeye elverişli █████/2025 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının hizmet alım sözleşmesi olan dönemle sınırlı olmak üzere davanın kabulüne karar vermiştir. Ayrıca taraflar tacir olduğundan, rücen tazminat alacağa, ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. Mahkememizin kısa kararda hükmün 1-) bendinde toplam miktar 207.576,06.TL olarak yazılması gerekirken sehven 207.586,06.TL yazıldığı davacı vekilinin karar sonrası gönderdiği beyan dilekçesi anlaşılması üzerine hüküm kısımdaki bu maddi hata düzeltilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M ; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-)Davanın KABULÜ ile, 207.576,06. TL rücuen tazminatın her bir davalının hizmet alım sözleşmesi olan dönemle sınırlı olmak üzere, A-)52.500,73.TL - ...'den,B-)14.722,85.TL-... Şirketi -... Şirketinden müştereken ve müteselsilen,C-)29.486,16.TL -... Şirketinden,Ç-)7.280,53.TL -... Şirketinden,D-)42.631,56.TL-... Limited Şirketinden,E-)14.763,30.TL-... Şirketi -... Şirketinden müştereken ve müteselsilen,F-)768,50.TL-...'dan,G-)14.722,85.TL-... Şirketinden,Ğ-)14.763,30.TL -... Şirketi- ... Şirketinden müştereken ve müteselsilen,H-)1.213,42.TL -...'danİ-)14.722,85.TL -... ( ...)'denOlmak üzere, ödeme tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek olan AVANS Faizi ile birlikte davalılardan ayrı ayrı tahsili ile davacıya ödenmesine,2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 14.179,52. TL karar ve ilam harcının , dava açılışında davacıdan alınan 3.544,89.TL peşin harcın düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 10.634,63 TL harcın ; A-)2.689,74.TL - ...'den,B-)754,29.TL-... Şirketi -... Şirketinden müştereken ve müteselsilen,C-)1.510,65.TL -... Şirketinden,Ç-)373,00.TL -... Şirketinden,D-)2.184,12.TL-... Limited Şirketinden,E-)756,36.TL-... Şirketi -... Şirketinden müştereken ve müteselsilen,F-)39,37.TL-...'dan,G-)754,29.TL-... Şirketinden,Ğ-)756,36.TL -... Şirketi- ... Şirketinden müştereken ve müteselsilen,H-)62,17.TL -...'danİ-)754,29.TL -... ( ...)'den Olmak üzere davalılardan ayrı ayrı tahsili ile HAZİNEYE gelir kaydedilmesine,3) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 4.200,00.TL arabuluculuk ücretinin ; A-)1.062,28.TL - ...'den,B-)297,90.TL-... Şirketi -... Şirketinden müştereken ve müteselsilen,C-)596,60.TL -... Şirketinden,Ç-)147,31.TL -... Şirketinden,D-)862,59.TL-... Limited Şirketinden,E-)298,71.TL-... Şirketi -... Şirketinden müştereken ve müteselsilen,F-)15,55.TL-...'dan,G-)297,90.TL-... Şirketinden,Ğ-)298,71.TL -... Şirketi- ... Şirketinden müştereken ve müteselsilen,H-)24,55.TL -...'danİ-)297,90.TL -... ( ...)'den, Olmak üzere davalılardan ayrı ayrı tahsili ile HAZİNEYE gelir kaydedilmesine, 4) Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 3.544,89.TL peşin harç, 427,60.TL başvurma harcı, 8.600,00.TL tebligat ücreti, 6.000,00.TL bilirkişi ücreti, olmak üzere toplam 18.572,49.TL yargılama giderinin ; A-)4.697,40.TL - ...'den,B-)1.317,30.TL-... Şirketi -... Şirketinden müştereken ve müteselsilen,C-)2.638,22.TL -... Şirketinden,Ç-)651,41.TL -... Şirketinden,D-)3.814,38.TL-... Limited Şirketinden,E-)1.320,92.TL-... Şirketi -... Şirketinden müştereken ve müteselsilen,F-)68,76.TL-...'dan,G-)1.317,30.TL-... Şirketinden,Ğ-)1.320,92.TL -... Şirketi- ... Şirketinden müştereken ve müteselsilen,H-)108,57.TL -...'danİ-)1.317,30.TL -... ( ...)'den Olmak üzere davalılardan ayrı ayrı tahsili ile DAVACIYA ödenmesine, 5) Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 33.212,17.TL vekalet ücretinin ; A-)8.400,12.TL - ...'den,B-)2.355,66.TL-... Şirketi -... Şirketinden müştereken ve müteselsilen,C-)4.717,78.TL -... Şirketinden,Ç-)1.164,88.TL -... Şirketinden,D-)6.821,05.TL-... Limited Şirketinden,E-)2.362,12.TL-... Şirketi -... Şirketinden müştereken ve müteselsilen,F-)122,96.TL-...'dan,G-)2.355,66.TL-... Şirketinden,Ğ-)2.362,13.TL -... Şirketi- ... Şirketinden müştereken ve müteselsilen,H-)194,15.TL -...'danİ-)2.355,66.TL -... ( ...)'denOlmak üzere davalılardan ayrı ayrı tahsili ile DAVACIYA ödenmesine, 6) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,Dair; davacı vekilinin e-duruşmada yüzüne karşı davalı ... ile diğer tüm davalı şirketlerin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren, HMK.nun 345.maddesine göre 2 (iki) hafta içerisinde ..... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı. █████/2025 Katip ..... ¸e-imzalıdır. Hakim ..... ¸e-imzalıdır. ** Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır**