Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde deprem sonrası haksız feshedildiği iddia edilen bayilik sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davası.
Özet: Bir bayi, 2002den beri süregelen bayiliğinin 2023 depremi sonrası iş yerinin yıkılmasıyla yeni adrese taşınma sürecinde davalı şirketin haksız yere fahiş dekorasyon şartı koşarak mal tedarikini kesip sözleşmeyi ihtarsız feshettiğini iddia ederek maddi tazminat ve bayilik ücretinin iadesini talep ederken; davalı şirket ise kendi kuruluş tarihinin 2018 olduğunu belirterek 2002den beri süregelen bir bayilik ilişkisi olmadığını, depremzede bayiye yardım amacıyla 2023 Mayısında yeni bir sözleşme imzaladıklarını, dolayısıyla haksız fesih iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu savunmaktadır.

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİT.CANKARAASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİK A R A RESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████...DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...6 Nisan 2002 tarihinden - 6 Şubat 2023 tarihine kadar... adresinde ...bayisi olarak şirketini devam ettirdiğini, ilk bayilik anlaşmasının yapıldığı 2002 tarihinden itibaren Davacı ...'nun ixora bayiliğinde farklı ortaklığı olsa da 21 yıl boyunca ixora bayiliğini devam ettirdiğini, ixora bayiliği süresince ; bayiliğin başarısından dolayı en iyi performans ödülü dahi aldığını, davacı ...21 yıl boyunca bayiliğinin adresi bulunan ... Apartmanının 6 Şubat 2023 tarihli depremde yıkıldığını, davacı ...'nun depremin verdiği zararların gidermesinin akabinde bayilik adresini değiştirerek işlerine devam etmek için davalı şirket yetkilileriyle görüşmesine rağmen oyalandığını, sürecin olumsuz olarak ilerlemesi sonrası şifahen, yeni bayilik adresinde davalı şirketçe belirlenmiş dekorun (2023 tarihinde 50.000TL değerindeki) yaptırılmadığı sürece bayiliğine devam etmeyeceklerini beyan ettiklerini, davacı ...'nun bunun bir haksızlık olduğunu yeni kurulan ... bayisinde böyle bir dekor yaptırılmadığını ayrıca deprem sonrası yine eski bayi bulunan... bayisinde de böyle bir dekor istenilmediğini bunun bir haksızlık olduğunu beyan ettiğini, davacı ...'ya herhangi bir ihtarname yapılmaksızın mal gönderilmeyerek ve yeni adres bildirimini kabule etmeyerek bayilik sözleşmesine aykırı bir şekilde bayiliğinin davalı şirketçe fiilen tanınmadığını, bayilik sözleşmesinin ihtarnamesiz olarak fesh edilemeyeceğini, davacının bayiliğine fiili varlığa mal göndermemek ve şifahen rıza göstermemek ile davalı şirketçe sonlandırıldığını, ancak aynı olayları yaşayan İxora Samandağ bayiliğinin eski adresinden devam ettiğini, ayrıca yeni bayiler kurulmaya devam ettiğini, bu durumun dahi davalı şirketin haksız olarak bayiliği fesih ettiğinin bir kanıtı bulunmadığını, 21 yıl boyunca başarılı bir şekilde bayiliğini devam ettiren bir bayiye sözleşmesinde de bulunmayan bir şart ile bu durum dayanak gösterilemeyeceğini, ayrıca deprem sonrası herhangi bir bayide bu dekorasyon şartının sağlanmış da olmadığını, davacı ...'nun 6 Şubat 2023 tarihli deprem sonrası ciddi ve samimi ekonomik zarara uğramış olup dava harç ve masraflarını ödeyecek durumu bulunmadığını, bu nedenle adli yardım talepleri bulunduğunu, bayilik sözleşmesinin ihtarsız ve haksız feshi nedeniyle fazlaya dair hakları saklı kaydı ile şimdilik 10.000tl maddi tazminat ve bayilik ücreti bulunan 3000 doların iadesi talepli davanın kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana bırakılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın müvekkili şirketle 2002 yılından itibaren bir bayilik sözleşmesi olması durumunun gerçeklere aykırı olduğunu, müvekkili şirketin kuruluş tarihinin 21.11.2018 olduğunu, Ticaret bakanlığı üzerinde yapılacak bir sorgulama da bile bu durumun sarahaten görüleceğini, davacı müvekkili şirketin ürünlerini kendi mağazasında satsa da müvekkil şirket ve davacı arasında 29.05.2023 tarihi öncesinde bir bayilik sözleşmesi mevcut olmadığını, kaldı ki davacı tarafın tüm iddialarının aksine, müvekkili şirketin 6 Şubat 2023 depremi sonrası davacının isteği üzerine, 29.05.2023 tarihinde davacı ve davacının ortağı olan ... ile müvekkili şirket arasında bir bayilik sözleşmesi yapıldığını, davacı tarafın dilekçesinde "...depremin verdiği zararların gidermesinin akabinde Bayilik adresini değiştirerek işlerine devam etmek için Davalı şirket yetkilileriyle görüşmesine rağmen oyalanmıştır. Sürecin olumsuz olarak ilerlemesi sonrası şifahen, yeni bayilik adresinde davalı şirketçe belirlenmiş dekorun (2023 tarihinde 50.000TL değerindeki) yaptırılmadığı sürece bayiliğine devam etmeyeceklerini beyan etmişlerdir." denilmişse de görüldüğü üzere davacının isteği üzerine 29.05.2023 tarihinde davacı ve davacının ortağı ile müvekkili şirket arasında bir bayilik sözleşmesi yapıldığını, müvekkili şirketin davacı ...'ya dair bir suiniyet sahibi olsa, 29.05.2023 tarihinde davacı ile bir bayilik sözleşmesi de imzalamayacağını, sözleşme incelendiği zaman, sözleşmeyi bizzat şirketin sahibi ve münhasıran yetkilisi ... imza altına aldığının görüleceğini, davacı tarafın, bir bayilik sözleşmesi olduğu iddiasının, haksız fesih olduğu iddiasının ve ticari kar kaybı olduğu iddiasının mesnetten yoksun ve gerçeklere dayanmayan iddialar olup, hukuka ve hayatın gerçeklerine aykırı olduğunu, müvekkili şirketin deprem sonrasında davacı tarafın isteği üzerine, depremzede olan davacıya yardım etmek amacıyla 29.05.2023 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalamış olup, davacı tarafın talep ve iddialarının yersiz olduğunu, haksız bir şekilde ve kötü niyetle açılan işbu davanın ve bütün taleplerin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, bayilik sözleşmesinin feshi nedeniyle tazminat ile bayilik ücreti alacağı istemine ilişkindir.Tanık ...Beyanında: "Ben davalı şirkette genel müdür olarak 2022 yılı Nisan ayından Aralık ayına kadar çalıştım, bu dönemde Türkiye çapındaki tüm bayiler ziyaret edilerek ürün ve pazarlama şartlarıyla ilgili toplantılar yaptık, bu toplantılarda davacı ile tanıştım, daha sonra kendisini incelediğimde bu şahsın... ilinin ve davalı şirketin ilk bayilerinden olduğunu öğrendim, yine ciro incelememde de kendisinin en çok ürün satan üç bayi içerisinde olduğunu gördüm. Yine, saha incelememde bayinin de şirket şartlarına haiz olduğunu müşade ettim. Ayrıca kendisi benim çalıştığım dönemde yüksek ciro elde ettiği için yüksek indirim oranı ile bizden ürün alıyordu, dedi. Davalı vekilinin talebi üzerine soruldu; ben deprem sonrasında davalı şirkette çalışmadığım için davacı ile sonradan yapılan sözleşmeden bilgi sahibi değilim, benim olaya ilişkin bilgi, görgüm ve söyleyeceklerim bunlardan ibarettir, tanıklık ücreti talep etmiyorum, "demiştir.Mahkememizce aldırılan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafın iddialarını ispat edecek türden 29.05.2023 tarihi öncesinde bir bayilik sözleşmesi mevcut olmadığından, 2002 yılında ödendiği iddia edilen bayilik ücretine ilişkin belge de dava dosyasında bulunmadığından, WhatsApp yazışmaları ve tanık beyanının konuyu izah etmediği, ayrıca belgeye dayanmadığından tek başına yeterli olmadığından, cari hesap olarak 120.03.İ039 kodlu...- ... ve Ortağı Alıcılar Hesabına göre 2022, 2023 ve 2024 yıllarında ticari mal satış ve ödeme kayıtları bulunduğu, bayilik ücreti adında bir ödemeye rastlanmadığından, yine 101.01 kodlu Cüzdandaki Çekler/Alınan Çekler ve 121.01 kodlu Cüzdandaki Senetler/Alacak Senetleri Hesabının ... dönem muavin defter kayıtlarına göre de bayilik ücreti adında alınan çek ve senede rastlanmadığından davacı ... tarafından davalı şirket ... sözleşmeden doğan tazminat talebine ilişkin iddialarına yönelik belge, defter kaydı ve bildirim olarak somut, yeterli ve kesin bir maddi delil bulunmadığı, raporda yer verilen yasa maddelerinin hukuki yorum niteliğinde olmayıp olayın meydana gelmesine etkili olan hususlara ilişkin mevzuata aykırılıkların neler olduğunun gösterilmesi amacıyla kullanılmış olup, kararın hukuki değerlendirme ve nitelendirmesinin mahkemenin takdirinde olduğu tespit edilmiştir.Toplanan deliller , İddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya içeriği bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının davalı ile arasında 2002 yılında akdedildiği iddia olunan bayilik sözleşmesini ispat edemediği, davacı ticari kayıt ve defterlerini zayi olduğunun iddia ederek sunamadığı, yine davalı defterlerine ve Vergi Dairesi yazı cevaplarına göre taraflar arasındaki 2002 yılından süregelen ticari ilişkiye ilişkin bir kayıt bulunmadığı (bulunan kayıtlar 2022 yılı ve sonrasına ait olup, davalı ile ... Ve Ortağına ilişkin kayıtlar, olup davamızı aydınlatmaya matuf görülmemiştir.),bu itibarla davacının mevcudiyetini ispat edemediği(tanığın sözleşmenin kurulması ve iademesine ilişkin bir beyanı bulunmadığından , tanık beyanı uyuşmazlığı çözmeye matuf görülmemiştir.) sözleşmenin haksız feshinden bahsedilemeyeceği ve haksız fesih nedeniyle tazminat isteminin yerinde olmayacağı yine davacının bayilik sözleşmesi kapsamında ödediğini iddia ettiği 3.000,00 USD'ye ilişkin ne bir sözleşme ne de ödeme belgesi sunamadığı ,açıklanan bu nedenlerle davacının davasını ispat edemediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;Davanın REDDİNE; Peşin alınan 1.686,37 TL harçtan alınması gerekli 615,40 TL peşin harç ile 615,40 TL başvurma harcının mahsubu ile bakiye 455,57 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025... ¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.