İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı banka alacağı itirazın iptali davasında borçlu ve müteselsil kefilin sorumluluğunu belirleyen istinaf kararı.
Özet: Bankanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla borçlu şirket ve müteselsil kefil aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itirazların iptali davasında, ilk derece mahkemesi davacı bankayı haklı bularak, asıl borçlu ile kefilin ödenmeyen kredi borcundan müteselsilen sorumlu olduğuna, temerrüt faizinin sözleşme hükümleri ve ilgili yasal düzenlemeler çerçevesinde belirlenmesine ve dosya kapsamındaki kısmi tahsilatların borçtan mahsup edilmesine karar vermiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: ████████ EsasKARAR NO : █████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI : ████████ Esas - ████████ Karar TARİH: █████/2023DAVA: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ: █████/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile kredi borçlusu davalı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerine istinaden davalı şirkete ...'in müteselsil kefaleti ile kredi kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine Üsküdar 16. Noterliğinden █████/2021 tarih ... yevmiye numarası ile gönderilen ihtarname ile kredi hesaplarının kat edilerek 102.209,51 TL nakit, 26.700,00 TL gayrinakit borcun ödenmesinin istendiğini, ihtarname sonrası yapılan kısmi tahsilatın borçtan mahsup edildiğini, ihtara rağmen bakiye borcun ödenmemesi üzerine İstanbul 18. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından 50.000,00 TL nakit, 26.700,00 TL gayrinakit kredi alacağı için icra takibine geçildiğini, borçluların kötü niyetle borcun tamamına, faize ve takibin diğer ferilerine itiraz ederek takibi durdurduğunu, kredi sözleşmesinde düzenlenen delil sözleşmesi gereğince banka kayıtlarında yapılacak bilirkişi incelemesi ile alacağın belirleneceğini, istenilen temerrüt faizi oranının kredi sözleşmesi ile belirlendiğini, kullandırılan gayrinakit kredilerden 10 adet çek yaprağı garanti bedellerinin nakdi teminat olarak deposunun istenebileceğini ileri sürerek, davalıların takibe yaptıkları iptaline, davalıların alacağın %20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalıların usulüne uygun tebligata rağmen süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadıkları anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi █████/2023 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararında; "Davacı banka ile davalı kredi lehtarı borçlusu (asıl borçlu) .... Ltd. Şti firması arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, anılan sözleşmeyi davalı kefilin de müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu, kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan, davacı bankanın davalılar hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu, davalı kefilin sözleşmede gösterilen kefalet limitinin - 750.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan toplam asıl alacak tutarının kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefilin hem kendi ve hem de diğer davalı asıl borçlu şirketin temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı, kefalet limitiyle sınırlı olmaksızın hesaplanan mevcut borcun tamamından müteselsilen sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmenin temerrüt faizi başlıklı 2.7 maddesinde faiz oranı olarak dava konusu kredilere fiilen uygulanan akdi faizin iki katı oranında temerrüt faizi belirlenmiştir. Bankanın ibraz ettiği faiz sirkülerine göre ... Kredinin muaccel olduğu tarihteki en yüksek TL kredi faiz oranının %40 olduğu, bu orana %50 ilave suretiyle bulunacak temerrüt faizi %60 olmakla banka tarafından temerrüt faizi %60 talep edildiğinden mahkememizce talep edilen temerrüt faizi sözleşme ve içtihatlara uygun bulunmuştur. Davalı alacaklı banka tarafında kredili mevduat hesabı için %27,36 oranında faiz yürütülmüş ise de TCMB tarafından █████/2021 tarihinden geçerli olmak üzere TL cinsinden kredi kartı işlemlerinde uygulanacak aylık azami akdi faiz oranı %1,98, aylık azamı gecikme faiz oranı %2,28 belirlendiğinden, bilirkişi tarafından hesaplanan % 23,76 olarak belirlenen temerrüt faiz oranına itibar edilmiştir. Davacı tarafça Üsküdar 16. Noterliği'nin █████/2021 tarih ve ... yevmiye nolu hesap kat ihtarnamesi ile 102.696,18 nakdi, 26.700,00 TL gayri nakdi alacak yönünden hesabın █████/2021 tarihinde kat edildiği, kat ihtarının asıl borçluya █████/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı kefile █████/2021 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarname ekindeki tebliğ şerhinden anlaşılmıştır. Davalılara çıkartılan kat ihtarının tebliğ edildiği anlaşılmakla borçlu ve kefile verilen 1 günlük sürenin haftasonuna rastlaması sonrası mesai başlangıcı olan █████/2021 tarihinde temerrüde düştükleri kabul edilmiştir. Davacı bankanın nakdi krediler yönünden hesap kat tarihi itibariyle 95.951,81 TL, kredili mevduat hesabı yönünden 6.744,37 TL alacağı bulunmakta olup, hesap kat tarihi ile takip (temerrüt tarihi ile aynı) tarihi arasında tahsil edildiklerinde borçtan mahsup edilmek üzere davalılardan 75.000,00 TL ve 17.000,00 TL bedelli olmak üzere toplam 92.000,00 TL bedelli iki adet çek aldığı bu çek bedelini nakdi kredi alacağından düşerek icra takibi başlattığı, bu nedenle iki çek bedeli toplam 92.000,00 TL'nin takip öncesi tahsil edildiği düşünülerek bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya mahkememizce itibar edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Takip ve temerrüt tarihi itibariyle yapılan hesaplamada yapılan ödemeler öncelikle işlemiş faize mahsup edilmek suretiyle yapılan hesaplamada davalıların kredili mevduat hesabından doğan alacağın tamamen ödenmiş olduğu, nakit kredilerden asıl alacak olarak 11.362,57 TL kaldığı, yukarıda bahsedildiği üzere bu bedele %60 temerrüt faizi işletilmek suretiyle takibe devam edilebileceği anlaşılmıştır.Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen alacak miktarının % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Takibe konu gayri nakdi çek depo talebi yönünden yapılan incelemede davacı tarafça 10 adet çek yaprağından doğan banka yükümlülüğüne istinaden 26.700,00 TL yönünden takip yapılmış olup, bahsi geçen 10 adet çek yaprağının tamamı için banka kayıtlarında risk çıkışı yapıldığından itirazın iptali davasının açıldığı tarih itibariyle nakdi teminat olarak depo edilmesi istenebilecek çek yaprağı garanti bedeli bulunmadığından bu talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, '' 1-Davanın kısmen KABÜLÜ ile; Davalıların İstanbul 18. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına vaki itirazlarının 11.362,57 TL asıl alacak yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren %60 temerrüt faizi ve faizin %5'i gider vergisi yürütülmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Nakdi alacak likit ve itiraz haksız olduğundan %20'si oranından 2.272,51 TL inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,3-Davacının gayri nakdi alacağa yönelik davasının REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi tarafından tespit edilen akdi ve temerrüt faiz oranlarına bir diyeceklerinin olmadığını; işbu oranların, taleplerine uygun olarak tespit edildiğini; diğer yandan; bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada, takip sonrası yapılan tahsilatların da takip öncesi olarak değerlendirilerek hesaplama yapıldığını; bu nedenle gerek takip öncesi, gerek takip sonrası faiz hesaplamasının eksik olarak yapıldığını vedavacı banka alacağının eksik tespit edildiğini; dolayısıyla; yapılan tahsilatların tarihi de dikkate alınarak yeniden hesaplama yapılması gerekmekteyken bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, İleri sürerek, açıklanan ve resen dikkate alınacak sebeplerle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın tam kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; genel kredi ve kefalet sözleşmesi kapsamında davalı şirkete kullandırılan nakdi ve gayrınakdi kredi alacaklarının davalıdan tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın nakdi alacak yönünden kısmen kabulüne, gayrınakdi alacak yönünden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dosya içeriği belegelere göre; mahkemece taraf delilleri eksiksiz toplanmış icra dosyası, genel kredi sözleşmesi, davalı şirketin davalı banka nezdindeki kredi hesapları ile çek hesabı ekstreleri, ihtarname ve tebliğ şerhi ve hesap özeti dosya arasına alınmış, davacı banka kayıtları ile dosya üzerinde bankacı bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılarak yukarıda yazılı gerekçe ile istinafa konu karar verilmiş olup, dava tarihi itibariyle gayrınakdi alacağın dayanağını teşkil eden on adet çek yaprağının risk çıkışlarının yapılmış olduğu, diğer ifade ile çek yaprakları iade edildiklerinden dava tarihi itibariyle deposu gereken gayrınakdi alacak bulunmadığı, davacının gayrınakdi alacak talebinin reddi kararına yönelik bir istinaf sebebi de ileri sürmediği anlaşılmıştır. Nakdi alacak bakımından kat ihtarının davalılara tebliğ tarihine göre temerrüt tarihinin █████/2021 olduğu, takibin de bu tarihte başlatıldığı, diğer ifade ile takip tarihi ile temerrüt tarihinin aynı olduğu, dolayısıyla takip tarihine dek nakdi alacak bakımından temerrüt faizi işletilemeyeceği, davacı bankanın kredili mevduat hesabı, ... kredi ve takip tarihi ile temerrüt tarihinin aynı güne denk geldiği, hesabın kat edildiği █████/2021 tarihinden sonra █████/2021 tarihinde davalılar tarafından toplam 92.000,00-TL tutarlı iki adet çek ile yapılan ödemenin davacı banka tarafından nakdi kredi alacağından mahsup edildiği, ödeme tarihinin de temerrüt/takip tarihi ile aynı olduğu, bilirkişi tarafından hesap kat tarihi ile ödeme tarihi arasında akdi faiz işletilip kat tarihi itibariyle mevcut nakdi asıl alacağa eklenerek, ödemenin bu tutardan mahsup edildiği ve temerrüt/takip tarihi itibariyle davacının bakiye 11.362,57-TL nakdi kredi asıl alacağı kaldığının tespit edildiği, davacı istinafının aksine, banka kayıtlarına göre kısmi tahsilatın takip tarihinden sonra değil, takip tarihi ile aynı gün yapılmış olduğu, mahkemece nakdi alacak bakımından davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın dosya kapsamına uygun olduğu tespit edilmiştir. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.