Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin, yaya geçidinde asli kusurlu sürücünün çarpması sonucu yaralanan davacının haksız fiil kaynaklı maddi ve manevi tazminat talepli davasında verdiği istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, 2018de yaya geçidinde bir aracın çarpması sonucu kırıklar ve dokuz aylık geçici iş göremezlik yaşayan bir yayanın, sürücü, araç sahibi ve sigorta şirketinden 1.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminat talep ettiği bir istinaf dosyasını ele almaktadır; ilk derece mahkemesi sürücüyü yayanın geçiş hakkını ihlal ettiği için asli kusurlu bulmuş ancak sürekli maluliyet tespit etmezken, davalı sürücü yayanın dikkatsizliğini ileri sürmüş, sigorta şirketi ise poliçe kapsamını kabul ederek davanın usulden reddini, maluliyet ve illiyet bağının uzman raporlarıyla belirlenmesini talep etmiştir.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:█████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:█████/2023
DAVANIN KONUSU:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:█████/2026
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... günü saat ... sularında ... Mah. ... Cad. İle ... Sk. kesiştiği bölümde yaya geçidinden yolun diğer tarafına gerçerken şoförlüğünü ...'nun yaptığı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı ...'ye ait ... plakalı sayılı aracın çarptığını, çarpma sonucu yaralanan müvekkilinin ambulans yardımı ile hastaneye kaldırıldığını, kontrolsüz şekilde ... Mahallesi istikametinden ... Sokak istikametine dönüş yapan sürücü ...'nun haksız ve dikkatsiz fiili ile davacıya çarptığını, müvekkilinin çarpma sonucu sol ayak ile kalçanın birleşim yerinde kırık oluşması ve diğer yaralanmalar sonucu geçici ve sürekli güç kaybına uğradığını, müvekkiline çarpılan yerin tam olarak yaya geçidinin üstü olduğu ve çarpılan yerin yön itibari ile ... plaka sayılı araca ait olmadığı anlaşılacağını, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, uzun zaman boyunca yürüyemediğini, kalıcı olarak sol bacağında sürekli iş görememezlik bulunduğunu, 29.05.2018 tarihinde alınan adli raporda vücudundaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi ağır (5) derece olarak tespit edildiğini, müvekkilinin günlerce yatalak kalmasından dolayı sigortalı olarak çalışan kızı ve eşinin nöbetleşe olarak bakımına muhtaç olduğunu, 1.000,00 TL maddi tazminatın sigorta poliçesinde belirtilen miktara kadar ... Sigorta AŞ. ile diğer davalılar ... ve ...'den, olay tarihi ... tarihinden itibaren işleyecek faizi ile müşterek ve müteselsilen, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den, olay tarihi ... tarihinden itibaren işleyecek faizi ile müşterek ve müteselsilen, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... günü saat ... sularında ... Mahallesi ... Caddesinde kendi idaresindeki ... plakalı sayılı araçla seyir halinde olduğunu, aracın ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı olduğunu ve aracın sahibinin ... olduğunu, olay anında müvekkilinin ... sokağa dönmek için sinyal verdiğini, birinci viteste ve saatte 20 km hızla dönüş yaptığını, ... sokağın kaldırımından inen davacının cep telefonu ile konuşarak ve dikkatsiz bir şekilde aracın sol dikiz aynasına çarptığını, davacının düşmesi ile hemen aracını durduran müvekkilinin 112 acil servisi arayarak davacının ambulans vasıtasıyla hastaneye kaldırıldığını, kaza anında dikkatsiz şekilde bulunduğunu, davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespit edilemediğini, talep edilen tazminat miktarının yüksek olduğunu, 1.000,00-TL maddi tazminatın sigorta poliçesi uyarınca ... Sigorta AŞ. tarafından ödenmesini, davacımın 100.000,00 TL manevi tazminat talebinin reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plaka sayılı araç müvekkil şirket nezdinde █████/2018 tanzim ve █████/2018-2019 vade tarihli ... Poliçe Nolu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına alındığını, davacı tarafın Karayolları Trafik Kanunu gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığını, davanın usulen reddi gerektiğini, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının ve davacının maluliyet oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp 3. İhtisas Kurumu’na sevk edilmesi gerektiğini, kazadaki kusur oranlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderildiğini, gelirin asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini belirterek haksız ve mesnetsiz davanın esastan ve usulden reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... █████/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobilin karşıdan kaşıya geçmek isteyen yaya olan davacıya çarpması neticesinde davacının ATK maluliyet raporunda belirtildiği üzere 9 ay geçici iş göremezlik süresi oluşacak şekilde yaralandığı, kaza nedeniyle davacının herhangi bir sürekli maluliyetinin bulunmadığı, meydana gelen kazada davalı sürücü ...'nın geçiş hakkının yayalara ait olduğu kavşak mahallinde durarak yayanın geçişine imkan sağlaması gerekirken bunu yapmadığından kazada asli derecede kusurlu olup davacının herhangi bir kural ihlalinin olmayıp kusursuz olduğu, aktüer raporunda hesaplandığı üzere davacının 15.425,84-TL geçici iş göremezlik zararının bulunduğu, bu zararın davalı sürücü, araç maliki ve araç sigortacısı tarafından karşılanması gerektiği anlaşılmakla davacı tarafın sürekli iş göremezlik talebinin sürekli maluliyeti bulunmadığından reddine, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin ise kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının manevi tazminat talebi de bulunduğundan manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirme sonucunda; manevi tazminata hükmedilirken olayın özellikleri, tarafların kusur oranları, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının göz önünde bulundurulması gerektiği, manevi tazminatın ne bir ceza ne de bir zenginleşme aracı olduğu, davacının duyduğu manevi acının bir dereceye kadar yumuşatılıp manevi dengenin onarılması aracı olduğu bu sebeple de kişilerin haksız zenginleşebileceği miktarı bulmaması gerektiği, haksız eylem ve tazminat arasında hak ve adalete uygun düşecek şekilde makul bir orantı kurmak gerektiği anlaşılmakla, çekilen acının telafisi amacıyla manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir" gerekçesi ile "Maddi tazminat davası bakımından: 1-Davanın kısmen kabulü ile; Davacı tarafın sürekli işgöremezlik tazminatı talebinin reddine, Davacı tarafın geçici işgöremezlik tazminatı talebinin kabulü ile 15.425,84-TL'nin davalı sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi olan █████/2019 tarihinden, diğer davalılar bakımından kaza tarihi olan █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Davalı Sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla, Manevi tazminat davası bakımından; 1-Davacı tarafın manevi tazminat talebinin kısmen kabulu ile; 7.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Davacı tarafın fazlaya ilişkin talebinin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; maddi tazminat açısında müvekkil tarafından alınmış olan raporda % 8 kalıcı güç kaybı tespit edilmiş olmasına rağmen mahkemece alınan raporlarda % 0 oranı tespit edildiğini, yapılan itirazların ilk derece mahkemesince incelemeye alınmadığını, sadece raporlar üzerinde inceleme yapıldığını, müvekkilinin bariz şekilde günlük hayat aktivitelerini yerine getiremediğini, yürümesinde, oturup kalkmasında ve diğer hareketlerinde ciddi manada eksilme olduğunu, raporlarda da belirtildiği üzere müvekkil eski zamanda iş kazası geçirdiğini ancak işbu kaza ile yine ilk iş kazası günlerine geri döndüğünü, bu husus dikkate alınmadan yapılmış olan Adli Tıp raporu üzerinden karar verilmesinin eksik ve hatalı olduğunu, manevi tazminat açısında müvekkil lehine 7.000 TL tazminata hükmedilmiş olup müvekkilin yaşamış olduğu acı ve elemlerin yanında çok düşük kaldığını beyanla, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, iş göremezlik oranına ilişkin ATK İkinci Üst Kurulu tarafından kaza tarihi itibariyle geçerli olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri doğrultusunda düzenlenen rapordan davacının kalıcı maluliyetinin bulunmadığının anlaşılmasına, davaya konu somut olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, manevi tazminatla ulaşılmak istenilen manevi doyum, paranın alım gücü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları hep birlikte değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesince takdir edilen manevi tazminatın yeterli ve ölçülü olmasına göre usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan karara karşı davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aynı Kanun'un 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!