Danıştay Üçüncü Daire, adi ortaklık şeklinde yasa dışı ikrazatçılık ve dolandırıcılık faaliyetlerinden kaynaklanan vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istemiyle yapılan temyiz başvurusunu reddetti.
Özet: Davacı, adi ortaklık aracılığıyla yasa dışı ikrazatçılık faaliyetinden elde ettiği kazancı kayıt ve beyan dışı bıraktığı gerekçesiyle adına resen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istemiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmesi, bölge idare mahkemesinin de istinaf başvurusunu reddederek bu kararı onaması üzerine temyiz yoluna başvurmuş; Danıştay, temyiz edilen kararın usul ve hukuka uygun olduğunu, ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığını belirterek davacının temyiz istemini reddetmiş ve bölge idare mahkemesinin kararını onamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : █████████Karar No : █████████TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...İSTEMİN KONUSU:... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ...... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: Davacı adına, adi ortaklık şeklinde organizasyon hâlinde yasa dışı ikrazatçılık faaliyetinden elde etiği kazancını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda saptamalar içeren vergi tekniği raporunun done alındığı takdir komisyonu kararı uyarınca 2017 yılı için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dosyada yer alan ... hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporunda, bu şahsın birçok ilde nakit kredi verme vaadiyle dolandırıcılık faaliyetinde bulunduğundan bahisle yapılan şikayetler üzerine yapılan soruşturma üzerine ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esasına kayden dava açıldığı, adi ortaklığın/örgüt üyelerinin bir kısmı arasında neredeyse tüm yetkilerle donatılmış vekâletnâmelerin verilmiş olduğu, ......'nın (...) kurulan paravan şirketler aracılığıyla iş sözleşmesi varmış gibi iş sözleşmesi ve fatura düzenlediği, sözü edilen şahıs tarafından yönlendirilen firmalar hakkında, gerçek bir ticari faaliyetlerinin olmadığı, sahte belge düzenleme amacıyla kuruldukları yönünde saptamaların olduğu, ticari hayatın gereklerine aykırı olarak internet üzerinden buldukları firmalara mail, fax ve telefon yoluyla iletişime geçerek nakit ihtiyacı olup olmadıklarını sordukları, ticari ve kurumsal bir ciddiyetten yoksun oldukları, yeterli sermayesi olmayan, bankalarca kredi verilemeyecek kişi/kurumlara, haklarında olumsuz tespitler bulunan paravan şirketler aracılığıyla düzenlenen gerçek bir ticari faaliyete yönelik olmayan faturalar kullanılarak nakit ihtiyacına yönelik faaliyet gösterildiği, bu suretle sahte belge temin edilen paravan şirketlerden elde edilen çek ve teminatların faktoring şirketi aracılığıyla ilişkili kişiler tarafından bizzat veya vekâleten ilişkili kişilerce tahsil edildiği, davacı adına da ciranta veya çek hamili konumunda bulunduğu birden fazla çek düzenlendiğinin belirlendiği dikkate alındığında, davacının da arasında yer aldığı kişilerce finansal danışmanlık faaliyetini aşan bir şekilde yasa dışı ikrazatçılık faaliyetinde bulunulduğu somut olarak ortaya konulduğundan yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Çalıştığı yerde getir götür işleri yapmak dışında hiçbir faaliyetinin bulunmadığı, yaşanılan kaza sonrasında %42 engelinin bulunduğu, söz konusu durumun hastane raporu ile de sabit olduğu, örgütsel tefecilik yapıldığı yönündeki tespitin maddi gerçekliğe uygun düşmediği, Mahkemece atıf yapılan ...Ağır Ceza Mahkemesindeki dosyada tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve örgüt üyesi olma suçu kapsamında yargılandığı, vergi tekniği raporunda belirtilen örgütsel tefecilik suçuna dair hakkında açılmış bir soruşturma veya dava bulunmadığı, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmediği, hiçbir somut ve kabul edilebilir tespit olmadan %5,5 oranında olmayan adi ortaklığa ortak olunduğu iddiasının varsayıma dayandığı, istinaf aşamasında ileri sürülen itirazların karşılanmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin reddine,2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,3.Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.