Terör saldırısı mağduru polis memurunun idarenin kusursuz sorumluluğu çerçevesinde iş gücü kaybı ve manevi tazminat istemine dair Danıştay kararı.
Özet: 2005 yılında terör saldırısında yaralanarak aktif polislik görevini yapamayacak duruma gelen polis memurunun, uğradığı iş gücü kaybı ve elem nedeniyle talep ettiği maddi ve manevi tazminat talebinin, idare mahkemesince bilirkişi raporuna dayanarak reddedilmesi üzerine, davacının bilirkişi raporunun maddi tazminat hesabındaki eksiklikler, özellikle efor kaybı tespiti ve bağlanan aylıkların tazminattan mahsubu hususlarındaki itirazları ekseninde, idarenin kusursuz sorumluluğu prensibi çerçevesinde temyize konu edilmesi süreci incelenmektedir.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Aydın Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapmakta iken █████/2005 tarihinde teröristlerce konulan bombanın patlaması sonucu yaralandığından ve aktif polislik yapamayacağının Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinin ... tarih ve .. sayılı raporu ile belirlendiğinden bahisle terörist saldırı sonucunda iş gücü-efor kaybı nedeniyle uğradığı iddia edilen maddi zararlara karşılık 80.000,00 TL maddi tazminat ile gerek olay anında gerek olay sonrasında devam eden cerrahi müdahaleler ve tedaviler süresince duymuş olduğu acı ve elem nedeniyle uğradığı iddia edilen manevi zararlara karşılık 10.000,00 TL manevi tazminatın zararın kesinleştiği ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Danıştay Onuncu Dairesinin █████/2021 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı, maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısım yönünden verilen bozma kararına uyularak, davacının zararının tespiti amacıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan ve hükme esas alınabilecek nitelikte bulunan bilirkişi raporu uyarınca bakiye tazminatın kalmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine, maddi tazminat istemi ile manevi tazminat isteminin reddi nedeniyle ayrı ayrı belirlenen 5.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, hükme esas alınan bilirkişi raporunda maddi tazminat tutarının hatalı olarak belirlendiği, efor kaybının asgari ücret miktarını geçmeyecek şekilde hesaplanması gerektiği, davalı idarece bağlanan aylıkların peşin sermaye değerinin ödenmesi gereken tazminat bedelinden indirilmesinin hakkaniyete aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava dosyasının incelenmesinden, davacı tarafından; Aydın Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapmakta iken █████/2005 tarihinde teröristlerce konulan bombanın patlaması sonucu yaralandığı ve aktif polislik yapamayacağının Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinin ... tarih ve .. sayılı raporu ile belirlendiği ileri sürülerek iş gücü (efor) kaybı nedeniyle 80.000,00 TL maddi tazminat ile duymuş olduğu acı ve elem nedeniyle 10.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Kusursuz sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminle yükümlüdür. Bu bağlamda, kamu görevlilerinin görevini yaparken, görevi nedeniyle uğramış olduğu zararların da kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerekmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A) Temyize Konu Kararın Esasa İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Tazminat hukukunda, çağın gereklerine uygun olarak geliştirilen içtihatlarla, kişinin uğradığı kalıcı bedensel sakatlığının sebep olduğu iş gücü kaybının mevcut işini yürütmesine engel olmamasına bağlı olarak gelirinde ve mal varlığında bir eksilme olmamış olsa dahi "güç (efor) kaybı tazminatı" olarak adlandırılan tazminatın ödenmesi gerektiği kabul edilmiştir. İşgücü kaybına uğrayan kişinin günlük yaşamını sürdürebilmesi ve mevcut işini yapabilmesi için zarardan önceki durumuna ve diğer kişilere göre daha fazla bir güç (efor) sarf ettiği gerçeğinden hareket edilerek zararı, bir anlamda, bu "fazladan sarf edilen gücün" oluşturduğu esası benimsenmiştir. Bu doğrultuda, idari faaliyetlerin neden ve etkisiyle kamu görevlilerinin veya diğer kişilerin güç (efor) kaybına dayanan maddi zararının idare hukukunun ilke ve kuralları uyarınca idarece tazmin edilmesi gerektiği hususunda bir duraksama bulunmamaktadır.
İdare hukuku ilkelerine göre maddi zarar; idari işlem veya eylem nedeniyle kişinin mal varlığının (patrimuanın) aktifinde meydana gelen azalma nedeniyle uğranılan zarar ile elde edilmesi kesin olan gelirden yoksun kalma sonucu uğranılan toplam zarar olup; bedensel nitelikteki maddi zarar ise, kişinin sağlığına kavuşmak için yaptığı tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalması ya da yok olması nedeniyle elde edeceği gelirde meydana gelen azalmayı ifade etmektedir.
Temyize konu kararda, davacının dava konusu olay nedeniyle oluşan engel oranına bağlı olarak vazife malulü kabul edildiği, % 20,2 maluliyet oranı üzerinden hak etmiş olduğu sürekli iş göremezlik tazminatının 314.532,88 TL olarak hesaplandığı, davalı kurumca ödenen nakdi tazminatların güncel tutarı düşülerek 273.411,73 TL bakiye zararın kaldığı, SGK tarafından bağlanan vazife malullüğü aylığının 456.190,08 TL olarak hesaplanan peşin sermaye değerinin rücu edilebilir kısmı mahsup edildiğinde ise bakiye tazminatın kalmadığı gerekçesiyle maddi tazminat istemi yönünden davanın reddine karar verildiği görülmektedir.
Bakılan davada, dava konusu olay neticesinde davacının, günlük yaşamını eskiye ve emsallerine nazaran daha fazla güç (efor) sarf ederek sürdüreceği, bu fazladan sarf edilen efordan kaynaklanan maddi zararın en fazla net asgari ücret tutarı kadar olacağı, davacının aktif dönemdeki (olay tarihinden yasal olarak emekliye ayrılacağı tarihe kadar olan dönemdeki) maddi zararının, net asgari ücrete (2022 yılına kadar asgari geçim indirimi -AGİ- dahil, 2022 yılından itibaren AGİ hariç) yukarıda belirtilen meslekte kazanma gücü kaybı oranı uygulanmak suretiyle hesaplanması gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Ayrıca, güç (efor) kaybına dayanan maddi tazminatın hesabında, yasal olarak emekliye ayrılacağı tarihten TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosuna göre belirlenen muhtemel bakiye yaşam süresinin sonuna kadar geçecek pasif devrede de, işgücü kaybı nedeniyle daha fazla efor sarf ederek yaşamını devam ettirmesi söz konusu olacağından, pasif dönem zararının da aynı usulle (AGİ hariç net asgari ücret tutarına iş gücü kaybı oranının uygulanması suretiyle) hesaplanması gerekmektedir.
Aktif dönemin işleyecek devre zararı ile pasif dönem zararı hesaplanırken, bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihte bilinen net asgari ücret miktarı, her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle belirlenmelidir.
Bununla birlikte; 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun uyarınca davacıya ödenen nakdi tazminatın ve şayet 5434 sayılı Kanun'un Ek 79. maddesi kapsamında ödeniyorsa tütün ikramiyesinin de olay nedeniyle sağlanan yarar niteliğinde olduğu kabul edilerek, hesaplanan maddi zarar tutarından, rapor tarihindeki yasal faiz uygulanarak güncellenmiş değerlerinin mahsup edilmesi; ifa amacını taşımayan sosyal yardımların yarar olarak düşülmemesi; vazife malullüğünü gerektiren olay olmasaydı davacının kamu görevlisi olmanın doğal ve olağan sonucu olarak almaya devam edeceği aylıkları, emsaline ödenen görev aylığı kadar olan bir tutarda vazife malullüğü aylığı olarak 3713 sayılı Kanun hükümlerine göre almaya devam ettiği dikkate alındığında, vazife malullüğü aylığının hesaplanan efor/güç kaybı zararından mahsup edilmemesi gerekmektedir.
Bu durumda, İdare Mahkemesince, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacının aktif ve pasif dönemde efor (güç) kaybından kaynaklanan maddi zararına karşılık ödenmesi gereken tazminatın bilirkişi marifetiyle hesaplanarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
B) Temyize Konu Kararın Manevi Tazminat İsteminin Reddi Nedeniyle Davalı İdare Lehine Vekalet Ücretine Hükmedilmesine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Uyuşmazlıkta, .... İdare Mahkemesince verilen █████/2011 tarihli ilk kararda maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin ise kabulüne ve 10.000,00 TL manevi tazminat ile 1.200,00 TL vekalet ücretinin davacıya ödenmesine karar verildiği, söz konusu kararın, Danıştay Onuncu Dairesinin █████/2015 tarih ve E:████████, K:█████████ sayılı kararı ile manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının gerekçeli olarak onandığı, maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının bozulduğu, böylece manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısım ile bu kısma yönelik vekalet ücretinin kesinleştiği, .... İdare Mahkemesince, bozulan kısım yönünden bozma kararına uyularak maddi tazminat isteminin reddine hükmedildiği, Danıştay Onuncu Dairesinin █████/2021 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararı ile efor tazminatı yönünden yeniden hesaplama yapılması gerektiği gerekçesiyle bu kararın da bozulması üzerine verilen temyize konu kararda davanın reddine, vekalet ücretleri yönünden ise karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre maddi tazminat isteminin reddi nedeniyle belirlenen 5.500,00 TL vekalet ücreti ile manevi tazminat isteminin reddi nedeniyle belirlenen 5.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine hükmedildiği görülmektedir.
Ancak İdare Mahkemesince █████/2011 tarihli ilk kararda davacının 10.000,00 TL'lik manevi tazminat isteminin tamamen kabulüne karar verilmiş ve kararın bu kısmı Danıştay Onuncu Dairesince onanmış olup, bakılan uyuşmazlıkta manevi tazminat isteminin reddi söz konusu olmadığı için yargılamanın önceki aşamalarında kabul edilen ve kanun yollarından geçerek kesinleşen manevi tazminat isteminin reddedildiği belirtilerek davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Davanın reddine ilişkin temyize konu .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, █████/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!