Danıştay Onuncu Dairesi, görev başında şehit olan polis memurunun ailesinin maddi ve manevi tazminat talebi ile idarenin sorumluluğunu temyizen değerlendirerek, aleyhe bozma yasağı ve taleple bağlılık ilkesini inceledi.
Özet: Bu hukuki evrak, görev başında silahla vurularak şehit olan polis memurunun eşi ve çocuğu tarafından açılan maddi ve manevi tazminat davasıyla ilgilidir; ilk derece mahkemesi, daha önceki bir bozma kararına uyarak eş için destekten yoksun kalma tazminatını kabul etmiş, çocuğun yetim aylıkları nedeniyle maddi zararının oluşmadığına hükmetmişken, davalı idare zararın bulunmadığını, nakdi tazminatın düşülmesi gerektiğini ve faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu iddia ederek kararın bozulmasını istemekte, belgede "taleple bağlılık ilkesi" ve "aleyhe bozma yasağı" gibi hukuki prensiplerin tartışıldığı görülmektedir.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : Kendi adına asaleten ... adına velayeten ...
VEKİLİ : Av....
İSTEMİN_KONUSU : .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davalı idare tarafından aleyhine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, polis memuru olan yakınları ..'nın, görev başında iken silahla vurulması sonucu █████/2009 tarihinde hayatını kaybetmesinde idarenin sorumluluğunun bulunduğundan bahisle uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık eş ... için 400.000,00 TL (miktar artırımı üzerine 841.385,00 TL), çocuk ... için 100.000,00 TL maddi ve her bir davacı için ayrı ayrı 75.000,00 TL manevi tazminatın █████/2009 tarihinden (vefat tarihi) itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Danıştay Onuncu Dairesinin █████/2016 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı, maddi tazminat ve idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısımlar yönünden verilen bozma kararına uyularak, davacıların destekten yoksun kalma zararının hesaplanması için yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan ve hükme esas alınabilecek nitelikte bulunan bilirkişi raporunda eş ...'nın 841.385,00 TL maddi zararının hesaplandığı, çocuk ...'nın ödenen yetim aylıklarının ve ek ödemelerin mahsubu sonucunda bir zararının oluşmadığı gerekçesiyle ve dava 659 sayılı KHK'nın yürürlük tarihi olan █████/2011 tarihinden önce açıldığından davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği belirtilerek davacı ...'nın maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı ...'nın maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, olay nedeniyle davacıların zararının bulunmadığı, maddi zarar hesabında nakdi tazminatın düşülmesi gerektiği, hükmedilen maddi tazminata olay tarihinden faiz işletilmemesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava dosyasının incelenmesinden; davacılar yakını polis memuru ..'nın görevde olduğu █████/2009 tarihinde, yapılan üst aramasında E.G. isimli şahsın üzerinde uyuşturucu madde bulunduğu, █████/2009 tarihinde saat 01.00 sularında adı geçen bu şahsın doktor raporu almak için götürüldüğü Esenyurt Devlet Hastanesi dönüşünde trafiğin sıkışıklığını fırsat bilerek polis aracından indiği ve kaçmaya çalıştığı, ekipte görevli polis memurları davacılar yakını ... ve ...'ın şahsın peşinden koşarak yakaladıkları, çıkan arbede sırasında polis memuru ...'ın silahının yere düştüğü, şüpheli E.G.'nin yere düşen silahı alarak ateş ettiği ve polis memuru ..'yı kafasından vurarak ağır yaraladıktan sonra silahı atarak olay yerinden kaçtığı, ağır yaralanan polis memuru ..'nın kaldırıldığı Esenyurt Devlet Hastanesinde hayatını kaybettiği, olay nedeniyle polis memuru ... hakkında tedbirsizlik ve dikkatsizlikle ölüme sebep olmak suçundan dava açıldığı ve ayrıca yapılan disiplin soruşturması sonucunda "silahıyla dikkatsizlik, tedbirsizlik veya ihmal sonucu ölüme sebebiyet vermek ya da bu fiilin başkaları tarafından işlenmesine neden olmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 15. ve Ek-6. maddeleri uyarınca 10 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırıldığı, davacıların █████/2010 tarihinde yaptıkları idari başvurunun davalı idarece reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Hukuk sistemimizde "Taleple Bağlılık İlkesi" geçerlidir. Nitekim, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesine göre; "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir."
Taleple bağlılık ilkesinin en önemli sonuçlarından biri de "Aleyhe Bozma Yasağı"dır. Aleyhe bozma yasağı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun, "Sanık lehine başvurma hâlinde verilecek hüküm" başlığını taşıyan 283. maddesinde "İstinaf yoluna yalnız sanık lehine başvurulmuşsa, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz." denilmek suretiyle açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır.
Medeni yargılama hukukuna ilişkin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve idari yargılama hukukuna ilişkin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda, 5271 sayılı Kanunda olduğu gibi açık bir düzenleme olmamakla birlikte, "Aleyhe Bozma Yasağı" gerek hukuk yargılamasında, gerekse idari yargı alanında uygulanan temel prensiplerden biridir.
Bir hüküm, davanın taraflarından yalnız biri tarafından temyiz edilirse, kamu düzenine ilişkin emredici kurallar hariç olmak üzere, temyiz edilen hüküm temyiz eden tarafın aleyhine olarak bozulamaz. Buna dar anlamda aleyhe bozma yasağı denilmektedir.
Taraflardan yalnız birinin temyizi halinde ya da taraflardan yalnız birinin lehine olarak verilen bozma kararında, bozma kararına uyan ilk derece mahkemesi artık temyiz eden tarafın, önceki (bozulan) karardan daha aleyhine olan bir hüküm veremez. Buna, geniş anlamda aleyhe bozma yasağı ya da aleyhe hüküm verme yasağı denilmektedir.
Taraflardan yalnız birinin temyizi üzerine verilen bozma kararına uyan mahkemenin temyiz eden tarafın, bozulan karara oranla daha aleyhine olan bir hüküm verememesi ilkesi, usule dair kazanılmış hak müessesesi ile yakından ilgilidir. Yargıtay .... Hukuk Dairesinin ... tarih ve E...., K... sayılı kararında da "Önceki karar davacı tarafından temyiz edilmemiş olduğundan, o kararda hükmedilen miktar davalı yararına kazanılmış bir hak oluşturmuştur. O halde, mahkemenin davalı yararına kazanılmış hakkı ihlal ederek aleyhe hüküm verme yasağına aykırı olacak şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir." denilmektedir.
Buna göre, davalı idarenin temyiz talebi üzerine, davalı idare lehine verilen bozma kararına uyulmak suretiyle verilen kararda davalı idarenin önceki (bozulan) karardan daha aleyhine bir hüküm kurulamayacağı açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; .... İdare Mahkemesinin █████/2013 tarihli ilk kararında eş ... için 328.242,48 TL, çocuk ... için 67.293,43 TL maddi tazminat ile her bir davacı için ayrı ayrı 75.000,00 TL manevi tazminat isteminin kabulüne, fazlaya ilişkin maddi tazminat istemleri yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Bu kararın davacılar tarafından yalnızca aleyhlerine hükmedilen vekalet ücreti ile nispi karar harcının kendilerine tamamlattırılmasına ilişkin kısımlarının temyiz edildiği, davalı idare tarafından ise esasa ilişkin temyiz isteminde bulunulduğu, başka bir ifadeyle davacılar tarafından maddi tazminata yönelik temyiz talebinde bulunulmadığı dikkate alındığında, davacılar yönünden maddi tazminata ilişkin kısmın kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dairemizin █████/2016 tarihli kararı ile davalı idarenin maddi tazminatın kısmen kabulüne yönelik temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmının bozulması neticesinde İdare Mahkemesince bozma kararına uyularak eş ... için 841.385,00 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle ödenmesine, çocuk ...'nın maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Ancak, yukarıda da izah edildiği üzere eş için 328.242,48 TL'lik maddi tazminatın kabulüne ilişkin karara karşı temyiz talebinde bulunmayan davacılar yönünden bu tutar kesinleştiğinden aleyhe bozma ve hüküm verme yasağı gereği hükmedilecek olan maddi tazminat miktarının, daha önce ödenmesine karar verilen maddi tazminat tutarı olan 328.242,48 TL'yi aşamayacağı açıktır.
Bu durumda .... İdare Mahkemesi kararının temyize konu davacı eşin maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE,
2. .... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyize konu davacı ...'nın maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, █████/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!