Danıştay, polis memurunun irtikap suçlamasıyla meslekten çıkarılma kararının şantaj ve yetki kötüye kullanma nedeniyle hukuka uygunluğunu kesin olarak onadı.
Özet: Bir polis memurunun trafik kontrolünde sürücüden yasa dışı para talep etmesi eylemi nedeniyle "irtikap" suçundan başlatılan disiplin soruşturması sonucunda meslekten çıkarma cezası alması ve bu kararın iptali istemiyle açılan davada; ceza davasında "şantaj" suçundan kesinleşen mahkumiyetin dikkate alınarak, "sebep ikamesi" ilkesi gereğince memurun yetkisini kötüye kullanma eyleminin meslekten çıkarılmayı gerektirdiği kanaatine varılmış, disiplin işleminin hukuka uygun olduğu sonucuna ulaşılarak memurun temyiz istemleri reddedilerek kararın onanmasına hükmedilmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YİKİNCİ DAİREEsas No : ██████████Karar No : ████████TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel MüdürlüğüVEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:...sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; Dava; Antalya ili, Alanya İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, "irtikap" suçunu işlediğinden bahisle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi gereğince "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ...sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ...günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; Antalya ili, Alanya İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacı ve diğer polis memuru S.Ö hakkında, kontrol ettkileri aracın camlarının filmli olması, şoförün sürücü belgesinin bulunmaması ve aracın evrakının yanında olmaması nedeniyle yasal işlem yapması gerekirken, T.B. isimli şahsı zorlayarak 300,00 - TL para aldıkları iddialarıyla ilgili olarak başlatılan disiplin soruşturması sonucunda dava konusu işlemin tesis edildiği; davacının aynı eylemi sebebiyle hakkında açılan ceza davası sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla, "şantaj suçundan" cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği; iptal davalarında, yetki ve şekil unsuru yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan bir idari işlemin tesisinde idarece işleme esas alınmış sebebin hukuka aykırı bulunmasına karşın, yargı yerince dosyanın incelenmesi aşamasında başka bir hukuka uygunluk nedeni saptanmış ise, idarenin ileri sürdüğü sebep dışında dosyada saptanan nedene göre uyuşmazlığın çözümlenmesinin idare hukukunda "sebep ikamesi" olarak nitelendirildiği; ancak, sebep ikamesinin her uyuşmazlıkta uygulanamayacağı ve somut olaya göre değerlendirilmesi gerektiği; uyuşmazlıkta, Ağır Ceza Mahkemesi kararıyla sabit bulunan suçun nitelendirilmesinden, davacının eyleminin anılan Tüzüğün 8/7 maddesinde düzenlenen, "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" suçunu oluşturduğu kanaatine varıldığı, bu eylemin de meslekten çıkarma cezasını gerektirdiği, dava konusu işlemde netice itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, "irtikap" ya da "şantaj" suçunun unsurlarının oluşmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak verilmediğinden hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Davacının, "irtikap" suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi gereğince "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işleminin iptali istemiyle açılan davada; Mahkemece, eylemin Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesinde düzenlenen "irtikap" suçunu oluşturmamakla birlikte, anılan Tüzüğün 8/7 maddesinde düzenlenen, "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" suçunu oluşturduğu kanaatine varıldığı, bu eylemin de meslekten çıkarma cezasını gerektirdiğinden, dava konusu işlemde netice itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; bu karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. Uyuşmazlıkta, disiplin cezası işlemi tesis edilirken, fiilin hatalı olarak vasıflandırıldığının idari yargı tarafından tespiti halinde; bu hususun düzeltilmesinin idarece mi yoksa yargı organınca mı yapılması gerektiği hususu önem arz etmektedir. Hukuk devleti ilkesinin en önemli ve temel gereği yargı denetimidir. Bireyler hakkında idarece tesis edilen idari işlemlerin yargı denetimine tabi olması; adil yargılanma hakkının, buna bağlı olarak da hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir. Bu bakımdan idari yargının yetkisi, sadece idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluk denetimi ile sınırlıdır. Anayasa'nın 125. maddesinde;"Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez." hükmüne yer verilerek, kesin bir düzenleme yapmıştır. Her ne kadar, işlemde belirtilenden başka bir hukuksal sebep ile yargılama yapacağının daha öncesinde taraflara bildirilmesi ve tarafların görüş ve iddialarının alınması ile sebep ikamesi yolunun uygulanabilmesine imkan tanıyan farklı kararlar olmakla birlikte; özellikle idarenin bağlı yetki içinde bulunmadığı ve taktir yetkisinin olduğu uyuşmazlıklarda; bu yola baş vurulmasının idarenin yerine geçme sonucunu doğuracaktır. Tesis edilmeleri, kendine has yöntemlerle yasa koyucu tarafından belirlenen disiplin cezası işleminde idari yargının; işlemde belirtilenden başka bir hukuksal sebep veya hukuk kuralına göre yargılama yapacağının daha öncesinde davacıya bildirilmesinin, görüş ve iddialarının alınmasının savunma alma niteliğini taşıyacağı da görülmektedir.Kaldı ki, dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan haliyle 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 29/4. maddesinde" Fiilin hatalı olarak vasıflandırıldığı veya düzeltilebilir bir şekil noksanlığı bulunduğu gerekçeleriyle disiplin cezasının mahkeme tarafından iptal edilmesi durumunda, kararın kesinleştiği tarihteki yetkili disiplin kurulu veya disiplin amiri, kararın tebliğinden itibaren ceza verme yetki ve sorumluluğu kapsamında yeniden değerlendirme yapar." düzenlemesi yapılarak, disiplin cezası tesis edilirken, fiilin hatalı olarak vasıflandırıldığının veya düzeltilebilir bir şekil noksanlığı bulunduğunun idari yargı tarafından tespit edileceği, idarenin de bu hususta yeniden karar vereceği açıkça belirtilmiş;İdare mahkemelerinin, verilmesi gereken disiplin cezasını belirten gerekçe kısımları, Dairemizin istikrarlı kararları ile de; "Kamu görevlilerinin disipline aykırı fiillerine verilecek cezanın tayininde yetkili olan, ilgili disiplin otoritesidir. İlgili disiplin otoritesince verilen disiplin cezasının uyuşmazlık konusu yapıldığı durumlarda yargı yerlerince, disiplin soruşturmasının usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, ilgilinin fiilinin sübut bulup bulmadığı, sübut bulmuş ise eylemine uyan disiplin cezasıyla cezalandırılıp cezalandırılmadığı tespit edilerek hukuki denetim yapılmaktadır. İlgilinin eylemine uyan disiplin cezasıyla cezalandırılmadığının tespiti halinde; diğer bir anlatımla olayda tipiklik şartının yerine getirilmediği durumlarda yargı yerince disiplin cezasının iptaline karar verilebilecek olmakla birlikte, ayrıca ilgilinin eylemine uyan disiplin cezasının tespitinin de yapılması, disiplin otoritesinin yetki alanına girildiği anlamına gelmekte ve hukukilik denetiminin sınırlarının aşılması sonucunu doğurmaktadır." gerekçesi yazılmak suretiyle hukuka uygun bulunmamaktadır.Bu itibarla temyize konu kararın, yukarıda belirtilen gerekçelerle bozulması gerektiği oyu ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.