İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, internet bankacılığı dolandırıcılığıyla yetkisiz çekilen 248.000 TL krediden kaynaklanan menfi tespit ve istirdat davasında bankanın sorumluluğunu inceleyen kararı.
Özet: İki şirketin banka hesaplarından internet bankacılığı dolandırıcılığı yoluyla çekilen toplam 248.000 TL tutarındaki krediden sorumlu olmadıklarının tespiti ve ödenen bedellerin iadesi talebiyle açılan bu davada, davacılar bankanın ağır kusuru sonucu hesaplarından bilgileri dışında para çekildiğini iddia ederken, davalı banka ise işlemlerin davacıların müşteri bilgileri, şifreleri ve SMS doğrulama ile gerçekleştirildiğini, bu nedenle davacıların kendi kusurları olduğunu ve bankanın herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ███████ Esas
KARAR NO : █████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : ████████ Esas - ████████ Karar
TARİH: █████/2023
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit)
KARAR TARİHİ: █████/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketler ile yetkilisi ...'in davalı bankada hesapları bulunan banka müşterisi olduğunu, müvekkillerinin yaklaşık olarak 45 yıldır kesintisiz olarak Samsun'da ticari faaliyetlerine devam ettiğini, Türkiye'nin en büyük yerel ... imalatçı firması olduğunu, davalı bankanın bağışlanamaz ağır kusuru nedeni ile müvekkili şirketlerin hesaplarından İnternet bankacılığı dolandırıcılığı yöntemi ile dolandırıcı üçüncü şahıslarca 248.000-TL kredi çekilerek üçüncü şahısların hesabına aktarılmış sonuç itibari ile müvekkiller kredi başvurusu yapmadığının bu bağlamda kredi çekmediği halde davalı bankaya borçlu bulunduğunu, müvekkil şirketlerin hesaplarına tanımlı Kredili Mevduat Hesaplarından çekilen 248.000-TL kredinin davalı bankaya ödenmemesi ve bu tedbir nedeni ile müvekkillerin kredi itibarlarının ve notlarının zedelenmemesi adına gerek davalı bankaya gerekse Türkiye Bankalar Birliği Risk merkezine müzekkere yazılarak kredi tahsil işleminin tedbiren dava sonuna kadar durdurulduğunun bildirilmesine karar verilmesini, müvekkili ... şirketinden çekilen 124.000 TL ile müvekkili ... ... şirketi hesabından çekilen 124.000 TL olmak üzere toplam 248.000 TL'den henüz ödemesi yapılmamış olan 135.757,92 TL kredi bedelinden müvekkil şirketlerin sorumlu ve davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, dava sürecine kadar müvekkili ... tarafından ihtirazi kayıtla ödenen ve ödenmek zorunda kalınan 37.121,04 TL ve müvekkili ... ... tarafından ödenen 75.121,04 TL olmak üzere toplam 112.242,08 TL'nin uygulanacak en yüksek ticari faizi ile birlikte istirdatına, menfi tespit talebinde bulundukları bakiye bedelde davalı bankaya dava süresince ödenmek zorunda kalınırsa, ödenen kısmın uygulanacak en yüksek ticari faizi ile birlikte istirdatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacılar vekili █████/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile davaya konu kredileri ödemelerinin hali hazırda davalı bankaya mecburen ödenmiş olduğu gözetilerek davanın istirdat davası olarak devamına, dava sürecine kadar müvekkili ... tarafın ihtirazi kayıtla ödenen 115.852,44-TL bedelin dilekçede yer alan ödeme tablosundaki ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte istirdadına, müvekkili ... ... tarafından ödenen 172.068,36-TL nin dilekçede yer alan ödeme tablosundaki ödeme tarihlerinden itibaren ticari faizi ile birlikte istirdadını talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Aydınlatma'nın hesabından 22.02.2021 tarihinde ...'nun ... Bankasında bulunan hesabına toplamda 124.000-TL para transferi yapıldığını, bu transferlerden hesap sahibinin bilgisinin olmadığı iddiasıyla dava açıldığını, davacıların davasının hukuka aykırı olduğunu, davaya konu olan internet üzerinden gerçekleşen işlemlerde davacıya ait müşteri numarası ve parola girişi yapıldığı gibi davacının müvekkili banka sisteminde kayıtlı telefonuna SMS ile gelen şifre girişi de gerçekleştirildiğini, davacının bu hususlara ilişkin güvenliği sağlayamadığı ve şayet bir zarar söz konusuysa kendi kusuruyla bu zarara sebebiyet verdiğini, en azından müvekkili bankanın hiçbir sorumluluğu olmadığının şüphesiz olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmelerin ve mevzuat hükümlerine göre davaya konu edilen zarara ilişkin ... münferiden sorumlu olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte zararın varlığı kabul edilse bile bu zarara davacının ağır kusuru sebebiyet verdiğinden müvekkili bankanın haksız fiil sorumluluğu bulunmadığını, davanın hukuki yarar yokluğundan reddini, ... tarafından bilgisi dışında olduğunu iddia ettiği, transfer işlemini ve diğer tüm işlemleri yapan şahıs veya şahıslar ve hesabına para gönderilen şahıslara dava açmak yerine kusuru olmayan müvekkili bankaya karşı dava açılması nedeniyle öncelikle sıfat yokluğundan davanın usulden reddine, davanın esasına geçilmesi halinde davanın esastan reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi'nin █████/2023 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararında; davanın, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının hesabına ait internet bankacılığına ait işlemlerinde davalı bankanın kusurlu eyleminin bulunup bulunmadığı ve davacının 248.000,00 TL miktarında borcu olup olmadığı, ödemesi yapılan miktarın istirdatı talebinin yerinde olup olmadığı hususunda toplandığı, somut olayda, ... şirketlerin hesaplarından bilgi ve talimatları dışında davalı bankanın kusuru neticesinde internet bankacılığı dolandırıcılığı yöntemi ile dolandırıcı üçüncü şahıslarca çekilen bir miktar para yönünden borçlu olunmadığının tespiti ve bankaya ödenmek zorunda kalınan paranın istirdatı talep edilmiş ise de, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, bankacılık prosedürlerine göre müşteri internet bankacılığı kullanıcı kimliklerine yönelik gerçekleştirilecek değiştirme/silme/güncelleme gibi işlemlerin müşterilerden temin edilecek ıslak imzalı talimatlara tabi olmasına rağmen ... şirketlerin yetkililerince davalı bankaya, söz konusu taleplerine yönelik ıslak imzalı talimat iletilmediği, SMS ve şifreler ile dava konusu edilen internet bankacılığı işlemlerinin yapıldığı, davalı bankaya atfedilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı, gerekçesi ile, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece ... şirkete ait olmayan telefon numarasına gelen şifre ile yapılan dolandırıcılık eyleminde bankanın bağışlanamaz kusuru olmasına rağmen bu hususun göz ardı edildiğini, bankaya ... şirketler tarafından hem mail ile hem de ... üzerinden muhasebe görevlisinin değiştiği bildirilmesine rağmen ilgili kişinin sistemden silinmediğini ve ilgili kişinin şahsi telefonuna gelen mesajla dolandırıcılık işleminin gerçekleştirildiğini, mesajın ... şirketlerle alakalı olmayan telefona gönderildiğini, başlı başına dahi bu nedenin bankanın sorumluluğu için yeterli olmasına rağmen mahkemece muhasebe görevlisinin değiştiğine dair yazının bankaya elden teslim edilmediği gerekçesi ile davanın haksız şekilde reddedildiğini, ... şirkete ait telefon numarası ... olmasına rağmen dolandırıcılık eylemlerinin ... şirket ile alakası olmayan ... nolu telefona gönderilen mesajlaşma ile gerçekleştirildiğini, ... şirket hesaplarına bu numaranın niye tanımlandığının belli olmadığını;
Yetki iptal talebinin ıslak imzalı halinin bilgisayara taranmış hali ile davacının kurumsal müşteri mail adresi olan....com mail adresinden bankaya ulaştırıldığını, bankanın maili ve mesajı cevaplayarak bu evrak teslim aldığını ikrar etmesine, bu konuda bir tartışma olmamasına rağmen ve bankanın bu talimatı dikkate almak zorunda olduğu açıkken neden ve hangi mevzuat çerçevesince iptal işleminin gerçekleştirilmediğinin banka tarfaından izah edilmediğini, █████/2019 tarihinde ... şirketler adına kullanıcı yetkisi olan dava dışı eski çalışan ...'ın kullanıcı yetkisinin iptal edilmesine ve ...’nin kullanıcı olarak tanımlanmasına yönelik talimat yazısının banka (banka müşteri temsilcisinin ....com adresine mail olarak ve müşteri temsilcisine ... numara üzerinden ... mesajı olarak gönderildiğini, tam 2 sene sonra 2021 yılında bankaya işlemler için arama yapıldığını ve akabinde 4 saat sonra dolandırıcılık eyleminin gerçekleştirildiğini, ya banka telefonları dinlendiğini ya da banka içerisinden dışarıya bilgi sızıntısı yapılarak ... şirkete ait olmayan numaradan doalndırcılık yapıldığını, uzun süre kullanılmayan hesabın aktif edilmesi için arama yapılması sonucu dolandırıcıların faaliyete geçerek internet bankacılığı sistemi ile eylemlerini gerçekleştirdiklerini,
Davalı tarafından süresinde cevap dilekçesi verilmediğini ve deliller sunulmamış olmasına rağmen mahkemece cevap dilekçesi ve delillere değer verilerek karar verilmesinin usule aykırı olduğunu,
Davacılar tarafından, bankalar nezdindeki krebilitelerinin bozulmaması amacı ile kredi borçlarının dava hakları saklı kalmak kaydı ile mecburen ödenmek zorunda kalındığını; bu sebeple artık davanın menfi tespit değil istirdat davası olarak görülmesinin mecbur hale geldiğini; davalı bankaya bu güne kadar faizi ile birlikte 287.920,80 TL ödeme yapıldığını; hal böyle iken müvekkili ... ...''nin banka kusuru ile dolandırılan 150.000 TL bedelin 172.068,36 TL olarak , ...'nin şirketi ise davalı banka kusuru ile dolandırılan 98.000 TL yi 115.852,44 TL olarak geri ödemek zorunda kaldığını; yaegılama sırasında menfi tespit davası istirdada dönüştüğünden taleplerini toplamda 39.920,80-TL (22.068,36+17.920,80 TL) daha arttırdıklarını aradaki harç farkının ikmal edildiğini,
Dolandırıclar hakkında savcılık şikayeti yapıldığını ve Samsun Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldığını, dava dilekçesinde de belirtikleri üzere Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma neticesinde düzenlenen iddianamenin kabulü ile dolandırıcılık suçunun sübut bulduğunu; Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen █████████ soruşturma sayılı dosyada düzenlenen iddianame ile Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dosyasında ceza davası açıldığını,
Davalı Bankanın, Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin; Veri gizliliği başlıklı 9. maddesine, verilerin paylaşılması başlıklı 10. maddesine, kimlik erişimi ve yönetimi başlıklı 11. maddesine, ağ güvenliği başlıklı 14. maddesine, kimlik ve doğrulama ve işlem güvenliği başlıklı 34. maddesine ve mevzuata aykırı hareket ederek ağır kusurlu eylemleri neticesinde davacıların hesaplarından bilgileri ve talimatları dışında internet bankacılığı dolandırıcılığı yöntemi ile dolandırıcı üçüncü şahıslarca çekilen bedelden sorumlu olduğunu,
İleri sürerek, izah edilen ve resen tespit edilecek nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına; davanın kabulüne, ... ... tarafından ihtirazi kayıtla ödenen 115.852,44 TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte istirdadına, davalı ... ... tarafından ödenen 172.068,36 TL nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte istirdatına, karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava; ... şirketlerin davalı banka nezdindeki hesaplarından internet bankacılığı yoluyla bilgi ve rızaları dışında kullandırılıp üçüncü kişilerin hesabına aktarılan ve davacılar tarafından davalı bankaya ödenmek zorunda kalınan kredi tutarlarının istirdadı istemine ilişkindir. Dava menfi tespit davası olarak açılmış, yargılama sırasında kredi borçlarının ödenmesi nedeniyle istirdada dönüştüğü belirtilmiş ve ıslah dilekçesi ile bankaya ödenen toplam tutarlar üzerinden eksik harç ikmal edilmiştir. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mevduat sahiplerine istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. (5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi) Buna göre mevduat, ödünç ile (TBK madde 386) usulsüz tevdi (TBK madde 570) sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. TBK'nın 386. maddesi uyarınca, ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları ile kabul edildiği üzere, TBK'nın 570. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nefi ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için, saklayanın bu parayı kendi yararına kullanabileceğinden hareketle, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğindedir. Mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmekte olup, usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde, ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir. Mevduat sahibinin zararın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunu ispat yükü davalı bankadadır.
Somut olayda; ... şirketler ile davalı banka arasında █████/2017 tarihinde genel kredi sözleşmeleri, temel bankacılık hizmet sözleşmeleri ve ticari kart sözleşmeleri imzalanarak, ... şirketlere davalı banka nezdinde mevduat ve kredi hesapları tanımlandığı, ... şirketler tarafından davalı bankaya █████/2017 ve █████/2017 tarihli internet bankacılığı yetki formlarının teslim edildiği, bu formlarda ... şirketler adına internet bankacılığı kullanma yetkileri bulunan kişilerin isim, telefon ve kimlik bilgilerinin yer aldığı, bankaya bildirilen isimlerin ve telefon numaralarının ... - ..., ... - ... ve ... - ... şeklinde olduğu, davacılar tarafından muhasebe çalışanı ...'ın işten ayrılması nedeniyle kullanıcı yetkisinin iptal edilmesi amacıyla █████/2019 tarihinde davalı bankaya mail yolu ile talimat gönderildiğinin, ancak yetkinin iptal edilmediğinin tarafların kabulünde olduğu,
█████/2021 tarihinde ... ...'nin hesabından dava dışı ... hesabına 98.000,00 TL gönderildiği yine aynı tarihte ... ... ...'nin hesabından dava dışı ...'ın hesabına 124.000,00-TL, dava dışı ... hesabına ise 26.000,00-TL gönderildiği, tüm tutarların ... şirketlerin kredili mevduat hesaplarında kendilerine tanımlı limitten gönderildikleri, bu işlemlerin tamamında işlem ve onay sms lerinin dava dışı ...'ın...numaralı telefonuna gönderildiklerinin de tarafların kabulünde olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece davalı bankaya yazılan müzekkereye verilen █████/2022 tarihli cevapta; ... şirketlere █████/2017 tarihinde internet bankacılığı kullanıcı kimlikleri tanımlandığı, █████/2017 tarihinde ilgili dönemde firma çalışanı olan ...'a, bu 2 firmanın internet bankacılık kullanıcı kimliklerine ... cep telefonu ile erişim izni verildiği, █████/2020 tarihinde ... şirketlerin yetkilisinin davalı banka personeline ... mesajlaşma programı üzerinden yaklaşık bir yıl önce █████/2019 tarihinde ...'a ait internet bankacılığı kullanıcı yetkisinin iptal edilmesi talebini ilettiklerini belirttiği, davalı banka personelinin ise bu işlemin ancak yazılı ve ıslak imzalı talimat ile yapılabildiği yanıtını verdiği, ancak ne belirtilen █████/2019 tarihinde ne de bu yazışmadan sonra bankaya herhangi bir yazılı talimat iletilmediği, bu tarihten sonra dolandırıcılık vakası olduğu iddia edilen █████/2021 tarihli işlemlere kadar davacıların internet bankacılığı üzerinden herhangi bir işlem gerçekleştirilmediği, bununla birlikte, yine davacıların banka sisteminde yer alan telefon numarası bilgisinin imzalı bir talimat ve firma yetkilisi teyidi olmaksızın değiştirildiği iddialarına yönelik herhangi bir husus tespit edilemediği, █████/2021 tarihindeki işlemlere ilişkin bilgilendirme mesajları ve işlem teyit şifrelerinin ...'a tanımlı ... no.lu cep telefonu hattına gönderildiği, bankanın...ve ... Yönetimi Grubu-...Bölümü yetkililerinin ... ile yaptıkları görüşmede adı geçen şahsın; söz konusu telefon numarasını kendisinin kullanmakta olduğunu, artık firmada çalışmadığı için numarasının neden hala orada kayıtlı olduğunu bilmediğini, işlemlerin olduğu gün ... ve ... no lu telefonlardan arandığını, aramayı yapan kişilerin eski firmasında çalışan kişiler olduğunu sandığını ancak kim olduklarını söylemediklerini, bu kişilerin kendisini arayacak kişilere onay vermesini istediklerini, bunun üzerine telefonuna gelen SMS'leri 3. şahıslarla paylaştığını ilettiği, ...'ın █████/2017 tarihli firma talimatı ile yetkilendirildiği ve şahsın bu yetkilerinden azledildiğine yönelik bankaya herhangi yazılı bir talimat iletilmediği, banka prosedürlerine göre müşterilerin internet bankacılığı kullanıcı kimliklerine yönelik gerçekleştirilecek değiştirme/silme/güncelleme gibi işlemlerin müşterilerden temin edilecek ıslak imzalı talimatlara tabi olduğu, bu talimatların bankanın matbu formatında olma zorunluluğu bulunmamakla birlikte talimatta müşterinin gerçekleştirilmesini talep ettiği işlemlerin açık ve net bir şekilde belirtilmesi ve ıslak imzalı hali ile fiziki olarak şubelere teslim edilmeleri gerektiği, bu uygulama bankamız personelince davacılara iletilmesine karşın davacılar tarafından bankaya taleplerine yönelik ıslak imzalı talimat iletilmediği, banka personeli ile bankanın bir kusuru olmadığı yönünde beyanda bulunulduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde de; ... şirketlere 17 Ekim 2017 tarihinde İnternet Bankacılığı kullanıcı kimlikleri tanımlandığını, 20 Ekim 2017 tarihinde ilgili dönemde firma çalışanı olan ...’a, bu 2 firmanın İnternet Bankacılık kullanıcı kimliklerine (542) 807 61 55 nolu cep telefonu ile erişim izni verildiğini beyan ettiği görülmüştür.
Davalı banka tarafından dosyaya sunulan yetkilendirme █████/2017 tarihli formlarında ... şirket adına internet bankacılığı kullanım yetkisi verilen ...'a tanımlanacak telefon numarasının ... olduğu açıktır. Davacılar bu numaranın şirket hattı olduğunu, bankaya ...'ın şahsi numarasının bildirilmediği belirtmektedir. Davalı banka █████/2017 tarihinde ...'ın...numaralı hattı üzerinden bu kişiye erişim izni verildiği belirtilmiş ise de, bu numara yetkilendirme formundaki numaradan farklıdır. Banka telefon numarası değişikliği hususunda davacıların talimatı bulunduğuna dair bir delil sunmamıştır.
Mahkemece aldırılan bilirkişi kök raporunda yerinde inceleme yetkisi verilen bankacı bilirkişinin; davalı banka yetkililerine telefon değişikliğine ilişkin talimat bulunup bulunmadığının sorulduğunu, banka tarafından "öncelikle Bankamız sisteminde mobil/internet bankacılığı giriş yetkileri telefon üzerinden verilmemekte olup, Müşteri numarasına tanımlanmaktadır. ... ... ... firmasında ait Mobil/İnternet Bankacılığı giriş/işlem yetkisi ... müşteri numaralı ...'a verilmiştir. ... tel bilgisi değişikliği ... ... Mobil/internet Bankacılığı girişlişlem yetkisini etkilememektedir. ... telefon numarası yurtdışı telefon ile değiştirse dahi, Mobil/İnternet Bankacılığı yetkisi kendisinde olduğu için yurtdışı tel bilgisine gönderilen SMS ile giriş yapmaktadır. Hal böyle iken; ... müşteri numaralı ...'a ait tel bilgisi değişikliği ... ... üzerinden gerçekleştirilen işlemler ile ilgili bulunmamaktadır. Tel bilgisi değişikliği Bankamız ile ... isimli firma ile yapılan kampanyalar ile gerçekleştirilmiştir. ... █████/2020 tarihinde ... üzerinden satın aldığı ürünü kredi kullanarak ödemek istemiş, kredi kullanım sürecinde tel bilgisi olarak ... numaralı tel bilgisini iletmiştir. Kredi kullanım aşamasında bankamız sisteminde bulunan tel bilgisi güncellenmiştir." şeklinde cevap verildiğini bildirdiği görülmüştür.
Davalı bankanın █████/2022 tarihli müzekkere cevabında ... ... Şirketi'nin müşteri numarasının ..., ... ...'nin müşteri numarasının ise ... olduğunun beyan edildiği anlaşılmaktadır. ... şirketler tarafından sisteme ... adına tanımlanması istenen telefon numarasının, ...'ın...nolu gsm numarası olmadığı, tanımlamanın ... numara üzerinden yapılmasının istenildiği, banka tarafından, ... şirketlerin banka nezdindeki kredili mevduat hesaplarından üçüncü kişilere yapılan havale ve eft işlemleri için, şirket tarafından davalı bankaya verilen cep telefonu yerine, banka cevabına göre dava dışı ...'ın şahsi müşteri numarası olan ... numarası üzerinden şahsi işlemi için sisteme tanımladığı şahsi cep telefonu numarasına giriş ve onay sms leri gönderildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar mahkemece ... şirketlerin eski çalışan ...'ın kullanıcı yetkisinin iptal edilmesi için banka talebine rağmen ıslak imzalı talimatı banka şubesine vermedikleri gerekçesi ile dava reddedilmiş ise de; taraflar arasındaki temel bankacılık hizmetleri sözleşmelerinin "Elektronik Bankacılık" başlıklı beşinci maddesi yönünden bir değerlendirme yapılmadığı gibi, sms şifrelerinin gönderildiği numaranın, davacıların bankaya bildirdikleri numara olmadığı yönündeki iddia ve rapora itirazların tartışılıp değerlendirilmediği görülmüştür. Davacıların bu yöndeki istinafı haklı bulunmuştur.
Mahkemece ... şirketlerin davalı banka nezdinde bulunan ve dava konusu işlemlerin gerçekleştiği kredili mevduat hesabına ilişkin hesap dökümlerinin celbedilmediği, bankacı bilirkişi kök ve ek raporlarında da bu hesap hareketlerinin incelenmediği görülmüştür. Bu durumda mahkemece yapılması gereken ...; anılan hesap dökümlerinin celbi, Samsun Ağır Ceza mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dosyasının celbi, ... numaralı telefon hattının █████/2021 tarihi itibariyle kimin üzerine kayıtlı olduğunun ilgili gsm şirketinden sorulması, akabinde bankacı bilirkişiye banka bilgisayar ve kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilerek, ... şirketler tarafından dava konusu işlemler nedeniyle davalı bankaya yapılan kredili mevduat hesabı geri ödemelerinin tarih ve tutarlarının ayrı ayrı tespit ettirilmesi, davalı yanın ıslaha karşı ileri sürdüğü zamanaşımı def'inin de değerlendirilmesi, taraflar arasındaki sözleşmelerin hükümleri de gözden kaçırılmaksızın, ... şirketlerin her birinin istirdat istemlerinin yerinde olup olmadığı, yerinde ise her bir ... bakımından miktarının ne olduğu hususlarında, gerekçesi açıklanmak suretiyle bir karar verilmesidir.
Sonuç itibariyle; davacıların istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın kaldırma ilamı doğrultusunda tahkikat yürütülmek üzere mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacıların istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih ve ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf talep edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacılara iadesine,
4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!