Adana BAM 3. Hukuk Dairesi, trafik kazası sonucu vefat eden kişinin imam nikahlı eşinin destekten yoksun kalma tazminatı davası istinaf kararının incelemesi.
Özet: Trafik kazasında vefat eden kişinin imam nikahlı eşi olduğunu iddia ederek destekten yoksun kalma tazminatı talep eden davacının başvurusunda, ilk derece mahkemesi destek ilişkisi için resmi evliliğin şart olmadığını, ancak eylemli, düzenli ve sürekli bir hayat birliği ile maddi yardımın varlığının ispatlanması gerektiğini belirtmiş, tanık beyanlarıyla pandemi döneminden bu yana imam nikahına dayalı bir birliktelik olduğu iddialarını değerlendirmiş; davalı sigorta şirketi ise davanın usulden reddini, müteveffanın %100 kusurlu olduğunu ve sigorta poliçesi limitleriyle sorumluluğun sınırlandırılmasını savunmuştur.

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : █████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2024NUMARASI : ███████ Esas, ████████ KararDAVACI : ... - ... ...VEKİLLERİ : Av. DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan TazminatKARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.10.2024 tarih ███████ Esas ████████ Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2021 tarih saat 21.30 sıralarında ... İli, ... İlçesi ... Mahallesi, D-400 Karayolu üzerinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... merkez istikametinden ... istikametine, sol şeritte seyir halinde ilerlerken, kaza mahalli olan, ... Önü, ... Yolu Kavşağına geldiğinde, aracının sol önü ile, gidiş istikametine göre sağdan sola doğru karşıya geçmeye çalışan yaya ...'a çarptığını, yayanın ağır şekilde yaralandığını, tedavi gördüğü Şehir Hastanesinde 16.09.2021 günü saat 08.30 itibariyle ex olduğunu, ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, hayatını kaybeden ...'un imam nikahlı eşi müvekkili ...'nin desteğini kaybettiğini, dava şartı olan arabuluculuğa başvuru yapıldığını, ... Arabuluculuk Bürosunun ... sayılı dosyasında anlaşmaya varılamadığını, müvekkilinin imam nikahlı eşinin vefatı sonucunda eşinin desteğinden yoksun kaldığını, müvekkili için fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatın kaza tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek ticari avans faiziyle müştereken ve müteselsilen sorumluluk çerçevesinde davalıdan tazmin ve tahsiline, harç ve giderler ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava açılmadan önce müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığından, dava şartı noksanlığı nedeniyle başvurunun usulden reddinin gerektiğini, kusur yönünden ATK Trafik İhtisas Dairesi nezdinde incelenmesini, müteveffa ...'un %100 kusurlu olduğundan davanın ve tazminat talebinin reddinin gerektiğini, kazaya karışan aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe teminatı ile sınırlı olup bedeni zarar halinde maddi tazminat taleplerinin şahıs başına sınırlı poliçe teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, davacının gerçek gelirinin tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafından destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmiş ise de talep edenlerin müteveffanın destek olduğunun ispatlanması gerektiğini, dosya kapsamında hesaplama yapılacak ise söz konusu hesaplamanın %1,8 teknik faizli peşin değer hesabı ile hesaplama yapılması gerektiğini, SGK'dan gelir sağlayıp sağlamadığının tespitinin gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğinden bahisle müvekkili şirket hakkında ihbar olunan sıfatıyla aleyhe hüküm kurulmamasına, esasa girilmesi halinde davanın reddine, aksinin kabulü halinde; sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, birlikte kusur durumları gözetilerek varsa bu hususlarda resen indirim yapılmasına, SGK nezdinde alınmış bir ödeme olup olmadığının sorgulanmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ 10.10.2023 TARİHLİ KARARI: Mahkemece "somut olayda TBK nun 53 md. gereğince ölüm nedeni ile davacı tarafından, müteveffa ...'un kaza tarihinde dini nikahlı eşi olduğunun iddia edilerek, destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiği, desteklik ilişkisi için resmi evliliğin şart olmayıp, tazminat talep eden ile desteğinin eylemli ve düzenli olarak karı-koca gibi birlikte yaşamaları, hayat birliğinin gelecekte de devam edeceğine dair ciddiyet ve süreklilik taşıması ayrıca ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığının davacı tarafça ispat edilmesi gerektiği, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanına göre davacı ile desteğin arasındaki birlikteliğin her ne kadar imam nikahlı olarak pandemi döneminden beri devam ettiği belirtilmiş ise de tarafların müşterek çocuklarının bulunmaması ve çok uzun olmayan bir zaman diliminde birlikte yaşamış olmaları nedeniyle hayat birliğinin gelecekte de devam edeceğine dair ciddiyet ve süreklilik unsurunun varlığının kabul edilemeyeceği, kaldı ki bu koşul gerçekleşse de desteğin ev hanımı olduğu, çalışmadığı, davacının çalıştığı ve evin geçimini sağladığının tanık beyanıyla ve mahkememizce yaptırılan sosyal ekonomik durum araştırması ile de sabit olduğu, buna göre davacının, ölen desteğin maddi yönden düzenli ve eylemli olarak yardımına ihtiyacı olduğunun ve davacının destek ile hayatının olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de desteğin bu yardımı sağlayacak durumda olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı" gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. DAİREMİZİN 18.01.2024 TARİHLİ KALDIRMA KARARI: Davacı ile desteğin birlikte yaşadıkları, müteveffanın davacı ...'a eylemli olarak destek olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesince müteveffanın (desteğin) ev hanımı olduğu, çalışmadığı, buna göre davacının ölen desteğin maddi yönden düzenli ve eylemli olarak yardımına ihtiyacı bulunmadığı da belirtilerek dava reddedilmiş ise de; davacının ölen imam nikahlı eşi çalışmıyor olsa da, ev hanımı olup muhtemel ömrünün sonuna kadar ev işlerini yapması sağ kalan eşine destek niteliğinde olduğundan, asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiği varsayılarak davacının yoksun kaldığı destek zararının hesaplanması gerekmekte olup davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden yargılama yapılmasına yönelik olarak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ 17.10.2024 TARİHLİ KARARI: Somut olayda █████/2021 tarihli trafik kazasında sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil seyir halinde iken yay olan ...'a çarpması sonucu ölümlü trafik kazasının meydana geldiği, davacıların kazanın meydana gelmesine sebep ... plakalı araç sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatı talepli eldeki tazminat davasını açtıkları, ... plakalı aracın ... adına ... Sigorta şirketine ait ... no'lu ZMMS poliçesi ile kaza tarihini kapsayan █████/2020-2021 dönemi için sigortalı olduğu, ... Sigorta tarafından davacı tarafa herhangi bir ödemenin yapılmadığı, mahkemece alınan hüküm kurmaya elverişli █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda kazada; yaya ...'un bu kazanın oluşumunda %75 oranında asli kusurlu, ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın bu kazanın oluşumunda %25 oranında tali kusurlu olduğu, SGK tarafından davacıya herhangi bir ödemenin yapılmadığı, müteveffanın yaşı, geliri, kazadaki kusur oranı, tüm belgeler birlikte değerlendirilerek TRH 2010 yaşam tablosu- progresif rant yöntemi hesaplamaya göre talep edilebilecek destekten yoksun kalma tazminat tutarının imam nikahlı eş ... için 526.992,44 TL olduğunun tespit edildiği, █████/2021 kaza tarihi itibarıyla poliçe limitinin 410.000,00 TL olup, tavan tazminatın poliçe limitini aştığı, davalı ... şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğu, sigorta şirketine █████/2022 tarihinde başvuru yapıldığı, 8 iş günü sonunda temerrüt tarihinin █████/2022 tarihine denk geldiği tespit ve hesap edildiği anlaşıldığından açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile, davacı ... için 410.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı Davalı ... Siogorta vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müteveffanın davacıya destek olduğunun ispatlanamadığını, dosya kapsamında yalnızca tek bir tanık dinlenerek hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davacının kardeşi olan tanık dışında ise hiçbir araştırma ve inceleme yapılmadığını, davacının kardeşi olan tanık dışında hiçbir araştırma ve inceleme yapılmadığını, davacı tanığının müteveffanın abisi olduğundan söz ettiğini, nüfus kayıtları incelendiğinde müteveffanın abisinin bulunmadığını, kusura ilişkin çelişkilerin giderilmesi amacıyla dosyanın kusur bilirkişi heyetine gönderilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte hesaplama yapılacaksa %1,8 teknik faiz üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplamaya ilişkin olarak SEDDK'dan görüş sorulması gerektiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalan davacının maddi tazminat istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekilinin desteklik iddiasına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;Destekten yoksun kalma tazminatı Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesinde düzenlenmiştir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün, 979/4-1528 E., 412 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi;BK.nun 45.maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de nafaka hakkındaki hükümlere dayanır, sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür.Somut uyuşmazlıkta davacı ..., desteğin imam nikahlı eşi olduğunu iddia etmiştir. Dosya içeriğinden özellikle bu kapsamda, █████/2023 tarihinde ifadesi alınan tanık beyanı ile ... CBS'nin ██████████ sayılı soruşturma dosyasında davacı (müşteki) Selçuk'un şikayeti birarada değerlendirildiğinde; davacı ile desteğin birlikte yaşadıkları, müteveffanın davacı ...'a eylemli olarak destek olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Davalı vekilinin kusur oranlarına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;Olay tarihli kaza tespit tutanağı incelendiğinde, kazanın oluşumunda yaya ...'un 2918 sayılı KTKY'nin 138/b maddesindeki kuralı ihlal ettiğinden tam kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kural ihlalinin bulunmadığı belirtilmiştir.... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ██████████ soruşturma sayılı dosyasında alınan kusur raporunda, kazanın oluşumunda yaya ...'un asli kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın tali kusurlu olduğu belirtilmiştir..... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ██████████ Esas sayılı dosyasında olay mahallinde yapılan keşif neticesinde alınan 23.03.2022 tarihli raporda, yaya ...'un 2918 sayılı KTK'nın 68/B ve KTKY'nin 138/b maddesindeki kuralları ihlal ettiğinden "35 metre ileride bulunan yaya geçidini kullanmayıp demir bariyerlerin bulunduğu trafiğin yoğun olduğu yerden karşıya geçtiğinden" asli kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı KTK'nın 52/b ve KTKY'nin 101/b maddesindeki kuralları ihlal ettiğinden "hızını trafik şartlarına uydurmamaktan" tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.Mahkemece alınan 17.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda, yaya ... bu kazanın oluşumuna kendisinin ölümüne sebebiyet verdiğinden Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 138 maddesinin b bendinin 3. fıkrasında yer alan yayalara ait kuralı ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda % 75 oranında asli kusurlu olduğu; ... plaka sayılı aracın sürücüsü ... bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda yer alan sürücülere ait diğer kusurlardan olan 52. maddenin b bendini ihlal ettiği ve yaya ...'un ölümüne sebep olduğu bu kazanın oluşumunda % 25 oranında tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.Mahkemece aldırılan raporun dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu gibi kaza tespit tutanağı ve ceza dosyasında keşif sonucu alınan rapor ile hazırlık aşamasında alınan raporla da uyumlu olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin kusur oranına ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Davalı vekilinin hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; Anayasa Mahkemesinin ███████-███████ E.K sayılı █████/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin █████/2021 gün ve █████████ Esas ve █████████ karar sayılı kararları, █████████ Esas ve 2944 Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan 12.09.2024 tarihli hesap raporunda TRH 2010 ve 1,65 teknik faiz yöntemi esas alınarak hesaplama yapılmış olup yalnızca gelecek pasif dönem hesabında prograssif rant yönteminin kullanılmış olması hatalı ise de bu hesaplamanın davalının lehine olduğu ve ev hanımı olan müteveffanın gelirine yönelik olarak asgari ücret baz alınarak, bakiye yaşam sürelerinin, pay oranlarının içtihatlara göre yerinde belirlendiği, müteveffanın kazanın meydana gelmesi karşısında imam nikahlı eşi olan davacıya farazi destek olacağının kabulü ile davacının zararının belirlendiği anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 28.007,10 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 7.002,00 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 21.005,10 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. █████/2026 ...Başkan...¸e-imzalıdır...Üye...¸e-imzalıdır...Üye...¸e-imzalıdır ...Katip...¸e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.