Ticari defter kayıtlarının uyumuyla desteklenen, kitap ve eğitim seti satışından doğan alacağa itirazın iptali davası ve bilirkişi raporları.
Özet: Bu itirazın iptali davası, davacının davalıya yaptığı 1.412.200 TL tutarındaki kitap ve eğitim seti satışından kaynaklanan alacağın, davalının 1.150.000 TL ödeme yapması sonrası kalan 262.200 TL bakiye borcunu ödememesi ve icra takibine haksız itiraz etmesi üzerine açılmıştır; yapılan yargılamada, her iki tarafın usulüne uygun tutulan ticari defterleri ile vergi dairesi kayıtlarının incelenmesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporları, davacının 262.200 TL alacağının bulunduğunu, davalının faturalara süresinde itiraz etmediğini ve iki tarafın ticari kayıtlarının bu bakiye miktarında uyumlu olduğunu tespit ederek davacının talebini doğrulamıştır.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıya █████/2024 tarihli ---------- nolu faturayla 1.154.200 TL ve █████/2024 tarihli ---------- nolu faturayla 258.000 TL tutarında toplam 1.412.200 TL değerinde kitap ve eğitim seti sattığını, söz konusu ürünlerin davalıya teslim edildiğini, faturaların itiraza uğramadığını, davalının borcuna karşılık 1.150.000 TL tutarında 4 adet çek verdiğini, bakiye 262.200 TL tutarındaki alacağın ve faizinin ödenmediğini, ---------- İcra Dairesi'nin --------- E. sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine davalının haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve borcun sabit olduğunu, dava öncesi zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, alacağın likit olması sebebiyle davalının yüzde 20'den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini,-------- İcra Dairesi'nin ---------- E. sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle; "Davacının 2024 yılı Bilanço usulüne göre defter tuttuğu, ilgili yıllarda tutmak zorunda olduğu Yevmiye Defteri. Defteri Kebir ve Envanter Defterlerinin kendisi lehine delil niteliğine haiz olması için yaptırılması zorunlu olaıı noter açılış tasdiklerinin e defter beratlarının yasal süresi içerisinde yaptırıldığı ve delil niteliğinde olduğu görülmüş olup. lehine delil olup olmadığının kararının mahkemeniz uhdesinde olduğunu, Davacının 2024 yılına ait yevmiye. Defter i Kebir ve Envanter Defterleri, İlgili cari hesap muavinlerinin ve açılış kapanış yevmiye fişlerinin incelenmesinde davalıya kesilen 2 adet fatura bedellerinden sadece 1.150.000,00 TL ödendiği tespit etmiş olup, Mevcut evraklar ü/erinden davacı nın davalı dan 262.200,00.-TL lık alacağı olduğu tespit edilmiş olup, Davacının davalı ya usulüne uygun 2 Adet fatura kesip tebliğ ettiği, yasal ticari defterlerine kaydettiği ve bu faturaları ilgili dönem KDV beyannamesinde beyan ettiği tespit edilmiş olup, Mevcut evraklar üzerinden davacının davalıdan 262.200,00.-TL alacak bakiyesi olduğu tespit edilmiş olup, alacağın bulunup, bulunmadığı kararı yüce mahkemenizin takdirine sunulur." şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle; "Davalı --------- Şirketine ait 2024 ve 2025 yılları ticari defterler ve kayıtlarının HMK 222. Maddesine göre lehine delil kabul edilebileceği, Davalının yasal ticari defter kayıtlarında Davacının 120.01.173 numaralı Alıcılar hesabında takip edildiği, Davacının düzenlediği İcra Takibine Konu 17.02.2024 tarihli --------- numaralı 1.154.200,00 TL tutarlı ve 17.02.2024 tarihli ----------- numaralı faturaların davalı yasal ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Davalı tarafından 7.3.2025 tarihinde 1.150.000,00 TL çek ödemesi yapıldığı. Davalının icra takip tarihi ve mahkeme tarihi itibari ile Davacıya 262.200,00 TL borçlu olduğu, Dosyada Mübrez Bilirkişi Raporunda Davacı --------- yasal ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, Davacının Ticari defter kayıtlarında Davalıdan 262.200,00 TL alacaklı olduğu, Davacı ve Davalı taraflara ait incelenen ticari defterlerin birbirleri ile uyumlu olduğu, Davacı ve Davalının bağlı oldukları Vergi Dairelerinden gelen yazılarda Davalı ve Davacının birbirlerinden yapmış oldukları Alış ve satış rakamlarının, belge sayılarının örtüştüğü (2 Belge karşılığı 1.412.200,00TL) Davalının, Davacı tarafından düzenlenen faturalara 8 gün içinde itiraz ettiğine, iade faturası düzenlediğine dair bilgi ve belge olmadığı, Dosyada Davalının İcra Takip tarihinden önce temerrütte düştüğüne dair bilgi ve belge olmadığı." şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
EK RAPOR: Bilirkişi ek raporunda özetle; "Kök Rapordaki kanaatte değişikliğe gidilmesine yer olmadığı, Ba Bs Formlarını verme zorunluluğunun E belgeler için 1.2.2024 tarihinden itibaren kaldırılmış olduğu. Vergi Dairesi Müdürlükleri tarafından Alış Satış Analizi bildirildiği (2 Belge karşılığı 1.412.200,00 TL) Davacı ve Davalıya Ait Alış Satış rakamlarının vc belge sayılarının birbirleri ile uyumlu olduğu (Kök raporda belirtilmiştir.) Davacı tarafın ticari defterleri ile Davalı tarafın ticari defterlerinin birbirini teyit ettiği, her iki tarafın da dava konusu faturaları ve yapılan ödemeleri defterlerine usulüne uygun şekilde kaydettiği 262.200,00 TL bakiye miktarında mutabık oldukları, HMK m. 222/3 hükmü gereğince, Tarafların ticari defter kayıtlarının birbirine uygun olması ve birbiriyle çelişmemesi durumu, ticari ilişkinin ve bu ilişkiden doğan alacağın varlığı açısından kesin delil (aksi ispatlanana kadar) teşkil ettiği. Davalı tarafça her iki tarafın defterine kaydedilmiş olan bu borcun ödendiğine dair HMK m. 200 ve m. 201 uyarınca yazılı bir delil (banka dekontu, makbuz vb.) sunulmadığı, Davalının Davacı tarafından düzenlenen faturalara 8 gün içinde itiraz ettiğine, iade faturası düzenlediğine dair dosyada mübrez bilgi ve belge olmadığı, (kök raporda belirtilmiştir.) Davacının Düzenlediği mahkeme konusu yaptığı 17.2.2024 tarihli ----------- numaralı 1.154.200,00 TL Tutarlı ve 17.2.2024 tarihli ------------ numaralı 258.000,00 TL tutarlı faturaların altında teslim alan ---------- Adı Soyadı ve imzasının yer aldığı, Tarafların yasal Ticari Defterlerinde Davalının ödediği Çeklerin kayıtlı olduğu (1.150.000 TL), Taraflar arasında çeklerin varlıkları, ödenip ödenmediği vc vadesi hususunda çekişme bulunmadığı," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava, genel haciz yoluyla fatura gereğince alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. İcra dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf, bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.█████/2026 tarihli mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda; " Davalının icra takip tarihi ve mahkeme tarihi itibari ile Davacıya 262.200,00 TL borçlu olduğu..." şeklinde tespit ve değerlendirmelerde bulunduğu görülmüştür. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu nazara alındığında tarafların ticari defter ve kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu, her iki ticari defter ve kayıtlarında davalının davacıya 262.200,00 TL borçlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında yapılan incelemede davacı yanın----------İcra Müdürlüğünün ---------- icra dosyası üzerinden 347.917,84 TL üzerinden takip başlattığı, takibin itiraz neticesinde durduğu, davacı yanın itirazın iptali davasını ikame ettiği, davalı vekilinin davanın reddini talep ettiği, safahatta tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, davacının davalıdan faturadan kaynaklı 262.200,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Davalı yan davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelendiği bilirkişi raporuna karşı itirazda bulunduğu, bu nedenle ek rapor alındığı, bilirkişinin değerlendirmelerinin değişmediği anlaşılmakla ek rapor sonrası yeniden bilirkişi raporu tanzimi yoluna gidilmemiştir.
Bilirkişi tarafından denetime elverişli hesaplamaları rapora yansıttığı, davalı yanın █████/2026 tarihli bilirkişi raporuna karşı itirazda bulunduğu, ek rapor alındığı, itirazların karşılandığı, davalının ek rapora karşı ileri sürülen itirazların yargılamayı uzatamaya yönelik itirazlar olduğu, bu nedenle yeniden rapor alınmasına yer olmadığı, sonuç olarak davalının davacıdan fatura alarak kayıtlarına intikal ettirmesi karşısında artık ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu ve aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği anlaşılmıştır.
Sonuç olarak davacının takibe ve davaya konu faturalardan kaynaklı davalıdan alacaklı olduğu vicdani kanaatine ulaşılmış olup aşağıdaki şekilde davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuştur.Her ne kadar davacı yan takip öncesi döneme ilişkin faiz talebinde bulunmuş ise de takipten önce davalıyı temerrüde düşürdüğünü ispatlayamaması nedeniyle faize ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.Alacağın likit olması konusunu ----------- Numaralı kararında; ''Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.” şeklinde açıklamıştır. Bir alacağın likit olup olmadığı hususu değerlendirilirken her uyuşmazlık kendi koşullarında değerlendirilecek, alacağın miktarının belli ve sabit ya da borçlu tarafından bilinebilir olduğu durumlarda söz konusu alacağın likit olduğu kabul edilecektir.Yargıtayın yerleşik kararlarına göre fatura alacakları likit niteliktedir. ---------- Numaralı kararına göre; “Uyuşmazlık, davacının davalıya faturayla sattığı mal bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, borcun miktarı belirlenebilir (likit, hesap edilebilir) olduğundan, dava dilekçesinde icra inkar tazminatı isteyen davacı yararına İİK.nun 67/2 nci maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu istemin reddi doğru görülmemiştir.” denilerek fatura alacağının likit niteliği belirtilmiştir. Somut olayımızda davacının talep ettiği alacağın faturaya bağlı alacak olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın yüzde 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
2-Davalı borçlunun ---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- E. Sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın 262.200,00 TL üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından alacak olan 262.200,00 TL üzerinden % 20 oranında olmak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya VERİLMESİNE,
4-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 17.910,88 TL harçtan, dava açılırken peşin olarak alınan 4.201,98 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.708,90 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 4.201,98 TL peşin harç toplamı 4.817,38 TL ile 14.629,50 TL ( Bilirkişi ücreti, tebligat gideri, müzekkere gideri, dosya ücreti) olmak üzere toplam 19.446,88 TL yargılama giderinden davanın kabul 0,75 ve red 0,25 oranına göre hesaplanan 14.585,16 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan 6.000 TL (bilirkişi masrafı) yargılama giderinden davanın red 0,25 ve kabul 0,75 oranına göre hesaplanan 1.500,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Arabuluculuk ücreti 4.600,00 TL'nin kabul oranına göre 3.450,00 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Arabuluculuk ücreti 4.600,00 TL'nin red oranına göre 1.150,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Taraflarca dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
10-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
11-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde---------- Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!