Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazası sonucu vefat eden murisin desteğinden yoksun kalan mirasçılarının maddi ve manevi tazminat talepli davası.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı müvekkillerin murisinin yolcu olarak bulunduğu bir trafik kazası sonucu hayatını kaybetmesi üzerine açılan, destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talepli bir davayı özetlemektedir; davalılar arasında kazaya karışan aracın sürücüsü ve sigorta şirketi bulunmakta olup, davacılar sürücünün kusuru nedeniyle maddi ve manevi zararlarının tazminini talep ederken, sigorta şirketi teminat dışı kalma ve müterafik kusur indirimini savunmuş, bilirkişi raporu davacıların destekten yoksun kalma zararlarını ve sigorta şirketinin sorumluluk miktarını detaylıca belirlemiş, mahkeme ise kusur oranlarını, tazminat miktarlarını ve sigorta teminatı kapsamını değerlendirerek uyuşmazlığı çözüme kavuşturmayı hedeflemektedir.

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkillerin müteveffa .....'nun mirasçıları olduğunu, davacı .....'nun müteveffa .....'nun eşi olup, ..... ile ..... tarafların müşterek çocukları olduğunu, olay tarihinde .... plaka numaralı aracı süren kişi davalı ...... olup, davacı müvekkillerin murisi ..... yolcu konumunda olduğundan, meydana gelen kazada müteveffa ..... 'nun herhangi bir müterafik kusuru bulunmadığını, davalının gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle trafik kazasının gerçekleştiği ve davacı müvekkillerin murisi ..... 'nun hayatını kaybettiğinin tespit edildiğini, ölenin sağ kalan yakınlarının herhangi bir şekildeki destekten yoksun kalması, maddi ve manevi tazminat açmak için yeterli olduğunu beyanla davacı müvekkillerin müteveffa .....'nun desteğinden mahrum kalması nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile manevi tazminat isteminin davalı ..... tan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; müteveffanın poliçeden de anlaşılacağı üzere; aracın işletini ve sigortalısı olup zorunlu trafik sigortası genel şartları gereği talep teminat dışı olduğunu, haksız eylem sonucu yaralanma ve ölüm sebebiyle maddi tazminat talebiyle açılan davalarda, tazminatın denkleştirilmesi kuralı gereğince, haksız eylem sonucu gerçekleşen gerçek zarar belirlenerek ona hükmedilmesi gerektiğini, müteveffanın sigortalı araçta yolcu konumundadır ve kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olmadığı tespit edilmiş olup müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğinin izahtan vareste olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ..... usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
█████/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Davacı .....'nun müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre talep edebileceği destekten yoksun kalma maddi zararının 4.269.645,38 TL olduğu; bu zararın ZMSS teminatı kapsamında garameten tespit edilen 1.273.016,71 TL tutarı için davalı .... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğuna gidilebileceği, Davacı .....'nun müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre talep edebileceği destekten yoksun kalma maddi zararının 555.575,81 TL olduğu; bu zararın ZMSS teminatı kapsamında garameten tespit edilen 165.647,78 TL tutarı için davalı ..... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğuna gidilebileceği, Davacı ......'nun müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre talep edebileceği destekten yoksun kalma maddi zararının 151.288,61 TL olduğu; bu zararın ZMSS teminatı kapsamında garameten tespit edilen 45.107,48 TL tutarı için davalı ..... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğuna gidilebileceği, Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 13.05.2025 dava tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 02.07.2024 kaza tarihi faiz nev'inin yasal faiz olduğu"görüş ve kanaatlerini mahkememize bildirmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava; 6098 sayılı TBK 49.madde ve 2918 sayılı KTK uyarınca trafik kazası nedeniyle müteveffanın desteğinden yoksun kalan davacıların araç sürücüleri, araç işletenleri ile araçların zorunlu sigortacıları aleyhinde açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Taraf vekilleri delil listeleriyle yazılı delillerini ibraz etmişler diğer taraf delilleri mahkememizce toplanmıştır. Kazaya karışan araçların trafik kayıtları celp edilmiştir.
Gerçek kişi tarafların ekonomik ve sosyal durumları araştırılmış, gelen yazı cevapları dosyaya konulmuştur. ZMMS sigorta poliçesi ödeme kayıtları ,ceza dosyası ve ekleri SGK cevap yazıları kaza tespit tutanağı ve hastane raporları dosyaya delil olarak alınmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, trafik kazasından kaynaklı maddi manevi tazminat isteminden kaynaklandığı, tarafların anlaşamadıkları hususların kusur oranları ve tazminat miktarından kaynaklı olduğu tespit edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacıların murisinin ölümüyle sonuçlanan 02.07.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kazaya karışan araç sürücülerinin kusur durumunun ne olduğu, davacıların maddi ve manevi zararlarının oluşup oluşmadığı, talep edilebilecek maddi tazminat bulunup bulunmadığı, var ise miktarının tespiti, manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı, maddi zararın sigorta poliçesi kapsamında olup olmadığı mahkememizce tespit edilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin ......E. ...... K. 29.12.2022 T. sayılı KTK’nun 90. Maddesine eklenen
hükümlerin iptaline ilişkin kararı ile Yargıtay ..... HD ..... E. ..... K. █████/2022 T. ve
Yargıtay .... .HD 14.01.2021 T. ...... E. .... K. sayılı kararı dikkate alınarak; müteveffa ve
hak sahiplerinin muhtemel bakiye ömrü TRH-2010 yaşam tablosuna göre belirlenmiş bununla
birlikte; asgari ücretin her yıl %10 artacağı kabulü ile işleyecek dönemdeki kazançlar için her yıl %10
artış uygulanacak ve işleyecek dönemdeki zararın peşin ödenmesi nedeniyle her yıl için %10 ıskonto
yapılmış TRH-2010 yaşam tablosu ve progressive rant yöntemine göre hak
sahiplerinin maddi zararları tespiti açısından aktüerya bilirkişisinden rapor alınmış ve zarar tespiti yapılmıştır. Rapor denetime elverişli bulunduğundan hükme esas alınmıştır.
Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün, 979/4-1528 E., ████████ K. sayılı kararı).
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06.03.1978 tarih ve 1/3 sayılı kararının gerekçesinde de: "Destekten Yoksun Kalma Tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu” hususu vurgulanmış; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.11.2005 gün ve 2005/4-648 E.-████████ K. sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 85.maddesine göre “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa,... motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.
Maddi tazminatlarda indirim nedenleri olarak iki durum söz konusudur. 6098 sayılı TBK 51. md; hakimin, tazminatın türü ve kapsamının derecesini, durum ve mevkiinin gereğine ve hatanın ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "Tazminatın tenkisi" başlıklı 44. maddesinde (6098 sayılı TBK 52. md)ise; zarar gören taraf, zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durum ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği açıklanmıştır.
Dosya kapsamından SGK tarafından davacıya rücuya tabi ödeme yapılmadığı, bu durumda rücuya tabi ödemeler hususunda indirime yer bulunmadığı, davacıya davalılar tarafından maddi tazminat ödemesi yapıldığına dair belge olmadığı anlaşılmakla maddi tazminatta başkaca indirim yapılmamıştır.
Kural olarak Ceza mahkemesinde, haksız eylemin öğelerinden eylem, nedensellik bağı ve hukuka aykırılık yönleri saptanmış ve bunlar kesinleşmişse, bu üç öğe bakımından ceza mahkemesinin mahkumiyet ya da beraat kararı hukuk hakimini bağlayacaktır.Hukuk hakimi, ceza hakimini mahkumiyet kararına götüren olaylarla bağlıdır. O halde hukuk hakimi, artık olayların başka şekilde gerçekleştiğini benimseyemez ve zararın var olmadığını kabul edemez. (4. HD. 5.10.1987, 4123-7124, YKD.███████-1770) T.B.K.'nun 53. maddesi uyarınca ceza mahkemesinin sabit saydığı olaylar üzerine verdiği ve kesinleşen mahkumiyet kararı hukuk hakimini bağlar. (4. HD.4.2.1992, ████████-██████, YKD.1992/5-693)bu ilke ve kurallar dikkate alındığında davalı sürücünün davacıya karşı haksız fiili olduğu sabittir. Böylece olaydaki hukuka aykırı fiil uygun illiyet bağı ve kusur durumu tespit edilerek haksız fiilin davalı sürücü tarafından ceza mahkemesinde alınan rapor mahkememizde incelenmiştir.
Tüm dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporları, kesinleşen Ceza dosyasında raporla, celp edilen deliller ile müzekkere cevapları doğrultusunda:
Silivri ...... Asliye Ceza Mahkemesi ..... Esas, ..... Karar sayılı dosyasının 28.11.2024 tarihli duruşmasında davalı ..... hakkında, üzerine atılı "Taksirle Ölüme Neden Olma" eylemi bakımından 5 yıl süreli hapis cezası verilmiş ve hüküm istinaf edilmeksizin 03.01.2025 tarihinde kesinleşmiştir. Bu durumda olayın oluş şekli ve kesinleşen ceza mahkememsindeki kusura göre ayrıca rapor alınmamıştır.
Dava dosyamızda ispat yükü kazadan kaynaklı davalı sürücünün kusurlu olduğunu ve poliçeden ötürü ayrıca davalı sigorta şirketinin de sorumlu bulunduğunu iddia eden davacı üzerinde olup, taraf delilleri bu muvaceheye göre değerlendirilmiştir.
Davacıların maddi tazminat taleplerinin değerlendirilmesi;Mahkememizce olayın oluş şekline göre ceza dosyasında alınan raporlar net açık ve denetime elverişli bulunduğundan usül ekonomisi uzuluk basitlik ilkesi kapsamında yeniden kusur raporu alınmasına gerek görülmemiş mevcut haliyle dosya Aktüer bilirkişiye gönderilerek kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ZMMS genel şartlarına göre oluşan maddi zararla ilgili alınan Tazminat Hesaplaması dair aktüer bilirkişi raporu Anayasa Mahkemesi Kararı ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin ilke ve yerleşik kararlarına göre hükme esas alınan Aktüerya bilirkişi raporuna göre hesaplama yapılmıştır.
01.11.1980 doğumlu olan müteveffa ..... 02.07.2024 vefat tarihi itibariyle (43) (8) ay (1) günlük olup, (44) yaşında kabul edilerek TRH-2010 Erkek yaşama tablosuna göre muhtemel bakiye ömrü (31) yıl ve muhtemelen (75) yaşına kadar yaşayacaktır. Müteveffanın ücret bordrolarından devlet memuru ve öğretmen olarak çalıştığı görülmüştür. Her ne kadar Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarına göre aktif çalışma yaşı sonu (60) olarak kabul edilmektedir. Buna göre; müteveffanın (44-60) yaşları arasındaki bakiye aktif dönemi (16) yıl ve (60-75) yaşları arasındaki pasif dönemi (15) yıldır.
17. Hukuk Dairesi ██████████ E. , █████████ K. sayılı kararında özetle; “Dava trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatına ilişkindir. Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre; çocuklar için destekten yoksun kalacakları sürenin belirlenmesinde yaşları, okuldaki eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşulların ayrı ayrı değerlendirilmesi, yüksek öğrenim yapacaklar ise, 25 yaşının doldurulmasına kadar; yüksek öğrenim yapmamakta ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabul edilerek hesaplama yapılması gerekmektedir. Somut olayda; desteğin çocukları olan davacıların, desteğin vefat tarihinde yukarıda yazılı yaşların üzerinde oldukları (en küçük çocuk olan davacı ... 25 yaşında) anlaşılmakla, destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin bu gerekçe ile reddi gerekirken yazılı olduğu gibi destek tazminatına karar verilmesi doğru değildir” denilerek hüküm kurulmuştur.
..... HD'nin ..... E. ..... K. █████/2016 T. Kararında, özetle; “Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2'şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği, yine eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1'er pay, ana ve babaya 1'er pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, saral de eş ve çocuklar ile ana ve babaya verilmeyecektir. Böylece, geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Bu pay esası Türk aile sistemine çok uygun düşmektedir. Çünkü Türk aile sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselecektir. Ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak....” denilerek hüküm kurulmuştur.
02.07.2026 tarihinden itibaren işleyecek devre sonuna kadar geçecek süre için Yargıtay 4., 9., 10., 17. ve 21.Hukuk Dairelerinin bu konudaki Yerleşmiş içtihatlarında belirtilen hususlar da nazara alınarak ortalama yıllık kazanç esasına göre değil, her yıl için ayrı-ayrı 010 Artış ve yine her yıl için ayrı ayrı 610 iskontolama esasına göre değerlendirme ve hesaplama yapılacaktır. İşleyecek aktif ve pasif dönem başındaki hesaba esas net aylık ücret 28.075,50 TL olduğuna göre; İşleyecek aktif ve pasif dönem başındaki yıllık net kazanç - 28.075,50 TL x 12 Ay = 336.906,00 TL dır.
Somut olayda sigortalı araç sürücüsü %100 oranında kusurlu olduğundan sigortalı araç sürücüsünün %100 kusuruna isabet eden maddi zarar tutarı davacılar yararına maddi zarar olarak nazara alınacaktır. Hak sahibi eş rapor tarihi itibarı ile (45) yaşında olup, AYİM tarafından yapılan araştırmada (45) yaşında dul bir kadın için yeniden evlenme şansı 62 olarak belirlenmiştir. AYİM araştırmasında 18 yaşın altında her bir çocuk için bu orandan 965 oranında eksiltme yapılması gerektiği de belirtilmektedir. Davacı eşin hesap tarihinde (18) yaşın altında 1 çocuğu olduğuna ve (%2-%5) <0 göre davacı eş yönünden hesaplanan maddi zarar tutarından yeniden evlenme şansı indirimine yer olmadığı kanaatine varılmıştır. Somut olay iş kazası olmadığından davacı hak sahiplerine SGK tarafından iş kazası sigortasından rücuya tabi gelir bağlanabilmesi mümkün değildir. Ayrıca; HGK.31.01.1986,E.1985/9-853- K.███████ ve HGK.28.11.1979, E.1977/4-1110-K.█████████ kararlarında; “ölüm sigortasından bağlanan aylıklar için Kurum'un rücu hakkı bulunmadığından, işverenin veya üçüncü kişinin iki kez ödemede bulunması gibi bir durum söz konusu olmaz. Bu nedenle, ölüm sigortasından eş ve çocuklara bağlanan dul ve yetim aylıkları ile ana ve babaya bağlanan aylıklar, tazminattan indirilemez” denilmektedir. Bu durumda rücuya tabi ödemeler hususunda indirime yer bulunmamaktadır.
59 YU 156 plakalı araç kaza tarihinde geçerli ZMSS (Trafik) poliçesi ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmıştır. Hazine Müsteşarlığınca belirlenmiş olan ZMSS poliçe limitleri ölüm halinde şahıs başına 1.800.000,00 TL dır. Hak sahiplerinin maddi zararları toplamı 6.037.125,52 TL olup, 1.800.000,00 TL tutarındaki ZMSS teminat limitini aştığından davacıların davalı sigorta şirketinden ZMSS poliçesi teminat limiti kapsamında talep edebilecekleri maddi zararları aşağıdaki gibi garameten tespit edilmiştir.
Davalı sigorta şirketlerine dava öncesinde gerekli belgelerle birlikte başvurunun hangi tarihte tebliğ edildiğine dair belge görülememiştir. Buna göre; dava tarihi olan 13.05.2025 tarihinin davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt başlangıcını teşkil edeceği kanaatine varılmıştır. Davalı sürücü ve işleten yönünden ise temerrüt başlangıcı haksız fiilin başlangıcı olan 02.07.2024 kaza tarihidir.
Davacıların manevi tazminat talebine gelince; Davacılar için talep edilen Manevi tazminat yönünden ise olayın oluş şekli eş anne baba ve kardeşlerin aile bireylerinin genç yaşta kaybı dikkate alındığında kaza sebebiyle oluşan zarar sebebiyle davacı üzerinde olumsuz ağır olumsuz psikolojik etkilere ve elem üzüntü kedere neden olacağı açıktır.Yerleşik Yargıtay kararlarında da açıklandığı üzere, "BK.'nun 47. maddesi hükmüne göre (6098 sayılı BK. md. 56), hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir."
Manevi tazminat ise meydana gelen olay nedeniyle duyulan acı ve üzüntünün kısmen de olsa giderilmesine yöneliktir. Bir teselli ve avunma tatmin aracı yaratmaktan ibarettir. Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. (bkz. Yargıtay 17. HD, █████/2018 T., ██████████ E., █████████ K. sayılı kararı) Hâkim manevi tazminatı belirlerken somut olayın özelliğini, zarar görenin ve zarara yol açanın ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, ölüm ya da beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir. (bkz. Yargıtay HGK 28.05.2003T., ███████-368-355 sayılı; 23.06.2004 T. ███████-291-370 sayılı kararları) Bu ilkeler kapsamında davacı yararına talep gibi uygun manevi tazminata hükmetmek gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle; müteveffanın kazada kusuru olmaması dikkate alınarak talebin tam kabulü ile Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması da gözetilerek, gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. Bu sebeple manevi tazminat talepleri için uygun miktarda takdir edilmesi gerekmiştir.
Sonuç olarak ; Davacı .....'nun müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre talep edebileceği destekten yoksun kalma maddi zararının 4.269.645,38 TL olduğu; bu zararın ZMSS teminatı kapsamında garameten tespit edilen 1.273.016,71 TL tutarı için davalı ..... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğuna gidilebileceği, Davacı ......'nun müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre talep edebileceği destekten yoksun kalma maddi zararının 555.575,81 TL olduğu; bu zararın ZMSS teminatı kapsamında garameten tespit edilen 165.647,78 TL tutarı için davalı ..... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğuna gidilebileceği, Davacı .....'nun müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre talep edebileceği destekten yoksun kalma maddi zararının 151.288,61 TL olduğu; bu zararın ZMSS teminatı kapsamında garameten tespit edilen 45.107,48 TL tutarı için davalı ..... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğuna gidilebileceği, Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 13.05.2025 dava tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 02.07.2024 kaza tarihi faiz nev'inin yasal faiz olduğu anlaşılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın Kısmen KABUL, Kısmen REDDİ ile;
- 4.269.645,38 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı .....Sigorta A.Ş. yönünden 1.273.016,71 TL ile poliçedeki limitle sınırlı olmak ve temerrüt tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı .....'na verilmesine,
- 555.575,81 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı ..... Sigorta A.Ş. yönünden 165.647,78 TL ile poliçedeki limitle sınırlı olmak ve temerrüt tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı Damla .....'na verilmesine,
- 151.288,61 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı ..... Sigorta A.Ş. yönünden 45.107,48 TL ile poliçedeki limitle sınırlı olmak ve temerrüt tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı .....'na verilmesine,
-Davacı ..... için 300.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .....'tan tahsili ile davacı ....'na verilmesine,
-Davacı ..... için 250,000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .....'tan tahsili ile davacı .....'na verilmesine,
-Davacı ..... için 250.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .....'tan tahsili ile davacı .....'na verilmesine,
2-Davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 394.593,38-TL harcın (davalı Sigorta şirketinin bu tutarın 339.945,38-TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.700,00-TL arabulucuk ücretinin davanın ret ve kabul oranı dikkate alındığında 2.473,42-TL'sinin (davalı Sigorta şirketinin bu tutarın 2.130,87-TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bakiye 2.226,58-TL'sinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davacı tarafların adli yardım istemi kabul edildiğinden suç üstü ödeneğinden karşılanan 10.787,70-TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre 5.677,15 TL'sinin davalılardan (davalı Sigorta şirketinin bu tutarın 1.692,92-TL'sinden sorumlu olmak üzere ) müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bakiyesinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Kabul edilen maddi tazminat yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 661.416,08-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara VERİLMESİNE,
7-Kabul edilen manevi tazminat yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 126.000,00-TL vekalet ücretinin davalı .....'tan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının HMK m.333 hükmü gereği ilgilisine İADESİNE,
9-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
█████/2026
Başkan ....
Üye .....
Üye .....
Katip .....

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!