Danıştay Üçüncü Dairesinin, vergi borcuna ilişkin 6183 sayılı Kanunun 13. maddesindeki koşullar oluşmadan uygulanan ihtiyati haczin kaldırılması kararını onaması.
Özet: Bir vergi mükellefinin gelir vergisi, geçici vergi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden oluşan kamu alacağı nedeniyle 6183 sayılı Kanunun 13. maddesine dayanılarak araçlarına, taşınmazlarına ve banka hesaplarına uygulanan ihtiyati haczin kaldırılması talebi, idarenin hacze esas teşkil edecek nitelikte bir hesaplama sunamadığı, mükellefin mallarını kaçırma veya hileli yollara sapma ihtimaline dair hukuken itibar edilebilir bir tespit yapamadığı ve yasa dışı ikrazatçılık iddialarına yönelik kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği gerekçeleriyle ilk derece ve bölge idare mahkemelerince haklı bulunarak haczin kaldırılmasına hükmedilmiş, bu kararlar nihai olarak temyiz isteminin reddiyle onanmıştır.
Danıştay 3. Daire Başkanlığı         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : ██████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ : Av....
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU:...Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:......, K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi.... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...1 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının 2017 yılının muhtelif dönemlerine ait gelir vergisi, geçici vergi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden oluşan kamu alacağının güvence altına alınması amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 13. maddesinin birinci fıkrasının 1. ve 3. bendi gereğince alınan ... tarih ve ... sayılı ihtiyati haciz kararı uyarınca araçlarına, taşınmazlarına ve banka hesaplarına uygulanan ihtiyati haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında yürütülen bir inceleme ve dava konusu işlemle güvence altına alınmaya çalışılan borç ile ilgili inceleme elemanı tarafından ihtiyati hacze esas alınabilecek nitelikte bir hesaplama bulunmadığı, 6183 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile 13. maddesinin birinci fıkrasının 1. bendine dayalı olarak inceleme sonuçlanıp tarhiyat yapıldıktan sonra teminat isteme, ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz gibi koruma tedbirlerine başvurulamayacağı, öte yandan, 6183 sayılı Kanunun 13. maddesinin birinci fıkrasının 3. bendi uyarınca, malların kaçırılması ihtimali bulunmasının ihtiyati haciz uygulaması için yeterli görüldüğü ve söz konusu ihtimalin var olup olmadığını değerlendirme hususunda idareye takdir hakkı verildiğinin kabulü gerektiği ancak idareye takdir hakkı verilmesinin idarenin bu hakkını sınırsız biçimde kullanacağı şeklinde yorumlanamayacağı, Mahkemelerince verilen ara kararı üzerine davalı idarece dosyaya sunulan belgelerden, davacının kaçması, mallarını kaçırması ve hileli yollara sapması ihtimalinin bulunduğuna ilişkin davalı idarece hukuken itibar edilebilecek herhangi bir tespit yapılmadığının anlaşıldığı, davacının organize şekilde yasa dışı ikrazatçılık faaliyetinde bulunduğu iddiasıyla yürütülen soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verildiği, bu haliyle sadece kamu alacağının var olmasının, 6183 sayılı Kanun'un 13. maddesinin birinci fıkrasının 1. ve 3. bendi uyarınca ihtiyati haciz uygulaması için yeterli sayılamayacağı gerekçesiyle araçlarına, taşınmazlarına ve banka hesaplarına uygulanan ihtiyati haciz kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: 6183 sayılı Kanun'un 13. maddesinde yer alan şartların somut olayda gerçekleşmediği, yapılan tarhiyatın hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle kaldırıldığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!