İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin ticari alacaktan kaynaklanan itirazın iptali davasında yetki sözleşmesi ve yetki itirazının değerlendirilmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, eczane işleten davacının, tedarikçi davalıdan ticari kampanya kapsamında hak kazandığını iddia ettiği iskonto alacağı nedeniyle başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasını konu almaktadır; davacı, sözleşmeyle belirlenen indirim hakkının ödenmediğini ileri sürerken, davalı, icra takibinin yetkisiz Kayseri İcra Dairesinde başlatıldığını, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin yetkili mahkeme olarak İstanbul veya Adanayı işaret ettiğini ve esastan da alacak talebinin hayali satışlara dayandığını savunmuş; ilk derece mahkemesi ise, tacir tarafların sözleşmesindeki yetki şartını ve yapılan yetki itirazını değerlendirme aşamasındadır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: █████████ Esas
KARAR NO : █████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : ███████ Esas - ████████ Karar
TARİH: █████/2026
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: █████/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının davacıya olan borcu nedeniyle Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, davacının eczane işlettiğini ve davalının o dönemdeki bayi eczanesi olduğunu, tarafla arasında "muhteşem cuma %40 indirim kampanyası" adlı sözleşme kurulduğunu, davacının sözleşmede belirtilen şartları yerine getirerek davalının ürünlerinin satışını gerçekleştirdiğini, sözleşmenin 5 inci maddesi uyarınca davacının satılan ürünlerin indirimi oranında iskontoya hak kazandığını, ancak davacıya iskonto uygulanmadığını, bu nedenle doğan alacağın tahsili amacıyla Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası kapsamında başlatılan takibe davalı tarfaından haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, davanın kabulü ile davalını takibe itirazının iptaline, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki "Yetkili Bayilik Sözleşmesinin J/1 maddesi uyarınca yetkili mahkemelerin ve icra dairelerinin İstanbul veya Adana olduğunun kararlaştırıldığını, davacının tacir olduğunu, yetki itirazlarının kabulü ile İstanbul ili mahkemelerinin yetkili sayılmasını talep ettiklerini, ilamsız bir takipte yetkili icra dairesinin de İİK 50. maddesinin yollaması ile HMK genel hükümlerine göre belirleneceğini, HMK'nın 6. maddesine göre genel yetkili icra dairesinin, davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri icra dairesi olduğunu, bu nedenle Kayseri İcra Müdürlüğü'nde başlatılan icra takibinin yetkisiz icra dairesinde açıldığını, usulüne göre başlatılmış bir icra takibi bulunmadığın "geçerli bir icra takibi" şartı sağlanamadığını davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, haksız ve hukuka aykırı alacak taleplerinin yasal bir dayanağı bulunmadığını, davacının yaptığı işlem gercek satış olmamasına karşın satış var gibi gösterdiğini, hayali müşteri isimleri ile bir satış listesi oluşturulduğunu, süresi dolmuş kullanılması da mümkün olmayan ürünleri satış gibi göstererek kampanyadan kar elde etmeye çalıştığını savunarak, davanın öncelikle yetki yönünden reddine, davaya konu icra takibinin yetkisiz icra müdürlüğünde başlatılmış olması nedeniyle geçerli bir icra takibi bulunmadığından davanın reddine; davacının haksız takibe dayanarak açtığı davadan dolayı esastan davanın reddine, davacının %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine;
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi █████/2026 tarih ve███████ Esas - ████████ Karar sayılı kararında; " Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın taraflar arasında akdedilen █████/2021 tarihli yetkili bayilik sözleşmesi gereğince davacının doğduğunu iddia ettiği alacağını tahsil için başlatılmış olan takibin davalının itirazı ile durması sebebi takibin devamının sağlanması amaçlı itirazın iptali davası olduğu, davanın ilk olarak Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayısında açıldığı, cevap dilekçesi ile davalının süresinde yetki ilk itirazında bulunarak İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğu, yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiği, mahkemece de yeki itirazının kabul edilerek yetkisizlik kararı verildiği ancak taraflar arasında imzalı olan sözleşmede yetkili mahkeme İstanbul ve Adana mahkemeleri olmasına ve davalı tarafından İstanbul mahkemelerinin yetkili mahkeme olarak seçilmiş olmasına rağmen hukuki olarak anlaşılamayacak şekilde yetkisizliğin İstanbul Anadolu Mahkemelerine verildiği ve dosyanın mahkememize tevzi olarak yukarıdaki esasına kaydolduğu, yetki ilk itirazının sadece süresinde verilen cevap dilekçesi ile ileri sürülebileceği, süresinde verilecek cevap dilekçesinde yetkili mahkemenin de belirtilmesi gerekeceği, davacının yerleşim yerinin Kayseri, davalının yerleşim yerinin ise Ataşehir/İstanbul olduğu, her iki tarafın da tüzel kişi tacir olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 17 vd. maddeleri gereğince tacir olan tarafların yetki sözleşmesi yapabilecekleri, nitekim tarafların kabulünde olan █████/2021 tarihli sözleşmenin J/1 maddesinde İstanbul ve Adana mahkemelerinin yetkili kılındığı, davalının da süresinde verdiği cevap dilekçesi ile İstanbul mahkemelerinin yetkisini seçerek seçim hakkını bu yönde kullandığı ve yetki ilk itirazında bulunduğu, aksi kararlaştırılmadığından tarafların HMK'nın 17. maddesi gereği işbu sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarına ilişki davalarını ancak yetkili kılınan Adana ve İstanbul mahkemelerinde açabilecekleri, nitekim davalının da düzenlenmiş olan yetki şartı doğrultusunda cevap dilekçesi ile yetki ilk itirazında bulunduğu ve İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu belirttiği, somut olayda taraflar tacir olup yapılan yetki sözleşmesi de geçerli olduğundan , taraflar arasındaki uyuşmazlıklarda davalı tarafından yetkili yer olarak seçilen İstanbul mahkemelerinin münhasıran yetkili olduğu, İstanbul Mahkemelerinden maksadın ise İstanbul(Çağlayan) mahkemeleri olduğu (bknz:Yargıtay 5. H.D ██████████Esas-█████████Karar), hal böyle iken uyuşmazlığın İstanbul Anadolu Adliyesi ile yetki yönünden alakasının olmadığı, mahkememizin eldeki uyuşmazlıkta yetkili olmadığı, yetkili mahkemenin İstanbul(Çağlayan) mahkemeleri olduğu mahkememizce kabul edilip benimsenmiş ve mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurma gerekmiştir."gerekçesi ile,
''1-Mahkememizin YETKİSİZLİĞİ nedeni ile davanın usulden REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı aleyhine davacı tarafından Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını; davalı tarafından icra takibine konu borca, tüm ferilerine ve yetkiye itiraz edildiğini ve takibin durdurulmuş olduğundan davacı tarafından Kayseri Asliye Ticaret Mahkemeleri'nde itirazın iptali davası açıldığını, itirazın iptali davasında, sunmuş oldukları yetki sözleşmesi ve talepleri dikkate alınarak yetkisizlik kararı verilerek müvekkilin ikametinin bulunduğu İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğuna karar verildiğini, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen yetkisizlik kararı üzerine taraflarınca dosyanın İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesi talep edildiğini ancak İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ███████ E. Sayılı dosyası ile görülmekte olan davada da yetkisizlik kararı verilerek yetkili mahkemenin İstanbul (Çağlayan) mahkemeleri olduğuna karar verildiğini, mezkur kararının usul ve yasaya aykırı olması nedeni ile istinaf incelemesi neticesinde ortadan kaldırılmasına, yetki sözleşmesi ve davalının ikamet adresi dikkate alınarak yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiğini,
Davacı ile müvekkil arasında imzalanan "Yetkili Bayilik Sözleşmesinin" "Hukuksal Yetki" başlığı altında düzenlenen maddede yetkili mahkeme ve icra daireleri olarak İstanbul veya Adana mahkemelerinin yetkili olduğunun taraflarca kabul edildiğini, davanın, yetkisiz mahkemede açıldığını ve yetkili olan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret mahkemesine gönderildiğini, yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, HMK 6. Maddesi "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü dikkate alınarak davalı şirketin ikametinin bulunduğu yer mahkemeleri olan İstanbul Anadolu Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu,
İleri sürerek, açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yetki sözleşmesi ve davalı şirketin yerleşim yeri dikkate alınarak yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava; taraflar arasındaki yetkili bayilik sözleşmesi ile "muhteşem cuma %40 indirim kampanyası" adlı sözleşmesi uyarınca, kampanya kapsamında satılan ürünler nedeniyle davacıya uygulanması gerektiği ileri sürülen iskontonun uygulanmadığı iddiasına dayalı olup, iskonto tutarlarının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davanın önce Kayseri 2 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dosyası üzerinden açıldığı, davalının cevap dilekçesi ile yetki sözleşmesine dayalı yetki itirazını ileri sürdüğü ve yetkili mahkemenin İstanbul ili mahkemeleri olduğunu beyan ettiği, mahkemece yetki itirazının HMK'nun 17 maddesi uyarınca kabul edildiği ve yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesi ile yetkisizlik kararı verildiği, mahkemenin ████████ esas, █████████ Karar sayılı kararının taraf vekillerine tebliğ edildiği, davalı vekilinin █████/2025 tarihli dilekçesi ile dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini talep ettiği, süresinde istinaf edilmeyen yetkisizlik kararının █████/2025 tarihinde kesinleştiği ve dosyanın İstanbul Anadolu 2 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yukarıdaki esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
Eldeki davada kesin yetki söz konusu olmayıp, Kayseri 2 Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen yetkisizlik kararına karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmadığı ve kararın kesinleştiği, davalı vekilinin talebi üzerine dosyanın yetkisizlik kararında belirtilen mahkemeye gönderildiği, bu durumda İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetkisiz olsa dahi yetkili hale geldiği, zira yetkinin kesin olmadığı davalarda mahkemenin, taraflarca yetki itirazı ileri sürülmeksizin kendiliğinden yetki değerlendirmesi yapamayacağı, mahkemece bu husus gözetilmeksizin, dosyanın tevzii akabinde dosya üzerinde re'sen inceleme yapılarak taraflar arasındaki yetki sözleşmesinde kararlaştırılan mahkemenin İstanbul(Çağlayan) mahkemeleri olduğu, Kayseri 2 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetki sözleşmesine rağmen İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğuna dair verdiği kararın sözleşmeye uygun olmadığı gerekçesi ile yetkisizlik kararı verilmesinin isabetsiz olduğu, davalının istinaf başvurusunun bu nedenle yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Sonuç itibariyle; davalının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a3 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davalı tarafından ileri sürülen diğer usuli itirazlar da incelenmek ve dava şartlarına yönelik başkaca bir eksiklik bulunmadığına kanaat getirilmesi halinde işin esasına girilerek bir karar verilmek üzere mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2026 tarih ve ███████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a3 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-c maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!