Uyuşturucu ticareti suçunda sanığın ikrarıyla kendi suçunu ortaya koymasına rağmen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması gerekçesiyle temyiz bozması.
Özet: Yüksek Mahkeme, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçundan mahkum olan sanık hakkında verilen kararda, ele geçirilen uyuşturucuların kime ait olduğunun henüz bilinmediği bir aşamada sanığın ikrarının kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım etmesi nedeniyle, Türk Ceza Kanununun 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekirken bunun göz ardı edilmesini bozma nedeni olarak görmüş ve bu sebeple yerel mahkeme kararını bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlamaHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk Derece Mahkemesi Kararıİzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2024 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 52/2-4, 53, 63, 54/4, 58. maddeleri uyarınca 16... ay hapis ve 54.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararıİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 28.01.2025 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanık Ve Müdafinin Temyiz İstemleriSanığın atılı suçu işlemediğine, kullanıcı olduğuna, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair somut delillerin bulunmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; kolluk görevlilerinin yapmış oldukları çalışmalar neticesinde .. ili .. ilçesi .. Mahallesi .. Sokak No:.. ve No:../.. sayılı adreslerde uyuşturucu madde saklandığı ve satışı yapıldığı yönünde bilgiler elde edilmesi üzerine ilgili adreslerde alınan arama kararı uyarınca arama yapıldığı, .. ili .. ilçesi .. Mahallesi .. Sokak No:.. sayılı sanık ...'e ait ikamet niteliğindeki adreste yapılan aramada herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığı, aynı adresin alt katında bulunan .. ili .. ilçesi .. Mahallesi .. Sokak No:../.. sayılı iş yeri niteliğindeki adreste yapılan aramada iş yerinin içerisinde girişe göre sol tarafta bulunan tezgah üzerine mermer altına zulalanmış vaziyette .. tablet .. .. .. ibareli tablet içerisinde 9 adet ..-.. renkli sentetik ecza maddesi, balkon kısmında yerlerde bulunan kale bodurların altı oyularak yapılan boşluk içerisinde 1 adet şeffaf poşet içerisinde 23 adet kilitli poşete konularak meşelenip satışa hazır hale getirilmiş esrar maddeleri, aynı kalebodur altındaki boşluktan turuncu poşet içerisinde 17 adet ecstasy maddesi, ikamette ve ikametin altında bulunan dükkana bağlı etrafı tamamı yüksek tellerle çevrili vaziyette ve bahçeden kapısı bulunan taş altına zulalanmış vaziyette 12 adet ecstasy maddesi, aynı taş altında .. .. mg ibareli 13 tablet içerisinde toplam 182 adet sentetik ecza maddesi, bahçe içerisinde bulunan tuğlaların altında çalışır vaziyette hassas terazi ele geçirildiği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, ele geçen maddelerin çeşitliliği ve miktarı, hükme esas alınan arama tutanağı, tanık beyanları, kriminal rapor ve adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak;1-Ele geçen uyuşturucu maddelerin kime ait olduğunun bilinmediği aşamada sanığın uyuşturucu maddelerin kendisine ait olduğuna yönelik ikrar mahiyetinde ifade ve savunmaları ile kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,2-Sanığa verilen adli para cezasının Türk Ceza Kanunu'nun 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarının belirtilmesi yerine, “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilebileceğinin sanığa ihtarına” ibaresine yer verilmek suretiyle Türk Ceza Kanunu'nun 52/4. maddesinin son cümlesine aykırı davranılması hukuka aykırı görülmüştür.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 28.01.2025 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafinin tahliye talebinin REDDİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2026 tarihinde karar verildi.