Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin konkordato başvurusuna dair kararında, borçlu talepleri, geçici mühlet, komiser raporu ve sermaye artışı ile hibe taahhütlerinin yerine getirilmemesi değerlendirmesi.
Özet: Bu konkordato davasında, borçlu şirket, alacaklılara karşı malvarlığını korumak ve ticari faaliyetini sürdürmek amacıyla geçici mühlet ve koruyucu tedbirler talep etmiş, ancak atanan geçici komiser heyetinin raporunda, şirket öz kaynaklarının defter değerlerine göre pozitif olsa da rayiç değerlerle borca batık durumda olduğu, taahhüt edilen 15 milyon TLlik sermaye artışının ve üçüncü kişilerce yapılacak gayrimenkul hibelerinin gerçekleşmediği, böylece konkordato projesinin temel dayanaklarının yerine getirilemediği ve finansal durumun vaat edildiği gibi iyileşmediği belirtilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin şahsi malvarlığının korunabilmesi, şirkete katkısının sürebilmesi ve tüm alacaklıların haklarının teslimini teminen, tensip kararı ile birlikte İİK’nın 287, 288, 294 ve 295. maddeleri gereğince derhal müvekkili hakkında azami süre ile geçici mühlet kararı verilmesine ve geçici komiser atanmasına, müvekkili hakkında mezkur şirketle bağlantısı nedeniyle başlatılan/ başlatılması muhtemel olan icra takiplerinin önlenmesine ve durdurulmasına, iik md 206/1'de sıralananlar hariç olmak üzere 6183 sayılı kanundan doğan vergi ve her türlü harç, ceza ile sgk alacakları (prim ve idari para cezaları dahil) ile her türlü nedenden kaynaklı icra takipleri dahil olmak üzere, müvekkil aleyhine başlatılan başlatılacak takiplerin yapılmaması, haciz ihtiyati haciz, e-haciz, ihtiyati tedbir, satış, malların muhafazası işlemlerinin uygulanmaması, evvelce yapılmış olan tüm takiplerin durdurulması ve yeni takip yapılmamasına, müvekkili hakkında ipotek ve rehinin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış ve yapılacak tüm icra takiplerinin satışlarının durdurulması ve rehinli malların muhafazasının durdurulmasına, müvekkilinin tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3.kişilerce haciz muhafaza ve/veya her ne şekilde olursa olsun tahsil edilmesinin önlenmesi ve tüm hak ve alacaklarının müvekkile ödenmesinin teminini ve mühlet içinde doğacak alacaklar için temlik işleminin hükümsüz sayılmasına ve mühlet içinde ödemelerin komiser denetiminde müvekkiline yapılmasına, müvekkilinin takip borçlusu olduğu takiplerde kendisi aleyhine veya 3.şahıs konumunda oldukları takiplerde kendisine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren önlenmesine, müvekkilinin teminat mektuplarının nakte çevrilmesinin tedbiren durdurulmasına, başta bankalar olmak üzere kamu ve tüm alacaklıların rehin, takas mahsup haklarının kullanılmasının önlenmesine ve sayın mahkemeniz tarafından uygun görülecek diğer tedbirlerin alınmasına, müvekkilin imza ettiği çeklere karşılıksız şerhi vurulmasının önlenmesine, müvekkiline ait hesaplardaki mevcut blokajların kaldırılmasına, iik’nın 289’uncu maddesi uyarınca konkordato kesin mühlet verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava, 7101 sayılı ile değişik İcra ve İflas Kanunun 285 ile devamı maddeleri uyarınca konkordato istemine ilişkindir.
Mahkememiz dosyasında düzenlenen tensip tutanağı uyarınca belirtilen gider avansı eksikliğinin borçlu vekilince süresinde tamamlanması, konkordato talebine eklenmesi gerekli belgelerin eksiksiz olarak ibraz edilmesi üzerine borçlular hakkında üç ay süre ile geçici mühlet verilmesine ve geçici konkordato komiser heyeti görevlendirilmesine, ilgili kurumlara gereken bildirimlerin ve ilanların yapıldığı, borçluların malvarlığının muhafazası için gerekli görülen bütün tedbirlerin alındığı görülmüştür.
Mühlete ilişkin ilanların ayrı ayrı Türkiye Sicil Gazetesi ile Basın İlan Kurumu Portalında yapıldığı ve İİK'nin 288. Maddesi uyarınca gerekli yerlere bildirimlerin yapıldığı görülmüştür.
Konkordato Komiser Heyeti'nin █████/2026 tarihli raporlarında özetle; "Şirket’in 31.03.2026 tarihi itibariyle kaydi değerler üzerinden öz kaynaklarının (+) 39.354.596,32 TL olduğu, kaydi değerler yönünden borca batık olmadığı, 7- Şirketin 31.12.2025 tarihi itibariyle rayiç değerlerine göre öz kaynaklarının (-) 7.467.116,94 TL olduğu, rayiç değerler yönünden borca batık olduğu, Şirketin toplam 11 alacaklısının Sayın Mahkemenize beyanla 10.175.000,00 TL alacağından vazgeçtiği, Şirket 15.000.000 TL tutarında nakdi sermaye artışını ticaret sicilinden geçirmiş fakat bu sermayenin alacak senedi ile ödendiği şekli ile gerçeğe aykırı işlem yapıldığı, (genel değerlendirmeler bölümünün “n” maddesinde detaylı değinildiği üzere) bu senetlerin de Ortak tarafından ödenmeyip projedeki sermaye artışını gerçekleştirmediği, Şirket ortağının babasının 9 adet gayrimenkulünü şirkete hibe edeceğinin beyan edildiği böyle bir hibenin gerçekleşmediği, Temel kaynaklardan biri olan sermayenin artırılan kısmının ihtara rağmen ödenmemiş olması, böylece revize projede ana kaynaklardan biri olan sermaye konulmasının taahhüt olarak yerine getirildiği fakat ifa edilmeyerek hiçbir olumlu sonuca yol açmaması, Duruşma tutanaklarında da Şirket ortakları tarafından ifade edilen üçüncü kişilerce hibe edilecek taşınmazlara ilişkin bu rapora kadar hiçbir somut gelişmenin olmaması, Ortak ..... tarafından ..... A.Ş akdedildiği ifade edilen ve rehinli araçlar üzerindeki rehinlerin kaldırılmasıyla sonuçlanarak Şirkete önemli faaliyet artışı sağlayabilecek Garantörlük Sözleşmesi’nin imzalı nüshasının ihtarlara rağmen komiser heyetine bildirilmemesi hâllerinin Şirketin öngörülen faaliyet hacmine ulaşmaktan uzak olduğunu; aynı zamanda projede taahhüt edilen kaynaklara ilişkin önemli bir zafiyeti gösterdiği, bu sebeple İİK m. 292/1-b.b hükmüne göre konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalinin ortadan kalkması olarak değerlendirildiği, 24.12.2025 tarihli Komiser Heyeti ihtarında belirtilen iki hususun daha sonraları da defaatle vurgulanmasına rağmen işbu rapor tarihine kadar yerine getirilmemesi sebebiyle İİK m. 292/1-b.c hükmüne göre komiserin talimatına aykırı davranılması olarak değerlendirildiği, İİK m. 292/1-b.b hükmüne göre konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması ve İİK m. 292/1b.c hükmüne göre borçlu tarafından komiser talimatlarına aykırı davranılması anlamına geldiği, bu sebeplerle takdiri Mahkemeye ait olmak üzere komiser heyetinin İİK m. 292 hükmüne göre kesin mühletin kaldırılması gerektiği" görüş ve kanaatlerini mahkememize bildirmişlerdir.
Konkordato Projesinin Başarıya Ulaşma Şartları Değerlendirilmesi Bakımından :
İİK. madde 287 'Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286 ncı maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır.
Konkordato işlemlerinin başlatılması alacaklılardan biri tarafından talep edilmişse, borçlunun 286 ncı maddede belirtilen belgeleri ve kayıtları mahkemenin vereceği makul süre içinde ve eksiksiz olarak sunması hâlinde geçici mühlet kararı verilir. Bu durumda anılan belge ve kayıtların hazırlanması için gerekli masraf alacaklı tarafından karşılanır. Belge ve kayıtların süresinde ve eksiksiz olarak sunulmaması hâlinde geçici mühlet kararı verilmez ve alacaklının yaptığı konkordato talebinin de reddine karar verilir.
Mahkeme, geçici mühlet kararıyla birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi amacıyla bir geçici konkordato komiseri görevlendirir. Alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak gerektiğinde üç komiser de görevlendirilebilir. 290 ıncı madde bu konuda kıyasen uygulanır.
Geçici mühlet üç aydır. Mahkeme bu üç aylık süre dolmadan borçlunun veya geçici komiserin yapacağı talep üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatabilir, uzatmayı borçlu talep etmişse geçici komiserin de görüşü alınır. Geçici mühletin toplam süresi beş ayı geçemez.
291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır. Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz. ' hükmü ile 291 inci ve 292 nci maddelerin geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanacağı düzenlenmiştir.
İİK. MADDE 292 'İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:
a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.
b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.
c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa.
d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.
İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine re'sen karar verir.
Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder. ' hükmüyle konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa iflasa tabi borçluların resen iflasına karar verilmesi gerektiğini düzenlenmiştir.
Dava, adi konkordato istemli olarak açılmış olup, İİK'nun 285.maddesine göre borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek suretiyle veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir.
Dava, adi konkordato istemli olarak açılmış olup İİK'nun 287.maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" olarak nitelendirilmiştir.
Mahkemenin kesin mühlet kararını verebilmesi için konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olması gerekmektedir.
İİK'nun 289/1 maddesinde mahkemenin kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde vereceği düzenlenmiştir.
İİK'nun 288/1 maddesinde geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı, İİK'nun 292.maddesinde ise iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşecek durumlarda mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceği düzenlenmiştir. Konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması hali aynı maddenin b bendinde hüküm altına alınmıştır. Yani, konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması kesin mühletin kaldırılmasını gerektiren hallerdendir. "Mühlet içinde, iyileşmenin ya da alacaklıların konkordatoyu kabulünün mümkün olmayacağının anlaşılması ya da konkordatoyu tasdik etmeyeceğinin açık olması, tasdik şartlarının mevcut olmadığının önceden anlaşılması halinde de konkordato mühleti kaldırılarak talep reddedilecek ve şartlar yerine gelmişse borçlunun iflasına karar verilebilecektir.
İİK'nun 287.maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" olarak nitelendirilmiş olup, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde;
İİK 289. maddesinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya 1 yıllık kesin mühlet verileceği düzenlenmiştir. Borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir. (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku -Av.Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt).
Konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp, sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu sebeple ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi Dosya No: █████████ Esas Karar No: █████████)
Konkordato Projesinin Başarıya Ulaşma Şartları Değerlendirilmesi Bakımından :
Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır.
İİK'nın 305. maddesinde aranan konkordatonun tasdiki şartları kamu düzenine ilişkin olup, mahkeme bunların varlığını re'sen araştırır. Gerekli koşulların bulunmadığını tespit ederse, talebin reddine karar verir. Bu kararın gerekçesinde, şartlardan hangisinin ya da hangilerinin mevcut olmadığını dayanaklarıyla açıklaması gerekir. Konkordatonun feshi sebeplerinden birinin tasdik aşamasında tespit edilmesi durumunda da tasdik talebi reddedilir.
Bahsi geçen maddede sayılan tasdik şartlarından bir tanesi de, konkordato projesinde teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartıdır.
Konkordato mehli talebi ile birlikte mahkemelerce kanundan kaynaklanan birtakım tedbirler alınmakta ve bu tedbirler tasdik kararı verilmesine kadar devam etmektedir. Bu süreler kanun koyucu tarafından oldukça kısa tutulmuş olup, kesin olarak belirlenmiştir. Mahkemelerce tasdik kararı verilmesinden sonra uzun bir süre ödemesiz dönemin kabul ediliyor olması tedbirlerin bu süre kadar uzamasına sebep olacaktır ki böyle bir sonuç kanun koyucunun amacına uygun düşmez. Mahkemelerin projeye alacaklıların lehine müdahale etmesi mümkün olduğundan bu süreye müdahale edilmemesi konkordatonun ruhuna aykırı düşecektir.
Borca batıklık ise, borçlunun malvarlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. Şirketin borca batık durumda olup olmadığı TTK’nın 376. maddesi uyarınca rayiç değerlere göre tespit edilmelidir. Mahallinde keşif yapılarak, uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilebilen niteliklerine göre kayıtlardaki malvarlığının (örn; araçlar, model ve yaş gibi diğer özelliklerine göre) rayiç tespitinin yapılması mümkündür. Rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu (borca batıklık bilançosu) da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir. Dava teorisindeki genel ilkeden farklı olarak konkordato bir dava olmadığından borca batıklık sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir.
Somut olay bakımından ;Borçlu şirketlerin mevcut konkordato kaynakları ve toplam borç miktarı dikkate alındığında; alacaklıların alacaklarının konkordato mühleti sonunda ödenme ihtimalinin bulunmadığı, davacı şirketlerinin konkordato teklifinin başarılı olabilmesi için daha somut ve yeterli konkordato kaynağı öngörülerek şirketin konkordato projesinin revize edilmesinin gerekli olmasına rağmen yeterli kaynak ve faaliyetinin olmadığı gibi sunulan revize projede gerekli adımların atılmadığı görülmüştür.
Somut uyuşmazlıkla borçlu Şirketler bakımından konkordato komiser heyeti raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere konkordato nihai projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı dikkate alınarak konkordato talebinin yukarıda anılan sebeplerle reddine karar vermek gerekmiştir.
İİK 305. maddede belirtilen tasdik şartları gerçeklememesi nedeniyle konkordato talebinin reddine karar verilmesi durumunda İİK 308. maddesinde düzenlenen iflas şartının değerlendirilmesi gerekir. Konkordatonun tasdik edilmemesi ve borçlunun iflası başlıklı 308. maddesi “Konkordato tasdik edilmezse mahkeme konkordato talebinin reddine karar verir ve bu karar 288. madde uyarınca ilan edilerek ilgili yerlere bildirilir. Borçlunun iflasa tabi şahıslardan olması ve doğrudan doğruya iflas sebeplerinden birinin bulunması halinde mahkeme, borçlunun iflasına karar verir” şeklinde düzenlenmiştir. Doğrudan doğruya iflas sebepleri ise İİK 177 ila 179. maddelerde ( İİK m. 179 atfıyla TTK 377 m.) düzenlenmiştir. İİK 179. maddesine göre, “Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin, aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden düzenlenen ara bilançoya göre borca batık olduğu idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler veya şirket ya da kooperatif tasfiye hâlinde ise tasfiye memurları veya bir alacaklı tarafından beyan ve mahkemece tespit edilirse, önceden takibe hacet kalmaksızın bunların iflâsına karar verilir. Türk Ticaret Kanununun 377 nci ve 634 üncü maddeleri ile 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 63 üncü maddesi hükmü saklıdır.”
Bu nedenlerle Konkordato talep eden şirketin Temel kaynaklardan biri olan sermayenin artırılan kısmının ihtara rağmen ödenmemiş olması, böylece revize projede ana kaynaklardan biri olan sermaye konulmasının taahhüt olarak yerine getirildiği fakat ifa edilmeyerek hiçbir olumlu sonuca yol açmaması, Duruşma tutanaklarında da Şirket ortakları tarafından ifade edilen üçüncü kişilerce hibe edilecek taşınmazlara ilişkin bu rapora kadar hiçbir somut gelişmenin olmaması 24.12.2025 tarihli Komiser Heyeti ihtarında belirtilen iki hususun işbu rapor tarihine kadar yerine getirilmemesi sebebiyle İİK m. 292/1-b.c hükmüne göre komiserin talimatına aykırı davranılması olarak değerlendirildiği, İİK m. 292/1-b.b hükmüne göre konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması ve İİK m. 292/1b.c hükmüne göre borçlu tarafından komiser talimatlarına aykırı davranılması anlamına geldiği, Şirketin 31.12.2025 tarihi itibariyle rayiç değerlerine göre öz kaynaklarının (-) 7.467.116,94 TL olduğu, rayiç değerler yönünden borca batık olduğu, İİK m. 292 hükmüne göre ..... sicil numarasında kayıtlı .... Otomotiv İnşaat Ticaret Limited Şirketi'nin İflasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Konkordato talep eden davacı borçlu ..... Vergi Numaralı ..... Otomotiv İnşaat Ticaret Limited Şirketi hakkında KONKORDATO TALEBİNİN REDDİNE,
2-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün
..... sicil numarasında kayıtlı ..... OTOMOTİV İNŞAAT TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin İFLASINA,
3-İflasın █████/2026 günü, saat 12:16 itibariyle AÇILMASINA,
4-Talep edenin iflasına karar verildiğinin ve gerekli işlemlerin başlatılmasının Bakırköy ..... İcra ve İflas Müdürlüğüne UYAP üzerinden DERHAL BİLDİRİLMESİNE,
-İİK m.308. f/8 maddesi uyarınca tasfiyenin borçlu İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün;
214477-5 sicil numarasında kayıtlı ..... OTOMOTİV İNŞAAT TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ yönünden adi tasfiye usulüne göre yapılmasına, tasfiye işlemlerinin İflas Müdürlüğünce ele alınmasına,
5-İflas avansının ve gider avansını karar kesinleştiğinde iflas müdürlüğüne AKTARILMASINA,
6-İflas ile ilgili olarak İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirimde BULUNULMASINA,
7-İflasın İflas Müdürlüğü tarafından İİK.nun 166.maddesinde yazılı usullere göre İLANINA,
8-Konkordato Komiser Heyetinin görevine SON VERİLMESİNE,
9-Hüküm ile birlikte mahkememizce verilen TÜM TEDBİRLERİN KALDIRILMASINA, bu hususta ilgili yerlere bildirimlerin yapılmasına,
10-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
11-Harçlar Tarifesi Uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan, 615,40-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 116,6-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
12-İİK.nun 293/son ve 164/1. maddeleri uyarınca kararın re'sen taraflara vekillerine tebliğine,
İİK uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren 2 HAFTA içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile 2 HAFTA içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı şirket yetkilisi ve vekili ile hazır olan müdahil vekillerinin yüzüne karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Başkan .....
¸e-imzalıdır
Üye .....
¸e-imzalıdır
Üye ....
¸e-imzalıdır
Katip ......
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!