Danıştay 6. Daire, Ankara Mamaktaki rekreasyon alanlarını konut alanına dönüştüren imar planı değişikliklerinin üst ölçekli planlara uygunluk ve kamu yararı açısından temyiz incelemesi.
Özet: Ankarada mikroklimatik öneme sahip rekreasyon alanı olarak belirlenmiş bir bölgenin imar planı değişiklikleriyle konut alanına dönüştürülmesi, ilk derece mahkemesince şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı bulunarak, yeterli gerekçe ve altyapı eksikliği nedeniyle iptal edilirken; bölge idare mahkemesi, plan değişikliklerinin şehircilik ilkelerine uygun olduğunu, önceki eksiklikleri giderdiğini ve sosyal donatı standartlarını yükselttiğini belirterek iptal kararını kaldırmış ve davayı reddetmesi üzerine, davacı tarafın planların üst ölçekli planlarla çeliştiği ve bölgedeki yapılaşma baskısını artıracağı iddialarıyla bu karara karşı temyiz yoluna başvurduğu anlaşılmaktadır.
Danıştay 6. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Odası Başkanlığı(Ankara Şubesi)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALLAR) : 1- ... Belediye ...
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER : 1- ... Harita İmar Proje İnşaat Müşavirlik
Eğitim Hizmetleri Gıda Süt Ürünleri Tarım Canlı
Hayvan Pazarlama Veterinerlik Sanayi ve Ticaret
Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
2- ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ankara ili, Mamak İlçesi, ... Mahallesi, Acıpınar ve ... Mevkii II.Etap 1/1000 uygulama imar planı değişikliği ile 1/5000 ve 125000 nazım planı değişikliğine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi Kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyanın ve mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, planlama sahasının çevresini serinleten mikroklimatik özelliğe sahip ... Barajına fiziki olarak yakın olması nedeniyle kentlinin dinlenme ve sosyalleşme ihtiyaçlarını karşılaması bakımından önemi bulunduğu, 2023 Başkent Nazım İmar Planında bu doğrultuda "rekreasyon alanı"na ayrılan bölgenin, havza koruma kuşağından çıkartılmasının, gelişme konut alanı olarak ayrılması için makul ve yeterli bir gerekçe olmadığı, "gelişme konut alanı" kullanım kararının bilimsel, objektif ve nesnel gerekçelerin de ortaya konulmadığı, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin Ek-2 tablosunda belirtilen asgari kentsel altyapı alanlarının da ayrılmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uyarlık olmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince; havza koruma kuşağı kapsamından çıkarılarak şehrin gelişime açık yapılaşmasız kesiminde kalan ve ilgili kurumlardan alınan görüşler doğrultusunda hazırlanan dava konusu imar planı değişiklikleri ile belirlenen "orta yoğunlukta gelişme konut alanı", "E:1.20 yapılaşma koşullarında konut alanı" ve" diğer kentsel kullanım alanları" olarak belirlenen fonksiyonların şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uygun olduğu, "ticari rekreasyon alanı" belirlemesinin sosyal donatı standardını yükselttiği, 2 sayılı plan notu ile "ada bazında toplu yapılaşmayı teşvik etmek amacıyla yeni bağımsız bölüm oluşturulmadan ve ilave bir nüfus getirilmeden %10 ilave inşaat hakkı" önerisinin mevzuatla uyumlu olduğu, kotlandırmaya ilişkin 4 sayılı "Kotlandırma tabi zeminden ya da yoldan yapılabilir veya parsel içerisinde oluşturulacak
servis yollarından müellifin seçeceği bina giriş kotuna isabet eden kot ±0.00 kotu olarak kabul
edilebilir." hükmünü içeren plan notunun ise Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 69. maddesinin 2. fıkrası kapsamında plan hükümleri ile değiştirilmesi mümkün olmayan düzenlemeler içerisinde bulunmadığından plan hükmü ile değiştirilmesinin mümkün olduğu, önceki planlama kararına yönelik Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/25.000 ölçekli nazım ve 1/5000 ölçekli nazım ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istemiyle açılan davada ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... kararı ile yeterli donatı alanı ayrılmadığı, plan açıklama raporunun eksiklikler içerdiği, orman ile ilgili görüşlerin bulunmadığı şeklinde gerekçelerle planlama işleminin kusurlandırıldığı, söz konusu planlama kararının daha büyük bir alanı içermesi ve dava konusu planlama kararıyla örtüşmemesi ve iptal gerekçelerinin dava konusu planlama kararında giderilmiş olması nedeniyle yargı kararının gereklerinin yerine getirilmediğinden söz edilemeyeceği ve planlama kararının bu yönden de kusurlandırılmayacağı gerekçeleriyle istinaf isteminin kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu imar planı değişiklikleriyle belirlenen mekansal kullanım kararlarının üst ölçekli plan ana kararları ile bütünlüğünü bozucu nitelikte olduğu bölge de yer alan rekreasyon ve ağaçlandırılacak alanlar üzerinde yapılaşma baskısını daha da artacağı, plana esas güncel olmaya kurum görüşlerinin revize edilmesi gerektiği, 2038 yılı projeksiyon nüfusunun 2 katı nüfus önerisi yapılmasının üst ölçekli planlara aykırılık taşıdığı iddiaları ile temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :
Mamak Belediye Başkanlığı tarafından, Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
Diğer davalı ve davalı yanında müdahiller tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ :Dosyanın ve bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, plan notlarının gerekli tanım, mevzuat hükümleri, mekânsal kullanımların işlevleri açıdan hüküm koyucu, bütüncül olmaktan uzak ve eksik hazırlandığı, yapı ve nüfus yoğunluğunun artmasına yol açan kotlandırma sistemine yönelik plan notu düzenlenmeyeceği, jeolojik etüt raporunun yenilenmesi gerektiği, yenilenen kurum görüşleri bulunsa dahi, en son 2008 yılında güncellenen Tarım İl Müdürlüğü, Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü, Kültür ve Turizm Bakanlığına ait görüşlerin de yenilenmesi gerektiği, “ticari rekreasyon” kullanım türünün mevzuat hükümlerinde tanımlanan kullanım türleri arasında bulunmadığı sonucuna varıldığından temyiz isteminin kabulü ile işlemin iptaline karar verilmek üzere Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Ankara ili, Mamak ilçesi, ... Mahallesi ... ve ... II. Etapa ilişkin 1/25000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planları ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinin onaylanmasına ilişkin Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin... gün ve ... sayılı kararında, 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun kapsamında 1966 yılında afet bölgesi olarak ilan edildiği, 2015 yılı onaylı 1/25000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planları ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarına karşı açılan davada, .... İdare Mahkemesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararıyla dava konusu işlemlerin iptali yolunda verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolunda ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararı verilmesi üzerine Çevre Yolu güneyindeki yaklaşık 490.1 hektar büyüklüğündeki alanın plansız duruma geldiği gerekçesiyle dava konusu işlemin tesis edildiği belirtilmiştir.
490.1 hektar büyüklüğündeki planlama sahasının 206 hektarlık bölümü "ticaret+konut" alanı olarak belirlenmiştir. Alanın kuzey doğusunda ... Barajı bulunmaktadır.
Dava konusu imar planları ile planlama alanının doğu batı eksenindeki orta bölümünün taşkına maruz alanda bırakılarak etrafının park alanlarıyla çerçevelendiği, merkezdeki park çeperinden dış bölgelere doğru "orta yoğunluklu gelişme konut alanı" kullanımlarında bırakıldığı, konut alanlarının muhtelif bölgelerine eğitim alanları (anaokulu, ilkokul, ortaokul, lise), kültürel tesis , sosyal tesis, ibadet, özel spor ve semt spor alanları olmak üzere donatıların serpiştirildiği, orta ve kuzey doğu kesiminde ise ticaret+konut alanlarının konumlandırıldığı, ticaret+konut alanlarının doğu kısmına ticari rekreasyon alanının yerleştirildiği bir konut bölgesinin kurgulandığı görülmüştür.
Davacı tarafından, dava konusu imar planı değişikliklerinin üst ölçekli planlarla bölge için belirlenen mekansal kullanım kararlarının yok sayıldığı, planlama alanında bu imar planların uygulanması halinde ... Barajı ve çevresindeki rekreasyon ve ağaçlandırılacak alanlar üzerinde yapılaşma baskısının artacağı, plan hazırlama sürecinde yatırımcı kurum ve kuruluş görüşlerinin alınıp ve belirsiz olduğu, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26.maddesinin (b) bendinde yer verilen yoğunluk arttıran veya kentsel ulaşım sistemini etkileyen imar planı değişikliklerinde kentsel teknik alt yapıya yönelik etkilerin belirlenmesi amacıyla kentsel teknik altyapı etki değerlendirme raporunun plan yapım aşamasında hazırlanmadığı ileri sürülerek bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanununun "Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, "Çevre düzeni plânına uygun olmak kaydıyla, büyükşehir belediye sınırları içinde 1/5.000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte nazım imar plânını yapmak, yaptırmak ve onaylayarak uygulamak; büyükşehir içindeki belediyelerin nazım plâna uygun olarak hazırlayacakları uygulama imar plânlarını, bu plânlarda yapılacak değişiklikleri, parselasyon plânlarını ve imar ıslah plânlarını aynen veya değiştirerek onaylamak ve uygulanmasını denetlemek; nazım imar plânının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde uygulama imar plânlarını ve parselasyon plânlarını yapmayan ilçe belediyelerinin uygulama imar plânlarını ve parselasyon plânlarını yapmak veya yaptırmak." büyükşehir belediyelerinin görevleri arasında sayılmıştır.
3194 Sayılı İmar Kanununun “tanımlar” başlıklı 5.maddesinde; "nazım imar planı; varsa bölge planlarının mekana ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
Kanun'un 6. maddesinde; "Mekansal planlar, kapsadıkları alan ve amaçları açısından Mekansal Strateji Planlarına uygun olarak; "Çevre Düzeni Planları" ve "İmar Planları" kademelerinden oluşur. İmar planları ise nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak hazırlanır. Her plan bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanır." hükmü yer almış, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle "Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması" başlıklı 8.maddesinde; "Planların hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur:a) Bölge planları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini, yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri, faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımını belirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını, gerekli gördüğü hallerde Devlet Planlama Teşkilatı yapar veya yaptırır,b) İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. (Yeniden düzenleme dördüncü cümle: 12/7/2013-███████ md.) Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir.Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyiz istemine konu kararda, daha önceki imar planlarının yargı yerlerince iptaline karar verilmesi nedeniyle şehrin gelişime açık yapılaşmasız kesiminde, sağlıksız şehirleşmenin ve izinsiz yapılaşmaların önüne geçme amacına hizmet edecek şekilde bölgenin planlı hale gelmesinin gereklilikleri sıralanarak bu planın ayrıntılarına sınırlı bir yargısal denetimle yaklaşıldığı görülmüştür. Ancak, dava konusu imar planlarının geniş bir alana yayılarak kuzey doğu kesiminin ... Baraj Gölüne uzanmış olması ve tüm planlama sahasının doğu batı ekseninde taşkın alanlarının bulunması nedeniyle çevresindeki rekreasyon ve ağaçlandırılacak alanlar üzerinde oluşturacağı yapılaşma baskısının düzeyi ile mekansal kullanım kararlarının çevresiyle uyumu ve bütünlüğü açısından detaylı olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Dosyanın ve Dairemizin E:█████████ sayısına kayıtlı dosyanın birlikte incelenmesinden, 1/1000 ölçekli uygulama imar planına ait plan notlarında, E:1,20, yençok:12 kat yapılaşma koşullarıyla ticaret +konut alanları, E:0,20 yençok: 2 kat yapılaşma koşullarıyla spor alanları, E: 1.00, yençok: 5 kat yapılaşma koşulları ise ayrılacak tüm donatılar tanımlanmış, ticaret+konut alanlarında konut kullanımının toplam inşaat alanının %60'ını yönünde düzenlemeler getirildiği görülmüştür.Mahkeme yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda da bu plan notlarına yönelik gerekli tanım, mevzuat hükümleri, mekânsal kullanımların işlevleri açıdan hüküm koyucu, bütüncül olmaktan uzak ve eksik hazırlandığı eleştirisi getirilse de İdari Dava Dairesince, plan notlarının hukuka uyarlı olduğuna kanaat getirilmiştir. Ancak, tüm sosyal donatı alanlarına yüzeysel şekilde aynı emsal ve yükseklik miktarlarının belirleneceğine ilişkin hüküm nedeniyle donatı çevresinde yaşayanlar bakımından donatının yeterli olup olmadığı, donatı fazlasının olup olmadığı hususları netleştirilememesine, neden olmaktadır. İmar planlarının uygulamaya geçirilebilmesi, hak kayıplarının ve hukuki çekişmelerin önlenebilmesi açısından plan gösterim dili mutlak ölçütte açık, net, teknik olarak belirli ve yorumdan uzak olmalıdır. Bu sayede, gerek yatırımcılar, gerek yapı denetim firmaları gerekse de mülk sahipleri ve donatılardan yararlanacak kesim bakımından hukuki güvenlik ilkesi sağlanarak, idarenin keyfi yorumu önlenecektir.
İlaveten, İdari Dava Dairesince, "ticari rekreasyon alanı" olarak ayrılan alanın planlama alanındaki donatı standardını sağlayacağı kanaatine varılmışsa da, bilindiği gibi, 3194 sayılı İmar Kanunu, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği ve Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği gibi planların yapım aşamasına temel alınan baz mevzuatta böyle bir kullanım türünün doğrudan tanımına yer verilmemiştir. Böyle bir kullanım türü gelir getiren özel işletmelerin kullanımına açık alanlardan oluşarak kamusal kullanımları sınırlamakta, yapı yoğunluğuna yol açarak yayalaşma ve yeşil alan dengelerine zarar vermekte, belli gelir grubuna yönelerek kamu yararı ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Mevzuat literatüründe, bu tanıma en yaklaşan tanım "rekreasyon alanı"'dır. "Rekreasyon alanları" ise Mekansal Planlar Yapı Yönetmeliğinin 5.maddesinin (i) bendinde "açık ve yeşil alanlar" başlığı altında yer alan ve çok düşük yapılaşma koşullarıyla, ticari kaygılardan uzak sosyal bütünleşmeyi hedefleyen kamu yararı düşüncesiyle düzenlenen alanlardır. Bu terim (rekreasyon), toplumun fiziksel, psikolojik ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamaya ayrılmış, açık ve yarı açık alanları ifade etmeye yöneldiğinden İdari Dava Dairesinin ticari rekreasyon alanlarına ilişkin donatını standartını arttırdığına yönelik kanaatinin kabulü mümkün değildir.
Yine, imar planı değişiklerinin geniş bir alana yayılması nedeniyle, idari otoritelerden, yatırımcı kurum ve kuruluşlara, mülk sahiplerinden bölgede yaşayan kesime pek çok insanın bu planlardan etkileneceği göz önünde bulundurulduğunda, yalnızca daha önceki imar planlarının iptaline yönelik mahkeme kararlarındaki gerekçelerde belirtilen eksikliklerin giderilmesi nedeniyle dava konusu imar planı değişikliklerinin yeterli olduğu yolundaki İdari Dava Dairesinin kanaatine; bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, böyle büyük çaplı bir imar planı hazırlığı aşamasında, yalnızca ASKİ, BOTAŞ, Başkent doğal gaz, TEDAŞ, BEDAŞ'ın kurum görüşlerinin tamamlanması, deprem gibi ciddi oranda yıkıcı afetlerle sık karşılaşılan ülkemizde zemin etüdüne ilişkin yaklaşık 12 yıl öncesine ait jeolojik etüt raporunun esas alınması ile bölgede bol miktarda tarımsal kullanım amaçlı alan bulunmasına rağmen Tarım İl Müdürlüğü görüşününün 10 yılı aşkın bir zaman öncesine ait olması nedeniyle katılma olanağı bulunmamaktadır.
Öte yandan, üst ölçekli imar planlarının (2017 yılı onaylı 1/100.000 ölçekli 2038 yılı Çevre Düzeni Planı, 1/25000 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planı) yargı yerlerince iptaline karar verilmiş olması nedeniyle, geniş bir alana yayılan dava konusu imar planı değişiklikleriyle belirlenen mekansal kullanım kararlarının üst ölçekli planlara uyum yönünden kademeli birliktelik ilkesi açısından uygunluğu değerlendirilememiş, belirlenen konut, ticaret+konut, park, ticari rekreasyon, eğitim, kültürel tesis, sosyal tesis, ibadet, özel spor ve semt spor alanlarının çevresiyle uyumunun, yeterliliğinin, erişim mesafelerinin genel hatlarıyla uygun olduğu belirtilse de; bilimsel, teknik araştırmalara, analiz ve sentez çalışmalarına dayanıp dayanmadığı, planların ayrıntı düzeyinin kademesine ve ölçeğine uygunluğu, konut işlevi ile birlikte planlama alanında öngörülen diğer fonksiyonların ve bu fonksiyonlar için belirlenen yapılaşma koşullarının bölgenin dokusu ile uyumu, yakın çevresi ile ilişkisi, şehircilik ilkelerine, planlama tekniklerine ve kamu yararına uygunluğu, yer seçim kararlarının, söz konusu işlevler için öngörülen asgari parsel büyüklüklerinin ve yapılaşma koşullarının, işlevin gerçekleştirilmesine elverişliliği, planlama alanına atanan ilave nüfusun ihtiyacı olan sosyal donatı ve teknik altyapı alanlarının dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında yeterli miktarda ayrılıp ayrılmadığı, varsa komşu bölgelerdeki onaylı planlarla irtibat kurulup kurulmadığı yönlerinden bilirkişi raporunda yeterli değerlendirmeye yer verilmeksizin ele alındığı görülmüştür.
Bu itibarla, yukarıda ayrıntılarına yer verilen hususlardaki eksiklikler ile çelişkilerin giderilmesi amacıyla gerekli görülürse mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması veya ek bilirkişi raporu alınması suretiyle, kapsamlı inceleme ve değerlendirmeye tabi tutulması, elde edilecek sonuca göre yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun isteminin kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki mahkeme kararının kaldırılması, davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!