İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, 50 milyon TL çek bedeli nedeniyle verilen ihtiyati haciz kararına karşı, TMSF kapsamındaki şirketin varlıklarının durumu üzerine yapılan itirazı inceledi.
Özet: Araç satışından kaynaklanan 50.000.000,00 TL bedelli karşılıksız çek nedeniyle keşideci şirket ve avalist hakkında ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş, ilk derece mahkemesi talebi %15 teminat karşılığında kabul etmiştir; bu karara itiraz eden borçlu şirket ise, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun hakkında "Ticari ve İktisadi Bütünlük" kararı alması ve kayyım ataması sebebiyle haczin kaldırılmasını talep etmiş, ilk derece mahkemesi de bu itirazı incelemeye almıştır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: █████████ Esas
KARAR NO : █████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI : █████████ D. İş - █████████ Karar
TARİH: █████/2026 (Ek Karar Tarihi)
DAVA: İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ: █████/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili ile ... A.Ş. arasında süregelen ve araç satışından kaynaklanan ticari ilişki uyarınca borçlu şirketin keşidecisi ve diğer borçlunun avalisti olduğu Türkiye ... Bankası .... Kozyatağı Ticari Şubesi'ne ait keşide yeri İstanbul olan 26.12.2025 keşide tarihli, 50.000.000,00-TL bedelli çekin, müvekkiline teslim edildiğini, çekin süresinde bankaya ibraz edildiğini ve karşılıksız çıktığını, 6102 Sayılı TTK’nın 702. maddesi gereğince aval veren kişinin, lehine aval verdiği borçlu ile aynı şekilde ve müteselsilen sorumlu olduğunu, bu nedenle, borçlu şirket ile birlikte avalist ... ...'nın da çek bedelinin tamamından müteselsilen sorumlu bulunduğunu, alacağın rehinle veya başka şekilde teminat altına alınmadığını ileri sürerek; █████/2025 tarihli 50.000.000,00-TL çek bedeli için, borçluların gayrimenkul ve menkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin de borçlulara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin █████/2026 tarihli kararı ile; "Talebe dayanak kambiyo senedi incelendiğinde senedin vadesinin geldiği, davacının yetkili hamil, davalının keşideci ve aval veren olduğu, senedin ibrazında karşılıksız çıktığı olduğu görülmüştür. Tüm dosya kapsamı nazara alındığında aşağıda yazılı alacak miktarının varlığı ve alacağın vadesinin geldiği anlaşılmakla; bu alacak için borçlular tarafından verilmiş bir rehinde bulunmadığından ihtiyati haciz isteyenin borçlular hakkındaki talebinin İİK'nun 257. maddesindeki yasal koşulları gerçekleştiği görülmekle; talebin takdiren %15 teminat mukabilinde kabulüne karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile;
1-1- İhtiyati haciz talep eden vekilinin ihtiyati haciz talebinin KABULÜ ile 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanununun 257. ve müteakip maddeleri gereğince borçluların 50.000.000,00 TL borcuna ve masraflarına yeterli miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının üzerine, İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA,
2- İhtiyati haciz isteyen davacı tarafın 2004 Sayılı İ.İ.K'nin 259 ve 6100 Sayılı HMK'nin 87. maddeleri gereğince yukarıda miktarı belirlenen toplam alacağın % 15'i tutarında (7.500.000,00 TL ) nakdi veya Mahkemece kabul edilecek kati süresiz ve muteber banka teminat mektubunu Mahkeme veznesine depo etmesi halinde ihtiyati haciz kararının İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında infaz edilmek üzere ihtiyati haciz isteyene verilmesine," karar verilmiş ve verilen karara karşı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen ... A.Ş. vekili tarafından itiraz kanun yoluna başvurulmuştur.
İhtiyati hacze itiraz eden şirket vekili itiraz dilekçesinde özetle; İhtiyati haciz kararı verilen müvekkili şirket ve bağlı diğer şirketler hakkında "... Grubu Ticari ve İktisadi Bütünlüğü" kararının verildiğini, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 134'üncü maddesinin 5’inci fıkrası ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Tarafından Ticari ve İktisadi Bütünlük Oluşturan Mahcuzların Satışına İlişkin Yönetmelik hükümleri ile diğer ilgili mevzuat kapsamında Fonun kayyım olarak atandığı ... Anonim Şirketi (VKN: ...), ... Anonim Şirketi (VKN: ...), ... Anonim Şirketi (VKN: ...), ... Anonim Şirketi (VKN: ...), ... Anonim Şirketi (VKN: ...), ... Anonim Şirketi (VKN: ...), ... Limited Şirketi (VKN: ...) ve ... Limited Şirketi (VKN: ...)'nin gayrimenkulleri, menkulleri (demirbaşlar, taşıtlar vs), ... Kurumu nezdinde kayıtlı markaları, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu nezdindeki internet alan adları, tüm alacakları ve nakit varlıkları (kasa ve mevduatları) ile bu varlıkların feri ve mütemmim cüzü niteliğindeki tarafı oldukları sözleşmeler ile finansal kiralama sözleşmeleri ve bu sözleşmelerden doğan ancak başlı başına iktisadi değeri olmayanlar da dahil olmak üzere diğer tüm mal, hak ve varlıkları bir araya getirilerek "... Grubu Ticari ve İktisadi Bütünlüğü" adı altında ticari ve iktisadi bütünlük oluşturulmasına karar verildiğini tüm bu sebeplerden dolayı ihtiyati haciz kararının müvekkili şirket yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi █████/2026 (Ek Karar Tarihi) tarih ve █████████ D.İş - █████████ Karar sayılı kararı ile; "Aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen tarafından fon kurulunun 27.01.2026 tarihli kararı gerekçe gösterilerek verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılması talep edilmektedir. İbraz edilen fon kurulu kararı incelenmiş "...Yukarıda yer alan hükümler ve düzenlemeler doğrultusunda, Fon Kurulunun 27.01.2026 tarih ve ███████ sayılı Kararı ile 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Karamamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanuna eklenen geçici 2'nci maddesinin Vinci fıkrası, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 134'üncü maddesinin 5'inci fikrası ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Tarafından Ticari ve İktisadi Bütünlük Oluşturan Mahcuzların Satışına İlişkin Yönetmelik hükümleri ile diğer ilgili mevzuat kapsamında Fonun kayyım olarak atandığı ... Anonim Şirketi (VKN: ...), ... Anonim Şirketi (VKN: ...), ... Anonim Şirketi (VKN: ...), ... Anonim Şirketi (VKN: ...), ... Anonim Şirketi (VKN: ...), ... Anonim Şirketi (VKN: ...), ....i Limited Şirketi (VKN: ...) ve ... Limited Şirketi (VKN: ...)'nin - gayrimenkulleri, menkulleri (demirbaşlar, taşıtlar vs), ...Kurumu nezdinde kayıtlı markaları, ... Kurumu nezdindeki intenet alan adları, tüm alacakları ve nakit varlıkları (kasa ve mevduatları) ile bu varlıkların feri ve mütemmim cüzü niteliğindeki tarafı oldukları sözleşmeler ile finansal kiralama sözleşmeleri ve bu sözleşmelerden doğan ancak başlı başına iktisadi değeri olmayanlar da dahil olmak üzere diğer tüm mal, hak ve varlıkları bir araya getirilerek "... Grubu Ticari ve İktisadi Bütünlüğü" adı altında ticari ve iktisadi bütünlük oluşturulmasına karar verilmiştir..." kararı alındığı görülmüştür.
5411 sayılı Bankacılık Kanununun 134'üncü maddesinin 5'inci fıkrası; “Fon alacaklarının tahsilini teminen, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca haczedilen aktif değerler ile lisans, ruhsat ve imtiyaz sözleşmelerinden doğan haklar ve bu varlıkların feri veya mütemmim cüz sözleşmelerden doğan, ancak başlı başına iktisadi değeri olmayanlar da dahil olmak üzere diğer tüm hak ve varlıklar ile bunlarla bağlantılı finansal kiralama sözleşmeleri ve bu sözleşmelere konu varlıkları bir araya getirerek, ticari ve iktisadi bütünlük oluşturarak alıcısına geçişini sağlayacak şekilde satışına, hacizli malların birden fazla borçluya ait olması ve/veya birden fazla alacaklının haczi olması halinde de satışı yaptırmaya (./..)Fon Kurulu yetkilidir. Fon Kurulu, satış kararıyla birlikte, bu satışı gerçekleştirmek üzere en az üç kişiden oluşan bir satış komisyonu oluşturur ve başkanını belirler(./..)Ticari ve iktisadi bütünlük oluşturulmasına karar verilmesinden itibaren iki yıl içerisinde ticari ve iktisadi bütünlük oluşturan varlıklar ile ilgili işletmelere ait menkul, gayrimenkul ve her türlü hak ve alacaklar ile üçüncü kişiler nezdindekiler de dahil nakit varlıklarının imtiyazlı alacaklılar dâhil üçüncü kişiler tarafından haczi, muhafaza altına alınması ve satışı talep edilemez, mahcuzların maliklerinin iflasına karar verilemez, finansal kiralama sözleşmelerinin feshi talep edilemez, işbu sözleşmeler kapsamındaki varlıkların iadesine karar verilemez, ilgili takyidatlar hakkında zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez. "(J...)” hükmüne haizdir.
Somut olayda alacaklı yanca 29.12.2025 tarihinde ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş mahkememizce 29.12.2025 tarihinde ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Söz konusu karardan sonra 27.01.2026 tarihinde tmsf fon kurulu tarafından bahsi geçen karar alınmış olup mahkememiz ihtiyati haciz kararının verildiği tarih itibarı ile ortada fon kurulunun aldığı bir iktisadi bütünlük kararı bulunmamaktadır. İdari bir kararın geçmişe yürütülmesi hukuki güvenlik ilkesi ile bağdaşmayacaktır. Nitekim zaten 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 134'üncü maddesinin 5'inci fıkrasında "Ticari ve iktisadi bütünlük oluşturulmasına karar verilmesinden itibaren iki yıl içerisinde.." denmek sureti ile kararın etkisinin ileriye dönük olduğu da belirtilmiştir. Bu nedenle itirazın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmulştur. " gerekçesi ile, itirazın REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı itiraz eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İhtiyati hacze itiraz eden şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle, hakkında ihtiyati haciz kararı verilen müvekkili şirkete TMSF tarafından kayyum atandığını ve borçlu şirket ile bağlı diğer şirketler hakkında Fon tarafından █████/2026 tarihinde "... Grubu Ticari ve İktisadi Bütünlüğü" kararı verildiğini, 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanuna eklenen “GEÇİCİ MADDE 2" ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 134'üncü maddesinin 5'inci fıkrası hükümleri gereğince, Fon Kurulunun █████/2026 tarih ve ███████ sayılı Kararı ile 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanuna eklenen geçici 2’nci maddesinin 1’inci fıkrası, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 134'üncü maddesinin 5’inci fıkrası ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Tarafından Ticari ve İktisadi Bütünlük Oluşturan Mahcuzların Satışına İlişkin Yönetmelik hükümleri ile diğer ilgili mevzuat kapsamında Fonun kayyım olarak atandığı ... Anonim Şirketi (VKN: ...), ... Anonim Şirketi (VKN: ...), ... Anonim Şirketi (VKN: ...), ... Anonim Şirketi (VKN: ...), ... Anonim Şirketi (VKN: ...), ... Anonim Şirketi (VKN: ...), ... Sigorta Acenteliği Limited Şirketi (VKN: ...) ve ... Limited Şirketi (VKN: ...)'nin gayrimenkulleri, menkulleri (demirbaşlar, taşıtlar vs), Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde kayıtlı markaları, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu nezdindeki internet alan adları, tüm alacakları ve nakit varlıkları (kasa ve mevduatları) ile bu varlıkların feri ve mütemmim cüzü niteliğindeki tarafı oldukları sözleşmeler ile finansal kiralama sözleşmeleri ve bu sözleşmelerden doğan ancak başlı başına iktisadi değeri olmayanlar da dahil olmak üzere diğer tüm mal, hak ve varlıkları bir araya getirilerek "... Grubu Ticari ve İktisadi Bütünlüğü" adı altında ticari ve iktisadi bütünlük oluşturulmasına karar verildiğini, 5411 Sayılı Kanun'un 134/5 fıkrasında; "Ticarî ve iktisadî bütünlük oluşturulmasına karar verilmesinden itibaren iki yıl içerisinde ticarî ve iktisadî bütünlük oluşturan varlıklar ile ilgili işletmelere ait menkul, gayrimenkul ve her türlü hak ve alacaklar ile üçüncü kişiler nezdindekiler de dahil nakit varlıklarının imtiyazlı alacaklılar dâhil üçüncü kişiler tarafından haczi, muhafaza altına alınması ve satışı talep edilemez, mahcuzların maliklerinin iflasına karar verilemez, finansal kiralama sözleşmelerinin feshi talep edilemez, işbu sözleşmeler kapsamındaki varlıkların iadesine karar verilemez, ilgili takyidatlar hakkında zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez." düzenlemesi bulunduğunu,
Yerleşik Yargıtay kararlarında da ticari ve iktisadi bütünlük kararı ile şirketlerin ülke ekonomisine yeniden kazandırılmaya çalışılması, şirketlerin iktisadi faaliyetlerini sürdürmesi, üretim ve istihdama katkı sağlaması hedeflendiğinden karar tarihinden itibaren iki yıl içerisinde bütünlüğe dahil olan işletmenin menkul, gayrimenkul, hak ve alacakları, üçüncü kişilerdeki alacaklarının haczinin mümkün olmadığının ısrarlı şekilde vurgulandığını, Ticari iktisadi bütünlük kararı verilmesi halinde kati hacizlerin dahi kaldırılacağı ve haciz konulamayacağı yönünde düzenleme bulunduğunu, ihtiyati haczin ise alacağın kesin olmadığı ve kesin hacizden daha az kuvvette olduğu göz önüne alındığında, yasa koyucunun kesin hacizlerle satış ve muhafazayı engellediği durumda ihtiyati haciz yönünden istisna bıraktığının kabulünün hukuken mümkün olmadığını, çoğun içerisinde az da vardır hukuki ilkesi gereğince ihtiyati hacizlerin de kaldırılması gerektiğini,
Yerel Mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının Mudanya İcra Dairesi'nin ... Esas dosyasıyla icra takibine konu edildiğini, icra müdürlüğünce ihtiyati haciz kararını kaldırmak yetkisi olmadığından bahisle ihtiyati hacizlerin kaldırılması taleplerinin reddedildiğini, Yerel Mahkemeye yaptıkları itirazın da reddedildiğini,
İleri sürerek; izah edilen ve re'sen gözetilecek nedenlerle ilk derece mahkemesinin itirazın reddi kararını ortadan kaldırılmasına, TMSF Fon Kurulunun 27.01.2026 tarih ve ███████ sayılı "... Grubu Ticari ve İktisadi Bütünlüğü" adı altında ticari ve iktisadi bütünlük oluşturulmasına dair kararı uyarınca ihtiyati haciz kararının müvekkili şirket yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Talep; kambiyo senedine dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece talebin teminat mukabilinde kabulüne karar verilmiş, karara karşı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen ... A.Ş. vekili tarafından itiraz kanun yoluna başvurulmuştur. Mahkemece duruşmalı olarak yapılan itiraz incelemesi neticesinde █████/2026 tarihli ek karar ile itiraz reddedilmiş, ek karara karşı itiraz eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İİK'nun 257/1 fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nun 258 maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür.
İİK'nun 265. maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder.
Somut olayda; talep dayanağı keşidecisi ... A.Ş., lehdarı ... ... Anonim Şirketi olan, ... ...'nın aval sıfatı ile imzasının bulunduğu, █████/2025 keşide tarihli 50.000.000,00-TL bedelli çekin ihtiyati haciz talep eden tarafından süresinde muhatap bankaya ibraz edildiği ve karşılıksız çıktığı, █████/2025 ihtiyati haciz talep tarihi itibariyle, talep edenin 50.000.000,00-TL muaccel ve rehinle temin edilmemiş alacağının yaklaşık düzeyde ispat olunduğu, İİK'nun 265 maddesinde sayılan itiraz sebepleri sınırlı sayıda olup, bunlardan herhangi birini teşkil etmeyen itirazların ihtiyati haciz yargılamasında incelenmesine yasal olanak bulunmadığı, muteriz şirket vekili tarafından ileri sürülen itiraz sebebinin; mahkeme karar tarihinden sonra Fon tarafından ... grubu için alınan █████/2026 tarihli iktisadi ve ticari bütünlük kararının kapsamında olan ... A.Ş.'nin mallarının hazcedilemeyeceği yönünde olduğu ve İİK'nun 265 maddesindeki itiraz sebeplerinden birini teşkil etmediği anlaşılmıştır. Öte yandan geçici hukuki koruma niteliğindeki ihtiyati haciz kararı ile bu kararının infazı kapsamında borçlu mal hak ve alacaklarına ihtiyaten haciz uygulanması işlemleri birbirinden farklı işlemlerdir. İhtiyati haciz kararının infaz edildiği icra dosyasının incelenmesi neticesinde muteriz şirket yönünden fiili haciz işlemi yapılmadığı, kaydi hacizler bulunduğu, bunların bir kısmının Fon kararından önce, bir kısmının ise Fon kararından sonraki tarihlerde gerçekleştiği, Fon kararından sonra muteriz şirket tarafından icra müdürlüğüne başvurularak uygulanan hacizlerin Fon kararı gereği kaldırılmalarının talep edildiği, taleplerin icra müdürlüğünce reddedildiği görülmüştür. Bu durumda şirket mal hak ve alacaklarına konulan kaydi hacizlerin kaldırılmasına yönelik talebin reddine dair icra müdürlüğü işlemine karşı icra hukuk mahkemesi nezdinde şikayet yoluna başvurulabilecek olup, işlemin hukuka uygun olup olmadığını değerlendirme görev ve yetkisi de ihtiyati haciz kararını veren mahkemeye ait değildir. Yapılan bu saptamalar karşısında, mahkemece ihtiyati haciz karar tarihi itibariyle mevcut olmayan Fon kararı ve 5411 Sayılı Kanun'un 134/5 fıkrasına dayalı itirazın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, itiraz edenin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati hacze itiraz edenin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcı istinaf edenler tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!