Danıştay 3. Dairenin gayrimenkul satışlarından kaynaklanan kayıt dışı hasılat ve tekerrürlü vergi ziyaı cezası uyuşmazlığında bölge idare mahkemesi kararını onaması.
Özet: Danıştay, davacının gayrimenkul satışlarından elde ettiği hasılatı beyan dışı bırakma tespitiyle resen salınan geçici vergi ve tekerrür hükümlerine göre artırılan vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemini değerlendirmiş; geçici verginin mahsup dönemi geçtiği ve tekerrüre esas alınan önceki cezanın usulsüz tebliğ edildiği gerekçeleriyle bu kısımların iptaline, ancak gayrimenkul satışlarının devamlılık arz etmesi nedeniyle bir kat vergi ziyaı cezasının hukuka uygun bulunduğuna karar veren alt derece mahkemesi hükmünü doğru bularak, tarafların tüm temyiz başvurularını reddederek Bölge İdare Mahkemesi kararını onamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : █████████Karar No : █████████TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ...Vergi Dairesi Müdürlüğü/...VEKİLİ: Av. ... 2- (DAVACI) ...VEKİLİ: Av. ...İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacı adına, gayrimenkul satışlarından elde ettiği bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda tespitleri içeren vergi tekniği raporu uyarınca düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2018 yılının Ocak-Mart dönemi için re'sen salınan geçici vergi ile tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkındaki vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerden, gayrimenkul satışlarının devamlılık arz edecek şekilde yapıldığı, ..., ... ile ... Lastik ve Tekstil Ürünleri Sanayi Limited Şirketine satışı yapılan gayrimenkullerin gerçek satış bedellerinin alıcı beyanları doğrultusunda tespit edildiği ve tapuda bildirilen matrahla uyumlu olduğu görüldüğünden kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık görülmediği ancak mahsup dönemi geçen geçici verginin aranmayacağı, 2009 yılının Mayıs dönemine ait vergi ziyaı cezasına ilişkin ihbarnamenin posta yoluyla tebliğ edilemediği hususu 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesine uygun şekilde saptanmadığından █████/2014 tarihinde ilanen tebliğinin usulsüz olduğu dolayısıyla usule uygun kesinleşmediği anlaşılan söz konusu vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınmayacağı gerekçesiyle bir kat vergi ziyaı cezası yönünden dava reddedilmiş, geçici vergi ile vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmı ise kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, gecikme faizinin hesaplanması amacıyla ihbarnamelerde geçici verginin yer aldığı ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. Davacı tarafından, gayrimenkul satışlarının devamlılık unsuru taşımadığından ticari kazanç kapsamında değerlendirilemeyeceği, gayrimenkul satışlarına esas alınan tutarların nasıl tespit edildiğinin açık olmadığı, varsayım ve eksik incelemeye dayanan vergi inceleme raporu esas alınarak kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz istemlerinin reddine,2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,3.Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.