Ticari hizmet sözleşmesinden doğan alacak davasında, davalının haksız fesih ve ödenmeyen fatura iddiasına karşı yetki itirazı incelemesi.
Özet: Ticari nitelikteki bir hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında davacı, haksız feshedildiğini iddia ettiği sözleşme kapsamında sunduğu hizmetlerin karşılığı olan 164.000 TL tutarındaki faturanın tahsilini ve temerrüt faizini talep ederken; davalı, davaya süresinde verdiği cevap dilekçesinde, taraflar arasındaki sözleşmede yer alan yetki şartı uyarınca davayı gören mahkemenin yetkisiz olduğunu belirterek yetki itirazında bulunmuştur. Mahkeme ise HMKnın 17. maddesi uyarınca tacirler arasında kararlaştırılan yetki sözleşmesinin geçerliliğini ve yetki itirazının esasa geçmeden önce değerlendirilmesi gerektiğini ele almaktadır.

T.C.
İSTANBUL2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Dava: Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalı arasında tarafların imzaladığı danışma- gözetim hizmetine ilişkin (3 kişilik) hizmet sözleşmesinin akdedildiğini, söz konusu sözleşme kapsamında müvekkil, davalıya belirli hizmetler sunmayı; davalı ise bu hizmetler karşılığında belirlenen bedeli ödemeyi taahhüt edeceğini, müvekkil, sözleşme süresince üstlendiği edimlerin tamamını eksiksiz ve tam olarak yerine getirerek sözleşme ilişkisini sürdürdüğünü, davalı yan, herhangi bir haklı gerekçe göstermeksizin █████/2025 tarihinde müvekkile e-posta göndererek sözleşmenin site yönetimine geçileceğini bildirmek suretiyle feshedileceğini bildirmiş, bu bildirim üzerine müvekkilin hizmet akdinin █████/2025 tarihi itibarıyla tek taraflı olarak sona erdirildiğini, müvekkilin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini tam ve eksiksiz ifa etmiş olup davalının fesih bildirimi haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkil, sözleşme kapsamında önce hizmeti sunmakta, ardından hizmet bedeline ilişkin faturayı kestiğini, bu usul sözleşmeyle belirlenmiş olup müvekkil, Eylül 2025 ayına ait sunduğu hizmet karşılığında ... numaralı, 29.09.2025 düzenleme tarihli, 06.10.2025 ödeme tarihli 164.000,00 TL tutarındaki faturayı usulüne uygun şekilde davalıya ibraz etmiş ne var ki davalı yan, hiçbir hukuki dayanak göstermeksizin söz konusu faturayı iade ettiğini, bu iade işlemi hukuka aykırı olup müvekkilin haklı alacağının ödenmesinden kaçınmaya yönelik kötü niyetli bir davranış olduğunu, zira; fatura itirazı ile birlikte borçtan kurtulmak amacıyla müvekkilin edimini yerine getirmediğini iddia etmekte ancak davalı, müvekkile iletmiş oldukları mail de de açıkça görüleceği üzere borçtan kurtulmaya çalışmış olduğunu, dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirilmiş; ancak arabuluculuk sürecinin olumsuz sonuçlandığını, bu yüzden davanın kabulüne, şimdilik 164.000,00TL’nin temerrüt tarihinden itibaren (█████/2025) işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkil davacıya verilmesini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İstanbul Mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, yetki sözleşmesi uyarınca ... Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu belirterek davanın usulden reddine ve dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe :Taraflar arasında imzalanan █████/2025 tarihli hizmet sözleşmesi, mesaj ve mail kayıtları, fatura sureti, ihtarnameler ve tebliğ şerhleri, ticaret sicil kayıtları celp edilip incelenmiştir. Dava, tacirler arası hizmet sözleşmesinden doğan fatura alacağının tahsili istemine ilişkindirDava dilekçesi davalı tarafa █████/2026 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Davalı vekili süresi içinde ek cevap isteminde bulunmuş, █████/2026 tarihli ara karar ile HMK m.317 uyarınca cevap süresinin bitiminden itibaren başlamak üzere ek iki hafta süre verilmiştir. Davalı vekili tarafından cevap dilekçesinin █████/2026 tarihinde dosyaya sunulduğu, başka bir anlatımla cevap dilekçesinin yasal süre içinde mahkememize ibraz edildiği tespit edilmiştir. Davalı yasal süre içinde sunduğu cevap dilekçesinde İstanbul Mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, yetkili mahkemenin ise taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesindeki yetki şartı gereğince ...Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirterek yetki ilk itirazında bulunmuşturTaraflar arasında akdedilen ve varlığı tartışmasız olan █████/2025 tarihli tacirler arası gözetim - denetim hizmet sözleşmesinin 12. maddesinde "İşbu sözleşme ile ilgili doğabilecek her türlü anlaşmazlık halinde... Mahkemeleri yetkili kabul edilecektir" ifadesi uyarınca yetkili mahkemenin belirlenmesine yönelik yazılı yetki şartı/ sözleşmesi kararlaştırılmıştır. Yetki ilk itirazı usule ilişkin savunma sebeplerinden biri olup davanın esasına geçilmeden evvel, öncelikle yetkili mahkemenin hangi mahkeme olduğu ve somut olayda Mahkememizin yetkili olup olmadığının tartışılması ve değerlendirilmesi zorunludur. Yetkiye ilişkin yasal düzenlemelere bakıldığında:HMK 17. maddesi "tacirler ve kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.". Somut olaya bakıldığında; hem davacının hem de davalının ticari şirket / tüzel kişi tacir olduğu, 6100 s. HMK 17. maddesi uyarınca tacirler arasındaki yazılı yetkili şartının / yetki sözleşmesinin geçerli olduğu ve taraflar için sözleşmenin yetki şartına ilişkin bu hükmünün bağlayıcı nitelikte bulunduğundan yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili, █████/2026 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun █████/2026 tarihli Kararı uyarınca █████/2026 tarihinden itibaren ...Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı çevresinin İstanbul ili mülki sınırlarını şeklinde değiştirilerek İstanbul Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu ifade etmişse de, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu ... Tarihli ve ... Sayılı Kararı uyarınca ..,... ve Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevrelerinin kendi ağır ceza mahkemeleri yargı çevresinden çıkarılarak İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresinin "İstanbul ilinin mülki sınırları" olarak belirlenmesine, İşbu kararın ..., ... ve ... Asliye Ticaret Mahkemelerinin faaliyetlerinin durdurulma tarihi itibariyle uygulanmasına" karar verildiği, öte yandan, Hakimler ve Savcılar Kurulu ... tarihli duyurusunda tam da bu hususa ilişkin olarak "Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi tarafından faaliyet durdurma ve dosyaların devrine ilişkin karar verilinceye kadar ...,...ve ... Asliye Ticaret Mahkemelerinde dava açılması başta olmak üzere tüm yargısal faaliyetler, mevcut yargı çevresine riayet edilmek suretiyle, kesintisiz şekilde devam edecektir." dolayısıyla bu aşamada derdest dosyaların devri söz konusu olmayıp dava açılış usul ve yerlerinde de herhangi bir farklılık bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesi ve yargısal faaliyetlerin kesintisiz şekilde yürütülmesi" hususunun vurgulandığı, somut olayda davanın açıldığı tarih itibariyle yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, faaliyet durdurma kararı verilinceye kadar...Asliye Ticaret Mahkemesinin dava açılış, usul ve sair yargılama işlemleri olmak üzere faaliyetlerine devam ettiği nazara alındığında davacı vekilinin beyanlarına HSK kararı uyarınca itibar edilmemiştir. Açıklanan nedenler karşısında, davalının yetki ilk itirazının kabulüne, davanın usulden reddine, mahkememizin yetkisizliğine, yazılı yetki sözleşmesi ve 6100 s. HMK 17. maddesi hükmü uyarınca davayı görmeye yetkili olan ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuşturHÜKÜM: (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere);Davalının yetki ilk itirazının KABULÜ ile;1-6100 s. HMK 116/1-a madde yollamasıyla HMK 114. ve 115. madde hükümleri uyarınca davanın usulden reddine, Mahkememizin yetkisizliğine, 2-Karar kesinleştiğinde dosyanın talep halinde yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,3-Karara karşı kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde; süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleştirilmiş ise kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesine, 4-Başka mahkemede davaya devam edilmesi söz konusu olmadığı takdirde dava hakkında açılmamış sayılması kararı verilerek davacının yargılama giderlerine mahkum edileceğinin taraf vekillerine bildirilmesine, 5-HMK 331/2. maddesi uyarınca davaya başka bir mahkemede devam olunacağından yargılama giderlerine bu aşamada hükmedilmemesine, 6-Harç ve tüm yargılama giderlerinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026 Katip Hakim