Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz incelemesinde; iş yeri dokunulmazlığına dair temyiz taleplerini yasal temyiz imkanı bulunmadığından usulden reddederken, hırsızlık hükmünü onamıştır.
Özet: Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen istinaf ret kararı, hükmolunan ceza miktarı ve türü gereği kanunen temyiz edilemez nitelikte olduğundan reddedilmiş; hırsızlık suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesinde ise, bölge adliye mahkemesinin ilk derece kararını düzelterek istinaf başvurusunu esastan reddetmesinde hukuka aykırılık tespit edilmediğinden, sanık ve katılan vekilinin tüm temyiz nedenleri yerinde görülmeyerek hüküm onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onamaI- Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 18.10.2023 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının sanık ve müdafii ile katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü; Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık ve müdafii ile katılan vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ve müdafiinin temyiz nedenlerinin adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine", katılan vekilinin temyiz nedenlerinin ise tekerrüre esas alınan ilamda dahi takdiri indirim nedenleri uygulanmazken temyize konu ilamda alt sınırdan hüküm kurulması ve takdiri indirim nedenleri uygulanarak eksik ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafii ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca ... Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin de ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.