Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazası sonrası bedensel zarara uğrayan davacının güvence hesabından kalıcı ve geçici iş göremezlik ile bakıcı gideri tazminatı taleplerini değerlendiren istinaf kararı.
Özet: Bir yayanın kimliği belirsiz bir motosikletin çarpması sonucu ağır yaralanması üzerine açılan tazminat davasında, ilk derece mahkemesi davacı yayanın %25, çarpıp kaçan motosiklet sürücüsünün ise %75 kusurlu olduğuna hükmederek, davalının Güvence Hesabı olmasından dolayı davacının kalıcı ve geçici iş göremezlik ile bakıcı giderleri taleplerini kabul ederek toplam 178.884,71 TL maddi tazminatın yasal faiziyle ödenmesine karar vermiş, ancak dava dilekçesinde talep edilmeyen tedavi gideri talebini reddetmiştir.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:█████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:█████/2023
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
GEREKÇE TARİHİ:█████/2026
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, █████/2017 tarihinde ... mahallesinde ... isimli işyerinin önünde karşıya geçmek istediği esnada plakası belirsiz siyah bir motorsikletin davacıya çarptığını ve kaçtığını, çarpıp kaçan aracın plakasına tüm çabalara rağmen erişemediklerini, kazayla ilgili soruşturmanın Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sor.nolu dosyasında devam ettiğini, kaza neticesinde müvekkilinin ağır bir şekilde yaralandığını, 4 gün boyunca yoğun bakım ünitesinde kaldığını, kaza nedeniyle müvekkili bakıma muhtaç halde olduğunu, müvekkilinin kaza nedeniyle maddi zararın tazmini için davalı güvence hesabına başvurduğunu, müvekkil adına yalnızca 33.633,00 TL ödeme yapıldığını, ödenen rakam zararı karşılamaktan uzak olduğunu, müvekkiline çarpıp kaçan şahısın tam kusurlu olduğunu, şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10,00 TL geçici iş göremezlik, 80,00 TL daimi iş göremezlik , 10,00 TL bakıcı masrafı olmak üzere toplam100,00 TL maddi tazminatın haksız filiin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava açmadan önce ek tazminat sebebiyle müvekkili kuruma başvuru koşulu arandığını, her ne kadar dava öncesi başvuru olmasına rağmen ödeme yapıldığını, davacının maluliyeti oranında yapılan hesaplamada karşı tarafın ödemeyi kabul ettiğini, yapılan ödemenin eksik veya yetersiz olduğuna ilişkin herhangi bir başvuru olmadan dava açılmasının yerinde olmadığını, davanın yetkisiz mahkemede ikame edildiğinden mahkemenin yetkisine de itiraz ettiklerini ve geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri talebinin muhatabının güvence hesabının olmadığını, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; “… olay günü davacının yaya olarak ... isimli işyerinin önünde karşıya geçmek istediği esnada plakası belirsiz siyah bir motorsikletin davacıya çarpması sonucu davacının yaralandığı, mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu' nun █████/2021 ve █████/2022 tarihli raporlarında, tüm vücut engellilik oranının %14 (yüzdeondört) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, bir başkasının sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak 9 (dokuz) ay olarak belirlenen iyileşme süresi içerisinde 3 (üç) ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceğinin bildirildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan ... tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere; bilirkişi ... tarafından düzenlenen █████/2020 tarihli raporda belirtilen görüşlere iştirak edildiği , kullanıcısı ve plakası belirlenemeyen motosiklet sürücüsünün %75 (yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, yaya ... ’in ise %25 (yirmibeş) oranında kusurlu olduğu, karşı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası bulunmadığından davacının meydana gelen zararları için davalı güvence hesabına başvurusunda haklı olduğu anlaşılmakla hüküm kurmaya elverişli ve somut olaya uygun olan aktüer uzmanı bilirkişinin raporu ve bedel arttırım dilekçesi doğrultusunda ,davacının daimi ve geçici iş göremezlik ile bakıcı gideri zararına dayalı maddi tazminat davasının kabulüne, dava dilekçesinde sadece sürekli , geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararı talep edilmiş olup, tedavi gideri zararı ile ilgili herhangi bir talep bulunmadığından ve dava dilekçesi ile istenmeyen bir husus sonrasında ıslahla dahi talep edilemeyeceğinden davacının 198.000,81TL talebi içerisindeki 19.116,10 TL'lik tedavi gideri tazminat talebi yönünden herhangi bir davasının bulunmadığı kabul edilerek..." gerekçeleri ile; "Davacının sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderine dayalı maddi tazminat davasının kabulü ile, 164.810,74 TL sürekli iş göremezlik, 10.074,59 TL geçici iş göremezlik ve 3.999,38 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 178.884,71 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının ıslahla talep ettiği tedavi gideri talebinin dava dilekçesinde ileri sürülmemesi, dava dilekçesine konu edilmeyen talebin ıslahla ileri sürülmesinin mümkün olmaması sebebiyle hakkında açılmış bir dava bulunmayan tedavi gideri yönünden karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 31.07.2017 tarihinde davacının yaya konumda olduğu esnada sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın çarpması sonucu yaralanarak sakat kaldığını, dava öncesi yapılan ödemenin zararını karşılamadığı iddia edilerek sürekli ve geçici iş göremezlik ile bakıcı giderinin tazmini talebinde bulunulduğunu, dava konusu zararlandırıcı olay sebebiyle, dava öncesinde vekil edene yapılan başvuru değerlendirilmiş ve 09.01.2019 tarihinde 33.633,00 TL ödemede bulunulduğunu, yapılan ödemenin eksik veya yetersiz olduğu iddiasıyla ek tazminat talebiyle vekil edene başvuru yapılmaksızın dava açılmış bulunduğundan, davanın reddi gerekmekte iken kabulü yönünde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, somut olay bakımından incelendiğinde ek tazminat için başvuru yapılmadığından, başkaca bir araştırmaya girilmeksizin HMK 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, esasa girilerek karar verilmiş olmasının yerinde olmadığını, vekil edenin dava öncesi ödemede esas aldığı maluliyet raporu ile yargılama sırasında alınan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, gerçek zararın belirlenebilmesi ve talebin değerlendirilebilmesi için tedavinin sonunda alınacak sağlık kurulu raporunda, zarar görende tespit edilen arazların oluşturduğu tüm vücut fonksiyon kayıplarının değerlendirilmesi, arazların trafik kazasından kaynaklandığı, kalıcı ve sürekli olduğunun belirtilmesi gerektiğini, dava öncesinde ödeme talebiyle vekil edene yapılan başvuruda ibraz edilen raporda davacının maluliyet oranı % 37, Akdeniz Üniversitesinin 09.10.2019 tarihli raporunda % 8, Adli Tıp Kurumu raporunda ise % 14 olarak belirlendiğini, ödeme yaptığı maluliyet oranı gözetildiğinde davacının lehine fazla ödeme yapıldığı, yine raporlar arasındaki çelişkinin mevcudiyeti gözetilmeyerek verilen kararın hatalı olduğunu, yargılama sırasında alınan ilk raporda plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün % 40 oranında, davacı % 60 oranında kusurlu bulunduğunu, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunda ise bu oranların tespit edilemeyen sürücü için % 75, davacı için % 25 olarak belirlendiğini ancak davacının olayın gerçekleşmesinde asli kusurlu olduğunu, kendisine eksik oranda kusur izafe edildiğini, raporlar arasındaki çelişki açıkça belli iken, bunun giderilmesi için yeniden rapor alınması gerektiği halde eksik inceleme sonucu karar verildiğini, beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından doğan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, mahkemece kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesine, davacının başvurusu üzerine kaza tarihine göre hatalı yönetmelik uygulanmak suretiyle oluşturulan sağlık kurulu raporunun hükme esas alınan maluliyete ilişkin rapor ile çelişki oluşturamayacağına, yine hükme esas alınan aktüerya kök ve ek bilirkişi raporunda davalı tarafça dava öncesi yapılan ödemenin, ödeme tarihindeki verilere göre yeterli olmadığının belirlenmesine, bilirkişi raporunda yöntemince hesaplama yapıldığının anlaşılmasına, davacı tarafça davadan önce davalıya usulüne uygun başvurusunun bulunmasına, kaza tarihinde aktif dönemde olan davacı için geçici iş gücü kaybı tazminatı ödenmesinde yasaya aykırı yön bulunmamasına, mahkemece faiz başlangıç tarihinin doğru uygulanmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 12.219,61 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 3.054,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.164,71 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!