Adana BAM 3. Hukuk Dairesi, trafik kazası sonucu ölüm ve destekten yoksun kalma tazminat davasında sigorta şirketleri aleyhine verilen karara yönelik istinaf başvurusunu incelemektedir.
Özet: Trafik kazasında vefat eden çocuklarının desteğinden yoksun kalan davacı anne ve babanın, sigorta şirketlerinden tazminat talebiyle açtıkları davada, ilk derece mahkemesi belirli miktarlarda maddi tazminata hükmetmiş olup, bu karara karşı davacılar vekili, hastanede tedavi gördüğü mücbir sebep gerekçesiyle istinaf başvuru süresini kaçırdığını belirterek eski hale getirme talebinde bulunmuş ve kararın incelenmesini istemiştir.

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - █████████

T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : █████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
Başkan :
Üye :
Üye :
Katip :
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ :... Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ :...
NUMARASI :... Esas, ... Karar
DAVACILAR : 1- ...
2- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALI : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 2- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...’ün sevk ve idaresinde olup davalı .... nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı motosiklet ile dava dışı ...’ın sevk ve idaresinde olup davalı .... nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın ... tarihinde çarpışması sonucu ... plakalı motosiklette yolcu olarak bulunan davacıların evladı ...’ün vefat ettiğini, bu nedenle davacıların müteveffa evlatlarının desteğinden yoksun kaldıklarını, kazanın meydana gelmesinde her iki davalıya sigortalı araç sürücülerinin kusurlu olduğunun belirlendiğini, zararın tazmini için davalı şirketlere müracaat ve arabuluculuk süreçlerinden olumlu netice alınamaması nedeniyle işbu eldeki davanın ikamesinin zorunlu hale geldiğini ileri sürerek ve 6100 sayılı yasanın 107. maddesi uyarınca dava aşamasında yapılacak kusur incelemesi ve hesaplamalardan sonra tamamı belirlenecek belirsiz alacak olarak, fazlaya ilişkin tüm haklar saklı kalmak kaydıyla; davacı anne Safiye için; 1.000,00 TL, davacı baba ... için; 1.000,00 TL olmak üzere toplamda 2.000,00 TL destekten yoksun kalma şeklindeki maddi tazminatın poliçe limitleriyle sınırlı olarak temerrüt tarihi olan ...'den itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesi talep ve dava olunmuştur.
CEVAP: Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın kaza tarihi itibarıyla müvekkili nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile sigortalı olduğunu ve sorumluluğun teminat limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusuru kabul etmediklerini, tazminatın poliçe genel şartlarında belirlenen usul ve esaslara göre hesaplanmasını, zarardan hatır taşıması indirimi yapılmasını ve neticede davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
CEVAP: Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karıştığı belirtilen... plakalı aracın kaza tarihi itibarıyla müvekkili nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar
Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile sigortalı olduğunu ve sorumluluğun teminat limiti ve sigortalı
araç sürücüsünün kusur oranı ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusuru kabul
etmediklerini, tazminatın poliçe genel şartlarında belirlenen usul ve esaslara göre hesaplanmasını,
müteveffanın anne baba ve çocuklarının nüfus kayıtlarının alınarak davacı olmayan hak sahiplerinin
paylarının da ayrılmasını, müteveffanın kask kullanmadığının tespiti halinde zarardan müterafik
kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi yapılmasını ve neticede davanın reddine karar verilmesi
talep edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, Davacıların davasının KABÜLÜ ile; Davacı
... yönünden talep arttırım dilekçesi doğrultusunda 294.951,9 TL'nin 208.282,61TL'sinin (...) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalı ...'den, 86.669,29 TL'sinin (...) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalı ...'den tahsil edilerek davacıya verilmesine, Davacı ... yönünden talep arttırım dilekçesi doğrultusunda 165.004,81 TL'nin 116.519,45TL'sinin (...) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalı ...'den, 48.485,36 TL'sinin (...) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalı ...'den tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili; taraflarınca İstinaf süresinin elde olmayan mücbir sebeplerden kaçırılması sebebiyle 98/2 ve ilgili yasal mevzuat gereği eski hale getirme taleplerinin kabulünü, hastaneden mücbir sebeple ayrılamadığını, mesleğiyle ilgili hiçbir işlemi iş bu istinaf dilekçesi dahil bu süre zarfında yerine getiremediğini, bürosuna geçemediğinden işlemlerini yerine getirip takibini yapamadığını, dilekçe ekinde hasta yatış formu ve refakatçi belgelerinin yer aldığını, verilen kararın kısmen hukuka ve hakkaniyete aykırı bir karar olduğunu, borçlular yönünden talepleri gibi poliçe limitleriyle sınırlı olarak müteselsilen ve müştereken karar vermek yerine hukuka aykırı olarak her bir borçlu yönünden ayrı ayrı tazminata karar verdiğini ve bu durumun müvekkilleri açısından hak kaybına uğramalarına sebebiyet verdiğini, davacılar lehine hükmedilen vekalet ücreti miktarında her davacı için ayrı ayrı hesaplama yapılması gerekirken ihtiyari dava arkadaşı davacılar lehine hükmedilen tüm vekalet ücretleri toplanarak bu miktar üzerinden gereğinden düşük vekalet ücretine hükmedilmesi ve aynı şekilde lehe gereğinden düşük yargılama giderine hükmedilmesi hukuka aykırı olduğunu, müteveffanın kazancı ve ortalama ömrü daha fazla olmasına rağmen gereğinden düşük kabul edilmesi ve eşi de aynı kazada vefat etmesine rağmen eşe paylaştırmada pay ayrılarak hesaplamada hata yapılarak gereğinden düşük tazminata hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek hükmün kaldırılmasına ve istinaf talepleri gibi karar verilmesini talep etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı .... Vekili; hesap raporunun kabulü mümkün değilken rapor alınarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davacı yanın davadan önce sigorta şirketine gerekli evraklarla başvurusu bulunmamasına rağmen temerrüt tarihinden itibaren hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, söz konusu bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu progresif rant formülüne göre hesaplanan tutarlar hatalı olduğunu, poliçe teminatı dışında olan taleplerin reddi gerektiğini, ceza soruşturması esnasında uzlaştırma sağlanıp sağlanmadığının tespiti gerektiğini, uzlaştırma sağlanmış ise açılan davadan feragat edilmiş sayılacağından davanın esasına girilmeden davanın reddi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketi aleyhine hüküm kurulması durumunda müvekkili şirketin ancak dava başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu tutulabileceğini, davacının dava tarihinden önce davaya konu talepleri ile ilgili müvekkili sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu ve müvekkili şirket tarafından sorumluluğu yerine getirildiğini, bu nedenle müvekkili sigorta şirketinin davacıya karşı temerrüdü söz konusu olmadığını belirterek mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ölümlü trafik kazasına bağlı destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup karar davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacılar vekilinin eski hale getirme talebi ve istinaf talebinin incelenmesinde:
HMK'nın 345. maddesi uyarınca, "İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. İstinaf yoluna başvuru süresine ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır."
HMK'nın 95. maddesi uyarınca, "(1) Elde olmayan sebeplerle, kanunda belirtilen veya hâkimin kesin olarak belirlediği süre içinde bir işlemi yapamayan kimse, eski hâle getirme talebinde bulunabilir. (2) Süresinde yapılamayan işlemle ulaşılmak istenen aynı sonuca, eski hâle getirme dışında, başka bir hukuki yoldan ulaşılabiliyorsa, eski hâle getirme talebinde bulunulamaz."
HMK'nın 96. maddesi uyarınca, "(1) Eski hâle getirme, işlemin süresinde yapılamamasına sebep olan engelin ortadan kalkmasından itibaren iki hafta içinde talep edilmelidir. (2) İlk derece ve istinaf yargılamalarında, en geç nihai karar verilinceye kadar eski hâle getirme talebinde bulunmak mümkündür. Ancak, nihai karar bir tarafın yokluğunda verilmişse, tahkikat aşamasında kaçırılan süreler için kararın verilmesinden sonra da eski hâle getirme talebinde bulunulabilir."
HMK'nın 97. maddesi uyarınca, "(1) Eski hâle getirme, dilekçeyle talep edilir. Dilekçede, talebin dayandığı sebepler ile bunların delil veya emareleri gösterilir. Süresinde yapılamayan işlemin de eski hâle getirme talebinde bulunmak için öngörülen süre içinde yapılması zorunludur."
HMK'nın 98/2. maddesi uyarınca, "Eski hâle getirme, istinaf yoluna başvuru hakkının düşmesi hâlinde, bölge adliye mahkemesinden; temyiz yoluna başvuru hakkının düşmesi hâlinde ise Yargıtay'dan talep edilir."
Somut uyuşmazlıkta ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih, ... E, ... K. sayılı kararı ve davalı ... vekilinin istinaf dilekçesi elektronik tebligat yoluyla ... tarihinde davacılar vekiline tebliğ edilmiş olup ... tarihinde okundu sayılmıştır. İki haftalık yasal sürenin son günü ... tarihinde sona ermektedir. Davacılar vekili süresi içinde istinaf dilekçesi vermemiştir.
Davacılar vekili ... tarihli dilekçe ile eski hale getirme talebinde bulunmuş aynı tarihte istinaf dilekçesi vermiştir. Davacılar vekili dilekçesinde özetle; ... doğumlu babası ...'ın yüksek ateş, halsizlik ve kırgınlık şikayetiyle kendisi tarafından yarı baygın halde ambulansla ... tarihinde ... ... Devlet Hastanesi'ne yatırıldığını, burada kendisine yatış verilen babasına, annesinin 65 yaşında ve hasta olması kız kardeşinin ...'de yaşıyor olması sebebiyle gece gündüz refakatçi olarak baktığını, babasının ... tarihinde 5 gün geçmesine rağmen halen hastanede refakati altında yatmakta olduğunu, kendisinin bilincini kaybetmesine sebebiyet verecek derecede enfeksiyonel rahatsızlık ve bunun sebep olduğu nörölojik rahatsızlıklar sebebiyle tedavi gördüğünü, hastaneden mücbir sebeple ayrılamadığımdan mesleği ile ilgili hiçbir işlemi, iş bu istinaf dilekçesi dahil bu süre zarfında yerine getiremediğini, bürosuna geçemediğinden işlemlerini yerine getirip takibini yapamadığını, bu nedenlerle süresinde istinaf dilekçesini veremediğini beyan etmiştir.
Dilekçe ekinde sunulmuş olan evrakların incelenmesi sonucunda; davacılar vekilinin babasının ... tarihinde "kırgınlık ve yorgunluk" teşhisi ile yatış yaptığı, çıkış belgesinin olmadığı, aynı tarihte ve ... tarihinde davacılar vekili için refakatçi belgesi düzenlendiği, davacılar vekilinin babası için yapılan tedavilere ve yatış süresine ilişkin bilgi olmadığı anlaşılmaktadır.
Eski hale getirme dilekçesi ekinde sunulan belgelerde yer alan sağlık sorunlarının bizzat davacılar vekiline ait olmaması, davacılar vekilinin babasının sağlık sorunlarına ilişkin olması, davacılar vekilinin babasının hastanede kaldığı sürelerin belirsiz olması, yatış formunda yazılı olan "kırgınlık ve yorgunluk" teşhisinin hastanın başından ayrılamayacak derece ağır olmaması ve davacılar vekilinin babasına refakatçi olarak hastanede olduğu görülse de bu durumun davacılar vekilinin iki haftalık istinaf kanun yolu süresini kaçırmasına neden olmayacağı, refakatçi olarak hastanede bulunduğu sürecin vekilin süresinde bir istinaf başvuru dilekçesi vermesi için bir avukat tevkil etmesine veya müvekkilini haberdar ederek onun tarafından süresinde bir istinaf başvuru dilekçesi verilmesine engel bir durum oluşturmayacağı anlaşılmaktadır. (Aynı yönde Yargıtay 8. Hukuk Dairesi Tarih: ... Esas No: ... Karar No: ...)
İşbu nedenlerle davacılar vekilinin eski hale getirme talebinin reddine, yasal süresi geçtikten sonra yapılan istinaf başvurusunun ise HMK'nın 345, 352/1.c maddesi uyarınca süre yönünden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davalı ... vekilinin usulüne uygun başvuru yapılmadığına ve temerrüde düşmediklerine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davalı vekili her ne kadar davacı tarafından müvekkili şirkete dava öncesi başvuru sırasında eksik belge ile başvurulduğu, usulüne uygun başvuru yapılmadığını ileri sürmüş ise de; davacılar vekili tarafından davanın açılmasından önce ... tarihinde davalı şirkete gerekli tüm belgelerle, kaza tutanakları, otopsi tutanağı, hesap bilgileri vs. ile usulüne uygun olarak başvuru yapıldığı, ancak davalı tarafından eksik belge bulunduğu gerekçesiyle herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilinin hesap raporuna yönelik yapmış olduğu istinaf başvurularının incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin ...-... E.K sayılı ... günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin ... gün ve... Esas ve ... karar sayılı kararları, ... Esas ve ... Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir.
Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile asgari ücret baz alınarak, davacının zararının belirlendiği, raporun usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla raporun bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Diğer yandan davalı vekili yargılama gideri, vekalet ücreti, delil tespiti ücreti vs gibi masraf kalemlerinin poliçe teminatına dahil olmadığını ileri sürmüşse de mahkemece davacıların destek tazminat taleplerine poliçe kapsamında hükmedilmiş davalı vekilinin iddia ettiği diğer kalemlere ise yargılama gideri olarak hükmedilmiş olup mahkemenin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Davalı vekilinin ceza dosyasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının araştırılması gerektiğine yönelik istinafının incelenmesinde:
Dosyada bulunan ... Cumhuriyet Başsavcılığının... Soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde taraflar arasında uzlaştırma sağlandığı yönünde bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Davalı vekili tarafından aksine bir delil de sunulmamıştır. Bu sebeple davalı vekilinin bu yöndeki istinafı yerinde görülmemiştir.
Davalı vekilinin faiz başlangıç tarihine ve faiz türüne yönelik yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99/1 maddeleri ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları'nın B-2 maddelerinde sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrüt gerçekleşeceği, dosya kapsamı incelendiğinde davadan önce ... tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı ve davalı tarafından davacının başvurusunun reddedildiği, davalının 8 iş günü sonrası olan ... tarihinde temerrüde düştüğü, ancak mahkemece davalı lehine olacak şekilde ... tarihinde tarihinden itibaren faize hükmedildiği, bu tarihin davalı lehine olduğu anlaşılmış olup Davalı vekilinin bu yöndeki istinafı haklı bulunmamıştır.
Diğer yandan; mahkemece yasal faize hükmedilmiş olup Davalı vekilinin bu yöndeki istinafı da haklı bulunmamıştır.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı ve davalı .... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacılar ve davalı .... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacılar vekilinin eski hale getirme talebinin REDDİNE,
3-Davacılar vekilinin yasal süresi geçtikten sonra yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 345, 352/1.c maddesi uyarınca süre yönünden REDDİNE,
4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 304,40-TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 8.694,70-TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 2.309,00-TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 6.385,70-TL harcın davalı ....'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
6-Davacılar ve davalı .... tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
8-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.30.06.2026
Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!