İzmir Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ticari kredi kefaletinden kaynaklanan itirazın iptali davasında zamanaşımı ve eş rızası itirazlarına ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Davacının, temlik yoluyla edindiği kredi alacağına karşılık kefil sıfatıyla sorumlu olduğunu iddia ettiği davalının, hakkında başlatılan icra takibine yaptığı itirazın iptali talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi, davalının eş rızası ve zamanaşımı itirazlarını reddederek, bilirkişi raporuyla tespit edilen belirli bir tutar için müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğuna ve takibin kefaletin geçerlilik süresi içinde başlatıldığına hükmederek, davalının itirazının kısmen iptaline ve takibin tespit edilen alacak miktarı üzerinden devamına karar vermiştir.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2023
NUMARASI : ████████ E. ████████ K.
DAVANIN KONUSU : 5464 S.K Uy. Tacirlere Verilen Kurumsal Banka ve K.Kartlarından Kaynaklanan(5411 S.K. 142/1 Hariç)
(İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 21.02.2022
KARAR TARİHİ : 29.06.2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 29.06.2026
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.11.2023 tarih ████████ E. ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye.... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, temlik eden .... A.Ş. ile dava dışı kredi borçlusu .... Şti arasında 14.06.2010 tarihli 50.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, dava dışı ...., .... ve davalı ....'in sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzaladıklarını, davalı-borçluların sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmemesi neticesinde 31.01.2013 tarihli ihtarname ile asıl alacak ve fer'ilerinin ödenmesinin ihtar olunduğunu, ancak davalıların ödeme yapmadıklarını, banka tarafından asıl borçlu .... Şti aleyhine İzmir 13. İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı dosyasında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine geçildiğini, rehinli aracın satışı sonrasında borcun tamamının karşılanmadığını, rehin açığı belgesi düzenlenerek dosya kaydının kapatıldığını, rehin açığı belgesine istinaden İzmir 23. İcra Dairesi ██████████ E. sayılı icra dosyası ile genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, gerek rehin takibinin konu olduğu icra dosyasında gerekse de rehin açığı belgesi ile başlatılan takipte yalnızca asıl borçlu şirketin borçlu sıfatına haiz olduğunu, bu nedenle kefillerin sorumluluğuna gidilemediğini, kefiller aleyhine İzmir 20. İcra Dairesi ██████████ E. sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, alacaklı banka ile müvekkili şirket arasında imzalanan 23.11.2016 tarihli noter devir sözleşmesi ile İzmir 13. İcra Müdürlüğü'nün █████████ E. sayılı dosyasının temlik alındığını iddia ederek, takibin asıl alacak tutarı olan 13.082,00 TL üzerinden ve takip tarihi itibari ile TCMB'nin %30,00 (değişen faiz oranları esas alınmak üzere) faiz oranı üzerinden devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, kefilin sorumluluğunun 5 yıllık süreyle sınırlı olduğunu, kefalete ilişkin sözleşmenin 2010 yılında imzalandığını, dava tarihi itibariyle alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin kefalet tarihinde evli olduğunu, müvekkilinin eşinin onayı alınmadığından kefaletin geçersiz olduğunu, müvekkilinin kefil olduğunu, ancak asıl borçludan tahsil edilemeyen alacak için müvekkiline başvurulabileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, İzmir 20. İcra Müdürlüğünün ██████████ E. sayılı dosyasında davacı tarafından davalı, dava dışı .... ve .... hakkında 13.082,00 TL asıl alacak (İstenen Faiz %30 Yıllık Diğer), 31.825,00 TL işlemiş faiz olmak üzere 44.907,00 TL toplam alacağın tahsilinin talep edildiği, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu; temlik eden banka ile dava dışı kredi borçlusu .... Şti arasında 14.06.2010 tarihli 50.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı ve asıl borçlu şirkete krediler kullandırıldığı, borcun ödenmemesi üzerine banka tarafından asıl borçlu şirket ile kefillere 31.01.2013 tarihinde ihtarname gönderildiği; alınan bilirkişi raporunda davalının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı kefalet sözleşmelerinden 25.01.2011 tarihinde imzalanan 14.911,06 TL tutarındaki sözleşmenin geçerlilik süresinin 25.01.2021 tarihinde dolduğu, davacı tarafından 24.12.2020 tarihinde İzmir 20. İcra Dairesinin ██████████ E. sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, dava konusu meblağın 01416-TT-00000000... nolu krediden kaynaklandığı, 13.082,00 TL asıl alacak ve 31.825,00 TL işlemiş faiz olmak üzere 44.907,00 TL talep edildiği, ancak kefalet sözleşmesinde davalının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile 14.911,06 TL'lik tutara kadar kefaletinin bulunduğu yönünde görüş bildirildiği, bilirkişi asıl ve ek raporunun hükme esas alınmaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, İzmir 20. İcra Müdürlüğü’nün ██████████ E. sayılı takip dosyasında davalı tarafından takibe yapılan itirazın iptali ile 14.911,06 TL alacak üzerinden takibin devamına, fazlaya dair talebin reddine, davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine, kefalet limitinin kanuni bağlayıcılığı ciheti ile davacı tarafından yapılan takibin haksız ve alacağın likit olduğu kabul edildiğinden redde esas hüküm altına alınan müddeabih 29.896,94 TL meblağ üzerinden hesaplanacak %20 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, temlik eden alacaklı banka ile dava dışı kredi borçlusu ..... Şti arasında 14.06.2010 tarihinde 50.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin dava dışı ...., ..... ve davalı ..... tarafından müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzalandığını, banka tarafından ... .. Şti aleyhinde İzmir 13. İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı icra dosyası ile rehin takibine geçildiğini, rehinli aracın satışı sonrasında borcun tamamı karşılanmadığından rehin açığı belgesi düzenlenerek dosyanın kapatıldığını, bu rehin açığı belgesine istinaden İzmir 23. İcra Dairesinin ██████████ E. sayılı dosyasında genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, gerek rehin takibinin konu olduğu icra dosyasında gerekse de rehin açığı belgesi ile başlatılan takipte kefillerin yer almadığını, bu nedenle müvekkili şirket tarafından kefiller aleyhine İzmir 20. İcra Dairesinin ██████████ E. sayılı dosyası ile borçlular aleyhinde yasal icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, eldeki davada reddedilen 29.846,94 TL'lik kısım, bu kısım üzerinden takdir edilen %20 kötü niyet tazminatı ve kabul edilen kısım yönüyle müvekkili lehine takdir edilmeyen inkar tazminatı yönüyle kararın hatalı olduğunu, icra takibine konu edilen asıl alacak rakamı hükme esas alınan bilirkişi raporuyla tespit edilmesine rağmen işlemiş faiz hesaplaması yapılmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte; işletilen faizin geçerli olmadığı kabul edilse dahi bilirkişi tarafından belirlenen faiz oranı üzerinden temerrüt tarihi itibarı ile faiz işletilmesi gerekirken bu yönde hiçbir hesaplama yapılmaksızın tespit edilen asıl alacak rakamı üzerinden hüküm tesis edilmesinin ve işlemiş faiz tutarının reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, kabul edilen kısım üzerinden likit olan haklı alacak tutarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin ve reddedilen kısım üzerinden müvekkili aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE :Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın davalı kefilden tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
6098 sayılı TBK'nun 589/1. maddesi gereğince kefil, kefalet limiti ve kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumludur. Kefil asıl borçlunun, asıl borcu ile temerrüt faizi borcundan kefalet limiti kadar sorumludur. Ancak kendi temerrüdü oluştu ise bu aşamadan sonra limit ile sınırlı olmaksızın kendi sorumluluğu başlar. Kefil, takipten önce temerrüde düşürülmemişse hesap kat tarihinden takip tarihine kadar işleyen akdi faizden limiti dahilinde sorumlu olur. Temerrüt için hesap kat ihtarının kefile tebliği şarttır. Asıl borçlu yönünden sözleşmede, belirlenen adrese tebligat çıkartılması ve tebliğ edilememesi halinde de temerrüdün gerçekleşeceğine ilişkin hüküm konulmuş olması halinde İİK. 68/b maddesi uyarınca asıl borçlu yönünden temerrüt oluşur ise de bu hükmün kefil yönünden uygulanması mümkün değildir. (Yargıtay 19. HD 07.12.2015 tarih ve █████████ E. - ██████████ K., █████/2019 tarih ve █████████ E. - ████████ K., 08.03.2016 tarih ve ██████████ E. - █████████ K., Yargıtay 11. HD 02.11.2020 tarih ve █████████ E. █████████ K. ,25.01.2021 tarih ve █████████ E. - ████████. K)
Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun bulunmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda aşağıdaki bendin kapsamı dışında bir hukuka aykırılık bulunmamakla, sair istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
Ne var ki, 2004 sayılı İİK 72/5 maddesinde borçlu lehine tazminata hükmolunabilmesi için takibin haksız ve kötüniyetli olması öngörülmüş olup somut uyuşmazlıkta, alacaklı bankanın takibinde haksız olmakla birlikte kötüniyetli de olduğunun dosya kapsamı ile ispat edilememiş olmasına göre, davacının kötüniyet tazminatının reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde varılan hukuki kabulde isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla, belirtilen hususlar yönünden istinaf başvurusu yerindedir. (Yargıtay 11. HD █████/2022 tarih ve ████████ E. █████████ K.)
Bu durumda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesi kararının sadece kötü niyet tazminatı yönünden kaldırılarak, istinafa gelenin sıfatına ve kaldırma sebep ve şekline göre davalı yararına hükmedilen vekalet ücreti yönünden ilk derece mahkemesi kararının aynen muhafazası yönünde yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22.11.2023 tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-İstinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile;
Davanın KISMEN KABULÜNE, İzmir 20. İcra Müdürlüğü’nün ██████████ Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından takibe yapılan itirazın iptali ile 14.911,06 TL alacak üzerinden takibin devamına, fazlaya dair talebin reddine,
Davalı tarafından yapılan itirazın haksız ve alacağın likit olduğu kabul edilemeyeceğinden icra-inkar tazminatı takdirine yer olmadığına,
Davacı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin, şartları oluşmadığından reddine,
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.018,57 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 md uyarınca, kabul edilen tutar yönünden 14.911,06 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini bir vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 md uyarınca, reddedilen tutar yönünden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini bir vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 35,50 TL e-tebligat masrafı, 600,00 TL bilirkişi ücreti, 73,00 TL tebligat ücreti, 66,00 TL posta ücreti ve 1,75 TL KEP masrafı toplamı 776,25 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 257,74 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan yargılama masrafı ve yatırılan delil avansı bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
HUAK 18/A maddesi gereğince Zorunlu Arabuluculuk kapsamında suçüstü ödeneğinden ödenen 1.560,00 TL Arabuluculuk giderinin 6831 sayılı yasa hükümlerine göre davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
Taraflarca yatırılan gider ve delil avanslarından arda kalan miktarların kararın kesinleşmesine müteakiben yatıran taraflara ayrı ayrı İADESİNE,
3-İstinaf yoluna başvuran davacının ödediği istinaf harcının istek halinde davacıya iadesine,
4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 1.169,40-TL başvurma harcı ve 40,00-TL tebligat gideri olmak üzere toplam 1.209,40-TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.29.06.2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!