İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin, kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan itirazın iptali davasında davalının esnaf sıfatı uyarınca görevli olup olmadığına ilişkin değerlendirmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir elektrik perakende satış şirketinin, müvekkilinin ticari abone olduğunu iddia ettiği davalıya karşı, kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan borcun tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin davasını ele almaktadır; davalı aboneliği reddederken, işyeri devri, derdestlik, birden fazla takip ve zamanaşımı gibi savunmalar ileri sürmüş olup, mahkeme ise yargılamanın başında davalının tacir veya esnaf sıfatını araştırarak uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu kapsamında ticari dava olup olmadığını ve bu bağlamda kendi görevini belirlemeye odaklanmıştır.

T.C.

İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████ Karar
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : █████/2018
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ...'a bağlı olarak hizmet veren elektrik enerjisinin parekende satışından sorumlu olduğunu, müvekkili ile davalı arasında... tarihli ... tesisat numaralı "alçak gerilim elektrik enerjisi satışanı ilişkin parekende satış sözleşmesi" düzenlendiğini ve sözleşme kapsamında davalının müvekkili şirketin elektrik abonesi olduğunu, davalının "..." adresinde "..." dönemlerinde usulüne aykırı olarak kaçak elektrik kullandığını, müvekkili şirket tarafından kaçak elektrik tahakkuk borcunun tahsili amacıyla ... tarihinde ... 6. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu ,davalı yana kaçak elektrik kullanma eylemi müvekkili şirket tarafından hem kaçak elektrik tespit tutanaklarının hem de kaçak elektrik tahakkukları ile belgelendirilmiş olduğunu ve davalı tarafa bu tutanakların tebliğ edildiği, borcun ödenmesi için süre verildiği,davalının aboneliğinin "ticarethane" aboneliği olduğunu ve vergi levhasında ... vergi sicil numarasıyla restaurant işletmekte olduğunu itirazın iptaline karar verilerek takibin durdurulmasına, 6183 sayılı Yasa gereği değişecek oranlar üzerinden hesaplama yapılmak üzere asıl alacağa gecikme faizi (yıllık %24,00) uygulanmasını ve işleyecek gecikme faizine %18 KDV oranı uygulanarak alacağın tahsiline, %20'den aşağı olamamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin elektrik aboneliği bulunmadığını, işyeri devri bulunduğu için iddia edilen kaçak elektrik kullanımından dolayı doğan borçtan müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını bildirerek husumet itirazları bulunduğunu, dava konusu icra takibine dayanak aynı alacak için davacı tarafından .... 18. Asliye Ticaret Mahkemesinde halen derdest olan davalarının bulunduğunu ve derdestlik nedeniyle eldeki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu borç için davacının ... 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası haricinde .. 13. İcra Müdürlüğünün ...Esas ve yine ... 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, sayaç dışı kullanımın söz konusu olmadığını, davacının müvekkili hakkında açmış olduğu şikayetlerin hepsinden beraat ettiğini, müvekkilinin dava konusu işyerini █████/2007 tarihinde dava dışı ...'e devrettiğini, aboneliği kendi üzerine almak isteyen ...'e davacı tarafça işyerinin iki önceki abonesinin borcunu ödemesi şartıyla abonelik devri yapacaklarını bildirmesi üzerine abonelik devrinin yapılmadığını, faturaların 10 yılı aşmış olduklarını , zamanaşımı itirazları bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizden verilen ...E. ... Karar sayılı █████/2019 tarihli karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin ...Esas, ...Karar Sayılı █████/2026 tarihli ilamı ile kaldırılmış olup, dosya resen ele alınarak esas defterinin ... Esas sırasına kaydı yapılarak açık yargılamaya devam olunmuştur.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde
Dava, kaçak tahakkuk bedelinin tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Usul kanunumuz gereğince açılan davalarda öncelikli işlem mahkemenin yargılamada görevli olmasıdır. Gerçek kişiler tarafından açılan davalarda; takibin ya da davanın açıldığı tarihte ilgili yıllarda bağlı olduğu vergi dairesinden, hangi esasa göre defter tuttuğu, ikinci sınıf tacir (esnaf) olup olmadığı, eğer ikinci sınıf tacir (esnaf) ise ve işletme defteri tutuyor ise; VUK'un 177/2 fıkrasında düzenlenen hadlere göre, faaliyetinin esnaf faaliyeti sınırını aşıp aşmadığına yönelik bir araştırma yapılması gerektiği bilinmektedir (İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesinin █████/2023 Tarih,..Esas ve... Karar sayılı kararı).
... Ticaret Sicil Müdürlüğünün █████/2026 tarihli yazısında davalı ...'ın gerçek kişi ticari işletme kaydı olmadığı bildirilmiştir.
Gelir İdaresi Başkanlığı █████/2026 tarihli yazısında; davalının işletme hesabına göre defter tuttuğu bildirilmiştir.
... Birliği cevabi yazısında, davalının esnaf kaydının olduğu görülmüştür.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4.maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı kanunun 5.maddesinin 2. fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4.maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
Bir hukuki işlemin veya fiilin TTK'nun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukuki işlemin veya fiilin olması gerekir.
Somut olayda, davalının işletme hesabı defteri tuttuğu ve gelirinin VUK 177.maddesindeki sınırın altında kaldığından ve esnaf kaydı olduğundan tacir olmadığı anlaşılmış, görev hususunun mahkemece resen her aşamada değerlendirilebileceği, davanın niteliği itibari ile 6102 Sayılı Kanunun 4-5.md kapsamında kalmadığı bu haliyle 6100 Sayılı Kanunun 2.maddesinde yer alan ''Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir.'' hükmü gereğince davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğundan davanın görev nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin görevsizliğine, görevsizlik nedeniyle davanın usulden REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK' nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik ve yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretlerinin o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!