Yargıtay 8. Ceza Dairesinin uyuşturucu madde ticareti suçunda mahkumiyet hükmüne yönelik istinafın reddi kararını temyizen onaması.
Özet: Yargıtay, uyuşturucu madde ticareti suçundan 15 yıl hapis ve adli para cezasıyla cezalandırılan sanığın istinaf başvurusunun reddedilmesi üzerine yaptığı temyiz talebini, yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun yürütüldüğünü, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin toplanan delillerle sabit olduğunu, takdiri indirim ve etkin pişmanlık şartlarının oluşmadığını, akıl hastalığına yönelik iddianın değerlendirilmesini gerektiren bir durumun bulunmadığını belirterek, sanık ve müdafiinin tüm temyiz itirazlarını esastan reddedip hükmün onanmasına karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapmaHÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk Derece Mahkemesi KararıKocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.06.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 19.12.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz sebepleriSanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleriTakdiri indirim hükmünün uygulanması gerektiğine, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanma olanağının kısıtlandığına, delillerin usulsüz ele geçirildiğine, eksik araştırma ile karar verildiğine, 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca rapor aldırılması gerektiğine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; sanık ile kullanıcı .. arasında geçen telefon görüşmeleri üzerine yapılan fiziki takipte, sanığın kullanıcının aracına binip kısa bir süre sonra indiği, akabinde kullanıcıdan uyuşturucu madde ele geçirildiği, kolluk görevlilerini gören sanığın ise içinde uyuşturucu madde bulunan poşeti yere attığı, sanığın ikametinde yapılan aramada da uyuşturucu maddelerin bulunduğu şeklindeki iddiaya ilişkin olarak;Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, tape kayıtları, olay ve arama tutanakları içeriği, tanıkların beyanları, sanık savunması, telefon inceleme tutanağı, uyuşturucu maddelerin ele geçiriliş şekli, kriminal rapor ile dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulmasının ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı; sanık ve müdafiinin aşamalarda 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca akıl hastalığına ilişkin herhangi bir iddiada bulunmamaları, mahkemenin bu hususta harici gözleminin olmaması, sanığın güncel adli sicil kaydında kesinleşmiş birçok mahkûmiyet hükmünün bulunması, temyiz aşamasında sunduğu askerliğe elverişsizlik raporu içerisinde, disosyal kişilik bozukluğundan bahsedilmekle birlikte, 5237 sayılı TCK'nin 32. maddesi kapsamında akıl hastalığının varlığına ilişkin bir tespitin yapılmamış olması karşısında bu hususun değerlendirilmesinin gerekmediği, araştırılacak başka bir hususun bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 19.12.2024 tarih, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararında, sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2026 tarihinde karar verildi.