Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazası sonucu oluşan araç hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli tazminat taleplerine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesini yapıyor.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının aracıyla karıştığı trafik kazası sonucu oluşan maddi hasar, araç değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli talepleriyle açılan bir davayı incelemektedir. Davacı, kaza tutanağına göre davalı aracın tam kusurlu olduğunu iddia ederek sigorta şirketinin yetersiz teklifini reddetmiş; davalı sigorta şirketi davanın türüne ve yetkiye itiraz ederken, davalı sürücü kusurun kontrolsüz kavşak ve görünmeyen dur levhasından kaynaklandığını, sorumluluğun belediyeye ait olduğunu savunmuştur. İlk derece mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak davacıya 10.000 TL araç değer kaybı ve 36.333,88 TL hasar bedelinin, davalı sigorta şirketi ile davalı sürücüden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermiştir.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:█████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:█████/2023
DAVA:Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
GEREKÇE TARİHİ:█████/2026
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının █████/2021 tarihinde ... plakalı aracıyla ... Mahallesi ... sokakta seyir halindeyken ... sokaktan gelen sürücüsü ... olan ... plakalı aracın davacının aracının sağ yan tarafından çarpmasıyla davacının aracının savrularak duran ... plakalı araca çarptığını, bu şekilde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza sonrasında tutulan kaza tespit tutanağına göre davacının kusurunun bulunmadığını, davalı tarafın tam kusurlu olduğunu, ... poliçe numarası ile davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı aracın sebebiyet verdiği zararların tazmini amacıyla davacı tarafından sigorta şirketine başvurulduğunu ve sigorta şirketinde ... numaralı dosyada inceleme başlatıldığını, sigorta şirketi tarafından mutabakat metni gönderilerek teklifte bulunulduğunu ancak teklifin davacının zararını karşılamaması nedeniyle teklifin davacı tarafından kabul edilmediğini, kaza sonrası davacının aracının █████/2021 tarihinden bu yana kullanamadığını, davalının kusuruyla gerçekleşen bu kaza davacının aracında ciddi anlamda hasara ve değer kaybına yol açtığını ve aracını kullanmaktan dolayı mahrum kalmasına neden olduğunu, mahrum kaldığı dönemde davacının araç kiralamak zorunda kaldığını, kaza sebebiyle araç hasar bedeli, araç değer kaybı nedeniyle davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, bu nedenlerle davanın kabulü ile █████/2021 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL araç hasar bedeli, 100,00 TL araç değer kaybının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 100,00 TL araç mahrumiyet bedelinin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ... tarafından tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı sigorta şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının mümkün olmayacağını, yetki itirazında bulunduklarını, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafın delilleri taraflarına tebliğ etmediklerini, davaya konu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı şirket nezdinde ... numaralı trafik sigortası poliçesi ile █████/2021 - █████/2022 tarihleri arasında sigortalı bulunduğunu, davalı şirketin sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'in cevap dilekçesinde özetle; davaya konu gerçekleşen kazanın kontrolsüz kavşakta meydana geldiğini, geldikleri yönde bulunan dur levhası daha önceden başka bir aracın çarpması neticesinde görünemez bir duruma geldiğini, bunun sorumluluğunun şehir için trafik işaretlerini kontrol etmeye yetkili olan belediyeye ait olduğunu, aracının trafik sigortası ile kaskosunun bulunduğunu, davada diğer davalı trafik sigortasını yapan ... A.Ş. Olduğunu, kusurunun bulunması durumunda dahi ons yükletilebilecek bir tazminatı da şirketin ödemek zorundu kaldığını, araç mahrumiyet bedelinin kısmi olarak belirsiz alacak şeklinde açılmasının mümkün olmadığını, davacı tarafa mahrumiyet bedeli olarak 3.000,00 TL ödemeye hazır olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;'' sigorta eksperi bilirkişi tarafından düzenlenen rapor yerleşik içtihatlara uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülmüş ve bu bilirkişi raporuna göre hesaplanan 10.000,00 TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketinden ve davalı ... kazaya karışan kusurlu aracın hem maliki hem de sürücüsü olduğundan her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermek gerekmiştir. Hasar bedeli yönünden açılan davada ise alınan bilirkişi raporu ile davacının talep edebileceği hasar bedelinin 36.333,88 TL olduğu tespit edilmekle sigorta tarafından ödenmeyen bu zararın da davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Araç mahrumiyetine ilişkin zararın belirlenmesinde; hasara uğrayan aracın markası, özellikleri ve model yılı ile aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği dikkate alınarak objektif olarak hasara uğrayan aracın onarımı için gerekli süre ve emsal aracın ikamesinin kullanımı için ödenecek ücret ile bu aracın kullanılamadığı süre içerisinde elde edilen yararlar dikkate alınarak sözkonusu zararın kapsamı belirlenmesi gerekmektedir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunun Yargıtay ve BAM emsal kararlarına uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varılmış, hasarın giderilmesi için gereken makul onarım süresinin 15 gün olduğu ve bu süre boyunca davacının aracını kullanamayacağından kaynaklı mahrumiyet bedelinin kaza tarihi itibariyle 2.250,00TL olduğu anlaşılmakla araç mahrumiyet tazminatının davalı araç maliki ve sürücüsü ...'ten alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.2918 sayılı KTK'nin 109/1. maddesi uyarınca, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar göreninin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Davalı araç maliki ... kazaya karışan kusurlu aracın hem maliki hem de sürücüsü olduğundan 2918 sayılı KTK hükümleri uyarınca işleten sıfatıyla ve TBK 49. Maddesinde düzenlenen haksız fiil hükümleri uyarınca davacının aracında kaza nedeniyle meydana gelen tüm zararlardan sorumludur. Haksız fiilden doğan tazminat alacaklarında kural olarak faiz başlangıcı olay tarihidir. Zarar gören, tazminat alacağına zararın doğduğu an hak kazanır. Haksız fiillerde olayın vuku tarihinde alacağın muaccel olduğu ve dolayısıyla borçlunun temerrüde düştüğü kabul edilmekte haksız fiil failinin temerrüdü için ayrıca alacağı istemeye yönelik ihtar keşide edilmesine gerek bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı ... kaza tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle zarardan sorumludur. Trafik sigortasında davalı sigorta şirketinin, 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde tazminatı ödemesi gerektiği, bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9. gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü, eğer ödeme yapmış ise, bakiye miktar yönünden ödeme tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerektiği, (Nitekim Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ██████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamları) kabul edildiğinden, davalı sigorta şirketinin davadan önce ödeme yapmadığı, █████/2021 tarihinde başvurunun yapıldığı anlaşıldığından, temerrüde düştüğü █████/2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile: ''Davanın kabulü ile 10.000,00TL değer kaybı bedelinin, 36.333,88 TL hasar onarım bedelinin davalı sigorta şirketinden poliçe limitiyle sınırlı olarak (43.000,00 TL) temerrüt tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, davalı ...'ten ise kaza tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,2-2.250,00 TL araç mahrumiyet bedelinin davalı ...'ten kaza tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasalfaiziyle alınarak davacıya verilmesine,
,'' karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davalı ... Anonim Şirketi vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davalı ... Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin, davacının hususi aracına ilişkin kasko sigorta davasında tüketici mahkemesi görevli olmasına rağmen asliye ticaret mahkemesi olarak görevlendiğini, kusur oranını yanlış tespit ettiğini, bilirkişi raporunda araç piyasa değeri ve değer kaybını fahiş hesapladığını, parça ve işçilik iskontosu uygulamadığını ve KDV'yi yanlış şekilde hüküm konusu yaptığını, bu nedenle usul ve yasaya aykırı olarak davanın kabulüne karar verdiğini, davacının temel iddiasının ise gerçek zararın tazminine ilişkin olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, dosya kapsamında kaza tespit tutanağında kusur durumunda çelişki bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yasaya uygun olduğu, sigorta şirketinin KDV dahil sorumlu olduğu, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacının istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... Anonim Şirketi vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 3.318,76 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 830,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.488,76 TL istinaf karar harcının davalı ... Anonim Şirketi taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davalı ... Anonim Şirketi'nin istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak karar verildi. █████/2026
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!