Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, ticari hisse satışından kaynaklanan itirazın iptali davasında; alacaklı iddialarına karşılık dolandırıcılık ve maşa olarak kullanılma savunmalarının incelendiği gerekçeli karar.
Özet: Davacı, davalının haksız itirazını iptal ettirmek ve ticari hisse satışından kaynaklanan 653.029,50 TL alacağını tahsil etmek amacıyla itirazın iptali davası açmıştır; davacı, 8.500 adet hissenin bedelinin ödenmediğini ve alacağın likit olduğunu belirtirken, davalı ise borcun olmadığını, davacının Telegram üzerinden yasa dışı borsa yatırım sistemi kurduğunu, kendisinden aldığı paraları işletmek yerine, şema deşifre olunca bu tutarı davalının diğer mağdurlara dağıtması için gönderdiğini savunarak, davacının kötü niyetli sebepsiz zenginleşme amacı güttüğünü ve gerçekte bir hisse satışı olmadığını iddia etmektedir.

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARARESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████HAKİM : ... ...KATİP : ... ...DAVACI : ... - ... ...VEKİLİ : Av. ... ...DAVALI : ... - ... ...VEKİLİ : Av. ... - ...DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14.02.2024 takip tarihli, ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalı borçlu tarafından haksız şekilde itirazda bulunulduğunu, davaya konu icra takibinin dayanağının müvekkiline ait Merkezi Kayıt İstanbul / Kurum İçi Gerçekleşen Kıymet Transferleri kapsamında 09.03.2023 valör tarihli ... nolu hesaptan ... Talimat kodu ile ... (Gönderen üye) olarak 8.500 adet toplam 653.029,50-TL tutarında hisse satışının gerçekleştiğini, davalı borçlunun bu satış için müvekkiline bedel ödemediğini, icra takibinin işbu bedelin tahsili istemi ile başlatılmış olup, davalı borçlunun itirazında haksız olduğunu, alacağın likit para alacağı olup miktarının tartışmasız olduğunu, bu nedenle de davalı borçlunun alacağın %20 tutarında icra inkâr tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini ileri sürerek, davalı tarafından ödeme emrine yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, haksız itirazı nedeniyle %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkili aleyhine .... Esas sayılı dosyası ile 653.029,50 TL asıl alacak talepli icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin bu tutarlarda borcunun olmadığından icra takibine itiraz etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, ardından yapılan arabuluculuk görüşmelerinde de uzlaşılamamış olup sonuç olarak işbu davanın ikame edildiğini, davacı tarafından iddia edildiği gibi 8.500 adet hisse satışı gerçekleştirilmediğini, ...'in insanlara telegram üzerinden borsa ile ilgili yatırım fikirleri veren, insanlardan aldığı paraları borsada işleten ve birçok kişiye ciddi kazanç sağlatabileceğini belirten bir kişi olduğunu, zaten müvekkilinin de kendisiyle bu grupta tanıştığını, gruptaki diğer insanlar gibi hem kendi adına hem de babası adına 25.000 TL'den toplam 50.000 TL'yi davacının hesabına aktardığını, hesaba aktarım yaparken de davacı açıklama kısmına özellikle "elden alınan borcun iadesidir" şeklinde yazılmasını talep ettiğini, davacının hesapları kontrol edildiğinde gruptaki birçok kişinin aynı tarihlerde ve hep aynı miktarda, aynı açıklama ile işlem yaptığının açıkça görüleceğini, davacının bu paraları topladıktan sonra insanların parasını borsada işletmeye başladığını ve yaptığı eylemin hukuken suç olduğunu anladığı sırada da bu kişilerden bazılarına para iadesini gerçekleştirdiğini, davalının yaşının genç ve iyi niyetini kullanmasını kolay olmasından dolayı davalıya, insanların kendisine borsada işletmesi için verdiği paraları iade ettiğini, ancak yaşı gereği bu paraları iade ederken başına bir iş gelmesinden korktuğunu ve bu şekilde ölür ise insanların parasının üzerinde kalmaması için davalıyı maşa olarak kullandığını, bu insanların parasını davalının dağıtması için 09.03.2023 tarihinde davalıya Merkez Kayıt İstanbul Kurum İçi Gerçekleşen Transfer ile 653.029,50TL'yi hisse satışı şeklinde gönderdiğini, yapılmak istenenden bihaber olan davalı ise, davacının kendisine gönderdiği paradan yapılan yatırıma karşılık ödenmesi gereken bedel ne ise bu kişilere davacı ... adına paralarını göndermeye başladığını, kaldı ki ödeme yapılması gereken kişiler arasında davalı ile babasının da parası olduğunu ve bu bağlamda davalının da diğer insanlar gibi mağdur edildiğini, davalı, davacının isteği ile bu kişilere paraları dağıtır iken, davacı nedeni anlaşılmayacak bir şekilde davalıya icra takibi başlattığını ve işbu dava konusu ödeme emrini davalıya gönderdiğini, davalı da bu duruma anlam veremez iken, davalının talimatı ile yaptığı ödemeleri durdurduğunu, kendisi gibi mağdur olan diğer insanlara davacının yaptığı olayı anlattığını ve diğer insanların da konuya vakıf olması ile ...'in işbu davaya konu icra takibine itiraz ederek, davacıdan şikayetçi olduğunu, davacının müvekkilinden alacağının olmadığını, davacının kötü niyetli olarak sebepsiz zenginleşmeyi amaçladığının çok açık olduğunu, savunarak, davacı tarafından ikame edilen ve müvekkilinden alacağı ispat edilemeyen davanın esastan reddine ve davacının kötü niyetli olduğunun kabulü ile %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, hisse senedi bedelinin faiziyle birlikte tahsili amacıyla davalı hakkında başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce yapılan yargılama sırasında uyuşmazlığın çözümü için gerekli tüm delillerin toplanmasına ve tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, verilen ara karar uyarınca dosyanın tevdi edildiği bilirkişiler... ve ... tarafından eksik bilgi ve belgeler tamamlanması sonucu düzenlenen 02.04.2025 tarihli raporun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, düzenlenen raporun gerekçeli ve denetime elverişli olup, hükme esas almaya uygun olduğu takdir olunmakla ve dosya kapsamına sunulanların dışında toplanması gereken başkaca bir delil ve araştırılacak başkaca bir hususun da kalmadığı anlaşılmakla, tahkikata son verilmiştir.Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, takip dosyasına, bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen rapora ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu taraflar arasındaki hisse senedi bedelinin tahsiline ilişkin uyuşmazlıkla ilgili olarak dava öncesinde yapılan Arabuluculuk görüşmelerinin Anlaşamama ile sonuçlandığı, davaya konu icra takip dosyası incelendiğinde; ... adına vekili tarafından 15.02.2024 tarihinde ... Esas sayılı dosyasından ... hakkında 653.029,50 TL Hisse Senedi Bedeli (istenen yıllık adi kanuni faiz), 54.691,22 TL İşlemiş Faiz ( 09.03.2023-14.02.2024 arası 335 gün, %9 faiz) olmak üzere Toplam; 707.720,72 TL tutarındaki alacağın tahsili amacıyla icra takibinin başlatıldığı, takip borçlusu ... adına vekili tarafından verilen 23.02.2024 tarihli dilekçe ile, alacaklı tarafa herhangi bir borcun bulunmadığı, takibe tüm yönleri ile itiraz edildiği belirtilerek, icra takibinin durdurulmasının talep edildiği, yapılan itiraz sonucu takibin durduğu görülmekle, işbu davada davacı, 09.03.2023 tarihinde hesabından davalının hesabına aktardığı 8.500 lot hisse senedinin satışı karşılığında kendisine bedel ödenmediği iddiasıyla başlatmış olduğu icra takibine itiraz üzerine işbu itirazın iptali davasını açtığı, davalı taraf ise cevap dilekçesi ile, davacının iddialarını reddederek davacı ...'in insanlardan topladığı paraları borsada işletmeye başladığını, ancak bunun suç olduğunu anladığı sırada bazılarının parasını iade ettiğini, ancak davalıyı da maşa olarak kullanarak 653.029,50 TL'yi hisse satış şeklinde gönderdiğini, davalının da (kişilerin ) yaptıkları yatırıma karşılık ödenmesi gereken bedel ne ise davacı adına göndermeye başladığını, ancak davalının bu paraları davacının isteği üzerine dağıtırken nedeni anlaşılamayacak bir şekilde icra takibi başlattığını savunarak davanın reddini istediği, yargılama sırasında bilirkişi kurulundan alınan raporda, 09.03.2023 tarihinde davacının ....'deki (... numaralı) hesabına KARTN (Kartonsan) hissesinin virman yapıldığı, bu konuda taraflar arasında bir ihtilafın bulunmadığı, ihtilafın davacı yanın, tasarrufu altındaki hisse senetlerini devrettiği davalı ...'in satış bedelini kendisine göndermediği iddiasına karşılık davalının davacının hisse satışı şeklinde (8.500 lot) kendisine gönderdiği paraları davacının istediği şekilde başka şahıslara dağıtırken nedeni anlaşılamayacak bir şekilde icra takibini başlattığına yönelik savunmasından kaynaklandığı, davalının savunmasının dayanağı olan hisse senetlerinin satış bedelinin kime ne miktar dağıtılacağına ilişkin herhangi bir belge ve bilgi bulunmadığı, taraflar arasındaki ihtilafta dosyaya sunulan sosyal medya mesajları irdelendiğinde ise; sosyal medyada oluşturulmuş olan gruba dahil olan üyelere, hisseleri borsada işlem gören şirketlerin hisse analizlerinin yapıldığı iddia edilen yazılımların ücret karşılığı pazarlamasının yapıldığı, çok sayıda üyeye satılan yazılımın daha sonra yine bedel ödenmek suretiyle yenilendiği, davalı ...'in ''....'' adı ile Temmuz 2021 ayında borsa grubuna katıldığı, davalı adına EFT'ler yapıldığı, ...'in sosyal medya mesajında, bu sayfada paylaşılanların yatırım tavsiyesi ve al-sat-tut tavsiyesi olmadığı şeklinde iletisinin olduğu, mesajların incelenmesinden grup üyelerine kaç TL karşılığında nasıl bir yazılım hizmeti verildiği, bu hizmet nedeniyle üyelerin yararının ne olduğu hususlarının mesajlardan net olarak anlaşılamadığı, bunun yanında davacının el yazılı beyanında; kendisine borsa ile ilgili yazılım satıldığı, ancak bu yazılım/ program üzerinden hisse senedi alım satım işlemi yapılmadığı, sadece borsadaki hisselerin alım satım yoğunluğunu gösterdiği, icra takibine konu ettiği hisse senetlerinin ise bu (yazılıma) programa dahil olmadığı, kendisine ait Ziraat Bankasındaki Borsa hesabından yapıldığı şeklinde açıklamalarının da taraflar arasındaki akdi ilişkiyi yeterli derecede açıklamaya yeterli olmadığının görüldüğü, diğer taraftan davacının Savcılık şikayet dilekçesinde "Yazılım için toplam 200.000,00 TL para verdim. En son dedi ki elinde olan hisseleri bize gönder, ben işletip kazandırayım iki ay içinde yazılıma verdiğin para çıkar, kar edersin, paranı karıyla birlikte gönderirim dedi. 09.03.2023 tarihinde hesabımda olan parayı ... borsa hesabına (653.029,50 TL) gönderdim'' şeklinde beyanı olduğu, Sosyal Medya yazışmalarından davalı tarafça başka şahsılarla birlikte, borsada işlem gören hisse senetlerinin alım satım analizleri içeren bilgisayar yazılımı pazarlaması yapıldığı, bu organizasyona davacının da yazılım satın alan kişilerden birisi olarak dahil olduğu, davacı ...'in .... yatırım hesabından, davalının yatırım hesabına 09.03.2023 tarihinde 8.500 adet Kartonsan hissesinin virmanının yapıldığı, virman edilen hisse senetlerinin karşılığı olan 653.029,50 TL'nin kendisine ödenmediğine ilişkin davacı iddiasına karşılık davalının hesabına gönderilen hisse senetlerinin bedellerinin başkalarının hesaplarına aktarılacağının aralarında kararlaştırıldığına ilişkin savunmaya dair açık bir bilgiye rastlanmadığı hususlarının tespit edilmiş olması karşısında, davacının hesabından 09.03.2023 tarihinde davalı ...'in hesabına KARTN (Kartonsan) hissesinin virman yapıldığı, ancak davalı tarafça yapılan bu virman karşılığı hisse bedelinin davacıya ödenmediği, davalı tarafından ileri sürülen savunmanın ise yazılı bir delil ile kanıtlanamadığı, bu durumda davacının davalı hesabına gönderilen hisse senetlerinden dolayı takip tarihi itibariyle 653.029,50 TL anapara ve 54.691,22 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 707.720,72 TL tutarında alacaklı olup, davalı tarafından likit bir alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın haksız olduğu anlaşılmakla, davacının itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkâr tazminatına ilişkin işbu davasının kabulüne karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KABULÜ İLE, davalının ... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın 653.029,50-TL Asıl Alacak ile 54.691,22-TL İşlemiş Faiz olmak üzere Toplam; 707.720,72-TL üzerinden İPTALİ ile, takibin söz konusu tutarlar üzerinden ve takip talebindeki koşullarla DEVAMINA,2-Takip konusu alacağın hisse senedi bedeline ilişkin olması nedeniyle, likit bir alacak niteliğinde olmakla, davacının icra inkâr tazminatına ilişkin feri nitelikteki isteminin de kabulü ile hüküm altına alınan toplam alacak tutarı olan 707.720,72-TL'nin %20'si olan 141.544,14-TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 3-Hüküm altına alınan 707.720,72-TL üzerinden hesaplanan 48.344,40-TL harçtan, davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 12.086,09-TL harcın mahsubu sonucu kalan 36.258,31-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvuru harcı, 12.086,09-TL peşin harç, 60,80-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 12.574,49-TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,5-Davacı tarafça tüm yargılama sürecinde yargılama gideri olarak yapılan bilirkişi ücreti karşılığı 10.000,00-TL, tebligat posta giderleri karşılığı 194,00-TL ve 25,00-TL dosya kapak masrafı olmak üzere toplam 10.219,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,6-Davacı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden, AAÜT hükümleri uyarınca hüküm altına alınan dava değeri de göz önüne alınarak belirlenen 110.158,11-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (13). Maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca .... bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.