Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen Yangın Sigortası Tazminat Davasında Fabrika Yangını Sonrası Teminat Kapsamı, Enflasyon Klozu ve Gerçek Zarar Tespiti Uyuşmazlığı.
Özet: Davacı fabrika sahibi, sigorta şirketinin, fabrikasının stok alanındaki kapalı bir konteynerde meydana gelen yangın hasarını, poliçedeki açık alanda bulunan muhteviyat teminat dışıdır maddesini gerekçe göstererek ödemeyi reddetmesi üzerine dava açmış; davacı, yangının kapalı alanda gerçekleştiğini, eksper raporunun yetersiz ve hatalı olduğunu, poliçedeki enflasyon klozunun uygulanmadığını, gerçek zararının KDV ve doğru muafiyet hesaplamalarıyla karşılanmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000 TL maddi tazminatın temerrüt faiziyle tahsilini talep etmiştir.

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİT.CANKARAASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİK A R A RESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████...DAVA : Sigorta (Yangın Sigortası Kaynaklı)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Yangın Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maliki olduğu " ...." adreslerinde bulunan fabrikanın 11.04.2023 - 11.04.2024 tarihleri arasında ... numaralı ....Tarafından sigortalandığını, sigortalı fabrikanın; yaklaşık 15.000m 2 alanda 7000m2 kapalı alan 8.000m2 açık alana sahip bir üretim tesisi olduğunu, bahsi geçen riziko adresinde 17.10.2023 günü 20:50 sularında cihaz stok alanında bulunan Sıcaklık ve Nem odasında patlama meydana geldiğini, öngörülmesi mümkün olmayan ani ve beklenmedik konunun hadise sonrası yalnızca yangının çıkış nedenine ilişkin ....İş sayılı dosyasından tespit yaptırıldığını, konu yangının gece vakti gerçekleştiğini kabin içerisinde başlayan yangın ve patlamanın kendiliğinden söndüğünü ancak içerisinde yer alan malzemenin kullanılmaz hale getirildiğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından gecikmeksizin her türlü önlem alınarak sigorta şirketine rizikonun gerçekleştiği ihbarı yapıldığını ve zararlarının karşılanması için talepte bulunulduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından söz konusu alanın açıkta olması neden gösterilerek başvurularının reddedildiğini, müvekkili tarafından yine de arabuluculuk süreci başlatılmış olup arabuluculuk süreci sonunda da anlaşmama ile dosyanın kapatıldığını, eksper raporunun sigorta şirketi tarafından hazırlandığını, riziko konusu yangının açık alanda gerçekleştiği değerlendirmesinin hatalı olduğunu, davalı yana yapılan başvurularının; " 'Açık Alanda Bulunan Muhteviyat: Poliçe üzerinde ayrıca belirtilmemişse, açık alanda bulunan muhteviyat teminat haricidir.' maddesi gereği, teminat dışı bırakılmıştır. Söz konusu değerlendirmeler neticesinde işbu poliçe teminatı kapsamında tarafınıza herhangi bir tazminat ödenmeyeceği" gerekçesiyle olumsuz sonuçlandığını, her ne kadar davalının cevap yazısında ve ekspertiz raporunda söz konusu hasarın açık alanda gerçekleştiği bu nedenle de poliçe kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtilmişse de; Kahramankazan ... Mahkemesinin D.İş kararı, eksper raporunda yer alan fotoğraf ve tespitler ile gerekirse mahkemece yapılacak keşif ile sabit olacağı üzere;Sıcaklık ve Nem kabinin konteyner (sandviç panel) diye tabir ettileri yapı malzemesi ile inşa edildiği, fabrika stok alanında (faaliyet alanında) 4 tarafı kapalı soğuk hava deposu şeklindeki konteyner içerisinde olduğu hususunun açık olduğunu, anılan alanın poliçe kapsamında yer almakla beraber; söz konusu malzemenin de kapalı konteyner içerisinde olduğu hususunun gerek bilirkişi incelemesi ile gerekse de sunulan fotoğraflarla açıkça anlaşıldığını, sigorta poliçesinde sigortalı yerin ... adresi olarak belirtilmiş olup anılan sigortalı alanın depo alanını da kapsadığını, delil olarak dayandıkları Kobi Paket Sigorta Poliçelerinde Enflasyon Klozu düzenlenmiş olup buna göre sigorta bedelinin sigorta süresi içinde her gün için mutabık kalınan yıllık enflasyonun 1/365'i kadar artırılması gerektiğini, somut olayda, poliçe başlangıç tarihinin11.04.2023 tarihi olup hasar tarihi 17.10.2023 tarihi olmasına rağmen sigorta bedelinin hiçbir şekilde artırılmadığını, ekspertiz raporunda konu kloza göre herhangi bir artırım yapılmamış olup; bu yönüyle dahi eksik ödeme yapıldığını ve taraflarınca ilgili ekspertiz raporu hiçbir şekilde kabul edilmediğini, ekspertiz raporunda emtia hasarı bakımından, eksik inceleme ile hasar hesabı yapılmış olup müvekkilinin gerçek zararının karşılanmadığını, müvekkili şirketin, zayi olan mallar için yeniden alım yapmakla KDV yükümlülüğü altına girmiş olup ayrıca onarımı yapılan kıymetler için de hizmet alımı söz konusu olduğundan davalı tarafından hasar bedeli + KDV ödenmesi gerektiğini, davalı müvekkili şirketin muafiyet konusunda gerekli şekilde bilgilendirilmemiş olup ayrıca muafiyet hesabının da yanlış yapıldığını, sonuç olarak, davalı şirketin gerekçesiz ve eksik değerlendirme ile müvekkili şirketin gerçek zararını karşılamamış olduğundan yapılan ödemenin makbuz hükmünde olduğu kabul edilerek süresinde açılan davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin talep ve dava açma hakları saklı kalmak ve maddi zararın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere 50.000 TL maddi tazminatın (HMK 107. Madde gereğince belirsiz alacak davasındaki geçici talebimizdir.) temerrüt tarihinden itibaren ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, bu nedenle davaya bakmakla yetkili mahklemenin istanbul anadolu asliye ticaret mahkemesi olduğunu, davacı tarafın taraf ehliyeti olmadığını, bu nedenle huzurdaki uyuşmazlığın işin esasına girilmeksizin usulden reddi gerektiğini, sigortalının poliçe tanzim edilirken müvekkili şirketi eksik bilgilendirdiği ve araç üzerinde rehin kaydı bulunduğunun tespit edildiğini, TMK madde 879 uyarınca, muaccel olan sigorta tazminatının malike ancak bütün rehinli alacakların rızası ile ödenebilineceğini, zira rehinli alacaklının muvafakati olmadan başvurucunun taraf ehliyeti bulunduğundan söz edilemeyeceğini, poliçeden görüleceği üzere, araç üzerinde... Şubesi lehine rehin hakkı bulunduğunu, davalı tarafından delil olarak dosyaya sunulan tespit davasının hukuk muhakemeleri kanununa ve sigorta genel şartlarına uygun olmadığını, zira, müvekkili şirketçe tespit dosyası tespit yapılmadan önce veya sonra müvekkil şirkete tebliğ edilmediğini, bu sebeple delil olarak kabul edilmesinin mümkün olmayan bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, yapılan ekspertiz incelemesi sonuçlarına yer vermeden önce, eksperlik kurumunun hukuki niteliğine değinmekte fayda olacağını, davaya konu hasarın poliçe teminatı dışında olduğunu bu nedenle davanın müvekkili şirket yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın poliçenin müvekkiline teslim edilmediğine yönelik iddiaları haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminat hesaplamasında eksik sigorta hükümleri uygulanması gerektiğini, poliçede muafiyetin mevcut olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirket aleyhine tazminata hükmedilecek olması halinde poliçede özel şartlarında yer alan muafiyet kayıtlarının tazminat hesaplamasında göz önünde bulundurulması gerektiğini, müvekkil şirketin KDV tutarından sorumlu olmadığını, sigortalı firmanın KDV mükellefi bir firma olması ve şirketlerine yansıtma faturası ibraz etmesi gerekmekte olup, ancak fatura ibraz edilmesi halinde müvekkili şirketin KDV ödemesinden sorumluluğu doğacağını, davacı tarafın hukuka aykırı avans faizi talebinin reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile uygulanması gereken faiz türünün yasal faiz olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile faiz başlangıç tarihinin ihbar tarihinden itibaren 45 gün sonrası olabileceğini, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, kobi paket sigortası kapsamında rizikonun gerçekleşmesi nedeniyle hasar bedeli istemine ilişkindir.Mahkememizce aldırılan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda; 25.10.2023 tarihinde ... "nin de meydana gelen yangın mahallinde yapılan incelemede: yangının meydana gelmesinde herhangi bir kasıt unsuruna rastlanılmadığı, yangının tavanda sabit konumda olan ısıtıcıların bulunduğu alan çevresinde yoğunlaştığı, yangının tavanda bulunan ısıtıcıların elektrik aksamında meydana gelen kısa devre şase/ark veya aşırı akım sonucu meydana geldiği, meydana gelen yangının Açık alanda gerçekleşmiş olması sebebi, yerleşik ... Karar ve İçtihatları ile ... poliçe mumaralı poliçede Açık Alanda Bulunan Muhteviyat Özel Şartı başlıklı maddesinde “Poliçe üzerinde ayrıca belirtilmemişse, açık alanda bulunan muhteviyat teminat haricidir. Muhteviyatın dört tarafı kapalı alanda ve/veya sundurma, tente, çadır, branda, tel örgü veya örtü vb. altında veya içinde bulunması halleri açık alan kapsamında değerlendirilecek ve aksi poliçede yazılmadığı sürece teminat harici sayılacaktır.”şeklinde bulunan düzenleme kapsamında sigorta poliçesi kapsamında olamayabileceği, raporda yer verilen yasa ve yönetmelik maddeleri ile Yargıtay içtihatlarının hukuki yorum niteliğinde olmayıp olayın meydana gelmesine etkili olan hususlara ilişkin mevzuata aykırılıkların neler olduğunun gösterilmesi amacıyla kullanıldığını tespit edilmiştir.Taraflar arasında ... Poliçe Nolu Sigorta Poliçesinin Poliçe kapsamı maddesinde;“İşbu poliçe ile sigortalıya sağlanan sigorta teminatı, poliçe ve ürün kitapçığı/genel şart/özel şart/ klozlarında teminata dahil olduğu belirtilmiş olan hususlarla sınırlıdır. Teminata dahil olduğu açıkça öngörülmüş bulunan hallerin dışındaki hiçbir hal, teminat dışında kalan haller arasında ayrıca sayılmamış olmasa dahi kesinlikle sigorta koruması altında değildir.” aynı poliçenin 9. Sayfasında belirtilen Açık Alanda Bulunan Muhteviyat Özel Şartı başlıklı maddesinde;“Poliçe üzerinde ayrıca belirtilmemişse, açık alanda bulunan muhteviyat teminat haricidir. Muhteviyatın dört tarafı kapalı alanda ve/veya sundurma, tente, çadır, branda, tel örgü veya örtü vb. altında veya içinde bulunması halleri açık alan kapsamında değerlendirilecek ve aksi poliçede yazılmadığı sürece teminat harici sayılacaktır.” hükümleri mevcuttur.Dosya kapsamında yargılamaya konu yangının 17.10.2023 tarihinde fabrikanın kapalı alanının dışında yer alan davacı tarafın dilekçesinde de belirttiği üzere “Sıcaklık ve Nem Kabin Konteyner (Sandviç Panel)” de gerçekleştiği sabittir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 26. maddesinde sözleşme özgürlüğü başlığı altında bir sözleşmenin içeriğinin, sözleşmenin taraflarınca kanunda öngörülen sınırlar içerisinde özgürce belirlenebileceği düzenlemesi yer almaktadır .Poliçedeki özel şart değerlendirildiğinde poliçede hangi hususların teminat kapsamında olduğu tablo halinde ve açıklamalarla belirtilmiş, Kobi Paket Sigorta Poliçesinin 2-3 ve 4 .sayfasında açık alanda bulunan muhteviyatın poliçe üzerinde ayrıca belirtilmemişse teminat harici olduğu ayrıca ifade edilmiştir. Poliçe düzenlendiği sırada teminat kapsamının sigortalının talebi doğrultusunda ve belirlenecek prim karşılığında genişletilmesi mümkün olup, sigortalı tarafından açıkta bırakılan emtianın yada satışa hazırlama, tahmil/tahliye, elleçleme sürecinde açık alanda bulundurulan emtianın poliçeye dahil edilmesi talebinde bulunması halinde bu husus taraflarca müzakere edilecek olup, Sigortacılık Kanunu 11. maddesi, TTK'nun 1423. maddesi hükümleri de dikkate alındığında, davacının böyle bir talebi olmaması nedeniyle davacının aydınlatma yükümlüğüne aykırılık iddiası yerinde görülmemiştir.Yapılan yargılama sonucunda dosya kapsamındaki tüm delillere, alınan bilirkişi raporuna göre; hasara uğrayan ve tazmini istenen emtianın açık alanda bulunduğu, her ne kadar açık alanda bulunan malzeme kapalı konteynır içinde hasara uğramış ise de , poliçenin 9. Sayfasında belirtilen Muhteviyatın dört tarafı kapalı alanda veya içinde bulunması hallerinin de açık alan kapsamında değerlendirilecek olması ve açıkta bulunan muhteviyatta meydana gelen zararların teminat harici olduğu açık olarak düzenlendiğinden ve bilirkişi raporunda da ifade edildiği gibi açık alanda bulundurulan herhangi bir muhteviyata miktarı ve teminat limiti poliçede belirtilmek sureti ile sigorta güvencesi sağlanmadığından meydana gelen hasarın teminat kapsamında olmadığı bu itibarla davanın yerinde olmadığı anlaşıldığında davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;Davanın REDDİNE, Peşin alınan 853,88 TL harçtan alınması gerekli 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 238,48 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca ... bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde...yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025...¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.