Danıştay, kanuni temsilcinin kamu alacağından sorumluluğu için asıl borçlu şirketin mal varlığının yeterliliğinin tam araştırılması ve cebri tahsil yollarının tüketilmesini şart koşarak ödeme emrini iptal etti.
Özet: Temyiz incelemesi sonucunda, asıl borçlu şirketin taşınır ve taşınmaz malvarlığı ile ticari faaliyetlerinden elde ettiği gelirler üzerindeki öncelikli haciz ve rehinler sonrası kalan değerin, kamu alacağını karşılayıp karşılamadığına dair detaylı bir araştırma yapılmadan ve borcun şirketten tahsil imkanı kalmadığı kesin olarak saptanmadan kanuni temsilci adına ödeme emri düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin alt derece mahkemesi kararı onanmıştır.
Danıştay 3. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLLERİ : Av. ...-Av. ...-Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nden alınamayan 2015 ila 2021 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ...tarih ve ... ila ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İcra İflas Müdürlüğü'nün E:... sayılı dosyasında yer alan bilirkişi raporunda, asıl borçlu şirkete ait makine ve teçhizatların rayiç değerinin 48.939.594,00-TL, 9 adet aracın yaklaşık değerinin 1.500.000,00-TL, "İstanbul ili, Silivri ilçesi, ... Ada, ... Parsel"de bulunan 14.702,71 metrekare büyüklüğündeki taşınmazın değerinin 89.851.100,00-TL olduğu ve ayrıca şirketin iflas içi faaliyetine devam etmesine karar verilmesi nedeniyle aylık 706.053,00-TL tutarında kar elde ettiği bu nedenle de davalı idare tarafından amme alacağının şirketten tahsil edilemeyeceği hususuna yönelik tespitlerin neler olduğuna ilişkin olarak Mahkemelerince verilen ara kararı üzerine davalı idarece dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden, asıl amme borçlusu adına kayıtlı taşınır ve taşınmazlara ilişkin ilk sıralarda alacaklı olarak icra müdürlükleri ve Sosyal Güvenlik Kurumu'nun bulunduğu belirtilerek malvarlığına ilişkin değerleme yapılmadığının bildirildiği, asıl borçlu şirketin mal varlığı üzerinde bir takım haciz ve rehin konulmuş olsa da, öncelikli haciz ve rehin tutarlarının ne olduğu, mal varlığının, bu haciz ve rehinler sonrasında borcu karşılamaya yeterli olup olmadığı, yeterli değilse borcun ne kadarlık kısmını karşılayabileceği yönünde herhangi bir araştırma yapılmadan, diğer bir ifadeyle şirket hakkında cebri tahsil yolları tüketilmeden ve alacağın asıl borçludan tahsil imkanı kalmadığı saptanmadan davacının kanuni temsilci sıfatıyla takibinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu ödeme emrinin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Asıl borçlu şirket nezdinde kamu alacağının tahsil edilemeyeceğinin davalı idarece usulüne uygun olarak ortaya konulmadığı, alacağı karşılamaya yetecek miktarda şirketin mal varlığına sahip olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!