Ticari araç satışında sözleşmeye aykırı gecikmeli teslimat nedeniyle protokol ile kararlaştırılan cezai şart alacağının tahsili amacıyla açılan itirazın iptali davası.
Özet: Davacı, davalıdan satın aldığı ikinci aracın 04.12.2024 tarihine kadar teslim edileceğine dair protokolde yer alan ve gecikmenin her günü için 20.000 TL cezai şart öngören hükme rağmen, aracın 17.12.2024 tarihinde teslim edilmesi sebebiyle oluşan 13 günlük gecikme alacağının tahsili için başlattığı icra takibine yapılan haksız itirazın iptalini, takibin devamını, alacağa ticari faiz işletilmesini, icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve davalının malvarlığını kaçırma ihtimali gerekçesiyle ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı --------- Şti., davalı ----------Ş.'den 23.08.2024 tarihli proforma fatura kapsamında iki adet -------- marka araç satın aldığını ve araç bedellerini tamamen ödediğini ileri sürmüştür. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 4. maddesinde araçların teslim süresinin 3 ila 10 gün olarak kararlaştırıldığı, buna rağmen araçlardan yalnızca birinin gecikmeli olarak teslim edildiği, diğer aracın ise uzun süre teslim edilmediği iddia edilmiştir. Davacı taraf, teslim edilmeyen araç nedeniyle davalı şirket tarafından sürekli olarak aracın yurtdışında bulunduğu, gemi sevkiyatında sorun yaşandığı veya henüz ülkeye giriş yapmadığı yönünde çeşitli gerekçeler ileri sürülerek oyalandığını belirtmiştir. Bu süreçte davacı şirket yetkilisinin aracı temin eden ----------bayisine başvurduğu, burada dava konusu aracın davalı şirketin bayi nezdindeki borçları nedeniyle teslim edilmediği bilgisini aldığı ileri sürülmüştür. Davacı, bu hususun araştırılması amacıyla ilgili bayiden aracın giriş ve çıkış tarihlerinin sorulmasını talep etmiştir. Davacıya göre, aracın zamanında teslim edilmemesi üzerine taraflar arasında ek bir protokol düzenlenmiş; bu protokolde dava konusu aracın en geç 04.12.2024 tarihinde teslim edileceği ve teslimin geciktiği her gün için davalı şirketin davacıya 20.000 TL tutarında cezai şart ödeyeceği kararlaştırılmıştır. Ancak araç, kararlaştırılan tarihte değil, 17.12.2024 tarihinde teslim edilmiştir. Davacı taraf, aracın teslim alınması amacıyla çalışanı ---------- görevlendirildiğini, teslim sırasında imzalatılan araç teslim formunda gerçeğe aykırı biçimde teslim tarihinin 04.12.2024 olarak gösterildiğini ileri sürmüştür. Bu nedenle söz konusu teslim formunun yalnızca aracın fiziki teslimine ilişkin olduğunu, teslim tarihine yönelik kayıtların gerçeği yansıtmadığını savunmuştur. Davacı, protokolde öngörülen cezai şart alacağının ödenmemesi üzerine --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, ancak davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu belirtmiştir. Taraflar arasında zorunlu arabuluculuk sürecinin işletildiği, ancak anlaşma sağlanamadığı ifade edilmiştir. İhtiyati haciz talebi bakımından ise davacı, davalı şirket ve şirket yöneticileri hakkında araç satışları nedeniyle çok sayıda mağduriyet iddiasının bulunduğunu, davalılar hakkında suç örgütü kurma, nitelikli dolandırıcılık ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlamaları kapsamında soruşturma yürütüldüğüne ilişkin basın haberlerinin mevcut olduğunu ileri sürmüştür. Bu nedenle davalının malvarlığını kaçırma ihtimalinin bulunduğu ve alacağın tahsilinin tehlikeye düşebileceği gerekçesiyle ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Sonuç olarak davacı taraf; -------- İcra Müdürlüğü'nün----------- Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, alacağa ticari faiz uygulanmasına, davalının haksız itirazı nedeniyle lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, ayrıca ihtiyati haciz talebinin kabulüne ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP: Davalı tarafın usulüne uygun tebligatta rağmen dosyamıza herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı. RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle; "Dosya kapsamındaki dava dilekçesi, cevap ve itirazlar, taraflar arasında düzenlenen protokol, araç teslim formu, teslim almaya ilişkin yetkilendirme yazısı, dosyaya sunulan --------- yazışmaları, tanık beyanları, takip dayanağı belgeler, ödeme emri ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında düzenlenen protokol ile dava konusu ikinci aracın en geç 04.12.2024 tarihinde teslim edilmesinin kararlaştırıldığı,Bu tarihten sonra gerçekleşecek her gecikme günü için davalı tarafından davacı lehine günlük 20.000,00 TL cezai şart ödeneceğinin açıkça hüküm altına alındığı, mahkemenin vermiş olduğu görev kapsamında ---------- yazışmaları ve tanık anlatımlarının dosyadaki diğer belgelerle birlikte değerlendirilmesi neticesinde aracın protokolde kararlaştırılan 04.12.2024 tarihinde değil 17.12.2024 tarihinde fiilen teslim edildiğinin anlaşıldığı, dosyada mevcut araç teslim formunda yer alan tarih kaydının tek başına fiili teslim tarihini kesin olarak ispata yeterli olmadığı,Buna karşılık teslim almaya ilişkin 17.12.2024 tarihli yetkilendirme yazısı ile diğer delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda fiili teslim tarihinin 17.12.2024 olarak kabulünün dosya kapsamına ve hayatın olağan akışına daha uygun düştüğü, bu nedenle 05.12.2024-17.12.2024 tarihleri arasındaki 13 günlük gecikme süresi esas alınarak yapılan hesaplamada günlük 20.000,00 TL cezai şart üzerinden davacının 260.000,00 TL tutarında cezai şart alacağı bulunduğu,Takip konusu asıl alacağın sözleşmesel dayanağının mevcut olduğu, ödeme emri ve takip talebinde talep edilen alacağın dayanağını oluşturan protokol hükmünün geçerli ve tarafları bağlayıcı nitelikte bulunduğu,Dosya kapsamında cezai şart talebini ortadan kaldıracak nitelikte bir ifa, ibra, feragat veya ödeme olgusunun tespit edilemediği anlaşılmakla, davacının takip tarihi itibarıyla 260.000,00 TL tutarında cezai şart alacağının bulunduğu ve bu tutar yönünden başlatılan icra takibinin dayanak sözleşme hükümleri ile dosya kapsamındaki delillere uygun olduğu;" şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür. DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava taraflar arasındaki satın alma sözleşmesi nedeni ile taahhüdün geç yerine getirilmesi üzerine cezai şartın tahsiline ilişkin itirazın iptali davasıdır. İcra dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı --------- Şti. ile davalı -----------Ş. arasında iki adet ---------- marka aracın satışı ve teslimine ilişkin ticari ilişki kurulduğu, 23.08.2024 tarihli proforma belgelerde araçlara ilişkin bedel ve teslim koşullarının yer aldığı, sözleşme hükümlerinde araç teslim süresinin kural olarak 3 ila 10 gün içinde gerçekleştirileceğinin düzenlendiği, buna rağmen araçlardan birinin süresinde teslim edilmemesi üzerine taraflar arasında ayrıca protokol düzenlendiği anlaşılmaktadır. Davalı yan cevap dilekçesi sunmamıştır.Davaya konu uyuşmazlığın çözümünde, cezai şarta ilişkin hükümlerin tartışılıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Cezai şart, borçlunun alacaklıya karşı mevcut bir borcu hiç veya gereği gibi ifa etmemesi halinde ödemeyi vaad ettiği, hukuki işlem ile belirlenmiş ekonomik değeri olan bir edimdir. Cezai şartın amacı, borçluyu borca uygun davranmaya sevketmektir. Cezai şart, asıl alacağı kuvvetlendirme amacı güder. Bu bakımdan cezai şart, kuvvetlendirilecek asıl borcun mevcut olmasını gerektirir. Asıl borç yoksa cezai şart da söz konusu olamaz. Bu niteliği itibariyle cezai şart asıl borca bağlı fer'i bir borçtur. Asıl borç, mevcut ve geçerli ise, cezai şart da borç doğurur. Asıl borç sona ermiş ya da geçersiz doğmuşsa, cezai şart bağımsız bir borç oluşturamaz. Cezai şart, asıl borcun bağlı olduğu şekle tabidir. Asıl borç bir geçerlilik şekline bağlanmışsa, cezai şartın borç doğurabilmesi aynı şekilde kararlaştırılmış bulunmasına bağlıdır. Ancak, geçerlilik şekline bağlı olan bir sözleşme bu şekle uygun olarak yapılmadığı halde, şekle aykırılığı ileri sürmenin dürüstlük kurallarıyla bağdaşmaması nedeniyle dinlenmediği hallerde, sözleşme geçerli sayıldığından, onun fer’i nitelikte olan cezai şart da geçerli sayılacaktır. Cezai şartın fer’ilik niteliği asıl borca bağlı olduğu sürece devam eder. Başka bir anlatımla cezai şartın fer’iliği, muaccel olduğu ana kadar devam eder. Borçlu borca aykırı davrandığında cezai şart muaccel hale geldiğinden artık fer’i değil, asli (bağımsız) bir alacak niteliğini kazanır. Cezai şart, sağlararası hukuki işlemlerde ve özellikle sonuçlarını hayatta doğuran sözleşmelerde kararlaştırılır.818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 158. maddesinin başlığı “cezai şart” iken 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun “Ceza Koşulu” başlığı altında üç çeşit ceza koşulu düzenlenmiştir. Bunlar öğretide ortaya atılan kavramlara göre seçimlik ceza koşulu (TBK. md. 179/I), ifaya eklenen ceza koşulu (TBK md. 179/II) ve ifayı engelleyen ceza koşulu (dönme cezası) (TBK md. 179/III) dur.Satın alma sözleşmelerinde yer alan teslimat tarihine uymama halinde öngörülen ceza koşulu (cezai şart) hükümleri TBK'nun 179/II. (BK. md. 158/II) maddesindeki ifaya ekli ceza koşulu (cezai şart) niteliğinde olduğundan burada bu tür ceza koşulu üzerinde durulması gerekmektedir.TBK'nun 179/II maddesine göre; “ceza borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkca feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir.”Anılan yasa hükmünden de açıkça anlaşılacağı gibi, ifaya eklenen ceza koşulunda, şart gerçekleştiği takdirde alacaklı, hem ifayı hem de cezayı talep edebilecektir. Buna öğretide “taleplerin birleşmesi” veya “toplanması” denmektedir. TBK, “borcun belirlenen zamanda veya yerde ifa edilmemesi” hali için kararlaştırılmış ceza koşulunun, ifaya eklenen ceza koşulu niteliğinde olacağına dair bir karine koymuştur. Bu iki olasılık dışında kalacak eksik ifa hallerinde TBK'nun 179/II. md. değil, 179/I. md. hükmü uygulanacaktır. Zira, Kanun, 179. maddenin ikinci fıkrasında bütün eksik ifa hallerini değil, bunlardan sadece zaman veya yer itibariyle aykırılık teşkil edenlerin ifaya eklenen ceza koşulu olduğunu kabul etmiştir. TBK'nun 179/II. md. hükmü emredici yapıda olmayıp düzenleyici nitelikte olduğundan taraflar, yukarıda belirtilen iki hal dışında kalan eksik ifalarla, bütün ifa etmeme hallerinde de ifa ile birlikte cezai şartın istenebileceğini kararlaştırabilirler. TBK.'nun 179/II. maddesine göre, iki halde alacaklı, ceza koşulunu isteyemez. Eğer alacaklı, ceza koşulunu isteme hakkından açıkça vazgeçmişse artık bu yönde bir talepte bulunamaz. Diğer yandan alacaklı, çekince koymadan ifayı kabul etmiş veya sözleşmeden doğan edimlerini ifa etmeye devam etmişse bu takdirde de ceza koşulunu isteyemez. Çekince için bir şekil şartı getirilmemiştir.Somut olaya bakıldığında, davacı taraf, sözleşme konusu teslimatın gecikmesinden kaynaklanan 206.000,00 TL'lik ceza koşulunun (cezai şartın) davalıdan tahsilini talep etmekte olduğu, davacının bu talebinin TBK m. 179/II hükmünde düzenlenen "ifaya eklenen/ifayla birlikte istenen ceza koşulu (cezai şart)" tahsiline yönelik olduğu, dosya kapsamındaki dava dilekçesi, taraflar arasında düzenlenen protokol, araç teslim formu, teslim almaya ilişkin yetkilendirme yazısı, dosyaya sunulan--------- yazışmaları, tanık beyanları, takip dayanağı belgeler, ödeme emri ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında düzenlenen protokol ile dava konusu ikinci aracın en geç 04.12.2024 tarihinde teslim edilmesinin kararlaştırıldığı, bu tarihten sonra gerçekleşecek her gecikme günü için davalı tarafından davacı lehine günlük 20.000,00 TL cezai şart ödeneceğinin açıkça hüküm altına alındığı, teslimi geçiken aracın protokolde kararlaştırılan 04.12.2024 tarihinde değil 17.12.2024 tarihinde fiilen teslim edildiğinin anlaşıldığı, dosyada mevcut araç teslim formunda yer alan tarih kaydının tek başına fiili teslim tarihini kesin olarak ispata yeterli olmadığı, buna karşılık teslim almaya ilişkin 17.12.2024 tarihli yetkilendirme yazısı ile diğer delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda fiili teslim tarihinin 17.12.2024 olarak kabulünün dosya kapsamına ve hayatın olağan akışına uygun düştüğü, bu nedenle 05.12.2024-17.12.2024 tarihleri arasındaki 13 günlük gecikme süresi esas alınarak yapılan hesaplamada günlük 20.000,00 TL cezai şart üzerinden davacının 260.000,00 TL tutarında cezai şart alacağı bulunduğu, takip konusu asıl alacağın akdi dayanağının mevcut olduğu, ödeme emri ve takip talebinde talep edilen alacağın dayanağını oluşturan protokol hükmünün geçerli ve tarafları bağlayıcı nitelikte bulunduğu, dosya kapsamında cezai şart talebini ortadan kaldıracak nitelikte bir ifa, ibra, feragat veya ödeme olgusunun tespit edilemediği anlaşılmakla, davacının takip tarihi itibarıyla 260.000,00 TL tutarında cezai şart alacağının bulunduğu ve bu tutar yönünden başlatılan icra takibinin dayanak sözleşme hükümleri ile dosya kapsamındaki delillere uygun olduğu alınan bilirkişi raporu ile birlikte ortaya konulduğu vicdani kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Alacağın protokol kapsamında geciken gün sayısınca hesaplanabilir cezai şarta dayalı olması nedeniyle davalı yanca hesaplanabilir ve belirlenebilir olduğu vicdani kanaati ile davacının ayrıca icra inkar tazminatına müstahak olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından --------- İcra Dairesinin---------- sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin DEVAMINA,2-Kabul edilen 260.000,00 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,3-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 17.760,60 TL harçtan, peşin yatırılan 3.140,15 TL harcın düşümü ile geri kalan 14.620,45 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA, 4-Davacı tarafından yapılan 3.140,15 TL Peşin harç ve 615,40 TL başvurma harcı 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 302,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 12.057,55 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 7- 4.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026