Danıştay 6. Dairenin 13/01/2024 tarihli Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğindeki kuranglez, riskli yapı ve diğer değişikliklerin iptali davası.
Özet: Bu hukuki evrak, 13/01/2024 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde yapılan, içerisinde konut bulunmayan tek bağımsız bölümlü umumi binaların bodrum katlarındaki kuranglezlerin derinlik ve genişliğini artıran düzenleme, yönetmeliğin 55. maddesine eklenen yeni bir fıkra ile geçici 3. maddesinde riskli yapılar ve riskli alanlardaki kat karşılığı inşaat sözleşmelerine dair eklenen koşullar ve son tarih değişikliğinin iptali talebini içermekte olup, Danıştay Tetkik Hakimi ve Savcısı, dava konusu düzenlemelerin bilimsel verilere dayanmadığı gerekçesiyle iptal edilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Danıştay 6. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
DAVACI : ... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ... (E-tebligat adresi)
DAVALI : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : █████/2024 tarih ve 32428 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 4. maddesinin 1. fıkrasının (bbb) bendine eklenen "içerisinde konut bulunan binalar, konaklama amaçlı binalar ve yurt, hastane gibi yataklı mekanı bulunan binalar hariç olmak üzere, tek bağımsız bölümlü umumi binaların bodrum katlarında yapılması halinde ise sel ve su taşkın riskine karşı tedbirler alınarak derinliği 4 metreye, genişliği 1,5 metreye kadar olabilen" ibaresinin, 2. maddesi ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 55. maddesine eklenen 17. fıkrasının, 3. maddesi ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin Geçici 3. maddesinin 5. fıkrasına eklenen "riskli yapı tespiti yapılmış ya da riskli alan kapsamına alınmış olup maliklerin en az üçte ikisi ile noter onaylı kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlenmiş olan yapılar" ibaresi ile aynı fıkrada yer alan "31.12.2024" şeklinde değiştirilen düzenlemenin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu düzenlemelerin, kararın içeriğinde ayrıntısına yer verilen iddialarla iptali gerektiği ileri sürülmüştür.
DAVALININ SAVUNMASI : Davanın, kararın içeriğinde ayrıntısına yer verilen açıklamalarla reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ :
3194 sayılı İmar Kanununun 1. maddesinde, "Bu Kanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla" düzenlendiği, 3.maddesinde de, "Herhangi bir saha, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamaz.
" hükmüne yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanununun 1. maddesine göre yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun olması gerektiği, yapılaşmaların plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun olarak inşa edilmesine yönelik olarak yapılacak düzenleyici işlemlerin bilimsel verilere dayanması gerektiği ancak dava konusu düzenlemelerin bilimsel verilere dayandığına dair herhangi bir bilgi ya da belge dosyaya sunulamadığından dava konusu düzenlemelerin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ...'İN DÜŞÜNCESİ : Dava, 13.01.2024 tarihli, 32428 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (bbb) bendine eklenen "içerisinde konut bulunan binalar, konaklama amaçlı binalar ve yurt, hastane gibi yataklı mekanı bulunan binalar hariç olmak üzere, tek bağımsız bölümlü umumi binaların bodrum katlarında yapılması halinde ise sel ve su taşkın riskine karşı tedbirler alınarak derinliği 4 metreye, genişliği 1,5 metreye kadar olabilen" ibaresinin, 2. maddesi ile Yönetmeliğin 55. maddesine eklenen 17. fıkrasının, 3. maddesi ile Yönetmeliğin Geçici 3. maddesinin 5. fıkrasına eklenen "riskli yapı tespiti yapılmış ya da riskli alan kapsamına alınmış olup maliklerin en az üçte ikisi ile noter onaylı kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlenmiş olan yapılar" ibaresinin ve aynı fıkrada yer alan "31.12.2023" ibaresinin "31.12.2024" şeklinde değiştirilmesine ilişkin düzenlemenin iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarenin usule ilişkin iddiası yerinde görülmediğinden davanın esasına geçilmiştir.
Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (bbb) bendine eklenen "içerisinde konut bulunan binalar, konaklama amaçlı binalar ve yurt, hastane gibi yataklı mekanı bulunan binalar hariç olmak üzere, tek bağımsız bölümlü umumi binaların bodrum katlarında yapılması halinde ise sel ve su taşkın riskine karşı tedbirler alınarak derinliği 4 metreye, genişliği 1,5 metreye kadar olabilen" ibaresi yönünden;
Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (bbb) bendi, "Kuranglez: Parsel sınırı içinde kalmak ve binaya bitişik olmak şartıyla binaların tabii zemin altında kalan bölümlerine doğal ışık ve havalandırma sağlamak amacıyla en az 0.80 metre en fazla 1.20 metre genişlikte olabilen, binanın hiçbir cephesinde mütemadiyen tesis edilemeyen, boyu yapıldığı pencere genişliğini 0.50 metreden fazla geçmeyen, derinliği azami 2.00 metre olan, giriş çıkış amacı taşımayan ancak, yol cephesi haricinde kaçış amacıyla çıkış tertiplenebilen ışıklıkları" şeklinde iken uyuşmazlığa konu Yönetmelik değişikliğinden sonra anılan bent, "Kuranglez: Parsel sınırı içinde kalmak ve binaya bitişik olmak şartıyla binaların tabii zemin altında kalan bölümlerine doğal ışık ve havalandırma sağlamak amacıyla en az 0.80 metre en fazla 1.20 metre genişlikte olabilen, binanın hiçbir cephesinde mütemadiyen tesis edilemeyen, boyu yapıldığı pencere genişliğini 0.50 metreden fazla geçmeyen, derinliği azami 2.00 metre olan, giriş çıkış amacı taşımayan ancak, yol cephesi haricinde kaçış amacıyla çıkış tertiplenebilen (Ek ibare:RG-13/1/2024-32428), içerisinde konut bulunan binalar, konaklama amaçlı binalar ve yurt, hastane gibi yataklı mekanı bulunan binalar hariç olmak üzere, tek bağımsız bölümlü umumi binaların bodrum katlarında yapılması halinde ise sel ve su taşkın riskine karşı tedbirler alınarak derinliği 4 metreye, genişliği 1.5 metreye kadar olabilen ışıklıkları" şeklindedir.
Davalı idare, Yönetmelik düzenlemesinin, inşaat alanı veya mekan artışı gibi nüfus artırıcı etkisinin olmadığı, spor salonu, alışveriş merkezi vb. yerlerde yapay ışık ve havalandırma yerine doğal ışık ve havalandırmanın sağlanmasının amaçlandığı, mülkiyet hakkının hilafına bir durum bulunmadığı, tek bağımsız bölümlü binalara yönelik bir istisna getirildiği, mekanın daha etkin kullanılabilmesine imkan tanındığını savunmaktadır.
Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 4. maddesinde, katlar alanı katsayısının (KAKS) (Emsal), yapının inşa edilen tüm kat alanlarının toplamının imar parseli alanına oranını; tabii zeminin, arazinin hafredilmemiş veya doldurulmamış halini; umumi binanın, resmi binalar, ibadet yerleri, eğitim, sağlık tesisleri, sinema, tiyatro, opera, müze, kütüphane, konferans salonu gibi kültürel binalar ile gazino, düğün salonu gibi eğlence yapıları, otel, yurt, iş hanı, büro, pasaj, çarşı, alışveriş merkezi gibi ticari yapılar, spor tesisleri, genel otopark, akaryakıt istasyonu, şehirlerarası dinlenme tesisleri, ulaştırma istasyonları ve buna benzer umumun kullanımına mahsus binaları ifade ettiği belirtilmiş, 21. maddesinde, "(1) Katlar alanı; bodrum kat, asma kat, çatı arası piyesi ve açık/kapalı çıkmalar dâhil, kullanılabilen bütün katların, katlar alanına dâhil edilmeyen alanları çıktıktan sonraki alanları toplamıdır. Kullanılabilen alanlar deyiminden; konut, işyeri, eğlence ve dinlenme yerleri gibi oturmaya, çalışmaya, eğlenmeye, dinlenmeye veya ibadet etmeye ayrılan alanlar anlaşılır. (2) Tamamen toprağın altında kalması nedeniyle; 22 nci madde uyarınca emsal hesabına konu edilmeyen alanlar ile kat adedine konu edilmeyen katların hiç bir cephesi kazı ve tesviye yapılarak açığa çıkarılamaz. (3) Emsal hesabına dâhil edilmeyen alanlar, proje değişikliği ile imar planındaki veya bu Yönetmelikle belirlenen emsal değerini aşacak şekilde emsal hesabına konu alan haline getirilemez, müstakil bağımsız bölüm haline dönüştürülemez ve kat mülkiyeti tesis edilemez. (4) Uygulama imar planında emsal verilmeyen parsellerde katlar alanı, planla veya bu Yönetmelikle belirlenen; taban alanı katsayısı ile kat adedinin çarpılmasıyla hesaplanır." düzenlemesi yer almış, 22. maddesinde de katlar alanı hesabına dâhil edilmeyen kullanımlar sayılmış, maddenin 1. fıkrasının (j) bendinde ise "Bütün cepheleri tamamen toprağın altında kalan bodrum katlar ile kısmen açığa çıkan yol cephesi haricindeki bodrum katlarda yer alan, tek başına bağımsız bölüm oluşturmayan, bir bağımsız bölümün eklentisi olmayan, ticari amaç içermeyen, sadece binada oturanların kullanımına yönelik, toplamda emsal hesabına konu alanın % 5’ini ve 1000 m2’yi geçmeyen ortak alan niteliğindeki yönetim ve toplantı odaları ile spor ve sosyal mekânların katlar alanına dâhil olmadığı düzenlenmiştir.
Kuranglez, binaların tabii zemin altında kalan bölümlerine doğal ışık ve havalandırma sağlamak amacıyla yapılmakta olup yapıların, katlar alanı hesabına dâhil edilmeyen ve tabi zemin altında kalan bodrum katlarının spor salonu, alışveriş merkezi vb. kullanıma açılabilmesi amacıyla yapılamamaktadır. Nitekim bodrum katın, alışveriş merkezi gibi kullanımlara konu olması halinde kat alanları katsayısı hesabına dahil edilmesi gerekmektedir.
Öte yandan İmar Kanunu uyarınca umumi binaların da plan ve yönetmeliklerde belirtilen kurallara uygun olarak hesaplanan emsale uygun olarak inşa edilebileceği ve bu binalar için yapı ruhsatı düzenleneceği dikkate alındığında mülkiyet ihtilafı olmayacağı gerekçesi ile tek bağımsız bölümlü yapılara ayrıcalık getirilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Bu durumda davalı idare tarafından, kat alanı katsayısı hesabına dahil olmayan bodrum katların, spor salonu, alışveriş merkezi vb. amaçla kullanılabilmesi ve bu yerlerde yapay ışık ve havalandırma yerine doğal ışık ve havalandırmanın sağlanması amacıyla düzenleme getirildiği ifade edilen Yönetmeliğin anılan kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Yönetmeliğin 55. maddesine eklenen 17. fıkra yönünden;
Anılan fıkra, "İlk ruhsat tarihinde yürürlükte olan mevzuata uygun olmak ve başkaca herhangi bir esaslı tadilat yapılmamak kaydıyla sadece taşıyıcı sistemin güçlendirilmesi amacıyla yapılacak olan güçlendirme amaçlı yapı ruhsatı başvurularında, 634 sayılı Kanunun 19 uncu maddesine göre maliklerin beşte dört çoğunluğu ile alınmış güçlendirme kararı ile ruhsat düzenlemeye yetkili idarelere başvuru yapılır. 634 sayılı Kanuna göre alınan bu güçlendirme kararı parsel maliklerinin muvafakati için yeterli sayılır. Başvuru ekinde;a) Tapu kayıt örneği veya istisnai hallerde bunun yerine geçen belgeler, b) Güçlendirmeye esas statik proje, c) Güçlendirmenin, taşıyıcı sistemde yapılan zorunlu kesit değişiklikleri haricinde mimari projede bir değişiklik gerektirmesi halinde mimari proje, ç) Yapı müteahhitliği ve şantiye şefliğine ilişkin belgeler, d) 4708 sayılı Kanuna tabi yapılarda denetime, tabi olmayan yapılarda ise fenni mesuliyete ilişkin gerekli belgeler, haricinde bu maddede belirtilen diğer proje ve belgeler aranmaz. Projelerin değerlendirilmesinde, Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği hariç ilk ruhsat tarihinde yürürlükte olan diğer mevzuat hükümleri esas alınır. 54 üncü maddenin yedinci fıkrası kapsamında kalan yapılardan güçlendirilmesi gerekenler için de yeniden ruhsat düzenlenmesine lüzum kalmaksızın bu fıkra hükümlerine göre güçlendirme ruhsatı düzenlenebilir. Bu fıkra kapsamında yapılacak olan sadece taşıyıcı sisteme ilişkin değişiklikler, parselin emsal ve taban alanı hesabına konu edilmez." şeklindedir.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 4. maddesinde, temeller ve ana duvarların, taşıyıcı sistemi oluşturan kiriş, kolon ve perde duvarlar ile taşıyıcı sistemin parçası diğer elemanların, bağımsız bölümleri ayıran ortak duvarların, tavan ve tabanların, avluların, genel giriş kapılarının, antrelerin, merdivenlerin, asansörlerin, sahanlıkların, koridorlar ve buralardaki genel tuvalet ve lavaboların, kapıcı daire veya odalarının, genel çamaşırlık ve çamaşır kurutma yerlerinin, genel kömürlük ve ortak garajların, elektrik, su ve havagazı saatlerinin korunmasına mahsus olup bağımsız bölüm dışında bulunan yuvalar ve kapalı kısımların, kalorifer dairelerinin, kuyu ve sarnıçların, yapının genel su depolarının, sığınakların ortak yer sayılacağı, 16. maddesinde de kat maliklerinin anagayrimenkulün bütün ortak yerlerine, arsa payları oranında, ortak mülkiyet hükümlerine göre malik olacağı hükme bağlanmış, 19. maddesinde, " Kat malikleri, anagayrimenkulün bakımına ve mimarı durumu ile güzelliğini ve sağlamlığını titizlikle korumaya mecburdurlar.
(Değişik ikinci fıkra: █████/2007-5711/8 md.) Kat maliklerinden biri, bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça anagayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat, onarım ve tesisler, değişik renkte dış badana veya boya yaptıramaz. Ancak, ortak yer ve tesislerdeki bir bozukluğun anayapıya veya bağımsız bir bölüme veya bölümlere zarar verdiğinin ve acilen onarılması gerektiğinin veya anayapının güçlendirilmesinin zorunlu olduğunun mahkemece tespit edilmiş olması halinde, bu onarım ve güçlendirmenin projesine ve tekniğine uygun biçimde yapılması konusunda kat maliklerinin rızası aranmaz. Kat maliki kendi bağımsız bölümünde anayapıya zarar verecek nitelikte onarım, tesis ve değişiklik yapamaz. Tavan, taban veya duvar ile birbirine bağlantılı bulunan bağımsız bölümlerin bağlantılı yerlerinde, bu bölüm maliklerinin ortak rızası ile anayapıya zarar vermeyecek onarım, tesis ve değişiklik yapılabilir.
Her kat maliki anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumludur." hükmü yer almıştır.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 20. maddesinde, "Yapı: a) Kuruluş veya kişilerce kendilerine ait tapusu bulunan arazi, arsa veya parsellerde,
b) Kuruluş veya kişilerce, kendisine ait tapusu bulunmamakla beraber kamu kurum ve kuruluşlarının vermiş oldukları tahsis veya irtifak hakkı tesis belgeleri ile,
İmar planı, yönetmelik, ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılabilir" hükmü, 22. maddesinde, "Yapı ruhsatiyesi almak için belediye, valilik (....) bürolarına yapı sahipleri veya kanuni vekillerince dilekçe ile müracaat edilir. Dilekçeye sadece tapu (istisnai hallerde tapu senedi yerine geçecek belge), mimari proje, statik proje, elektrik ve tesisat projeleri, resim ve hesapları, röperli veya yoksa, ebatlı kroki eklenmesi gereklidir." hükmü, Geçici 21. maddesinde, "Bu Kanunun geçici 16 ncı maddesi kapsamında yapı kayıt belgesi alınan yapılar ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 13 üncü maddesinin (b) fıkrasına göre, hasar görmüş olmakla birlikte ıslahının mümkün olduğu tespit edilmiş olan yapılarda, ilave inşaat alanı ihdas edilmemek şartıyla, 23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa göre güçlendirme kararı alınarak güçlendirme yapılabilir. Bu yapılarda güçlendirme izni, bu Kanunda ve ilgili diğer mevzuatta öngörülen şartlara ve kısıtlamalara tabi olmaksızın, güçlendirme projesine istinaden ilgili idaresince verilir. Güçlendirilecek olan yapının üzerinde bulunduğu taşınmazın mülkiyetinin belediyeye veya Hazineye ait olması durumunda; taşınmaz satın alınmadıkça güçlendirme yapılamaz. Güçlendirilecek yapının üçüncü kişilere ait taşınmazlara tecavüzlü olması durumunda güçlendirme için taşınmazına tecavüzlü üçüncü şahısların muvafakati aranır.
Bu madde kapsamında yapılacak güçlendirme iş ve işlemleri 29/6/2001 tarihli ve 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun kapsamında yapı denetim kuruluşlarının denetimine tabidir. Yapı denetim kuruluşlarından bu madde kapsamındaki denetim görevini yerine getirmedikleri tespit edilenlere, tespit edilen fiil ve hâllerin durumuna göre, 4708 sayılı Kanunun 8 inci ve 9 uncu maddesinde yer alan idari ve cezai müeyyideler uygulanır.
Bu maddeye göre güçlendirme izni verilen yapıların herhangi bir sebeple yıkılmaları hâlinde, bu alanlarda yeniden yapılacak yapılar için yürürlükteki plan ve mevzuat hükümleri uygulanır.
Bu madde hükümleri 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamındaki yapılar hakkında uygulanmaz." hükmü yer almaktadır.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre taşıyıcı sistemi oluşturan kiriş, kolon ve perde duvarlar ile taşıyıcı sistemin parçası diğer elemanlar ortak yerlerden sayılmakta ve bu alanlarda, kat maliklerinin, arsa payları oranında, ortak mülkiyet hükümlerine göre malik olacağı hükme bağlanmaktadır. Aynı Kanun'un 19. maddesinde, bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça anagayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat, onarım ve tesisler, değişik renkte dış badana veya boya yaptıramayacağı, ancak anayapının güçlendirilmesinin zorunlu olduğuna mahkemece karar verilmesi halinde bu onarım ve güçlendirmenin, projesine ve tekniğine uygun biçimde yapılması konusunda kat maliklerinin rızasının aranmayacağı belirtilmektedir.
Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine göre ortak yerlerden olan kiriş, kolon ve perde duvarlar ile taşıyıcı sistemin parçası diğer elamanlara ilişkin olarak tüm kat maliklerinin muvafakatı ya da mahkeme kararı olmaksızın inşaat ve onarım yapılması mümkün bulunmamaktadır.
Öte yandan 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca yapı ruhsatı alınabilmesi için yapı sahipleri veya kanuni vekillerince dilekçe ile müracaat edilimesi, dilekçeye sadece tapu (istisnai hallerde tapu senedi yerine geçecek belge), mimari proje, statik proje, elektrik ve tesisat projeleri, resim ve hesapları, röperli veya yoksa, ebatlı kroki eklenmesi gerekmektedir. Geçici 21. maddede bir istisna getirilmekte ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 13 üncü maddesinin (b) fıkrasına göre, hasar görmüş olmakla birlikte ıslahının mümkün olduğu tespit edilmiş olan yapılarda 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa göre güçlendirme kararı alınarak güçlendirme yapılabileceği düzenlenmektedir. Bu maddede de kanun koyucu, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa uygun güçlendirme kararı alınmasını aramaktadır. Ancak İmar Kanununun diğer hükümlerinde aranan bazı kurallardan istisna tutmaktadır. Anılan geçici maddenin uygulanabilmesi için de yine geçici maddenin yürürlüğe girmesinden önce yapının hasar görmesi ve ıslah edilebileceğinin tespit edilmesi şartı getirilmektedir.
Bu durumda kanuni düzenlemelere aykırı olarak güçlendirme amaçlı yapı ruhsatı başvurularında, 634 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesine göre maliklerin beşte dört çoğunluğu ile alınmış güçlendirme kararı ile ruhsat düzenlemeye yetkili idarelere başvurulacağı ve 634 sayılı Kanun'a göre alınan bu güçlendirme kararının parsel maliklerinin muvafakati için yeterli sayılacağına ilişkin getirilen düzenlemede hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Yine Yönetmelik maddesiyle, tüm kat maliklerinin kararı olmaksızın ve güçlendirme için gerekli olduğundan bahisle, mimari proje sunularak mevcut mimari projede değişiklik yapılmasının önünün açılması kanunlara aykırılık oluşturmaktadır.
Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin Geçici 3. maddesinin 5. fıkrasına eklenen "riskli yapı tespiti yapılmış ya da riskli alan kapsamına alınmış olup maliklerin en az üçte ikisi ile noter onaylı kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlenmiş olan yapılar" ibaresi ile aynı fıkrada yer alan "31.12.2024" ibaresine ilişkin olarak;
Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin Geçici 3. maddesinin 5. fıkrası, "Bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten önce yapı ruhsatı başvurusunda bulunulmuş olan yapılar ile kamu kurum ve kuruluşlarınca yapım işlerine yönelik ihale kararı veya ihale tarihi alınmış olan yapılar için; 5 inci maddenin 30 uncu fıkrası, 57 nci maddenin ikinci fıkrasının (ç) bendi, altıncı fıkrasının (b), (c), (ç) ve (d) bentleri, yedinci fıkrasının (c) ve (ç) bentleri ile 66 ncı maddenin on üçüncü ve on dördüncü fıkraları, 31.12.2023 tarihine kadar uygulanmaz." şeklinde iken dava konusu değişiklik ile madde, "Bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten önce yapı ruhsatı başvurusunda bulunulmuş olan yapılar riskli yapı tespiti yapılmış ya da riskli alan kapsamına alınmış olup maliklerin en az üçte ikisi ile noter onaylı kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlenmiş olan yapılar ile kamu kurum ve kuruluşlarınca yapım işlerine yönelik ihale kararı veya ihale tarihi alınmış olan yapılar için; 5 inci maddenin 30 uncu fıkrası, 57 nci maddenin ikinci fıkrasının (ç) bendi, altıncı fıkrasının (b), (c), (ç) ve (d) bentleri, yedinci fıkrasının (c) ve (ç) bentleri ile 66 ncı maddenin on üçüncü ve on dördüncü fıkraları, 31.12.2024 tarihine kadar uygulanmaz." şeklini almış, anılan fıkrada yer alan 31.12.2024 tarihi, 28.01.2025 tarihli 32796 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliğiyle █████/2025 olmuş, 11.3.2025 tarihli, 32838 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile de "riskli yapı tespiti yapılmış ya da riskli alan kapsamına alınmış olup maliklerin en az üçte ikisi ile noter onaylı kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlenmiş olan yapılar" ibaresi "6306 sayılı Kanun kapsamında noter onaylı inşaat sözleşmesi düzenlenmiş olan yapılar" şeklini almıştır.
Anılan geçici madde ile düzenleme getirilen ve Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin uygulanmayacağı belirtilen maddeleri ise işlem tarihi itibariyle şöyledir:
5. maddesinin 30. fıkrası; "Aşağıda belirtilen bina türleri için bu fıkrada belirtilen kurallara uyulması zorunludur:
a) İçerisinde konut yer alan binaların zemin katlarında konut dışı fonksiyonların yapılabilmesi için; bu fonksiyonların yer aldığı zemin kat yüksekliğinin 4.50 metreden az olması, yapının tasarımında 18/3/2018 tarihli ve 30364 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Bina Deprem Yönetmeliğinin eki Deprem Etkisi Altında Binaların Tasarımı İçin Esasların Tablo 4.1.’inde yer alan A12, A13, A14 veya A15 tipi taşıyıcı sistemlerin kullanılması, kısa kolon oluşturulmaması, asma kat yapılmaması şartlarının tamamının sağlanması zorunludur.
b) İçerisinde konut yer alan zemin hariç 7 kat ve üzeri binalarda kapalı çıkma yapılamaz. Ancak kapalı çıkma yapılamaması nedeniyle parselin plan ve bu Yönetmelikle verilen emsal haklarının kullanılamadığı durumlarda; arka bahçe mesafesi 2 metrenin altına düşmemek kaydı ile arka bahçeye en fazla 1 metre taşacak şekilde, sadece kolon ve/veya perdelerden (bunların zemin altında temele kadar devam eden bölümleri dahil) oluşan kapalı çıkmasız bina uygulamalarında, belirtilen taşıyıcı sistemin çevrelediği alan bahçe mesafesi ve taban alanı ihlali sayılmaz. Emsal haklarının bu şekilde dahi tamamen kullanılamaması halinde, parselin yol sınırlarına 4 metreden fazla yaklaşmamak kaydı ile ön bahçeye en fazla 1 metre taşacak şekilde aynı uygulamaya müsaade edilir. Bu alanın hiçbir kenarı duvar veya herhangi bir malzeme ile kapatılmaz ve bahçe niteliği ortadan kaldırılamaz. Bu fıkra kapsamındaki uygulamalarda hiçbir şekilde çıkmalı olarak tasarlanmış olan binaya göre emsal artışı sağlanamaz. Kapalı çıkma yapılabilen binalarda ise; çıkmayı teşkil eden konsolun mesnetlendiği/bağlantılı olduğu düşey taşıyıcı elemanların, Türkiye Bina Deprem Yönetmeliğinin eki Esasların 7.5.1 maddesinin (a) bendi kriterlerine uygun kirişler ile birbirine bağlanması suretiyle çerçeve teşkil edilmesi zorunludur.
c) Bitişik nizam parsellerde bitişik yapılacak olan binaların arasında Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği gereği bırakılması gereken deprem derz boşluğu kadar mesafenin parsel sınırından itibaren bırakılması zorunludur. Bu boşluğun dışarı bakan tüm cepheleri, yapıların salınım yapmasına engel olmayacak şekilde hafif malzemeler ile bina boyunca kapatılarak can ve mal güvenliği temin edilir."
57. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendi; "Devletin güvenlik ve emniyeti bakımından gizlilik arz eden yapılar ile 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, 16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ve diğer özel kanunlar kapsamında kalan alanlarda yapılacaklar hariç olmak üzere; yerleşme ve yapılaşmaların mimari estetik değerinin arttırılarak şehirlere kimlik kazandırılması amacıyla, nüfusu 50 binden fazla olan belediyelerde yapılacak umumun kullanımına mahsus olan; resmi binalar, ibadet yerleri, eğitim, sağlık tesisleri, kültürel binalar, eğlence yapıları, konaklama amaçlı binalar, alışveriş merkezleri, ulaştırma istasyonları, iş hanı, büro, pasaj, çarşı gibi ticari yapılar ile merkezi iş alanları ve idaresince bu kapsamda olduğu değerlendirilen yapıların mimari proje müellifliği; kamuda veya üniversitelerin mimarlık bölümlerinde ya da meslek odasına kayıtlı serbest mimar olarak en az 5 yıl mesleki tecrübesi bulunup, yapı ruhsatı alınmış toplamda en az 10.000 m², en az 4 farklı yapının projelendirilme sürecinde aktif olarak bulunan ve bu durumlarını gerekli belgelerle tevsik eden mimarlar tarafından üstlenilebilir. Üniversitelerin mimarlık ana bilim dalında tezli lisansüstü öğrenim görmüş olan mimarlar için bu fıkrada belirtilen asgari hizmet süresi ile proje yapımına dair kriterlerin yarısının sağlanması yeterlidir. Bu kapsamda hazırlanan mimari projelerin yöresel mimariye uygun olarak tasarlanması, yapının kullanım fonksiyonunu azami ölçüde yansıtacak mimari öğeler içermesi, giriş cephelerinin binanın kullanım fonksiyonunu öne çıkaran, kolay algılanabilir şekilde tasarlanması ve bu amaçla bina ön cephelerinde cephe ve çatı ile uyumlu olacak şekilde sundurma, portik veya kolonad/sütun benzeri tasarımlarla girişin vurgulanması, cephe tasarımına derinlik kazandırılması, ön bahçelerinde teras, merdiven, rampa ve kot farkı gibi düzenlemeler ile davetkâr bir etki sağlanması gerekir. Ayrıca mimari projenin varsa yapının bulunduğu cadde veya sokakta yer alan ve mimari estetik komisyonunca belirlenmiş olan referans bina cephesindeki mimari öğelere uyumlu olacak şekilde tasarlanması, referans bina bulunmaması halinde sokak silüeti ile uyumlu olarak tasarlanması gerekir."
57. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendi; "Zemin kat hariç olmak üzere 5 ila 7 kat arasındaki binaların statik proje müellifliği; kamuda veya üniversitelerin inşaat mühendisliği bölümlerinde ya da meslek odasına kayıtlı serbest mühendis olarak en az 3 yıl mesleki tecrübesi bulunup, yapı ruhsatı alınmış toplamda en az 10.000 m², en az 4 farklı yapının projelendirilme sürecinde aktif olarak bulunan ve bu durumlarını gerekli belgelerle tevsik eden inşaat mühendisleri tarafından üstlenilebilir." (c) bendi; "Zemin kat hariç 8 ila 15 kat arasındaki binaların statik proje müellifliği; 5 yıldan fazla mesleki tecrübesi bulunan, en az biri (b) bendine göre hazırlanmış olup yapı ruhsatı alınmış toplamda en az 15 bin m², en az 6 farklı yapının projelendirilme sürecinde aktif olarak bulunan ve bu durumlarını gerekli belgelerle tevsik eden inşaat mühendisleri tarafından üstlenilebilir." (ç) bendi; "Zemin kat hariç 15 kat üzeri binaların statik proje müellifliği; 7 yıldan fazla mesleki tecrübesi bulunan, en az biri (c) bendine göre hazırlanmış olup yapı ruhsatı alınmış toplamda en az 20.000 m², en az 8 farklı yapının projelendirilme sürecinde aktif olarak bulunan ve bu durumlarını gerekli belgelerle tevsik eden yapı ana bilim dalında veya deprem mühendisliği alanında lisansüstü eğitim yapmış inşaat mühendisleri tarafından üstlenilebilir." (d) bendi; "Bu bendin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla (ç) bendine göre istenen hizmet süresi ve iş deneyimi şartlarını sağlamış olan inşaat mühendisleri için ayrıca lisansüstü eğitim yapmış olma koşulu aranmaz."
57. maddesinin 7. fıkrasının (c) bendi; Yüksekliği 30.50 metreyi geçen konutlar ile inşaat alanı 2.000 m²’yi geçen umumun kullanımına mahsus binaların mekanik tesisat proje müellifliği; kamuda veya üniversitelerin ilgili mühendislik bölümlerinde ya da meslek odasına kayıtlı serbest mühendis olarak en az 3 yıl mesleki tecrübesi bulunup, yapı ruhsatı alınmış en az 10.000 m2 ve en az 4 farklı yapının tesisat proje hazırlanma sürecinde aktif olarak bulunan ve bu durumlarını gerekli belgelerle tevsik eden makine mühendislerince üstlenilebilir." (ç) bendi; "Yüksekliği 51.50 metreyi geçen tüm binalar ile yapı inşaat alanı 30.000 m²yi geçen umumun kullanımına mahsus binaların mekanik tesisat proje müellifliği ise; en az 5 yıl mesleki tecrübesi bulunup, en az biri (c) bendine göre hazırlanmış ve yapı ruhsatı alınmış en az 10.000 m² ve en az 4 farklı yapının tesisat proje hazırlanma sürecinde aktif olarak bulunan ve bu durumlarını gerekli belgelerle tevsik eden makine mühendislerince üstlenilebilir."
66. maddesinin 13. fıkrası; "Komisyon ayrıca, 57 nci maddenin ikinci fıkrasının (ç) bendi kapsamında kalan mimari projeleri; mezkur bentte belirtilen kriterlere uygunluk bakımından inceler. Bu kapsamda komisyon referans bina belirlemeye ve bu amaçlarla projelerde değişiklik talep etmeye yetkilidir. Bu kapsamdaki projeler, komisyon tarafından en geç on iş günü içinde incelenir. Kabul, ret veya belirtilen düzeltmeler yapılmak kaydıyla kabul şeklinde kararlar alınabileceği gibi projelerin tadil edilmesi ve incelenmek üzere tekrar komisyona sunulması yönünde ara karar da alınabilir. Komisyonca alınan nihai kararlar idarenin yapı ruhsatı düzenlemeye yetkili birimine bildirilir." 14. fıkrası; "Komisyon, 57 nci maddenin ikinci fıkrasının (ç) bendinde belirtilen yapılarda ayrıca reklam yüzeyi olarak kullanılabilecek binalar ve bunların cephelerine ilişkin de karar alabilir."
Davalı idare yapılaşma sürecinde, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nde 12.05.2023 tarihinde yapılan değişiklikler nedeniyle meydana gelen kısıtlamalardan etkilenilmemesi, mevcut başvuru ve hakların korunması ve 31.12.2024 tarihine kadar çeşitli nedenlerle yapı ruhsatı alamayanlara imkan tanınarak mağduriyete neden olunmaması ve kentsel dönüşümün sekteye uğramamasının hedeflenerek uyuşmazlığa konu düzenlemenin getirildiğini belirtmekte, böylece yukarıda içeriğine yer verilen Yönetmelik maddeleriyle yapılaşmada bazı sınırlamalar getirdiğini kabul etmekte, öte yandan dava açıldıktan sonra, bu maddelerin uygulanmasını █████/2025 tarihine kadar ertelemektedir.
Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği, uygulama imar planı bulunan alanlarda, plan, fen, sağlık ve sürdürülebilir çevre şartlarına uygun yapı ve yapılaşma ile projelendirmeye ve denetime ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla çıkarılmış olup Davalı Bakanlık tarafından çıkarılan anılan Yönetmelikte, bu amaca uygun düzenlemeler getirildiğinin kabulü gerekmektedir. Bu kapsamda Yönetmeliğin, 5 inci maddenin 30 uncu fıkrası, 57 nci maddenin ikinci fıkrasının (ç) bendi, altıncı fıkrasının (b), (c), (ç) ve (d) bentleri, yedinci fıkrasının (c) ve (ç) bentleri ile 66 ncı maddenin on üçüncü ve on dördüncü fıkralarının da bu amaç doğrultusunda düzenleme getirdiğinde de bir kuşku bulunmamaktadır. O halde kentsel dönüşümün sağlıklı olabilmesi, kanunlara, yönetmeliklere ve imar planına uygun sağlıklı yapılaşmanın ortaya çıkması, yaşanabilir bir çevrenin oluşması için getirilen düzenlemelerden riskli yapı tespiti yapılmış yapıların istisna tutulmasının ve bu istisna süresinin uzatılmasının bilimsel ve teknik bir açıklamasının bulunması gerekmektedir. Davalı idare ise bilimsel ve teknik açıklama sunamamakta, yapılaşma olmadığı halde yeni yapılaşmalarda mağduriyetin olmaması ve kentsel dönüşümün devam etmesi için muafiyet getirmektedir.
Bu durumda Yönetmeliğin dava konusu kısımlarında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu yönetmelik değişikliği işleminin iptalinin gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY: █████/2024 tarih ve 32428 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 4. maddesinin 1. fıkrasının (bbb) bendine eklenen "içerisinde konut bulunan binalar, konaklama amaçlı binalar ve yurt, hastane gibi yataklı mekanı bulunan binalar hariç olmak üzere, tek bağımsız bölümlü umumi binaların bodrum katlarında yapılması halinde ise sel ve su taşkın riskine karşı tedbirler alınarak derinliği 4 metreye, genişliği 1,5 metreye kadar olabilen" ibaresinin, 2. maddesi ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 55. maddesine eklenen 17. fıkrasının, 3. maddesi ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin Geçici 3. maddesinin 5. fıkrasına eklenen "riskli yapı tespiti yapılmış ya da riskli alan kapsamına alınmış olup maliklerin en az üçte ikisi ile noter onaylı kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlenmiş olan yapılar" ibaresi ile aynı fıkrada yer alan "31.12.2024" şeklinde değiştirilen düzenlemenin iptali istemiyle davacı ... Başkanlığı tarafından bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 1. maddesinde, "Bu Kanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla" düzenlendiği, 3. maddesinde de, "Herhangi bir saha, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamaz.
" hükmüne yer verilmiştir.
Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 1. maddesinde, "Bu Yönetmeliğin amacı; plan, fen, sağlık ve sürdürülebilir çevre şartlarına uygun yapı ve yapılaşma ile projelendirmeye ve denetime ilişkin usul ve esasları belirlemektir." düzenlemesine, 2. maddesinde de, "Bu Yönetmelik, uygulama imar planı bulunan alanları kapsar." düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1-) 3/███████ tarih ve 32428 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 4. maddesinin 1. fıkrasının (bbb) bendine, Kuranglez, "Parsel sınırı içinde kalmak ve binaya bitişik olmak şartıyla binaların tabii zemin altında kalan bölümlerine doğal ışık ve havalandırma sağlamak amacıyla en az 0.80 metre en fazla 1.20 metre genişlikte olabilen, binanın hiçbir cephesinde mütemadiyen tesis edilemeyen, boyu yapıldığı pencere genişliğini 0.50 metreden fazla geçmeyen, derinliği azami 2.00 metre olan, giriş çıkış amacı taşımayan ancak, yol cephesi haricinde kaçış amacıyla çıkış tertiplenebilen ışıklıkları" şeklinde tanımlanmış iken düzenlemeye aşağıdaki cümleler eklenmiştir:
"bbb) Kuranglez: Parsel sınırı içinde kalmak ve binaya bitişik olmak şartıyla binaların tabii zemin altında kalan bölümlerine doğal ışık ve havalandırma sağlamak amacıyla en az 0.80 metre en fazla 1.20 metre genişlikte olabilen, binanın hiçbir cephesinde mütemadiyen tesis edilemeyen, boyu yapıldığı pencere genişliğini 0.50 metreden fazla geçmeyen, derinliği azami 2.00 metre olan, giriş çıkış amacı taşımayan ancak, yol cephesi haricinde kaçış amacıyla çıkış tertiplenebilen (Ek ibare:RG-13/1/2024-32428), içerisinde konut bulunan binalar, konaklama amaçlı binalar ve yurt, hastane gibi yataklı mekanı bulunan binalar hariç olmak üzere, tek bağımsız bölümlü umumi binaların bodrum katlarında yapılması halinde ise sel ve su taşkın riskine karşı tedbirler alınarak derinliği 4 metreye, genişliği 1.5 metreye kadar olabilen ışıklıkları," şeklini almıştır.
Davacı tarafından, getirilen düzenlemenin bilimsel esaslara dayanmadığı, değişikliğin hangi fen ve sanat koşullarına göre yapıldığının açıklanması gerektiği, düzenlemenin yaklaşma mesafesini ihlal edilmesine yol açabileceği, deprem nedeniyle yapılan değişikliklerin fertlerin mülkiyet haklarını ihlal edici nitelikte sonuçlar doğurabileceği ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
Davalı tarafından, birden fazla bağımsız bölümden söz edilemeyeceğinden inşaat alanı veya mekan artışı gibi nüfus artırıcı etkilerden bahsedilemeyeceği, düzenlemenin amacının bodrum katlarında yapay ışık yerine yeterli seviyede havalandırma ve doğal ışık alınmasıyla enerji verimliliği olduğu, düzenlemenin gerek ilk yapıda gerek ise mevcut yapılarda parsel maliklerinin muvafakati ile gerçekleştirileceğinden mülkiyet hakkının sınırlandırılmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
Dairemizce dava konusu işlemin değerledirmesinden;
Kuranglez, parsel sınırı içinde kalmak ve binaya bitişik olmak şartıyla binaların tabii zemin altında kalan bölümlerine doğal ışık ve havalandırma sağlamak amacıyla yapılan ışıklık olduğu, düzenleme ile içerisinde konut bulunan binalar, konaklama amaçlı binalar ve yurt, hastane gibi yataklı mekanı bulunan binalarda kuranglez yapılmasının hariç tutulduğu, sel ve su taşkın riskine karşı tedbir alınmak kaydıyla tek bağımsız bölümlü umumi binaların bodrum katlarında derinliği 4 metreye, genişliği 1.5 metreye kadar yapılmasının mümkün olduğundan dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamıştır. Kaldı ki, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde emsal hesabına konu edilmeyecek alanlar sayılmış olup kuranglezin inşasının, emsal hesabına konu edilen bir alanı emsal hesabına konu alan dahil etme gibi bir imkanı bulunmamaktadır.
2-) 3/███████ tarih ve 32428 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesi ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 55. maddesinin 17. fıkrasına aşağıdaki düzenleme eklenmiştir:
"İlk ruhsat tarihinde yürürlükte olan mevzuata uygun olmak ve başkaca herhangi bir esaslı tadilat yapılmamak kaydıyla sadece taşıyıcı sistemin güçlendirilmesi amacıyla yapılacak olan güçlendirme amaçlı yapı ruhsatı başvurularında, 634 sayılı Kanunun 19 uncu maddesine göre maliklerin beşte dört çoğunluğu ile alınmış güçlendirme kararı ile ruhsat düzenlemeye yetkili idarelere başvuru yapılır. 634 sayılı Kanuna göre alınan bu güçlendirme kararı parsel maliklerinin muvafakati için yeterli sayılır. Başvuru ekinde;
a) Tapu kayıt örneği veya istisnai hallerde bunun yerine geçen belgeler,
b) Güçlendirmeye esas statik proje,
c) Güçlendirmenin, taşıyıcı sistemde yapılan zorunlu kesit değişiklikleri haricinde mimari projede bir değişiklik gerektirmesi halinde mimari proje,
ç) Yapı müteahhitliği ve şantiye şefliğine ilişkin belgeler,
d) 4708 sayılı Kanuna tabi yapılarda denetime, tabi olmayan yapılarda ise fenni mesuliyete ilişkin gerekli belgeler,
haricinde bu maddede belirtilen diğer proje ve belgeler aranmaz. Projelerin değerlendirilmesinde, Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği hariç ilk ruhsat tarihinde yürürlükte olan diğer mevzuat hükümleri esas alınır. 54 üncü maddenin yedinci fıkrası kapsamında kalan yapılardan güçlendirilmesi gerekenler için de yeniden ruhsat düzenlenmesine lüzum kalmaksızın bu fıkra hükümlerine göre güçlendirme ruhsatı düzenlenebilir. Bu fıkra kapsamında yapılacak olan sadece taşıyıcı sisteme ilişkin değişiklikler, parselin emsal ve taban alanı hesabına konu edilmez."
Davacı tarafından, dava konusu Yönetmeliğin 57. maddesinde yapıya esas projelerin yönetmelikteki tanımlara, tapu kayıtlarına ve imar planına göre hazırlanması ve projede her bir bağımsız bölümün mekan kodlamasına göre ölçü ve tanımlarına uygun olarak gösterilmesi gerektiğinin düzenlendiği, eklenen düzenleme ile güçlendirme projeleri için yapı ruhsatı şartının kaldırıldığı bunun da vatandaşın can ve mal güvenliğini tehlikeye attığı, yapının kullanıma uygunluğu denetlenmeden, yani kamu denetiminden geçmeksizin yapılara güçlendirme projeleri ile ruhsat verilmiş olacağı, mal sahiplerinin kararına bırakılacak şekilde, yapı ruhsatı aranmaksızın güçlendirme yapılması halinde yapılan işlemlerin denetimini kimin yapacağı belirsizsizleştireceği ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
Davalı tarafından, düzenlemede ilk ruhsat tarihinde yürürlükte olan mevzuata uygun olmak üzere ibaresi yer aldığından davacı tarafından ileri sürülen ruhsatsız yapıların güçlendirileceğine dair iddianın yerinde olmadığı, yapının 4708 sayılı Kanun kapsamında kalması halinde yapı denetim kuruluşlarınca aksi halde ise fenni mesullerle denetleneceğinden denetimsizlikten bahsedilemeyeceği belirtilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
Dairemizce dava konusu işlemin değerledirmesinden;
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunun 19. maddesinde, "Kat malikleri, anagayrimenkulün bakımına ve mimarı durumu ile güzelliğini ve sağlamlığını titizlikle korumaya mecburdurlar.
(Değişik ikinci fıkra: █████/2007-5711/8 md.) Kat maliklerinden biri, bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça anagayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat, onarım ve tesisler, değişik renkte dış badana veya boya yaptıramaz. Ancak, ortak yer ve tesislerdeki bir bozukluğun anayapıya veya bağımsız bir bölüme veya bölümlere zarar verdiğinin ve acilen onarılması gerektiğinin veya anayapının güçlendirilmesinin zorunlu olduğunun mahkemece tespit edilmiş olması halinde, bu onarım ve güçlendirmenin projesine ve tekniğine uygun biçimde yapılması konusunda kat maliklerinin rızası aranmaz. Kat maliki kendi bağımsız bölümünde anayapıya zarar verecek nitelikte onarım, tesis ve değişiklik yapamaz. Tavan, taban veya duvar ile birbirine bağlantılı bulunan bağımsız bölümlerin bağlantılı yerlerinde, bu bölüm maliklerinin ortak rızası ile anayapıya zarar vermeyecek onarım, tesis ve değişiklik yapılabilir. Her kat maliki anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumludur." hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu düzenlemede davacı tarafından, güçlendirme projeleri için yapı ruhsatı şartının kaldırıldığı ileri sürülmüş ise de, güçlendirme amaçlı yapı ruhsatı başvurularında ilk ruhsat tarihinde yürürlükte olan mevzuata uygun olmak ve başkaca herhangi bir esaslı tadilat yapılmamak kaydıyla sadece taşıyıcı sistemin güçlendirilmesi amacına yönelik olarak 634 sayılı Kanunun 19. maddesine göre maliklerin beşte dört çoğunluğu ile alınmış güçlendirme kararı ile ruhsat düzenlemeye yetkili idarelere başvuru yapılması halinde 634 sayılı Kanuna göre alınan bu güçlendirme kararının parsel maliklerinin muvafakati için yeterli sayılacağı, başvuru ekinde; güçlendirmeye esas statik proje, mimari projede bir değişiklik gerektirmesi halinde mimari proje, yapı müteahhitliği ve şantiye şefliğine ilişkin belgeler ve 4708 sayılı Kanuna tabi yapılarda denetime, tabi olmayan yapılarda ise fenni mesuliyete ilişkin gerekli belgelerin yeterli olduğu, bu fıkra kapsamında yapılacak olan sadece taşıyıcı sisteme ilişkin değişikliklerin, parselin emsal ve taban alanı hesabına konu edilmeyeceğine dair düzenlemeler öngörüldüğü, düzenlemenin 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa aykırı olmadığı sonucuna varıldığından dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3-) 3/███████ tarih ve 32428 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. maddesi ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin Geçici 3. maddesinin 5. fıkrası, "Bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten önce yapı ruhsatı başvurusunda bulunulmuş olan yapılar ile kamu kurum ve kuruluşlarınca yapım işlerine yönelik ihale kararı veya ihale tarihi alınmış olan yapılar için; 5 inci maddenin 30 uncu fıkrası, 57 nci maddenin ikinci fıkrasının (ç) bendi, altıncı fıkrasının (b), (c), (ç) ve (d) bentleri, yedinci fıkrasının (c) ve (ç) bentleri ile 66 ncı maddenin on üçüncü ve on dördüncü fıkraları, 31.12.2023 tarihine kadar uygulanmaz." şeklinde düzenlenmiş iken aşağıdaki cümleler düzenlemeye eklenmiştir:
"riskli yapı tespiti yapılmış ya da riskli alan kapsamına alınmış olup maliklerin en az üçte ikisi ile noter onaylı kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlenmiş olan yapılar" ibaresi cümleye eklenmiş, aynı fıkrada yer alan "31.12.2024", anılan fıkrada yer alan 31.12.2024 tarihi, 28.01.2025 tarihli, 32796 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliğiyle █████/2025 olmuş, 11.3.2025 tarihli, 32838 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile de "riskli yapı tespiti yapılmış ya da riskli alan kapsamına alınmış olup maliklerin en az üçte ikisi ile noter onaylı kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlenmiş olan yapılar" ibaresi "6306 sayılı Kanun kapsamında noter onaylı inşaat sözleşmesi düzenlenmiş olan yapılar" şeklini almıştır.
Davacı tarafından; düzenlemenin düzensiz imar uygulamalarını önlemek yerine, farklı anlam ve yorumlara açık ifadeleri ve sürekli olarak yürürlüğe konulan geçici maddelerle çok hukuklu bir sistem getirmesi nedeniyle imar düzensizliğine, eşitsizliğe ve yapılaşmada karmaşaya yol açacağı, düzenlemenin dolaylı olarak bazı yapılar yönünden imar affı niteliğinde olduğundan deprem nedeniyle düzenleme yapılması amacıyla ters düştüğü, geçerlilik tarihinin uzatılarak imar affı veya muafiyet yönündeki düzenlemenin birbirinde farklı uygulamalara sebebiyet verebileceği ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
Davalı tarafından, 12/5/2023 tarih ve 32188 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin geçici maddesiyle getirilen değişiklikle meydana gelen sınırlamanın vatandaşlar nezdinde olumsuz etkilerinin önlenmesi, mevcut başvuru haklarının korunması, █████/2023 tarihinden evvel ruhsat başvurusunda bulunan ve çeşitli nedenler ruhsat alamamış olanların mevzuat değişikliğinden etkilenmemesi ve █████/2024 tarihine kadar yapı ruhsatı alabilmesine imkan tanınması amacıyla düzenlemenin yapıldığı, yapı sahibi ve yatırımcı açısından mağduriyet yaşanmaması ve kentsel dönüşümün sekteye uğramaması hedeflendiği belirtilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
İlgili Mevzuat:
Anılan geçici madde ile düzenleme getirilen ve Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin uygulanmayacağı belirtilen maddeleri ise işlem tarihi itibariyle şöyledir:
5. maddesinin 30. fıkrası; "Aşağıda belirtilen bina türleri için bu fıkrada belirtilen kurallara uyulması zorunludur:
a) İçerisinde konut yer alan binaların zemin katlarında konut dışı fonksiyonların yapılabilmesi için; bu fonksiyonların yer aldığı zemin kat yüksekliğinin 4.50 metreden az olması, yapının tasarımında 18/3/2018 tarihli ve 30364 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Bina Deprem Yönetmeliğinin eki Deprem Etkisi Altında Binaların Tasarımı İçin Esasların Tablo 4.1.’inde yer alan A12, A13, A14 veya A15 tipi taşıyıcı sistemlerin kullanılması, kısa kolon oluşturulmaması, asma kat yapılmaması şartlarının tamamının sağlanması zorunludur.
b) İçerisinde konut yer alan zemin hariç 7 kat ve üzeri binalarda kapalı çıkma yapılamaz. Ancak kapalı çıkma yapılamaması nedeniyle parselin plan ve bu Yönetmelikle verilen emsal haklarının kullanılamadığı durumlarda; arka bahçe mesafesi 2 metrenin altına düşmemek kaydı ile arka bahçeye en fazla 1 metre taşacak şekilde, sadece kolon ve/veya perdelerden (bunların zemin altında temele kadar devam eden bölümleri dahil) oluşan kapalı çıkmasız bina uygulamalarında, belirtilen taşıyıcı sistemin çevrelediği alan bahçe mesafesi ve taban alanı ihlali sayılmaz. Emsal haklarının bu şekilde dahi tamamen kullanılamaması halinde, parselin yol sınırlarına 4 metreden fazla yaklaşmamak kaydı ile ön bahçeye en fazla 1 metre taşacak şekilde aynı uygulamaya müsaade edilir. Bu alanın hiçbir kenarı duvar veya herhangi bir malzeme ile kapatılmaz ve bahçe niteliği ortadan kaldırılamaz. Bu fıkra kapsamındaki uygulamalarda hiçbir şekilde çıkmalı olarak tasarlanmış olan binaya göre emsal artışı sağlanamaz. Kapalı çıkma yapılabilen binalarda ise; çıkmayı teşkil eden konsolun mesnetlendiği/bağlantılı olduğu düşey taşıyıcı elemanların, Türkiye Bina Deprem Yönetmeliğinin eki Esasların 7.5.1 maddesinin (a) bendi kriterlerine uygun kirişler ile birbirine bağlanması suretiyle çerçeve teşkil edilmesi zorunludur.
c) Bitişik nizam parsellerde bitişik yapılacak olan binaların arasında Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği gereği bırakılması gereken deprem derz boşluğu kadar mesafenin parsel sınırından itibaren bırakılması zorunludur. Bu boşluğun dışarı bakan tüm cepheleri, yapıların salınım yapmasına engel olmayacak şekilde hafif malzemeler ile bina boyunca kapatılarak can ve mal güvenliği temin edilir."
57. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendi; "Devletin güvenlik ve emniyeti bakımından gizlilik arz eden yapılar ile 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, 16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ve diğer özel kanunlar kapsamında kalan alanlarda yapılacaklar hariç olmak üzere; yerleşme ve yapılaşmaların mimari estetik değerinin arttırılarak şehirlere kimlik kazandırılması amacıyla, nüfusu 50 binden fazla olan belediyelerde yapılacak umumun kullanımına mahsus olan; resmi binalar, ibadet yerleri, eğitim, sağlık tesisleri, kültürel binalar, eğlence yapıları, konaklama amaçlı binalar, alışveriş merkezleri, ulaştırma istasyonları, iş hanı, büro, pasaj, çarşı gibi ticari yapılar ile merkezi iş alanları ve idaresince bu kapsamda olduğu değerlendirilen yapıların mimari proje müellifliği; kamuda veya üniversitelerin mimarlık bölümlerinde ya da meslek odasına kayıtlı serbest mimar olarak en az 5 yıl mesleki tecrübesi bulunup, yapı ruhsatı alınmış toplamda en az 10.000 m², en az 4 farklı yapının projelendirilme sürecinde aktif olarak bulunan ve bu durumlarını gerekli belgelerle tevsik eden mimarlar tarafından üstlenilebilir. Üniversitelerin mimarlık ana bilim dalında tezli lisansüstü öğrenim görmüş olan mimarlar için bu fıkrada belirtilen asgari hizmet süresi ile proje yapımına dair kriterlerin yarısının sağlanması yeterlidir. Bu kapsamda hazırlanan mimari projelerin yöresel mimariye uygun olarak tasarlanması, yapının kullanım fonksiyonunu azami ölçüde yansıtacak mimari öğeler içermesi, giriş cephelerinin binanın kullanım fonksiyonunu öne çıkaran, kolay algılanabilir şekilde tasarlanması ve bu amaçla bina ön cephelerinde cephe ve çatı ile uyumlu olacak şekilde sundurma, portik veya kolonad/sütun benzeri tasarımlarla girişin vurgulanması, cephe tasarımına derinlik kazandırılması, ön bahçelerinde teras, merdiven, rampa ve kot farkı gibi düzenlemeler ile davetkâr bir etki sağlanması gerekir. Ayrıca mimari projenin varsa yapının bulunduğu cadde veya sokakta yer alan ve mimari estetik komisyonunca belirlenmiş olan referans bina cephesindeki mimari öğelere uyumlu olacak şekilde tasarlanması, referans bina bulunmaması halinde sokak silüeti ile uyumlu olarak tasarlanması gerekir."
57. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendi; "Zemin kat hariç olmak üzere 5 ila 7 kat arasındaki binaların statik proje müellifliği; kamuda veya üniversitelerin inşaat mühendisliği bölümlerinde ya da meslek odasına kayıtlı serbest mühendis olarak en az 3 yıl mesleki tecrübesi bulunup, yapı ruhsatı alınmış toplamda en az 10.000 m², en az 4 farklı yapının projelendirilme sürecinde aktif olarak bulunan ve bu durumlarını gerekli belgelerle tevsik eden inşaat mühendisleri tarafından üstlenilebilir." (c) bendi; "Zemin kat hariç 8 ila 15 kat arasındaki binaların statik proje müellifliği; 5 yıldan fazla mesleki tecrübesi bulunan, en az biri (b) bendine göre hazırlanmış olup yapı ruhsatı alınmış toplamda en az 15 bin m², en az 6 farklı yapının projelendirilme sürecinde aktif olarak bulunan ve bu durumlarını gerekli belgelerle tevsik eden inşaat mühendisleri tarafından üstlenilebilir." (ç) bendi; "Zemin kat hariç 15 kat üzeri binaların statik proje müellifliği; 7 yıldan fazla mesleki tecrübesi bulunan, en az biri (c) bendine göre hazırlanmış olup yapı ruhsatı alınmış toplamda en az 20.000 m², en az 8 farklı yapının projelendirilme sürecinde aktif olarak bulunan ve bu durumlarını gerekli belgelerle tevsik eden yapı ana bilim dalında veya deprem mühendisliği alanında lisansüstü eğitim yapmış inşaat mühendisleri tarafından üstlenilebilir." (d) bendi; "Bu bendin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla (ç) bendine göre istenen hizmet süresi ve iş deneyimi şartlarını sağlamış olan inşaat mühendisleri için ayrıca lisansüstü eğitim yapmış olma koşulu aranmaz."
57. maddesinin 7. fıkrasının (c) bendi; Yüksekliği 30.50 metreyi geçen konutlar ile inşaat alanı 2.000 m²’yi geçen umumun kullanımına mahsus binaların mekanik tesisat proje müellifliği; kamuda veya üniversitelerin ilgili mühendislik bölümlerinde ya da meslek odasına kayıtlı serbest mühendis olarak en az 3 yıl mesleki tecrübesi bulunup, yapı ruhsatı alınmış en az 10.000 m2 ve en az 4 farklı yapının tesisat proje hazırlanma sürecinde aktif olarak bulunan ve bu durumlarını gerekli belgelerle tevsik eden makine mühendislerince üstlenilebilir." (ç) bendi; "Yüksekliği 51.50 metreyi geçen tüm binalar ile yapı inşaat alanı 30.000 m²yi geçen umumun kullanımına mahsus binaların mekanik tesisat proje müellifliği ise; en az 5 yıl mesleki tecrübesi bulunup, en az biri (c) bendine göre hazırlanmış ve yapı ruhsatı alınmış en az 10.000 m² ve en az 4 farklı yapının tesisat proje hazırlanma sürecinde aktif olarak bulunan ve bu durumlarını gerekli belgelerle tevsik eden makine mühendislerince üstlenilebilir."
66. maddesinin 13. fıkrası; "Komisyon ayrıca, 57 nci maddenin ikinci fıkrasının (ç) bendi kapsamında kalan mimari projeleri; mezkur bentte belirtilen kriterlere uygunluk bakımından inceler. Bu kapsamda komisyon referans bina belirlemeye ve bu amaçlarla projelerde değişiklik talep etmeye yetkilidir. Bu kapsamdaki projeler, komisyon tarafından en geç on iş günü içinde incelenir. Kabul, ret veya belirtilen düzeltmeler yapılmak kaydıyla kabul şeklinde kararlar alınabileceği gibi projelerin tadil edilmesi ve incelenmek üzere tekrar komisyona sunulması yönünde ara karar da alınabilir. Komisyonca alınan nihai kararlar idarenin yapı ruhsatı düzenlemeye yetkili birimine bildirilir." 14. fıkrası; "Komisyon, 57 nci maddenin ikinci fıkrasının (ç) bendinde belirtilen yapılarda ayrıca reklam yüzeyi olarak kullanılabilecek binalar ve bunların cephelerine ilişkin de karar alabilir."
Dairemizce dava konusu işlemin değerledirmesinden;
Hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bir devlette hukuk güvenliğinin sağlanması, hukuk devleti ilkesinin zorunlu koşullarındandır. Yapılan düzenlemelerde hukuki güvenlik; istikrar, belirlilik ve öngörülebilirlik hususları göz önünde bulundurularak sağlanır. Bu kapsamda, Devlet, hukuk kurallarını açık ve belirgin biçimde hazırlamak, yürürlüğe koymak ve bunları uygulamakla yükümlüdür.
Hukukun sürekli bir gelişim ve değişim içerisinde olduğu göz önünde bulundurulduğunda, gelişen koşullara ayak uydurmak zorunda olan yasal metinlerin Kanunkoyucu ya da yetkili idare tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olacak şekilde, değiştirilmesi gerektiği açıktır.
Anayasanın 124. maddesi uyarınca, idareler, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, her zaman yönetmelik, tebliğ, genelge çıkarabilme ve bu düzenlemelerle, değişen koşulları dikkate alarak, daha önceki düzenlemeler ile doğmuş bulunan objektif hukuki durumları, ileriye yönelik olarak yürürlükten kaldırma yetkisine sahiptir. Ancak, idareler, bu konudaki yetkilerini kullanırken önceki düzenlemeler kapsamında kişilerin kazanılmış haklarını ve haklı beklentilerini korumak zorundadırlar. Bu durum, hukuk güvenliğinin ve hukuki istikrarın sağlaması açısından vazgeçilmez niteliktedir.
Haklı beklenti, yönetimin bir düzenleyici işlemine, bir taahhüdüne veya uzun süren bir uygulamasına güvenerek, bireylerin çıkarlarına ya da lehlerine olan bir sonuca ulaşabileceklerini ümit etmeleridir.
Davalı idarenin, imar politikaları, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarını gözeterek imar mevzuatına uygun olacak şekilde dava konusu Yönetmelikten önce yürürlükte bulunan Otopark Yönetmeliğinin yerine yeni bir yönetmelik getirmekte yetkili olduğunda kuşku bulunmamaktadır. Ancak, idare, bu değişiklikleri yaparken ilgililerin haklarını ihlal etmeksizin haklı beklentileri koruyucu düzenlemeler yapmakla yükümlüdür.
Bu kapsamda, bir alanda yürürlükte olan mevzuat değiştirilirken yahut hiç düzenleme yapılmamış bir alanda ilk kez düzenleme yapılırken yürürlüğe girecek hükümlerin hangi tarihten itibaren uygulanmaya başlanacağının belirlenmesi için geçici hükümler getirilmesi mümkündür.
Geçici maddeler, düzenleme yapılmak istenilen alanda, yetkili idari merci tarafından hazırlanan yeni mevzuat metni içerisinde yer alan ve yeni getirilen düzenleme uygulanmaya başlayıncaya veya yürürlüğe girinceye kadar geçecek süre içinde yapılacak işlem ve düzenlemeler ya da uyulacak ilke ve kurallar ile daha önceki düzenlemelerden doğan hakların korunmasına ilişkin hususları barındıran düzenlemelerdir.
Yürürlüğe girecek mevzuat bakımından geçici maddeler getirilmesi, düzenleme yapılan alanda hukuki eylem ve işlemlerle muhattap olan şahıslar bakımından hukuki öngörülebilirlik ilkesinin gerçekleştirilebilmesi, diğer bir deyişle, hukuk devleti ilkesinin gereği gibi yerine getirilmesi bakımından önem arz etmektedir.
Davalı idare yapılaşma sürecinde, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nde 12.05.2023 tarihinde yapılan değişiklikler nedeniyle meydana gelen kısıtlamalardan etkilenilmemesi, mevcut başvuru ve hakların korunması ve 31.12.2024 tarihine kadar çeşitli nedenlerle yapı ruhsatı alamayanlara imkan tanınarak mağduriyete neden olunmaması ve kentsel dönüşümün sekteye uğramamasının hedeflenerek uyuşmazlığa konu düzenlemenin getirildiğini belirtmekte, böylece yukarıda içeriğine yer verilen Yönetmelik maddeleriyle yapılaşmada bazı sınırlamalar getirdiğini kabul etmekte, öte yandan dava açıldıktan sonra, bu maddelerin uygulanmasını █████/2025 tarihine kadar ertelemektedir.
Riskli yapı tespiti yapılmış ya da riskli alan kapsamına alınmış olup maliklerin en az üçte ikisi ile noter onaylı kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlenmiş olan yapılarda, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 5. maddenin 30. fıkrası, 57. maddenin 2. fıkrasının (ç) bendi, 6. fıkrasının (b), (c), (ç) ve (d) bentleri, 7. fıkrasının (c) ve (ç) bentleri ile 66. maddenin 13 ve 14. fıkralarının 31.12.2024 tarihine kadar uygulanmayacağına dair dava konusu düzenlemenin, riskli yapı tespiti yapılmış ya da riskli alan kapsamına alınmış olup maliklerin en az üçte ikisi ile noter onaylı kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlenmiş olan yapılar için mevcut başvuru haklarının korunması, █████/2023 tarihinden evvel ruhsat başvurusunda bulunan ve çeşitli nedenler ruhsat alamamış olanların, █████/2024 tarihine kadar yapı ruhsatı alabilmesine imkan tanınması, yapı sahibi ve yatırımcı açısından mağduriyet yaşanmaması ve kentsel dönüşümün sekteye uğramaması amacıyla yapılan dava konusu düzenleme ile (söz konusu geçici madde) hukuki güvenlik ilkesi göz önünde bulundurularak onaylandığı tarihte yürürlükte olan mevzuata göre tamamlanmasına kanunen imkan tanınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Kaldı ki, 11.3.2025 tarihli, 32838 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile de "riskli yapı tespiti yapılmış ya da riskli alan kapsamına alınmış olup maliklerin en az üçte ikisi ile noter onaylı kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlenmiş olan yapılar" ibaresi "6306 sayılı Kanun kapsamında noter onaylı inşaat sözleşmesi düzenlenmiş olan yapılar" şeklini almıştır.
Bu itibarla, dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ....-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ....-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!