Konya BAM 3. Hukuk Dairesi, sigorta şirketinin yangın zararı rücu talepli itirazın iptali davasında kusur ve nedensellik bağı tartışmasını istinafen inceliyor.
Özet: Davacı sigorta şirketi, davalıya ait fabrikada meydana gelen ve sigortalı aracın hasar görmesine yol açan yangın nedeniyle sigortalısına ödediği tazminat bedelinin rücuen tahsili amacıyla itirazın iptali davası açarak davalının yanıcı ve parlayıcı maddeler içeren işletmesi sebebiyle gerekli güvenlik önlemlerini almadığı için kusurlu olduğunu veya kusursuz sorumluluk ilkesi gereği sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürmüş; davalı şirket ise yangının çıkışında kusuru bulunmadığını, sigortalı aracın kendi bilgisi ve talimatı dışında fabrika sahasına keyfi olarak park edildiğini, dolayısıyla zararın oluşmasında aracın park ediliş şeklinin nedensellik bağını kestiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ... KARAR NO : ...KARAR TARİHİ: █████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ..... (...)ÜYE : ..... (...)ÜYE : ..... (...)KATİP : ..... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ: █████/2026NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ........ VEKİLLERİ : Av..... Av.....DAVALI : ........ VEKİLİ : Av.....FER'İ MÜDAHİL: ........ : Av.....DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)İSTİNAF KARAR TARİHİ : █████/2026İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından, davalı ........ aleyhine itirazın iptali ve takibin devamı talebiyle Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açıldığını, dava değeri 630.842,30 TL olup bunun 504.000,00 TL'si asıl alacak, 126.842,30 TL'si işlemiş faiz olduğunu, davacı şirket nezdinde ........ numaralı kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ........ plakalı çekici ve buna bağlı ........ plakalı dorse, █████/2023 tarihinde davalı şirkete ait iş yerinde meydana gelen yangın sonucu hasar gördüğünü, olay günü sigortalı araç, davalı şirkete ait Konya Selçuklu ilçesi ........ Mahallesi ...... Sokak adresindeki fabrikaya ticari yük getirdiğini, yük boşaltıldıktan sonra fabrika sahası içerisinde ana bina yanında park edildiğini, aynı gün fabrikada çıkan yangının kısa sürede büyüdüğünü ve fabrikanın büyük ölçüde yanmasına sebep olduğunu, yangının park halindeki çekici ve dorsesine sirayet etmesi sonucu zarar gördüğünü, itfaiye raporuna göre yangın █████/2023 günü saat 03:10 civarında başladığını ve yaklaşık 07:45'e kadar devam ettiğini, bu yangın sonucunda sigortalı araç önemli ölçüde hasara uğradığını, davacı şirket tarafından meydana gelen hasar nedeniyle █████/2023 tarihinde sigortalıya 504.000,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, yapılan ödeme ile birlikte Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi gereğince davacı şirket sigortalının haklarına halef olmuş ve zarardan sorumlu olduğu iddia edilen davalıya rücu hakkı doğduğunu, davacı şirkete göre yangının meydana gelmesinden davalı şirket sorumlu olduğunu, davalıya ait plastik üretim tesisinin faaliyet alanı gereği yanıcı ve parlayıcı maddeler içermesi nedeniyle yüksek risk taşıdığı, bu nedenle işletmenin gerekli güvenlik önlemlerini almakla yükümlü olduğunu, bu kapsamda davalı şirketin kusurlu olduğu, ayrıca kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince de zarardan sorumlu tutulması gerektiğinden bahisle, davacı şirket, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, icra takibinin devamıma, asıl alacağın en az 4020'si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından öncelikle, █████/2023 tarihinde fabrika sahasında bir yangın meydana geldiği, bu yangın sonucunda fabrikanın zarar gördüğü, üretim ürünlerinin zayi olduğu ve ciddi maddi kayıplar oluştuğunu, yangın olayının tespiti amacıyla █████/2023 tarihinde .... Sulh Hukuk Mahkemesinde ... D.İş esas sayılı delil tespiti davası açıldığı ifade edildiğini, bu dosyada alınan bilirkişi raporuna göre yangının çıkmasında davalı şirkete herhangi bir kusur yüklenmediğini, davaya konu olayın ........ adlı şirkete ihbar edilmesini talep ettiklerini, yangın sırasında davacı sigorta şirketine sigortalı ........ plakalı çekiciye bağlı ........ plakalı römorkun fabrika sahasında bulunduğu ve yangında zarar gördüğü kabul edilmekle birlikte, söz konusu aracın fabrika sahasına Davalı şirketin bilgisi ve talimatı dışında park edildiğini, davalı şirkete göre araç yangın sırasında yük indirme veya fabrika ile ilgili bir işlem yapmak amacıyla değil, tamamen keyfi şekilde fabrika sahasına bırakıldığını, bu nedenle aracın yanmasında sorumluluğun aracı oraya park eden kişiye ait olduğunu, davalı şirket, aracın fabrika sahasında bulunduğundan haberdar olmadığını , davacı sigorta şirketinin sigortalıya ödediği bedel nedeniyle kendisine rücu etmesinin hukuken mümkün olmadığını, Türk Borçlar Kanunu'na göre yapı malikinin sorumluluğunun doğabilmesi için olay ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerektiğini, somut olayda aracın fabrika sahasına park edilmesinin zarar görenin kusuru olduğu ve bu durumun nedensellik bağını kestiğini, sonuç olarak davacı şirket tarafından açılan davanın haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; " Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, bilirkişi raporları, icra dosyası, Yüksek Mahkemenin emsal mahiyetteki ilamları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde █████/2023 tarihinde davalıya ait iş yerinde meydana gelen yangın neticesinde dava dışı sigortalıya ait ........ plakalı çekicinin zarar gördüğü, davalı tanığı ........'ın Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasında alınan yeminli beyanından anlaşılacağı üzere dava dışı sigortalı tarafından dava konusu aracın davalıya ait işyerine park edildiği, ertesi günü dava dışı sigortalının aracına davalının fabrikasından yük yükleneceği, bu nedenle aracın fabrika sahasına park edildiği, anahtarın dava dışı sigortalı tarafından depo kısmında bulunan odaya bırakıldığı, davalı çalışanlarının bundan haberi olmadığı, gece saatlerinde yangının meydana geldiğinin ifade edildiği, Mahkememizce Aldırılan █████/2026 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporuyla tespit edildiği üzere dosya kapsamında bulunan itfaiye raporu, █████/2023 tarihli bilirkişi heyet raporu, █████/2025 tarihli uzman görüşü, tanık anlatımları ve diğer bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, meydana gelen yangının çıkış sebebinin kesin olarak tespit edilemediği, yangının kesin çıkış sebebi belirlenememekle birlikte, olayın meydana geldiği işyerinin plastik üretim faaliyetinin yürütüldüğü bir sanayi tesisi olması ve bu tür tesislerde yangın riskinin öngörülebilir nitelikte bulunması dikkate alındığında, işyerinde yangın riskinin önlenmesi ve kontrol altına alınmasına yönelik gerekli organizasyon ve önleyici tedbirlerin alınmasının işverenin sorumluluğunda olduğu, meydana gelen yangının büyümesi ve zararın artması bakımından davalı işverenin sorumluluğunun bulunduğu, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; davalı işverenin kusur oranının %70, dava dışı araç sürücüsünün kusur oranının %30 olduğu, dava konusu aracın onarımının ekonomik olmadığı ağır hasar değerlendirilmesi durumunda kaza tarihli rayiç değerinin 1.390,000 TL olacağı, çekme belgeli sovtaj bedelinin 886.000,00 TL olacağı, hasar tazminat bedelinin 504.000,00 TL olacağı, 504.000,00 TL tazminat bedelinden %30 kusur tenzili yapıldığında 352.800,00 TL olduğu, Mahkememizce yapılan hesaplamada ödeme tarihi olan █████/2023 tarihi faiz başlangıç tarihi kabul edilerek takip tarihi olan █████/2025 tarihine kadar davacının icra dosyasında yasal faiz talep etmesi de nazara alınarak (değişen oranlarda █████/2023-█████/2024 tarihleri arasında %9-█████/2024-█████/2025 tarihleri arasında %24 olmak üzere) (6100 Sayılı Kanunun 26/1 maddesi gereğince talebiyle bağlı kalınarak) takip öncesi işlemiş faiz hesabı yapılmış, davacının talep edebileceği takip öncesi işlemiş faiz miktarının 89.166,57 TL olduğu anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulü ile T.C. Konya .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasında davalı(borçlu) tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin alacak aslı 352.800,00 TL, takip öncesi işlemiş faiz 89.166,57 TL olmak üzere toplam 441.966,57 TL üzerinden devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin ise reddine karar verilmesi hususunda Mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmuştur. (6) İCRA-İNKAR TAZMİNATI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar davacı tarafından icra-inkar tazminatı talep edilmiş ise de T.C. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████/2017 Tarih ve █████████ Esas-█████████ Karar sayılı ilamı da emsal alındığında davacının talebi uğranılan zararın rücuen tahsiline ilişkin olup alacak likid olmadığından yasal şartları oluşmadığından davacının icra-inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. " şeklinde davanın kısmen kabulüne, T.C. Konya .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasında davalı(borçlu) tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin alacak aslı 352.800,00 TL, takip öncesi işlemiş faiz 89.166,57 TL olmak üzere toplam 441.966,57 TL üzerinden devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, yasal şartları oluşmadığından davacının icra-inkar tazminatı talebinin reddine dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece rücuen tazminat davasının kısmen kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirkete kasko sigortalı olan aracın davalıya ait tesise yük getirdiğini ve park halindeyken fabrikada çıkan yangının sirayet etmesi sonucu ağır şekilde hasarlandığını, plastik üretimi yapan davalı işletmenin yüksek yangın riski nedeniyle olağanüstü özen ve yangın önleme yükümlülüğü altında bulunduğunu, yangının büyümesinde davalının asli kusurlu olduğunu, buna karşın dava dışı araç sürücüsüne yüzde otuz oranında kusur izafe edilmesinin ve bu doğrultuda tazminattan indirim yapılmasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, aracın sahada davalının bilgi ve kontrolü dahilinde park edildiğini, başka bir mahkeme dosyasındaki soyut ve varsayımsal raporlar esas alınarak kusur dağılımı yapılmasının hatalı olduğunu, hasar ve ödeme miktarının likit olması karşısında takibe haksız itiraz eden davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, itirazın iptali ile davanın tümden kabulüne ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini, ayrıca müvekkili şirket aleyhine yürütülen icra takibi yönünden tehir-i icra kararı verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Kusura itiraz KOS İtfaiye Biriminin █████/2023 Tarihli Yangın Raporunda özetle; Davalıya ait iş yerinde yangın meydana geldiği, dava dışı sigortalının ........ plakalı çekicisi ile ........ plakalı dorsesinde yer alan malzemelerin yanarak zarar gördüğü, yangın çıkış nedeninin anlaşılamadığı ve bilirkişilerce tespit edilmesinin uygun olduğu rapor edilmiştir. .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D. İş Esas Sayılı Dosyasında Aldırılan █████/2023 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda özetle; Yangının, davalıya ait Fabrika tavanında bulanan güneş enerjisi panellerine ait elektrik tesisatlarında oluşan kısa devre sonucu ya da invertörlerde oluşan enerjinin invertörde aşırı ısınma sonucu gerçekleşmiş olabileceği, invertörlerde biriken yükün boşalma ihtimali ve İnvertör kablo bağlantılarında kısa devre sonucu yangının çıkmış olabilme ihtimalini güçlendirdiği, ifadelere göre yangının çıkış yerinin 2. olasılığı Daha güçlü kıldığı, fakat burada 1 olasılığın da yangınının çıkma ihtimalini güçlendirdiği, ifadelerde yangının asma katta bulunan invertörlerden başlayıp zemine doğru sirayet edip yangının zeminde büyümesiyle de fabrikanın tümüne yayıldığı, sonrasında ise fabrikanın tümünün yanmasına neden olduğuun ifadelerden anlaşıldığı, yangın neticesinde davalının fabrikasında bulunan taşınır/taşınmaz malların zarar gördüğü rapor edilmiş, bu raporda dava dışı sigortalının aracındaki hasar ile ilgili bir değerlendirme yapılmamıştır. Davalı tarafından dosyaya ibraz edilen █████/2025 Tarihli Uzman Görüşünde özetle; Yangının çıktığı saat itibariyle güneş enerji sisteminin aktif olmadığı, PV panellerin üretim yapmayacağı, DC hatlarda gerilim olsa bile akım olmayacağı, enerji akışının "0" olduğu, invertörlerin yalnızca haberleşme modunda çalışacağı, yük taşımayacağı, ısınma ya da üretim yapmayacağı, yangının invertör kaynaklı olduğu iddiasının fiziksel gerçekler ve standartlarla çeliştiği, dolayısıyla yangının çatıdaki PV panellerden veya invertörlerden kaynaklandığına dair iddiaların bilimsel ve teknik verilere göre geçersiz olduğu rapor edilmiş, yangının sebebinin ne olacağına ilişkin bir tespit yapılmamıştır. Konya .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas Sayılı Dosyasında alınan █████/2025 Tarihli KÖK rapor ile █████/2025 Tarihli EK raporda özetle; Davalının işyeri sahasında çıkan yangında dava dışı sigortalıya ait aracın iş sahasına hangi amaçla geldiği, ne kadar süre kalacağı, ne yüklü olduğu konular göz önünde bulundurularak iş yerinde oluşabilecek yangın vb acil durumlarda aracın emniyetli bir yerde park etmesinin sağlanması, aracın acil durumda emniyetsiz alanı terk edip araç uzun süre sahada kalacaksa öncelikle buna izin verilmemesi, aksi halde acil durumda aracı emniyetsiz alandan çıkarmak için anahtarın güvenliğe bırakılması gibi önceden alınması gerekli tedbirlerin alınmaması/eksik alınması sebebiyle %70 oranında kusurlu olduğu, dava dışı sigortalının ise aracın fabrika sahasında bulunması gerekiyor ise acil bir durumda aracını emniyetli alana çıkarmak için öncelikle aracın başında bulunması ya da aracın başında değilse gerekli tedbirleri alması, fabrikada yetkililer ile görüşüp emniyetli alanda bulunması için izin alması ve gerekirse aracının anahtarını bilgi vererek güvenliğe bırakması gerektiği, bu tedbirleri yerine getirmeyen dava dışı sigortalının %30 oranında kusurlu olduğu rapor edilmiş, bu raporda yangın sebebi ya da eldeki davaya konu edilen hasarlar yönüyle bir hesaplama yapılmamıştır. Mahkemece Aldırılan █████/2026 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda özetle; Dosya kapsamında bulunan itfaiye raporu, █████/2023 tarihli bilirkişi heyet raporu, █████/2025 tarihli uzman görüşü, tanık anlatımları ve diğer bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, meydana gelen yangının çıkış sebebinin kesin olarak tespit edilemediği, yangının kesin çıkış sebebi belirlenememekle birlikte, olayın meydana geldiği işyerinin plastik üretim faaliyetinin yürütüldüğü bir sanayi tesisi olması ve bu tür tesislerde yangın riskinin öngörülebilir nitelikte bulunması dikkate alındığında, işyerinde yangın riskinin önlenmesi ve kontrol altına alınmasına yönelik gerekli organizasyon ve önleyici tedbirlerin alınmasının işverenin sorumluluğunda olduğu, meydana gelen yangının büyümesi ve zararın artması bakımından davalı işverenin sorumluluğunun bulunduğu, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; davalı işverenin kusur oranının %70, dava dışı araç sürücüsünün kusur oranının %30 olduğu,bu halde Mahkemece aldırılan █████/2026 tarihli bilirkişi heyet raporundaki tespitlerin aynı yangın sebebiyle T.C. Konya .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında görülen rücu dosyasında aldırılan █████/2055 tarihli KÖK bilirkişi heyet raporu ile █████/2025 tarihli EK bilirkişi heyet raporundaki tespitlerle örtüşmesi, hasar bedeli yönünden sigorta eksper raporundaki tespitlerle örtüşmesi, farkın kusur dağılımdan kaynaklandığı ve dahi söz konusu raporun Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle bu raporun hükme esas alınmasına karar verilmesi isabetlidir.Davacı vekilinin icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin yanlış olduğu istinafı yönünden İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Somut olayda tazmini gereken alacak miktarı bilirkişi raporuyla belirlendiğinden bu halde likit alacaktan sözetmek mümkün olmadığından inkar tazminatının reddine karar verilmesi doğrudur. Bu halde, dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,1-Davacı tarafından alınan harçlar yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına,Dair, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yapılan değişiklik ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2025 yılı itibari ile (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. █████/2026 ..... ..... ..... ..... Başkan Üye Üye Katip ... ... ... ... E imza E imza E imza E imzaBu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.