2. Ceza Dairesi, hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından istinaf reddi kararına yönelik temyizlerde, bir sanık hakkında onama, diğerinde tekerrür uygulamasındaki hatadan bozma kararı verdi.
Özet: Yüksek mahkeme, sanıkların iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından verilen hükümlere yönelik temyiz başvurularını, cezaların miktarı nedeniyle temyiz yolu kapalı olduğundan reddetmiş; bu suçlardan biri için belirlenen ceza miktarındaki hatanın mahallinde düzeltilebileceğini belirtmiştir. Hırsızlık suçuyla ilgili olarak ise, sanıklardan birinin istinaf başvurusunun reddine dair kararı onarken, diğer sanık hakkında tekerrür hükümlerinin yanlış uygulanması nedeniyle hükmü bozarak bu hatanın yeniden yargılama gerektirmeksizin düzeltilmesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I- Sanıklar hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesindeİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 18.04.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanıklar hakkında iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçundan 12... gün hapis cezası hükmedilmesi gerekirken 1 yıl 15 gün hapis cezası olarak fazla belirlenmesiyle ilgili olarak cezanın CMK'nın 308/A maddesi uyarınca mahalinde işlem yapılması mümkün görülmüştür. Hükmolunan cezaların miktar ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, "İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafinin temyiz isteminin, "sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut delilin bulunmadığa, hırsızlandığı iddia edilen eşyaların tamamen sadece müştekinin beyanları doğrultusunda belirlendiğine, olay yerinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair herhangi bir vücut izinin tespit edilmediğine, çalınan malların değerinin çok düşük olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesine" sanık ... müdafinin temyiz isteminin "sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut delilin bulunmadığa, sanığın soruşturma evresinde alınan beyanının müdafisiz alınması nedeniyle hükme esas olunamayacağına, hırsızlandığı iddia edilen eşyaların tamamen sadece müştekinin beyanları doğrultusunda belirlendiğine, çalınan malların değerinin çok düşük olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesine..lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;1- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesindeSanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, 2- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesindeDosya içeriğine göre diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilâmında birden fazla suçtan verilmiş cezalar olduğu gözetilerek, bu cezalardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilâmın tamamının tekerrüre esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasından TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılmasına ve yerine "Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilâmındaki, Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-e maddesi uyarınca verilmiş 2 ay 7 gün hapis cezasının tekerrüre esas alınarak sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına" karar verilmek suretiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Uşak 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.