İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, zorunlu mali sorumluluk sigortası ödemesi sonrası araç kiralama şirketine rücuen tazminat davasına ilişkin istinaf incelemesi.
Özet: Bir sigorta şirketi, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında trafik kazası sonucu üçüncü kişiye ödediği tazminatı, kazaya karışan aracı kiraya veren ve poliçe sahibi olan şirketten rücuen tahsil etmek istemiş; ilk derece mahkemesinin pasif husumet yokluğu nedeniyle davayı reddetmesi üzerine istinaf mahkemesi, Karayolları Trafik Kanunu madde 95 uyarınca sigortacının rücu hakkının, aracın gerçek işleteni kim olursa olsun, poliçenin tarafı sigorta ettiren sıfatıyla kiralama şirketine karşı kullanılabileceğine karar vererek, şirketin sigorta poliçesinden doğan sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğine hükmetmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ40. HUKUK DAİRESİTÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIDOSYA NO: ████████ KARAR NO: ████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: Bakırköy 4. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ: █████/2021NUMARASI : ████████ (E) - ████████ (K)DAVANIN KONUSU: TazminatKARAR TARİHİ: █████/2026Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2018 tarihinde davalı kiralama şirketi görevlisi ... idaresindeki ... plakalı araç ile ... idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması neticesinde ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan ...'in sakat kaldığını, trafik tespit tutanağında ... plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza sonucu davacı şirketin ... numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan ...'e 31.880 TL hasar tazminatı ödemesi yaptığını, kaza nedeniyle düzenlenen █████/2018 tarihli kaza tespit tutanağında ... plaka sayılı araç sürücüsünün firari olduğu ve aracın hızını yol trafik durumuna uydurmamak sebebi ile kusurlu olduğunun belirtildiğini, davacı şirketin ... plakalı davalı araç sahibi kiralama şirketinden 31.880 TL alacağı bulunduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesince; davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu kaza nedeniyle düzenlenen █████/2018 tarihli kaza tespit tutanağında ... plaka sayılı araç sürücüsünün firari olduğunu ve aracın hızını yol trafik durumuna uydurmamak sebebi ile kusurlu olduğunun belirtildiğini, bu sebeple müvekkil şirketin ... plakalı davalı araç sahibi kiralama şirketinden 31.880 TL alacağının bulunduğunu, taraflarınca sözleşmelerine dayanılarak sigortalı aracı kiraya veren kiralama şirketi aleyhine rücuen tazminat isteminde bulunulduğunu, olayda davalı kiralama şirketine kayıtlı ... plakalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğini, bu kaza nedeniyle müvekkil şirketin zarar gören üçüncü kişilere ödemiş olduğu tazminatın davalıdan rücuen tahsilini talep ettiğini, Poliçe Genel Şartlarının 4. maddesinde düzenlenen ağır kusur veya kasıt hali, oto yarışına katılma, ehliyetnamesiz motorlu araç kullanmak, uyuşturucu veya alkollü olarak araç kullanmak istiap haddinin aşılması, aracın çalınması veya gasp edilmesinde işletenin kusuru gibi hallerin sigortacının sigortalısına rücu sebeplerinden olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, zorunlu mali sorumluluk sigorta (...) sözleşmesine dayanılarak, davacı ... tarafından dava dışı zarar görene ödenen tazminatın sigortalısından rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davacı ... şirketinin, davalı şirkete ait aracın ... poliçesini tanzim ettiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, davalı şirket tarafından dava dışı ... / ...'a uzun süreli kiralama sözleşmesi ile teslim edilen sigortalı aracın anılan kişi elinde iken zorunlu trafik sigortası genel şartlarına aykırı olarak kullanılmasından dolayı meydana gelen zarardan sigorta şirketinin, sigortalısına rücu imkanının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.KTK'nin 95. maddesinde; sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigotacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmektedir. Görüldüğü gibi davalı şirketin işleten sıfatını taşımaması, onun kiracısıyla arasındaki iç ilişkiye ait bir sorundur ve sigortacının trafik sigortasına dayalı olarak tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda başvurabileceği kimse, aracın gerçek işleteni kim olursa olsun, sadece sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren olduğundan, davalı şirket sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür.Somut olayda davacı ile davalı arasında █████/2018-2019 vadeli ... poliçesi, araç kiralama sözleşmesinden sonra düzenlenmiş olup poliçede, sigortalı, davalı .... AŞ.'dir. Davalı şirket tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgelere göre kazaya karışan araç, dava dışı ... / ...'a █████/2018 tarihinden itibaren 15 ay süre ile uzun süreliğine kiralanmış ve kiracıya teslim edilmiş, davaya konu trafik kazası █████/2018 tarihinde araç kiracı şirket zilyetliğinde iken meydana gelmiştir. Davacı ... tarafından kaza nedeniyle üçüncü kişi zarar görene tazminat ödenmiş ve trafik sigortası genel şartlarının B.4/f maddesi (olay yerini terk) ile sürücünün kusurlu bulunduğu ileri sürülerek ödenen tazminatın sigorta ettirenden rücuen tahsili için bu dava açılmıştır. Davalıya ait aracın kiralandığı şirket, 2918 Sayılı KTK'nin 3. maddesine göre aracın işleteni olarak kabul edilse dahi KTK'nin 95. maddesi hükmü uyarınca bu dava ... şirketi tarafından sadece sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi, sigortalısı) hakkında açılabilir.Bu durumda mahkemece, işin esasına girilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde davalı şirketin aracın işleteni olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,3-İstinaf başvurusu için yatırılan karar ve ilam harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı vekili tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf talep eden tarafından istinaf aşaması için yatırılan gider avansının yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026