Ticari araç kazasından kaynaklanan haksız fiil tazminatı davasında ticari kazanç kaybı talebinin kusur ve onarım süresi açısından değerlendirilmesi.
Özet: Davacı bir şirketin aracının karıştığı maddi hasarlı trafik kazası sonucu oluşan ticari kazanç kaybının tazmini talebiyle açılan davada, bilirkişi raporu diğer aracın sürücüsünü kazanın oluşumunda %100 kusurlu, davacı aracının sürücüsünü kusursuz bulmuş ve makul tamir süresini 4 gün olarak tespit etmiştir; davalılar ise pasif husumet, yetkisizlik, müterafik kusur, kazanç kaybı talebinin belirsiz alacak davasına uygunsuzluğu ve ispatlanamaması gibi çeşitli savunmalar ileri sürmüşlerdir.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dilekçesinde özetle; “Müvekkil --------- Şirketi'ne ait --------- plakalı araç ile dava dışı ---------Ş.'ye ait olan, davalılardan ---------Ş.'ye uzun dönem araç kiralama sözleşmesi ile kiralanan ve diğer davalı --------- sevk ve idaresindeki ----------- plakalı araç arasında 29.07.2024 tarihinde ---------- maddi hasarlı trafik kazası gerçekleşmiştir. Müvekkilin işbu kaza neticesinde oluşan fazlaya ve faize ilişkin tüm hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla ileride artırılmak üzere şimdilik 500,00-TL ticari kazanç kaybı bedelinin kaza tarihi itibariyle işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacı müvekkile verilmesine,…” talep ve dava etmektedir.
CEVAP:Davalı ---------- cevap dilekçesinde özetle; Bahse konu-------- ait olan ---------- plaka sayılı aracın anlaşmalı olduğu ---------- Şirketine tamir edilmesi için verilmiştir. Aracın onarımının 7 iş günü olduğunu söylenmiş ve buna istinaden aracın 7 gün faaliyette olmadığına dair tarafıma icra göndermiştir. İlcra göndermeden önce kesinlikle bizimle hiçbir şekilde iletişime geçilmemiştir. 29.07.2024 tarihinde meydana gelen kaza da 11.12.2024 tarihinde tamir işlemi görüyor ve kazadan sonra yaklaşık 5 ay boyunca araç kullanılıyor daha sonradan eklenen, yapılan veya yaşanan bir kaza durumunun olup olmadığı bilinmemektedir. Ekte sunacağım kaza görselleri içerisinde benim kullanmış olduğum araba boyunu aşan yerlere işlem yapıldığıda görülecektir. Onarım Başlama Tarihi 11.12.2024 ile Onarım Bitiş Tarihi 18.12.2024 olan --------- aracın Kolluk Kuvettleri tarafından Plaka Tanıma Sistemi (PTS) Kayıtlarının çıkartılarak dosyaya eklenmesi hususunu ve ayrıca onarım için bahsedilen tarih içerisinde --------- sayılı aracın kullanılması durumunda Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık, Güveni Kötüye Kullanma ve sayın savcımızın resen tespit edeceği suçların işlendiği; Ayrıca kaza raporu tamir işlemleri ve görselleri bilirkişiye sunulduğunda aracın 7 gün tamir görecek kadar bir süreye ihtiyacı olmadığı tespit edilecektir.Davalı ---------- Şirketi cevap dilekçesinde özetkle;15.08.2025 tarihinde tebliğ edilen dava dilekçesine karşı yasal süresi içerisinde cevaplarını sunduklarını, müvekkil şirketin --------- plakalı aracın işleteni olmadığını ve bu nedenle pasif husumet yokluğu bulunduğunu, aracın kaza tarihinde diğer davalı -------- kiralandığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işleten sıfatının kiracıya ait olduğunu, taraflar arasındaki mesafeli araç kiralama sözleşmesinin 9.8 ve 9.9 maddeleri gereğince üçüncü kişilere verilen zararlardan kiracının sorumlu olduğunu, kazanç kaybı tazminatı talebinin belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, müvekkil şirketin yerleşim yeri olan --------- adresi dikkate alındığında davanın ----------- Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılması gerektiğini, yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacının kaza oluşumuna ve kusur durumuna ilişkin iddialarını kabul etmediklerini, müterafik kusur hükümlerinin dikkate alınması gerektiğini, trafik kazası tespit tutanağına itiraz ettiklerini, sigorta şirketlerinden ödenen tazminatların mahsup edilmesi gerektiğini, ---------- plakalı aracın zorunlu ve ihtiyari mali sorumluluk sigorta poliçelerinin dosyaya sunulduğunu, davanın ---------- Ş. ve ---------- Ş. şirketlerine ihbar edilmesini istediklerini, davacının kazanç kaybı iddiasının ispatlanamadığını ve sebepsiz zenginleşmeye yol açtığını belirterek öncelikle davanın usulden reddini, aksi kanaatte esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Kaza tespit tutanağı, poliçe ve hasar dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.02.12.2025 tarihli ara karar ile dosyanın bir hasar ve kusur konusunda uzman bilirkişi ile mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 26.02.2026 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi raporunda özetle; --------- plakalı aracın sürücüsü -------- (davalıya ait araç), kazanın meydana gelişinde %100 oranında KUSURLU olduğu, -------- plakalı park halindeki aracın sürücüsü --------- (davacıya ait araç), kazanın meydana gelişinde KUSURSUZ olduğu, Dosya kapsamında yapılan teknik incelemede aracın onarımı için 4 gün makul onarım süresinin gerektiği, Davacıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunun 183-184-185 maddeleri ve 6102 Sayılı TTK’nın 64.maddesinde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak tutulduğu, kayıtların usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği, Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdiki ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, Davacı mülkiyetindeki --------- plakalı araçla ilgili kaza tarihinden önceki 1 yıla ilişkin satış verilerinin incelenmek istendiği ancak, aracın 2024 Şubat ayında davacı envanterine girmesi nedeniyle bunun mümkün olmadığı, bu nedenle davacının servis taşımacılığı gelirine esas 2024 yılı satış verilerinin hesaplamada dikkate alındığı,--------- plakalı aracın davacının envanterine girdiği 16.03.2024 ile 31.12.2024 tarihleri arası 290 günlük süre içerisinde servis taşımacılığından elde ettiği gelirin 2.561.824,90 TL olarak gerçekleştiği, aracın servis taşımacılığına dair 1 günlük kazancı olan 8.833,88 TL’nin 4 günlük makul onarım süresi ile çarpımı sonucu elde edilecek brüt gelirin 35.335,52 TL olarak hesaplandığı, bu tutardan onarım süresi boyunca katlanmak durumunda kalınacak 4 günlük zorunlu gider olan 13.441,76 TL’nin tenzil edilmesi neticesinde, araçla ilgili net kazanç kaybı tutarının 21.893,76 TL olarak hesaplandığı şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava, trafik kazasından kaynaklı kazanç kaybı tazminatına ilişkindir. Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir.Zarar bir eksilmeyi ifade eder. Haksız fiilin borç doğurmasının sebebi doğan zararı giderme yükümlülüğünden kaynaklanır. Haksız fiil faili bu fiili ile yaratmış olduğu eksilmeyi gidermek, zarar gören kişiyi fiilden önceki durumuna getirme borcu altına girmiştir. Haksız fiil failinin borcu doğan bu zararı tazmin etmeye dayanır. Buna göre haksız fiilden doğan tazminat borcunun üst sınırını doğan zarar oluşturur. Zarar belirlenirken, uğranılan gerçek zararın dışına taşılamaz. Zarar görenin zararla ilgisi saptanamayan giderleri zarar kapsamının dışında tutulmalıdır.Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesi vd, Z 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1, 85/1ile ilgili madde düzenlemeleri gözetildiğinde; davalı ----------- araç sürücüsü olarak ve davalı --------- Şirketi'nin araç maliki işleten olarak, davacının aracında meydana gelen hasara ilişkin gerçek zarar miktarı ile sınırlı sorumludur.Somut olayda; 29.07.2024 günü saat 17:48 sıralarında --------- ili ---------- ilçesinde dava dışı sürücü --------- sevk ve idaresindeki --------- plaka sayılı araçla ---------- caddesi üzerinde seyri esnasında sağ arka-yan kısımlarına, cadde üzerinde park halinde iken sola manevra ile yola katılmak isteyen davalı sürücü ---------- sevk ve idaresindeki ---------- plakalı aracın sol ön köşe kısımlarının sürtünmesi neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davalı sürücüsünün kusurunun kazanın meydana gelmesinde park halinden yola katılırken etrafını kontrol etmemesi, dikkat ve özen yükümlüğünü yerine getirmemesi eylemleriyle %100 kusurlu olduğu, davacının araç sürücüsünün seyir halinde iken yola katılım yapan sürücü hareketine karşı alabileceği önlem bulunmadığından atfı kabil kusur bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Kazanç kaybı talebi bakımından hasarın niteliğine göre aracın makul tamir süresi ve tamir için geçen süredeki değerin belirlenmesi gerektiği, bilirkişi raporunda makul tamir süresinin 4 gün olduğu ve bu sürede kazanç kaybının davacının ticrai defter ve belgelerinin incelenmesi suretiyle bedelin 21.893,76 TL olduğu, davacı yanca tazminatının rapora göre artırıldığı, trafik kazası sonucu davacı aracına zarar verilmiş olduğundan davalıların davacının bu kaza nedeniyle oluşan gerçek zararını gidermekle yükümlü olduğu sonuç ve kanaatine varılarak davanın kabulüne dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.Davalı ----------- aracın tamir ediliği beyan edilen sürede PTS kayıtlarına göre kullanıldığı savunması karşısında aracın PTS kayıtlarının temin edildiği, davacının bilirkişi raporunda belirtilen 4 günlük süre için kazanç kaybını talep edebileceği ve bu sürede PTS kaydı bulunmadığından savunmaları yerinde görülmemiştir. Davalı --------- Şirketi aracı diğer davalının kiraladığı ve işleten sıfatının bulunmadığını savunması bakımından yapılan incelemede; Kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek öğretide, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.
Somut olayda davalı şirketin araçları mobil uygulama üzerinden saatlik üzerinden kiraya verildiği görülmektedir.
---------- sayılı ilamında; " Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde, --------- plakalı otomobilin davalı---------Ş tarafından akıllı cep telefonuna indirilen mobil uygulama üzerinden faaliyet gösteren dava dışı -----------Ş aracılığıyla dava dışı ----------- kısa süreli kiralandığı, böylece adı geçen davalının araç üzerindeki fiili hakimiyeti ile ekonomik yararlanmasının devam ettiği sonucuna varılmıştır. Nitekim davaya konu --------- plakalı otomobil dava dışı --------- 10/5/2022 günü saat 03.21'de teslim edilmiş davaya konu trafik kazası ise 10/5/2022 günü saat 17.29'da meydana gelmiştir. " şeklinde açıklanmıştır. Bu açıklamalar ışığında davalı şirketin aracın kiralandığından işleten sıfatının bulunmadığı savunması yerinde görülmemiştir. Taraf şirketler arasındaki tacirler arasındaki haksız fiil olarak kaza meydana geldiğinden avans faizine karar verilmiş olup, davalı sürücü bakımından davanın ticari dava olmadığı ve aracın hususi kullanımlı olduğundan yasal faize karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ, ile 21.893,76 TL kazanç kaybı tazminatının kaza tarihi olan 29.07.2024 tarihinden itibaren davalı şirket bakımından avans faizi, diğer davalı ---------- bakımından yasal faizi işletilmek suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 1.495,56 TL harçtan, peşin yatırılan 615,40 TL ile tamamlama harcı olarak alınan 365,36 TL harcın düşümü ile geri kalan 514,80 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan 615,40 peşin har, 615,40 TL başvuru harcı, 365,36 TL tamamlama harcı, 15.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.347,80 TL posta gideri olmak üzere toplam 17.943,96 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 21.893,76 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
6- 4.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalı ---------- Şirketi'niden tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, bakiye 100,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
Dair;6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar taraf vekillerinin ve davalı asilin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!