Trafik Kazası Kaynaklı Manevi Tazminat Davasında Sigorta Şirketinin Poliçe Limiti Sonrası Sorumluluğu ve İlk Derece Mahkemesinin Kusur Tespiti Üzerine İstinaf İncelemesi.
Özet: Trafik kazasında yaralanan yolcunun manevi tazminat talebiyle açtığı davanın, ilk derece mahkemesince başlangıçta usulden reddedilip istinaf sonrası yeniden görülerek kısmen kabul edilmesi ve 50.000 TLlik kısmının sulhen çözüldüğü, bakiye 30.000 TL manevi tazminatın ise davalılar sürücü ile sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi üzerine davacı vekilinin bu karara itirazı neticesinde, Bölge Adliye Mahkemesi, sigorta şirketinin poliçe limiti dahilindeki ödemesi sonrası sorumluluğunun sona erdiğini ve kusur tespitinin yerinde olduğunu kabul ederek ilk derece mahkemesi kararını onamıştır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: ████████
KARAR NO : ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: █████/2021
NUMARASI : ████████ (E) - ████████ (K)
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ: █████/2026
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2013 tarihinde davalı ... idaresindeki ... plakalı aracın dava dışı ... idaresindeki ... plakalı araca çarpması neticesinde çift taraflı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini ve müvekkilinin bu trafik kazası neticesinde ağır şekilde yaralandığını, müvekkilinin söz konusu trafik kazası esnasında ... plakalı araçta yolcu konumunda olduğunu, mezkur kazanın meydana gelmesinde davalı ...'in tek ve asli kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin yaşadığı manevi sıkıntılar sebebi ile 150.000 TL tutarındaki manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... AŞ ile ... vekili ve davalı ... AŞ vekili cevap dilekçelerinde davanın reddini savunmuşlardır.
İlk derece mahkemesince; █████/2020 Tarih, ████████ Esas ████████ Karar sayılı karar ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuş; Dairemizce █████/2021 Tarih █████████ Esas ████████ Karar sayılı karar ile; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/3. maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Dairemizin kaldırma kararından sonra yeniden yapılan yargılama sonucunda ilk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile 50.000 TL manevi tazminat yönünden ödeme nedeniyle sulh olunduğu anlaşılmakla, anılı miktar yönünden karar tesisine yer olmadığına, bakiye 30.000 TL manevi tazminatın davalılar ...AŞ ile Davalı ...'ten kaza tarihi olan █████/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin yaşadığı kaza neticesinde davalı ... AŞ ile █████/2020 tarihinde ... numaralı Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Poliçesi kapsamında poliçe limiti olan 50.000 TL manevi tazminat miktarı bakımından anlaşma yapıldığını ve 50.000 TL manevi tazminat ile ferileri bakımından protokol imzalandığını, bu ibranamenin yalnızca protokole konu Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Poliçesine ilişkin olarak yapıldığını, davalı ... AŞ'nin █████/2021 tarihli dilekçesinde söz konusu Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Poliçesinin teminat limitini aşan kısım bakımından davanın devam ettiğini açıkça belirttiğini ancak yerel mahkeme tarafından bakiye 30.000 TL yönünden ...Sigortanın sorumlu olmadığına karar verildiğini ve bu kararın hatalı olduğunu, manevi tazminat yönünden ise müvekkil lehine yalnızca 80.000 TL manevi tazminata hükmedilmesinin tatmin edici düzeyde olmadığını, müvekkilinin yaşadığı mağduriyetler ve maluliyetlerin ... Hospital tarafından düzenlenen █████/2019 tarihli Hasta Muayene Formu- Durum Bildirir Raporu ile de ispatlandığını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:
Dava trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı tarafça dosyaya sunulan █████/2020 tarihli ibranamede; ödenen manevi zararın poliçe limiti dahilinde ödendiği, sigorta şirketinden poliçe kapsamında başkaca hak ve alacaklarının kalmadığı, yapılan kısmi ödeme miktarı kadar sigorta şirketi ile sigortalı araç işleteni ve maliki ve sigortalı araç sürücüsünün poliçeden doğan tazmin sorumluluğunun sona erdiği belirtilmiştir. Bu haliyle davalı sigorta şirketinin poliçe limiti kadar yapmış olduğu ödeme sonrası hükmedilen bakiye manevi tazminattan sorumlu tutulmaması yerindedir.
Manevi tazminat davası yönünden kusura ilişkin aldırılan bilirkişi raporlarında davacı yaralanan yayanın beyanına ve davalı sürücünün beyanına göre seçenekli kusur tespiti yapılmış, ilk derece mahkemesince davacının asli kusurlu olduğuna yönelik tespit hükme esas alınmıştır. Ceza dosyasında yer alan beyanlar ve tutanaklara göre mahkemece kusura ilişkin tespitin takdiri yerindedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda (KTK) manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda (TBK) manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nin "manevi tazminat" başlıklı 56/1. maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir."
TBK’nin 56/1. maddesi gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalara göre, davalı tarafın kusur durumu ile davacının yaralanmasının niteliği ve engellilik oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları birlikte değerlendirildiğinde, TBK'nin 56/1. maddesi kapsamında davacı lehine verilen manevi tazminat miktarının manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından manevi tazminata ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 732 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!