Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, ticari haksız fiilden kaynaklanan itirazın iptali davasında fatura alacağı ve icra inkar tazminatı taleplerini bilirkişi raporuyla değerlendiren gerekçeli karar.
Özet: Bu hukuki belge, bir şirketin, davalı aleyhine başlattığı ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemiyle açtığı davanın gerekçeli karar taslağını içermektedir; davacı şirket, sunduğu hizmet karşılığında düzenlenen fatura bedelinin ödenmemesi üzerine takibin durduğunu belirterek haksız itirazın iptalini talep ederken, davalı taraf ise borcun olmadığını, faturanın gerçeği yansıtmadığını ve davacının sebepsiz zenginleşme amacı taşıdığını savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatı ödenmesini istemiş; mahkeme, dosyadaki delilleri ve alınan bilirkişi raporunu inceleyerek, raporun hükme esas almaya uygun olduğuna karar vermiştir.

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C.
ANKARA
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin sektöründe uzun yıllardır hizmet vermekte olan, sektörce tanınan, güvenilir ve iş ahlakını önemseyen bir firma olduğunu, müvekkili firma ile davalı/borçlu şirket arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında yapılan işe karşılık 14.10.2023 tarihli ... NOLU 99.320,00 TL bedelli faturanın düzenlendiğini, yapılan işi ve faturayı teslim alan ancak düzenlenen fatura bedelini ödemekten kaçınan davalı şirket aleyhine ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu şirketin 08.02.2024 tarihinde borca ve borcun ferilerine itiraz etmesi üzerine icra takibinin durdurulduğunu, davalı/borçlunun icra takibine itirazının haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle en az %20 oranında tazminata da hükmedilmesi gerektiğini, davası öncesinde taraflarınca dava şartı arabuluculuk kurumuna başvurulmuş olup yapılan arabuluculuk görüşmelerinin 05.03.2024 tarihinde Anlaşamama ile sona erdiğini ileri sürerek, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin asıl alacak yönünden devamına, haksız ve kötü niyetle yapılan itiraz nedeni ile davalı/borçlunun alacağın %20’ından az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile Avukatlık ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; .... uzun yıllardır inşaat, konut, alt ve üst yapıları alanlarında hizmet veren bir firma olduğunu, anılan şirketin mülkiyeti ...Parsel” adresinde ticaret merkezi yapım işi kapsamında ... yevmiye numaralı 17.01.2023 tarihli İnşaat Yapım Sözleşmesini imzaladığını ve bölgede faaliyetine başladığını, ... ile aralarında yapılan ticari mal /hizmet alım satım işi yönünde anlaşma sağladığını, bu kapsamda ... tarafından gerçekleştirilen işlere yönelik tüm ödemelerin ... tarafından gerçekleştirildiğini, ...’ın ...’dan hiçbir alacağının olmadığını, .... aleyhine, ... Esas sayılı dosyasıyla haksız olarak icra takibi başlattığını, ... tarafından 08.02.2024 tarihinde icra takibine itiraz edilerek haksız takibin durdurulduğunu, ...’ın ...’a herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu kapsamda ...’ın gerçek dışı beyanlarla, haksız kazanç elde etmek amacıyla açmış olduğu huzurdaki davanın reddinin gerektiğini, ...'ın hiçbir temerrüt bildirimi olmadığını, ...’a söz konusu borca ilişkin gönderilmiş herhangi bir ihtarnamenin bulunmadığını, borcu muaccel hale getirecek hiçbir işlem yapılmamış olup ...’ın temerrüdünün gerçekleşmediğini, ...’ın iddialarının aksine icra takibine dayanak olan faturaların gerçekleri yansıtmadığını, ... bünyesinde yapılan araştırmalarda, ...’ın ticari defterlerinde bu yönde bir fatura olmadığı bilgisine ulaşıldığını, ...'ın gerçekleştirmediği bir iş için gerçekleri yansıtmayan tek taraflı düzenlediği fatura/faturalara dayanak, sebepsiz zenginleşmeye çalıştığını savunarak, davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafından 9.149,60 TL tutarındaki bakiye fatura alacağının tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.
İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce yapılan yargılama sırasında uyuşmazlığın çözümü için gerekli tüm delillerin toplanmasına ve tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, verilen ara karar uyarınca dosyanın tevdi edildiği bilirkişiler ... tarafından düzenlenen 23.03.2025 tarihli raporun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından rapora karşı beyan ve itirazlarda bulunulduğu görülmüş ise de düzenlenen bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olup, hükme esas almaya uygun bulunduğu takdir olunmakla ve dosya kapsamına sunulanların dışında toplanması gereken başkaca bir delil ve araştırılacak başkaca bir hususun da kalmadığı anlaşılmakla, tahkikata son verilmiştir.
Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, takip dosyasına, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu icra takip dosyasında alacaklının ... nolu 99.320,00-TL faturadan kalan bakiye alacak 9.149,60-TL” olarak gösterildiği, borçlunun takibe karşı hiçbir borcunun bulunmadığını belirterek; takibe, takipteki taraflara, takip konusu borcun tamamına, faize, faiz oranlarına ve bütün ferilerine itiraz etmesi sonucu takibin durdurulduğu, yapılan yargılamada bilirkişilerce davacı şirkete ait ticari defterler üzerinde yapılan incelemede; Davacı kayıtlarının Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu’na uygun olarak tutulduğu, açılış kapanış tasdiklerinin ve e defter beratlarının yasal süresinde yapıldığı ve gönderildiğinin görüldüğü, davacının davaya konu faturayı defter kayıtlarına aldığı ve davalıdan 9.149,60-TL alacaklı olduğunun görüldüğü, davalı şirkete ait ticari defterler üzerinde yapılan incelemede de; Davalı kayıtlarının Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu’na uygun olarak tutulduğu, açılış kapanış tasdiklerinin ve e defter beratlarının yasal süresinde yapıldığı ve gönderildiğinin görüldüğü, davalının davaya konu faturayı defter kayıtlarına aldığı ve davacıya 9.149,60-TL borçlu olduğunun görüldüğü, davacı ile davalı arasında ticari ilişkinin bulunduğu, yazılı bir cari hesap sözleşmesi olmadığı, ancak cari hesap ilişkisinin var olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafından kesilen ve davalının ticari defterlerine işlenen faturanın reddedildiğine dair bir beyan ve kayda rastlanmadığı, fatura içeriğinde yer alan malların teslim edilmediğine dair de herhangi bir tutanak vb.nin bulunmadığı, bu kapsamda bakiye fatura alacağından kaynaklanan alacağın ödenmediği, bu hususun taraf defterleri ile de örtüştüğü, kaldı ki faturaya mahsuben davalı tarafından ciddi bir ödemenin de yapılmış olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde faturadan kaynaklanan bakiye alacağın icra takibine konu edilebileceği, davaya konu olan e faturanın davacı ve davalı defter kayıtlarında olduğu, davalının Türk Ticaret Kanunu’na göre yasal süresinde noter kanalı ya da e fatura sistemi üzerinden vb. yöntemler ile anılan faturalara itiraz etmediği, davacı ve davalı defterlerine göre; davacının davalıdan alacak tutarının 9.149,60-TL olduğu, defter kayıtlarının bire bir uyumlu olduğu, davacı ile davalı arasında yazılı sözleşme bulunmadığı anlaşılmakla birlikte, davalı tarafın borca itirazında akdi ilişinin varlığına delalet eden açıklaması ve davacı faturalarının içeriği itibariyle taraflar arasında inşaat malzemesi satımından kaynaklı cari hesap ilişkisinin mevcut olduğu, davacı lehine delil teşkil edebilecek nitelikteki ticari kayıtları itibariyle, takibe konu edilen faturalar dahil davacının davalıya hitaben düzenlediği faturalara karşılık davalı ödemelerinin mahsubu neticesinde, davacının talep edebileceği bakiye tutarın 9.149,60- TL olduğu, davacının faturadan kaynaklanan alacağına ticari işlerde uygulanan değişen oranlarda avans faizi talep edebilecekken yasal faiz talebinde bulunduğu, taleple bağlılık ilkesi gereğince alacağını yasal faizi ile birlikte tahsili talebinde bulunabileceği hususlarının tespit edilmiş olması karşısında, dava konusu icra takibine dayanak teşkil eden faturanın davacı ve davalı kayıtlarında yer alıp, davalının, davacı tarafından düzenlenen davaya konu faturaya Türk Ticaret Kanunu’na göre yasal sürede itiraz ettiğine dair dosyaya bir belgenin sunulmadığı, davacı ve davalı defterlerine göre davacının davalıdan takibe konu edilen tutar olan 9.149,60 TL tutarında alacaklı bulunduğu, tarafların defter kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğunun belirlenmiş olmasına göre, davacının ödenmeyen bakiye fatura alacağı nedeniyle icra takibine geçmekte haklı olup, davalının takibe yaptığı itirazlar ile davaya verdiği cevap dilekçesindeki savunmaları ve rapora yönelik itirazları ile beyanlarının haklılık taşımadığı, birbirini teyit eden taraf defter kayıtları ile de davacının takibe konu alacağının kanıtlanmış olması karşısında davanın kabulüne karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KABULÜ İLE, davalının ... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın 9.149,60-TL Asıl Alacak üzerinden İPTALİ ile takibin söz konusu tutar üzerinden ve takip talebindeki koşullarla DEVAMINA,
2-Takip konusu alacak, taraflar arasındaki ticari ilişkiden doğduğundan likit bir alacak niteliğinde olmakla, davacının icra inkâr tazminatına ilişkin isteminin de kabulü ile hüküm altına alınan alacak tutarı olan 9.149,60-TL'nin %20'si olan 1.829,92‬-TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
3-Hüküm altına alınan 9.149,60-TL üzerinden hesaplanan 625,00-TL harçtan, davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu sonucu kalan 197,4‬0‬-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin harç, 60,80-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 916‬,00-TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafça tüm yargılama sürecinde yargılama gideri olarak yapılan bilirkişi ücreti karşılığı 9.000,00-TL, tebligat posta giderleri karşılığı 70‬,00-TL ve dosya kapak masrafı 25,00-TL olmak üzere toplam 9.095,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davacı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden, AAÜT hükümleri uyarınca hüküm altına alınan dava değeri de göz önüne alınarak belirlenen 9.149,60-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (13). Maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca ... bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, dava değeri istinafa başvuru sınırı altında olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 341/2 maddesi gereğince kesin olmak üzere karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!