T.C. İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinde, şehirlerarası yük taşımacılığı yapan çekici işleticisinin ödenmeyen nakliye faturası alacağı için lojistik şirketine karşı başlattığı icra takibine yapılan haksız itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talepli dava.
Özet: Dava, davacı fiili taşıyıcının, davalı lojistik firması için gerçekleştirdiği şehirlerarası yük taşımacılığı hizmetine karşılık kesilen 30.000 TLlik faturanın ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılmış olup, bilirkişi raporunda e-irsaliye ile taşımanın yapıldığı, yükün hasarsız teslim edildiği, fatura bedelinin piyasa koşullarına uygun olduğu ve davalının itirazına gerekçe sunmadığı belirtilerek, davacının alacağının tahsili ile birlikte haksız itiraz nedeniyle %20den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin şehirlerarası yük taşımacılığı yapan Tır (Çekici) İşleticisi olduğunu, -------- Plakalı Tır ile 24.05.2025 tarihinde davalının lojistik hizmetini üstlendiği ve irsaliyelerde aidiyeti belirtilen yükü --------- -------- taşıdığını ve yükü alıcısına sağlam bir şekilde teslim ettiğini, müvekkilinin söz konusu yükün taşıma işini yaptıktan sonra 26.05.2025 tarihinde davalı şirkete hizmet faturası kestiğini, bu faturayı davalı şirkete gönderdiğini ve ardından kendisine ödemenin en kısa zamanda ödeneceğinin bildirildiğini, Ödemenin yapılmaması üzerine davaya konu takibi başlattığını, ancak davalı şirketin takibe itiraz etmiş olması nedeniyle takibin durduğunu ve davacının alacağını tahsil edemediğini, İcra dosyası kapsamında taşıma faturası ve bu faturaya ilişkin irsaliye mevcuttur. Dosya alacağının likit olduğunu, davalı tarafından icra takip dosyasına haksız olarak itiraz edilerek icra takibinin durdurulduğunu, bu nedenle yargılama sonucunda itirazın iptaline karar verilmekle beraber takip konusu alacağın yüzde 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini. Açıklanan nedenlerle davalarının kabulüne karar verilerek --------İcra Müdürlüğünün --------- Esas Sayılı Takip Dosyasına Yapılan İtirazın İptali İle Takibin Asıl Alacak, Asıl Alacağa İşlemiş ve İşleyecek Faiz, İcra Takip Masrafları ve İcra Vekalet Ücreti yönünden devamına karar verilmesini, davalının yapmış olduğu haksız itiraz sonucunda icra takibinin durması nedeniyle Takip konusu asıl alacağın yüzde 20sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile Avukatlık Vekalet Ücretinin davalıya yiikletilmesini Mahkemenizden arz ve talep etmiştir.RAPOR:Bilirkişi raporunda özetle;"------- - --------- illeri arasında gerçekleştirilen bu taşımacılığın ulusal karayolu ile eşya sözleşmesi kapsamında olduğu, bu nedenle; taraflar arası uyuşmazlıkların öncelikle 6102 sayılı TTK.'nun 4. Kitap Taşıma işleri hükümleri ile çözülmesi gerektiği. Dava dosyasında, taraflar arasında yapılmış herhangi bir taşıma sözleşmesi tespit edilemediği. Davacı taşımacı tarafından; taşımasını gerçekleştirdiğini beyan ettiği yüke ait e-irsaliycyi dava dosyasına sunduğunun tespit edildiği, dava dosyasına sunulan e-irsaliyeyi incelendiğinde; davalı ----------Ş. firmasının asıl (akdi) ve davacı taşıyıcı ---------- ise fiili taşıyıcı olduğu kanaatine varıldığı. Davacı taşımacının dava dosyasına sunduğu e-irsaliyede yer alan bilgiler değerlendirildiğinde; göndericisinin dava dışı--------Ş. alıcısının dava dışı ---------- Şti. ve asıl (akdi) taşıyıcısının davalı ----------Ş. olan yükün TTK Madde 856/2 hükmüne göre fiilen davacı --------- tarafından taşındığı kanaatine varıldığı, Yükün, dava dışı alıcısı tarafından teslim alınırken teslim belgesine herhangi bir şerh düşmeden teslim alındığının tespit edildiği, bu nedenle; yükün taşıyıcı tarafından alıcısına zamanında, tam ve hasarsız olarak teslim etmiş olduğu kanaatine varıldığı. Davacı taşıyıcı tarafından dava dosyasına sunulan 26.05.2025 ve --------- numaralı nakliye fatura tutarının 30.000,00 TL olduğu, bu tutarın Mayıs 2025 döneminde İstanbul Gaziantep arası karayolu ile yapılan tır taşımacılığı için piyasa koşullarına uygun olduğu kanaatine varıldığı, Davalı ----------Ş. firmasının dava dosyasına cevap dilekçesi sunmadığı ve davacı tarafından ---------İcra Müdürlüğünün ---------- Esas Sayılı dosya ile başlattığı icra takibine verdiği itiraz dilekçesinde itiraz sebebini açıklamadığından davaya konu taşımacılıkla ilgili herhangi bir itirazının olup olmadığı kanaatine varılamadığı. Davacı taşımacı tarafından talep edilen icra inkar tazminatın taktirinin tamamen Sayın Mahkemeye ait olduğu," şeklinde talep ve dava etmiştir.DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava, taşıma hizmetinden kaynaklı alacağı ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. İcra dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir. Çözümü teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle dosya kapsamında taşımacılık alanında uzman bilirkişiden rapor alınmıştır.█████/2026 tarihli bilirkişi raporunda; " Davacı taşımacı tarafından; taşımasını gerçekleştirdiğini beyan ettiği yüke ait e-irsaliyeyi dava dosyasına sunduğunun tespit edildiği, dava dosyasına sunulan e-irsaliyeyi incelendiğinde; davalı ----------Ş. firmasının asıl (akdi) ve davacı taşıyıcı --------- ise fiili taşıyıcı olduğu kanaatine varıldığı, Davacı taşımacının dava dosyasına sunduğu e-irsaliyede yer alan bilgiler değerlendirildiğinde; göndericisinin dava dışı ---------Ş. alıcısının dava dışı -------- Şti. ve asıl (akdi) taşıyıcısının davalı----------Ş. olan yükün TTK Madde 856/2 hükmüne göre fiilen davacı----------- tarafından taşındığı kanaatine varıldığı, " şeklinde tespit ve değerlendirmelerde bulunduğu görülmüştür. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davalı yanın itirazda bulunduğu, davalı vekilinin itirazlarının hukuki değerlendirmelere ilişkin itirazlar olduğu, bu nedenle yeniden rapor alınmasını gerektirmediği anlaşılmakla usul ekonomisi nazara alınarak ek rapor alınmamıştır.Dosya kapsamında yapılan incelemede davacı yanın ---------İcra Müdürlüğünün ---------- icra dosyası üzerinden 34.800,00 TL asıl alacak ve 1.533,11 TL işlemiş faiz olmak üzere 36.333 TL üzerinden takip başlattığı, takibin itiraz neticesinde durduğu, davacı yanın 34.800,00 TL üzerinden itirazın iptali davasını ikame ettiği, davalı yanın davayı vekille takip etttiği, cevap dilekçesi sunduğu, safahatta bilirkişi raporu alınarak davacının davalıdan █████/2025 tarihli ve ---------- numaralı faturadan kaynaklı 34.800,00 TL alacaklı olduğununu bilirkişi tarafından hesaplandığı, raporun taraflara tebliğ edildiği, davalının hukuki değerlendirmelere ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı, yargılamayı uzatmaya ve borçtan kurtulmaya yönelik itirazlara mahkememizce itibar edilmediği, bilirkişi raporunda █████/2025 tarihli ve ---------- numaralı faturadan kaynaklı 30.000,00 TL borcun olduğuna ilişkin tespite yer verilmiş ise de miktarın sehven 30.000,00 TL olarak yazıldığı, zira fatura bedelinin 34.800,00 TL olduğu, fatura esas alınarak mahkememizce sonuca gidilmekle yeniden rapor alınmasına gerek duyulmamıştır.Bilirkişi tarafından denetime elverişli hesaplamaları rapora yansıttığı, sonuç olarak davacının takibe ve davaya konu faturaya dayalı olarak hizmeti ifa ettiği ve davalıdan alacaklı olduğu vicdani kanaatine ulaşılmış olup aşağıdaki şekilde davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuştur.Alacağın likit olması konusunu -------- Numaralı kararında; ''Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.” şeklinde açıklamıştır. Bir alacağın likit olup olmadığı hususu değerlendirilirken her uyuşmazlık kendi koşullarında değerlendirilecek, alacağın miktarının belli ve sabit ya da borçlu tarafından bilinebilir olduğu durumlarda söz konusu alacağın likit olduğu kabul edilecektir. Somut olayda her hangi bir faturanın tanzim edilmemiş olması, cezai şartın hesaplanması gerektiği, nitekim davacının hesaplayarak talep ettiği 2 aylık cezai şart bedeli ile bilirkişinin hesapladığı cezai şart bedelinin birbirini tutmadığı, haksız fesih şartlarının mahkemece değerlendirmesi gerektiği hususları hep bir arada değerlendirilerek alacağın likit olmadığı vicdani kanaati ile icra inkar tazminatın hükmedilmemiştir.Davada hükmolunün miktarın 2026 yılı kesinlik sınırı olan 50.000,00 TL nin altında kalması nazara alınarak kesin olarak karar verilmiştir. Zira ---------- sayılı ilamında benzer konuya ilişkin; " ... karar altına alınan miktarın yıllar itibariyle yeniden değerlendirme oranları nazara alındığında 2021 yılı istinaf kesinlik sınırı olan 5.880,00 TL' nin altında kaldığı, dolayısıyla istinafa gelen davalı yönünden kabul edilen dava miktarı itibariyle mahkeme kararının tutar itibariyle kesin nitelikte olduğu anlaşıldığından tarafça yapılan istinaf başvurusunun bu sebeplerle reddinin gerekeceği, kanunun bahşetmediği bir hakkın ise mahkemece taraflara verilemeyeceği, dolayısıyla yerel mahkeme kararında istinaf yasa yolunun açık olduğunun bildirilmesinin taraflar lehine kazanılmış hak doğurmayacağı üzere davalı vekilinin istinaflarının esastan incelenemeyeceği anlaşılmıştır. " şeklinde karar verildiği görülmüştür.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE;2-Davalı borçlunun --------- İcra Müdürlüğü'nün ------------ E. Sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın 34.800,00 TL üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin talep olmadığından fazlaya dair hüküm kurulmasına yer olmadığına,3-Yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminat talebinin REDDİNE,4-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 2.377,18 TL karar ve ilam harcının, dava açılırken peşin olarak alınan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.761,78 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,5-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç toplamı 1.230,80 TL ile 8.167,00 TL (Bilirkişi Ücreti, Kep Reddiyatı, Posta Masrafı, Elektronik Posta Masrafı, Dosya Masrafı) olmak üzere toplam 9.397,80 TL olan yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 34.800,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,7-Taraflarca dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine, 8-4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, dava değeri kesinlik sınırının altında kalması nazara alınarak KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.█████/2026