Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin, iş yeri hırsızlığı nedeniyle oto lastik tazminatı talepli sigorta alacak davasında bozma kararı sonrası verilen gerekçeli kararı.
Özet: Bu dava, iş yerinden oto lastiği çalınması sonucu maddi zarar gören davacı sigortalının, hırsızlık teminatı içeren iş yeri sigorta poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden tazminat talebine ilişkindir; ilk derece mahkemesinin kısmi kabul kararı, çalınan lastik miktarı, ekspertiz ve bilirkişi raporlarındaki çelişkiler ile soruşturma dosyasındaki iade edilen miktar gibi hususların yeterince açıklığa kavuşturulmaması nedeniyle üst mahkeme tarafından bozulmuş ve yargılama, bu eksikliklerin giderilmesi yönünde ek bilirkişi raporu aldırılması suretiyle devam etmektedir.

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C.
ANKARA
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
...
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : █████/2011
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ... adresinde ... unvanlı toptan oto lastiği satışı yapan iş yeri bulunduğunu, iş yerinin █████/2010 tarihinde soyulduğunu ve oto lastiğinin çalınması suretiyle büyük çaplı maddi zarar meydana geldiğini, aynı gün ... Amirliğine bildirilen iş yeri hırsızlık olayının aradan geçen süreye karşın aydınlatılamadığını, hırsızlar veya çalınan eşyalarının bulunamadığını, iş yerinin davalı sigorta şirketi tarafından █████/2000 tarihinde sigorta edildiğini ve hırsızlık güvencesi kapsamına alındığını, hırsızlık olayının sigorta şirketine bildirildiğini, sigorta şirketi tarafından görevlendirilen eksper aracılığı ile incelemeler yapıldığını, ancak zararın karşılanmasına ilişkin taleplerin gerekçesiz olarak reddedildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla iş yeri sigorta poliçesi kapsamında bulunan zararın tazmininin temini için şimdilik 15.000,00 TL’nin temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada yargılama sırasında verilen 16.01.2020 tarihli talep artırım dilekçesi ile dava değerini 241.860,00-TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, ... adresindeki iş yerinin davalı şirket nezdinde iş yeri paket sigorta poliçesi ile █████/2010 / █████/2011 tarihleri arasında poliçe ön yüzüne dercedilmiş olan rizikolara karşı poliçede belirtilen teminatlar verilerek, poliçede yazılı hususi ve poliçeye ekli matbu genel ve özel şartlar ile ek madde ve klozlar dahilinde sigortalanmış bulunduğunu, hırsızlık olayı ile ilgili olarak müracaat tutanağını düzenleyen ...tarafından yapılan araştırmalar kapsamında, o bölgede bulunan beş adet hareketli bir adet de sabit olmak üzere toplam altı adet kameranın kayıtlarını █████/2010 günü saat 20,00’den █████/2010 gün saat 8,00’e kadar geçmişe dönük olarak incelendiğini, yapılan incelemede hırsızlığın yapıldığını iddia edilen saatlerde bölgeye müştekinin beyanında geçen 2000-3000 adet araba lastiğini taşıyabilecek kamyon ve benzeri araç girişine rastlanmadığını, bu şekilde bir hırsızlık olması, ve çalınan lastiklerin de birden fazla araçla taşınabileceği düşünülürse, lastiklerin araçlara yüklenip götürülmesini hiç kimsenin duymaması ve görmemesinin mümkün olmadığı, iş yeri kapısının üzerinde yapılan incelemede de emniyet dili üzerindeki ezilmelerin kapının zorlanması ile meydana gelemeyeceğinin tespit edildiğini, davayı kabul etmemekle birlikte davacının taleplerinin gerçek dışı olup zararın varlığının ve miktarının ispatı gerektiğini belirterek haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, iş yeri paket sigorta poliçesine dayalı alacağın tahsili isteğine ilişkindir.
İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile Mahkememizce yapılan yargılama sonucu verilen 19.07.2022 tarih, ... sayılı Kararda; "Davacının alacağının 189.200,88 TL olduğu gerekçesiyle davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne, dava tarihi öncesi itibariyle temerrüdün oluştuğu hususu belgelendirilmediğinden alacağa dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" dair hüküm tesis edildiği, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Mahkememizce verilen kararın ... 03.04.2023 tarihli, ... Karar sayılı ilamıyla bozulduğu görülmüştür.
... 03.04.2023 tarihli Bozma Kararında Özetle; "Uyuşmazlık, 29.10.2010 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayı sonucunda, davacının iş yerinden çalınan oto lastikler nedeniyle oluşan zararın iş yeri sigorta poliçesi kapsamında davalıdan tazmini istemine ilişkindir.
Hükmüne uyulan son bozma ilamında; Sigortalı işyerinde hırsızlık tarihine kadar kaç adet lastik alındığının, kaç adet satıldığının, ekspertiz raporu ile bilirkişi raporundaki farkın neden kaynaklandığının, soruşturma dosyasında iade edilen lastik miktarının ne kadar olduğunun tespiti ve bu miktarın davacının zarar miktarından düşürülmesi yönünde ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olarak bilirkişi heyetinden rapor alınarak, eksper raporu ile hükme esas alınan bilirkişi raporu arasındaki çelişkilerin giderilmesi ve varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gereğine değinilmiş olup, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi heyetinin 10.05.2022 tarihli ek raporunda, ekspertiz raporu ile hırsızlık olayı müracaat ve görgü tespit tutanağında çalınan eşya bilgilerinde müştekinin beyanına göre Petlas marka oto lastiği bildirilmiş olmasına rağmen, bilirkişilerce faturalarda mevcut ... Marka lastik ayrımı yapılmaksızın tüm lastiklerin adet ve bedellerinin hesaba dahil edildiğini, petlas marka lastiğin 2.560 adet olduğunu, 30.10.2010 tarihli hırsızlık olayı müracaat ve görgü tespit tutanağında işbu davada davacı müşteki ...'ın imzalı beyanının bulunduğu ve bu beyana göre çalınan eşya bilgilerinin yalnızca... oto lastiği olarak beyan edildiği, bu beyana itibar edilmesi gerektiği, bu durumda çalınan lastiklerin yalnızca ... marka lastikler olduğu belirtilerek yazılı olduğu üzere karar verilmişse de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir. 30.10.2010 tarihli hırsızlık olayı müracaat ve görgü tespit tutanağı, olaydan hemen sonra düzenlenmiş olan tutanak olup, davacının burada ... marka oto lastiklerinin çalındığını belirtmiş olması, işyerinde bulunan yalnızca bu marka lastiklerin çalındığı anlamına gelmemelidir. Hırsızlık olayından sonraki ifade tutanakları ve ceza dosyası kapsamından da işyerindeki tüm lastiklerin çalındığı sabit olduğu gibi, meydana gelen hırsızlık olayında aynı işyerinde bulunan yalnızca petlas marka lastiklerin seçilerek çalınması, diğer marka lastiklere dokunulmaması da hayatın olağan akışına aykırı olacaktır. Bu nedenle mahkemece yalnızca, davacının olaydan hemen sonra olayın şokuyla verdiği ifadeye göre sadece petlas marka lastiklerin çalındığı sonucuna varılması da doğru görülmemiştir. Bu durumda, mahkemece sigortalı işyerinde hırsızlık tarihine kadar her marka toplamda kaç adet lastik alındığının, kaç adet satıldığının, soruşturma dosyasında iade edilen lastik miktarının ne kadar olduğunun tespiti ve bu miktarın davacının zarar miktarından düşürülmesi yönünde bilirkişi heyetinden yeniden ek rapor alınarak, sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının bozulmasına" şeklindeki gerekçe ile kararın bozulduğu görülmüştür.
Mahkememizce, bozularak gönderilen dosyanın yeniden esasa kaydının yapılarak, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye çıkarıldığı, 26.11.2024 tarihinde yapılan celsede; Usul ve yasaya uygun bulunan.... Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına, yargılamaya uyulan bozma ilamı doğrultusunda devam olunmasına karar verilerek, dosyanın 10.05.2022 tarihli raporu düzenleyen bilirkişiler olan ...tevdi ile; taraf iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konusu, dosya kapsamı ve ... Karar sayılı bozma ilamındaki hususlar dikkate alınarak, davacının talep edebileceği miktarın var ise ferileri ile birlikte tespiti hususunda rapor alınmasına karar verildiği, verilen ara karar gereğinin yerine getirilerek, dosyanın anılan bilirkişilere tevdi edildiği ve bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 18.03.2025 tarihli bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, davacı vekilince rapora karşı beyanda bulunulduğu, sunulan raporun gerekçeli ve denetime elverişli olup, uyulmasına karar verilen Yargıtay Bozma İlamındaki hususları karşıladığı görülmekle, hükme esas almaya uygun olduğu takdir olunmakla ve dosya kapsamına sunulanların dışında toplanması gereken başkaca bir delil ve araştırılacak bir husus kalmadığı anlaşılmakla, tahkikata son verilmiştir.
Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, bozma ilamına, bozma sonrası yapılan yargılamada alınan bilirkişi kurulu raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait oto lastiği satışı yapılan işyerinde meydana gelen hırsızlık olayı sonucu uğranılan zararın davalı sigorta şirketinden işyeri sigorta poliçesi kapsamında tazminine ilişkin olarak açılan işbu davada, bilirkişilerce belge ve kayıtlara dayalı olarak yapılan incelemede; davacıya ait işletmenin 12.08.2010 tarihinde tescil ettirildiği, davacı tarafça...-... 12.08.2010- 28.08.2010 tarihleri arasında 4 adet faturayla KDV dahil toplam 244.360,00 TL bedelli 3.222 adet lastik alındığı, işbu lastikler karşılığı hırsızlık tarihine kadar 55.000,00 TL ve hırsızlık tarihinden sonra 01.11.2010 - 24.12.2010 tarihleri arasında 204.360,00 TL olmak üzere toplam 259.360,00 TL banka havalesi ile ödeme yapıldığı, 30.10.2010 hırsızlık tarihine kadar davacı tarafça herhangi bir mal satışı yapılmadığı, davacının mal satış faturasının bulunmadığı ve satış faturası koçanının 03.11.2010 tarihinde bastırıldığı, işletme defterinin kayıt düzeni ve işleyişi gereği sahibi lehine delil teşkil edemeyeceği, sadece irsaliyeli mal alış faturalarına dayanarak hırsızlık tarihi itibariyle davacının KDV dahil 244.360,00 TL bedelli 3.222 adet lastik mevcudunun bulunduğu, buna göre sonuç olarak; davacıya ait işyerinde hırsızlık tarihinde belgelere dayalı olarak Kaya Jant Lastik firmasından alınan 3.222 adet lastik bulunduğu, toplam fatura bedellerinin KDV dahil 244.360,00 TL olduğu, bu miktardan poliçedeki 2.500,00 TL muafiyetin tenzilinden sonra 241.860,00 TL'nin talep edilebileceği, ancak daha sonra lastiklerden 22 adedinin bulunarak davacıya teslim edilmesiyle hesaplanan 1.659,08 TL'nin tenzili ile davacının talep edebileceği tutarın 240.200,92 TL olacağı hususlarının tespit edilmiş olması karşısında, davacının işyerinde meydana gelen hırsızlık eylemi sonucu uğradığı zarardan davalı sigorta şirketinin düzenlediği poliçe kapsamında gidermekle sorumlu olduğu zarar miktarının 240.200,92-TL olduğu anlaşıldığından davanın anılan miktar üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının dava ve ıslah dilekçesi kapsamında KISMEN KABULÜ İLE; 240.200,92-TL'nin dava tarihi olan 25.02.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Davacının fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince hüküm altına alınan 240.200,92-TL üzerinden hesaplanan 16.408,12-TL harçtan, davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 222,75-TL harç ile yargılama sırasında yapılan ıslah sonucu yatırılan 3.874,20-TL harcın mahsubu sonucu kalan 12.311,17‬-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 18,40-TL başvuru harcı, 222,75-TL peşin harç, 3.874,20-TL ıslah harcı ve 142,4‬0-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 4.257,75‬-TL‬ harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan 519,93-TL posta ve tebligat gideri, 21.300‬,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 21.819,93,-TL yargılama giderinden, tarafların davadaki haklılık oranına göre hesaplanan 21.670,25-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca belirlenen 38.432,15-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
7-Davalı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca davanın reddedilen kısmına göre belirlenen 1.659,08‬-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
8-Davanın açılış tarihi itibariyle ticari uyuşmazlıklarda dava şartı niteliğindeki zorunlu arabuluculuk yolunun henüz yürürlükte olmaması nedeniyle, bu konuda yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!