Danıştay, davacının adi ortaklığın ortağı olmadığı tespitiyle, yasa dışı ikrazatçılık iddiasına dayalı teminat ve ihtiyati haciz işleminin hukuka aykırı olduğu kararını onadı.
Özet: Davacıdan yasa dışı ikrazatçılık faaliyetleri ve örgütsel suç iddiasıyla kamu alacağının güvence altına alınması amacıyla istenen teminat işlemi ile taşınmazına uygulanan ihtiyati haczin hukuka uygunluğunu konu alan davada, ilk derece mahkemesinin bu işlemlerin hukuka uygun olduğuna karar vermesine rağmen, bölge idare mahkemesi davacının iddia edilen adi ortaklık içinde yer almadığına dair kesinleşmiş önceki bir mahkeme kararını gerekçe göstererek teminat istemini iptal edip ihtiyati haczi kaldırmıştır; temyiz incelemesini yapan yüksek mahkeme ise, bölge idare mahkemesinin kararının usul ve hukuka uygun olduğunu belirterek temyiz istemini reddetmiş ve teminat talebi ile ihtiyati haczin kaldırılmasına ilişkin kararı onamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : ██████████Karar No : █████████TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...VEKİLİ : Av....KARŞI TARAF (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2017 yılının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının güvence altına alınması amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 9. maddesinin birinci fıkrası gereğince teminat istenmesine yönelik işlemin iptali ve bu işleme dayanılarak dava dışı üçüncü kişinin kendi rızasıyla davacı lehine teminat gösterdiği taşınmazına uygulanan ihtiyati haczin kaldırılması istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Mümin Karaca ve Ortakları Adi Ortaklığının ortağı olduğundan bahisle düzenlenen... tarih ve ...sayılı vergi tekniği raporunda, 2017 yılında Mümin Karaca'nın paravan şahıs olarak kullanıldığı, birden fazla tüzel kişiliğe faiz geliri elde etmek amacıyla borç para verdiği, bu suretle yasa dışı ikrazatçılık faaliyetinin mutad meslek haline getirildiği ve bu faaliyetin suç işlemek maksadıyla kurulan örgütsel bir birliktelik içerisinde gerçekleştirildiği, finansal danışmanlık faaliyetini aşan bir şekilde ikrazatçılık faaliyetinde bulunulduğu ve davacı dışında diğer kişiler hakkında.... Ağır Ceza Mahkemesinde tefecilik, nitelikli dolandırıcılık, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, izinsiz bankacılık faaliyetinde bulunma fiilinden ötürü devam eden yargılamanın olduğu, bu kişilerin söz konusu eylemleriyle ilişkili olarak davacı hakkındaki soruşturmanın da devam ettiği dikkate alındığında, kamu alacağının ziyaa uğratıldığı, ilk hesaplamalara göre tespit edilen tutarın 19.887.564,58 TL olduğu, söz konusu tutarın yüksekliği karşısında davacının kamu alacağını güvence altına alacak herhangi bir mal varlığına sahip olmadığı ve konu hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturmanın devam ettiği anlaşıldığından kaçma şüphesi bulunan davacıdan teminat istenilmesinde ve teminat olarak gösterilen taşınmaza uygulanan ihtiyati hacizde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı adına, ... adi ortaklığının ortağı olduğundan bahisle mükellefiyet tesis edilmesine yönelik işlemin iptaline ilişkin... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf isteminin, ... Bölge İdare Mahkemesi...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla kesin olarak reddedildiği dikkate alındığında, davacının sözü edilen adi ortaklığın içerisinde yer almadığı ortaya konulduğundan dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra teminat istenmesine ilişkin iptal edilmiş, ihtiyati haciz kaldırılmıştır.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemlerin dayanağı olan mükellefiyet işleminin mahkemece iptal edildiği, vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin gerçeği yansıtmadığı, müvekkil ile avukat arasındaki güven ilişkisinin mesleğin temelini oluşturduğu ancak bu durumun raporda aleyhine delil teşkil ettiği, incelemenin eksik, yetersiz ve varsayıma dayalı olduğu, vergi incelemesi sona erdikten sonra 6183 sayılı Kanun uyarınca koruma tedbirlerine başvurulamayacağı, mülkiyet hakkının ihlâl edildiği belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin reddine,2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.