Ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasında, villa yapımındaki eksik ve ayıplı işler nedeniyle fazla ödenen bedelin istirdadı talebi, dava şartı olan arabuluculuk yapılmadığından usulden reddedilmiştir.
Özet: Belge, villalardaki eksik ve ayıplı işler nedeniyle fazla ödeme yapıldığı iddiasıyla sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak fazladan ödenen bedelin iadesini talep eden karşı davacı ile, ayıp ihbarı yapılmadığını ve talebin belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını savunan karşı davalı arasındaki ticari uyuşmazlığı ele almakta; ancak mahkeme, konusu para alacağı olan ticari davalarda arabuluculuğa başvurmanın dava şartı olduğunu ve bu şartın yerine getirilmemesi halinde davanın usulden reddedileceğini vurgulamaktadır.

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TALEP:Davacı vekili özetle; Davalı vekili tarafından sunulan karşı dava dilekçesinde özetle; davacı/karşı davalının sözleşme kapsamındaki edimlerini gereği gibi yerine getirmediğini, 20 villa üzerinde yapılması gereken işlerin eksik bırakılarak müvekkil şirketin zarara uğratıldığını, 13.04.2023 tarihli teklif formunda her bir villa için 12.832,60 USD bedel üzerinde mutabık kalındığını, bu bedelin ancak eksiksiz ve ayıpsız iş yapılması halinde hak edilebileceğini, davacının 20 adet villayı tam teslim etmesi durumunda alabileceği toplam tutarın 256.652 USD olduğunu, davacının ... nolu villalar ile ... parseldeki ... nolu villalarda dış üniteleri takmadığını, iç ünite bağlantılarını ve vakumlama işlemlerini yapmadığını, klima sistemlerini devreye almadığını, bu eksikliklerin her bir villa için 1200 USD ek maliyete yol açtığını, çeşitli villalarda toplamda çok sayıda iç ünitenin teslim edilmediğini ve takılmadığını, ayrıca bakır boru hattı çekimi, rekor bağlantıları, azot basımı ve kumanda montajı gibi işlemlerin yapılmadığını, müvekkil şirketin bu eksik ve ayıplı işleri tamamlatmak için üçüncü kişilere 76.500 USD ödeme yapmak zorunda kaldığını, davacıya 341.188 USD nakit ve 77.850 USD değerinde araç devri ile toplam 419.038 USD ödeme yapıldığını, davacının yaptığı işlerin toplam değerinin 256.652 usd olduğunu, eksik işlerin tamamlanması için yapılan ödemeler dikkate alındığında davacının hak ettiği tutarın en fazla 180.152 USD olduğunu, davacıya hakedişinin üzerinde ödeme yapılması nedeniyle sebepsiz zenginleşme oluştuğunu, bilirkişi incelemesi ve keşif ile davacının yaptığı işlerin gerçek değerinin ve müvekkilin yaptığı ödemelerin tespit edileceğini, davacıdan alacaklı olunduğunun ortaya çıkacağını belirterek fazla ödenen bedelin istirdadı amacıyla karşı davanın kabulünü talep ve dava etmiştir.SAVUNMA: Davacı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davalı karşı davacı firmanın yasal süresi içerisinde herhangi bir tespit yaptırmadığını, müvekkile ihtarname göndermediği gibi gönderilen ihtarnamelere de cevap vermediğini, davalı firmanın hukuken geçerli bir ayıp ihbarında bulunmadığını, davalı karşı davacı firmanın üçüncü şahıs firmalara tamamlattırdığını iddia ettiği 76.500,00 USD bedel içerisinde sözleşmenin davalının kusuruyla tamamlanamaması sebebiyle müvekkilin kar kaybı bulunduğunu, davalı karşı davacının müvekkile 419.038,00 USD ödeme yapmasına rağmen yapılan işlerin toplam değerinin 256.652,00 TL olduğunu ve 162.386,00 USD tutarında fazla ödeme yapıldığını iddia ettiğini, ayrıca üçüncü şahıs firmalara 76.500,00 USD tutarında ödeme yaparak toplamda 238.886,00 USD zararının oluştuğunu belirttiğini, zararını dava tarihi itibarıyla kesin olarak hesaplayabilen davalı karşı davacının karşı davayı belirsiz alacak davası olarak ikame etmesinin HMK hükümlerine aykırı olduğunu, bu nedenle davalı karşı davacıya kesin süre verilerek talebini açıklamak üzere ihtaratı havi muhtıra gönderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava itirazın iptali talepli tespiti isteminden ibarettir.Dosya safahatinin incelenmesi :Mahkememiz ... Esas sayılı dosyamızın ... tarihli tensip zaptının ... nolu ara kararı ile ''-Karşı davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydına, tefrik masraflarının karşı dava davacısı tarafından karşılanmasına, aksi takdirde ana dosyadan masraflarının karşılanmasına,'' dair karar verildiği görülmüştür. 7155 sayılı Kanun'un 20'nci maddesi ile eklenen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 5/A-1 maddesinde, ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, 7155 sayılı Kanun'un 23'ncü maddesi ile eklenen 6325 sayılı kanunun 18/A-2 maddesinde ise, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan yasal düzenleme karşısında arabuluculuğa başvurmadan dava açılması halinde işin esasına girilmesi mümkün değildir. ... tarih ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ... sayılı kanunun 20. maddesi uyarınca, 6102 sayılı TTK'ya "3. Dava şartı olarak arabuluculuk" başlığı ile eklenen 5/A maddesi uyarınca; 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak getirilmiştir.Yine 7155 sayılı kanunun 23. maddesi ile 6325 sayılı HUAK'ya "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrasında; davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderileceği, ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verileceği, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği ve devam eden maddelerde arabulucuğa ilişkin düzenlemenin █████/2019 tarihinde yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır.Yargıtay ..... Hukuk Dairesinin ... Esas, .... Karar (Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair) sayılı ilamında; "....anlaşamamaya ilişkin son görüşmenin yapılıp tutanağın arabulucu tarafından düzenlendiği tarihin, son tutanağın düzenlendiği tarih olarak kabul edilmesi; arabuluculuk son tutanağının aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir sureti elinde olmayan davacı bakımından hak arama hürriyetinin ihlaline, mahkemeye erişim hakkının kısıtlanmasına ve hak kaybına neden olacaktır. Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Arabuluculuk Daire Başkanlığının Ticari Davalarda Dava Şartı Arabuluculuk Kitapçığında da "arabuluculuk sürecinin tüm imzaların tamamlanması ile sona ereceği" ve dava açma süresinin "son tutanaktaki son imzanın tamamlanması ile başlayacağı" belirtilmektedir. Hâl böyle olunca, arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarih; son tutanaktaki tüm imzaların tamamlandığı veya tamamlanmış sayıldığı tarihtir." bildirmiştir. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde somut olayda; taraf vkillerinin talebi üzerine toplantının telekonferans yöntemiyle gerçekleştirilen arabuluculuk sürecinde son tutanak tarihinin, imzaların tamamlandığı tarih olduğu, somut olayda dava açılış tarihinin █████/2025 tarihli, 19:46 saatinde açılmış olduğu, huzurdaki davanın arabuluculuk sürecinin başlangıcının 29.01.2026 tarihinin olduğu, █████/2026 tarihinde son tutanağın düzenlendiği, bu nedenle kesme süresinin de işlenmediği dikkate alınarak arabuluculuk sürecinin tamamlanmadan huzurdaki davanın ikame edildiği anlaşılmakla davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ((Yargıtay .... Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar (Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair)))HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine,2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL başvuru harcı ile 732,00TL peşin harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7. Maddesinin 2. Bendi uyarınca hesap edilen 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,6-HMK'nun 333. maddesi uyarınca davalı tarafından yatırılan avanstan kullanılmayan bakiye avansın kararın kesinleşmesinden sonra resen davalıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi. █████/2026Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır