Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen bu itirazın iptali davası, kazı çalışması sonucu oluşan ticari kablo hasarı tazminatına ilişkin icra takibine yapılan itirazın kaldırılmasını konu almaktadır.
Özet: Bu dava, davacının, davalının kazı çalışmaları esnasında müvekkili şirketin kablolarına verdiği hasar nedeniyle oluşan zararın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali talebiyle açılmıştır; davacı taraf, tespit edilen zararın tazmin edilmediğini ve onarım bedelinin ödenmediğini iddia ederken, davalı ise icra dairesinin yetkisiz olduğunu, aynı zararın daha önce arabuluculuk süreciyle tam ve eksiksiz ödendiğini, bu nedenle mevcut davanın mükerrer ve haksız olduğunu ileri sürmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))DAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.05.2025 tarihinde ..... Mah. ...... Sk. ile ..... Sk. kesişimi Silivri adresindeki inşaat çalışmaları sırasında müvekkili olduğu şirkete ait kablolarda kazı çalışması sebebiyle meydana gelen hasarın tazminini talep etme zorunluluğu doğduğunu, bu sebeple davacı şirket, hasarın tazmini için Büyükçekmece İcra Müdürlüğü nezdinde ..... E. numarası tahtında icra takibi başlatıldığını, söz konu hasarlar nedeniyle davacı müvekkil şirket çalışanı ..... tarafından Hasar Tespit Tutanağı düzenlendiğini, icra takibine ve işbu itirazın iptali davaya konu olaya ilişkin, Hasar Keşif Tutarı Formu , E - Fatura, Hasar Tespit Tutanağı, Hasar Krokisi, Günlük Şantiye Defteri, Şematik, Demontaj Tespit Tutanağı, Arız Ölçü Eski - Yeni Raporu, Fotoğraflar ve şirketimiz Üst Yazısı dilekçemiz ekinde sunulmuştur. Hasar sebebiyle müvekkil şirket zarara uğramış olduğunu, verdiği verilen hizmetlerin aksamaması adına onarım gerçekleştirildiğini, haklı davanın kabulü ile; davalının icra takibine yapmış olduğu haksız itirazın iptaline, Büyükçekmece icra dairesi ██████████ e. sayılı icra takibinin devamına, davalının icra takibine konu asıl alacağın %20'sinden (yüzde yirmisinden) aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu icra takibi yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarınca icra takiplerinde yetki; borçlunun yerleşim yeri icra dairesi ile borcun doğduğu veya ifa edileceği yer icra dairesine ait olduğunu, Somut olayda müvekkilinin yerleşim yeri ve iddia edilen fiilin gerçekleştiği yer nazara alındığında, Büyükçekmece İcra Dairesi yetkili olmadığını, davacı yan, müvekkili olduğu şirket aleyhine, Büyükçekmece İcra Dairesinin ..... Esas sayılı dosyası ile, altyapı kazısı sırasında meydana geldiği iddia edilen kablo hasarına ilişkin düzenlenen fatura ve hasar tespitine dayanarak icra takibi başlattığını, ancak söz konusu takip haksız ve mesnetsiz olduğunu, , dava konusu edilen zarar, taraflar arasında daha önce arabuluculuk sürecine konu edilmiş, varılan anlaşma uyarınca müvekkili olduğu şirket tarafından tam ve eksiksiz şekilde ödenerek borç ifa edildiğini, buna rağmen davacı tarafın aynı olaydan kaynaklanan zarar iddiasını yeniden ileri sürerek ikinci kez icra takibi başlatması ve işbu davayı açması mükerrer talep niteliğinde olup hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle davacı yanın ileri sürdüğü hususlar gerçeği yansıtmamakta olup işbu davanın reddi gerektiğini, açıklanan tüm nedenlerle müvekkili olduğu şirketin davacı yana herhangi bir borcu bulunmadığından huzurdaki haksız davanın reddedilmesi gerektiğini, aksi takdirde hukuka ve hakkaniyete son derece aykırı neticeler meydana gelecek ve bu durum müvekkili olduğu şirketin mağduriyetine sebep olacağını, öncelikle yetki itirazımızın kabulü ile davanın usulden reddine, davacının itirazın iptali talebinin ve icra-inkar tazminatı talebinin reddini, davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini,yargılama masrafları ile vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; İtirazın iptali talebine ilişkin olduğu anlaşıldı. Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller:1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.2-Mahkememizce:a-Silivri Belediyesi'neb-İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne müzekkereler yazılmıştır. 3-Davaya konu Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ..... E. Sayılı takip dosyası UYAP sistemi üzerinden incelenmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri: Davacı açmış olduğu davada davalının kazı yaparken davacıya ait altyapı tesislerine zarar verdiğini, zarardan kaynaklı olarak tamirat nedeniyle ortaya çıkan bedelin davalı tarafından ödenmediği gibi davalının başlatılan icra takibine de itiraz ettiğini davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davaya konu Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ..... E. Sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından başlatılan icra takibi üzerine ödeme emrinin tebliğinden sonra davalı tarafından icra dosyasına itiraz edildiği ve bu itirazda Büyükçekmece İcra Dairesi'nin yetkisine de itiraz edilerek yetkili icra dairesinin Silivri İcra Dairesi olduğunun bildirildiği davalının icra dairesinin yetkisine itirazının geçerli olduğu anlaşılmaktadır. 2004 sayılı Kanun'un icra takibinde yetkili icra dairesini düzenleyen 50. Maddesi şu şekildedir:"Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir."İlgili hükümden görülebileceği üzere icra dairesinin icra takibindeki yetkisine ilişkin olarak 6100 sayılı Kanun'un yetkiye dair hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanacağı düzelenmiştir.Davacının talebinin haksız fiilden kaynaklandığı anlaşılmakta olup, 6100 sayılı Kanun'un haksız fiilden kaynaklanan davalarda yetkiyi düzenleyen hükmü şu şekildedir:Haksız fiilden doğan davalarda yetki"MADDE 16- (1) Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir."Bu hükmün 2004 sayılı Kanun'un 50. Maddesinin atfı ile kıyasen uygulanması neticesinde haksız fiilden kaynaklanan alacak taleplerinde yetkili icra dairesinin haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri icra dairesi olduğu anlaşılmaktadır. Yine 6100 sayılı Kanun'un genel yetkiyi düzenleyen 6. Maddesi gereğince borçlunun yerleşim yeri icra dairesinin de seçimlik olarak genel yetkili icra dairesi olduğu anlaşılmaktadır.Bu kapsamda davaya konu somut olay değerlendirildiğinde; Davalı borçlunun yerleşim yerinin Silivri olduğu, zararın meydana geldiği kazı yerinin de Silivri olduğu anlaşılmakta olup, davacının yerleşim yerinin de Büyükçekmece olmadığı davacı tarafından sunulan dava dilekçesi, Ticaret Sicil adresi ve davacının vekaletnamesi ile sabit olup, Büyükçekmece İcra Dairesi'nin davaya konu haksız fiil nedeniyle seçimlik olarak yetkili yerlerden olmadığı anlaşılmaktadır.Bilindiği üzere itirazın iptali davalarında, usulüne uygun bir takibin mevcudiyeti, dolayısıyla takibin yetkili icra dairesinde başlatılmış olması özel dava şartı olup, davalı/takip borçlusu tarafından yasal süre içerisinde sunulan itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine de itiraz edildiğinden ve yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir takip bulunmadığı anlaşıldığından davanın yetkili icra dairesinde takip yapılmasına ilişkin özel dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nun 115/2. Maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;1-Davanın özel dava şartı yokluğundan 6100 sayılı Kanun'un 115/2. Maddesi gereğince usul yönünden REDDİNE,2-Yeterince harç alındığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 6.000,00-TL arabuluculuk ücretinin; davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı █████/2026Katip ..... Hakim .....