Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin otomobil alım satım sözleşmesinden doğan teminat senediyle ilgili menfi tespit davası gerekçeli kararı.
Özet: Bir otomobil alım satım sözleşmesine istinaden verilen 1.350.000 TLlik senedin icra takibine konulması üzerine açılan menfi tespit davasında, senedi icraya koyan davalının kendisinin alacaklı olmadığını beyan etmesi nedeniyle davacının bu davalıya karşı senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, ancak kötü niyet tazminatı talebi ispat edilemediği için reddedilmiş; diğer davalı otomotiv şirketi yönündeki değerlendirme ise metinde kesik kalmıştır.

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2022 tarihli Peşin Satış Sözleşmesi gereğince, diğer borçlu görünen, ..... Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine, ..... plakalı ..... Marka bir otomobil alımı nedeniyle, madde, 5.1. de de belirtildiği üzere, 400.000,00TL peşin olarak ödendiğini, Bakiye 1.345.000,00TL ise yine sözleşmede belirtildiği üzere satış tarihi olan █████/2022 tarihine kadar ödeneceğini, bakiye kalan bu 1.345.000,00TL için ise teminat olarak █████/2022 tanzim ve █████/2022 vade tarihli 1.350.000,00TL meblağlı senet teminat olarak alındığını, müvekkilinin halen cebri icra tehdidi altında olduğunu, Bakırköy Arabuluculuk Bürosuna yapılan başvuru sonucunda da tarafların anlaşamadığını, Bu nedenle dava açma zorunlulukları doğduğunu, öncelikle ihtiyati tedbir kararı verilmesi, müvekkilinin , Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı dosyasında takibe konulan █████/2022 tanzim tarihli, █████/2025 vadeli 1.350.000,00TL meblağlı senet senediyle borçlu olmadığının tespitine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.Davalılar tarafından usulüne uygun tebligata rağmen yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamış, duruşmalara iştirak edilmemiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyasında takibe konulan senede ilişkin menfi tespit talebinden ibaret olduğu anlaşıldı. Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller:1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.2-Mahkememizce:a-Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ..... E. Sayılı dosyası celp edilerek delil olarak incelenmiştir.b-Bakırköy ..... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ..... E. Sayılı dosyası delil olarak celp edilerek incelenmiştir.c-Davalı şirkete ait ticaret sicil dosyası celp edilerek delil olarak incelenmiştir.Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri: Davalı ....... Yönünden Yapılan Değerlendirme:Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ..... E. Sayılı dosyası celp edilerek incelenmiş olup, davalı ..... davacının suç duyurusu üzerine bu dosya kapsamında vermiş olduğu kolluk ifadesinde davaya konu senetten dolayı alacaklı olmadığını, davacıyı ve davalı şirketi tanımadığını senedi rica üzerine takibe koyduğunu ifade etmiş olup, davalı .....'nin 05.06.2025 tarihli kendi beyanında bizzat davaya konu senet nedeniyle alacaklı olmadığını beyan ve ikrar etmesi nedeniyle davalı ....... yönünden davacının davasının kabulü ile Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin .... esas sayılı dosyasında takibe konulan █████/2022 tanzim tarihli, █████/2022 vadeli 1.350.000,00-TL meblağlı, keşidecisi ....., lehdarı ..... Otomotiv San. Ve Tic. Ltd. Şti. Olan bono niteliğindeki kambiyo senedi senediyle davacının davalı .......'ye borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir.Davacı tarafından tazminat talep edilmiş ise de davalı .......'nin kötüniyetinin ispatlanamadığı anlaşılmakla davacının koşulları oluşmayan takip alacaklısına karşı tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Davalı ..... Otomotiv San. Ve Tic. Ltd. Şti. Yönünden Yapılan Değerlendirme:Davacı dava dilekçesinde; davaya konu senedin davalı ..... Otomotiv San. Ve Tic. Ltd. Şti. İle aralarındaki otomobil alım satımına ilişkin olarak verildiğini, taraflar arasındaki dosya arasına delil olarak sunulan 03.06.2022 tarihli otomobil alım satımına dair sözleşme gereğince otomobil satış bedelinin tamamen ödendiğini ve otomobilin davalı şirket tarafından davacıya devredildiğini, noter satış senedinde davalı şirketin bedeli tamamen aldığını beyan ettiğini ancak senedin o anda iade alınamadığını ve sonradan takibe konu edildiğini dolayısıyla senet nedeniyle borçlu olmadığını iddia etmiştir. Taraflar arasındaki 03.06.2022 tarihli otomobil alım satımına dair sözleşme incelendiğinde; otomobilin kalan 1.345.000,00-TL borcunun 06.06.2022 tarihinde devir sırasında ödeneceğinin taraflarca kararlaştırıldığı anlaşılmakta olup, senet keşide tarihinin sözleşme tarihi ile aynı olduğu, devir tarihinin de senet vade tarihi ile aynı olduğu, davacının keşideci, davalı şirketin ise lehdar olduğu senet bedelinin sözleşmede ödemesi peşin yapılmayan 06.06.2022 tarihinde yapılacak miktar ile aynı olduğu anlaşılmaktadır.Davalı şirket tarafından davacı ile aralarında başka bir ticari ilişki bulunduğuna dair herhangi bir delil de dosyaya sunulmamış olup, senet üzerinde malen kaydının da bulunduğu dolayısıyla mal alış verişi için verildiği, taraflar arasında dosya kapsamındaki araç satışından başkaca bir alım satım ilişkisi bulunduğuna dair davalı şirket tarafından başkaca delil sunulmadığı, dolayısıyla davaya konu senedin davacı tarafından taraflar arasındaki adi yazılı araç satış sözleşmesinin kalan bedeli için davalı şirkete verildiği sabit kabul edilmiştir.Davacı tarafından delil olarak sunulan Büyükçekmece ...... Noterliği'nin 07.06.2022 tarihli araç satış sözleşmesi incelendiğinde; noter satış senedindeki araç bilgilerinin davacı ve davalı şirket arasındaki adi yazılı araç sözleşmesindeki araç bilgileri ile uyumlu olduğu, davalı şirket tarafından davacıya satılan aracın sözleşmedeki aynı araç olduğu, araç devir tarihinin 07.06.2022 olduğu ve davalı şirket tarafından araç bedelinin davacıdan tamamen alındığının noter senedinde beyan edildiği anlaşılmakta olup, taraflar arasındaki 03.06.2022 tarihli adi yazılı araç satış vaadi sözleşmesi ile 07.06.2022 tarihli noter satış senedi bir arada değerlendirildiğinde davaya konu senedin davacı tarafından davalı şirkete araç bedelinin kalan kısmı için verildiği, senet vade tarihi ile uyumlu olarak 07.06.2022 tarihinde davalı şirket tarafından sözleşmeye konu aracın davacıya devredildiği ve araç bedelinin davacı tarafından tamamen ödendiğinin davalı şirket tarafından beyan edildiği anlaşılmakla 03.06.2022 tarihli adi yazılı araç satış vaadi sözleşmesi kapsamında düzenlenen davaya konu senet nedeniyle davacının davalı şirkete borcunu ödediği ve senedin davalı ..... Otomotiv San. Ve Tic. Ltd. Şti. Bakımından bedelsiz kaldığı anlaşılmakla davacının menfi tespit talebinin kabulü ile Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... esas sayılı dosyasında takibe konulan █████/2022 tanzim tarihli, █████/2022 vadeli 1.350.000,00-TL meblağlı, keşidecisi ....., lehdarı ..... Otomotiv San. Ve Tic. Ltd. Şti. Olan bono niteliğindeki kambiyo senedi senediyle davacının davalı ..... Otomotiv San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ye borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir.Davalı .... Yönünden Yapılan Değerlendirme:Davacı dava dilekçesinde davalı .....'ın dava dışı ......'ın hapishaneden arkadaşı olduğunu, davalı şirketin işlerini perde arkasında .....'ın yürüttüğünü ....'ın da senedi bu kişiden aldığını ve borcun ödendiğini ve bedelsizliği bilebilecek durumda olduğunu iddia ederek menfi tespit talebinde bulunmuştur. Kambiyo senetleri hukukunda (bono, poliçe, çek) defi kavramı, maddi hukuktakinden daha geniş bir anlamda kullanılarak hem dar anlamda defileri hem de itirazları kapsayan bir üst başlık olarak kabul edilir.Bonoda ödeme nedeniyle bedelsizlik iddiası ve şahsi defiler, senedin tedavül güvenliğini koruyan "sınırlı defi sistemi" içerisinde şu şekilde sınıflandırılabilir:Şahsi defiler, bir kambiyo senedi borçlusunun, kendisine senetten doğan bir taleple başvuran belirli bir alacaklıya karşı, aralarındaki doğrudan ilişkiden doğan özel nedenlerle ileri sürebileceği savunma vasıtalarıdır. Bu defiler senedin dışından (metin dışı) kaynaklanır ve senedin objektif varlığına bir etkisi yoktur; sadece taraflar arasındaki hukuki münasebetten doğarlar.Temel Kaynakları:Temel Borç İlişkisinden Doğanlar: Borcun ifa edilmiş olması, ibra, takas, temel ilişkideki irade sakatlıkları (hata, gabin vb.) ve bedelsizlik bu gruba girer.Özel Anlaşmalardan Doğanlar: Hatır senedi sözleşmesi, vadenin uzatılması anlaşması veya senedin anlaşmaya aykırı doldurulması (açık bono) gibi durumlardır. Şahsi defiler, kural olarak yalnızca senedin doğrudan tarafları arasında ileri sürülebilir ve iyiniyetli üçüncü kişilere (sonraki hamillere) karşı ileri sürülemez.Bedelsizlik (karşılıksızlık), kambiyo taahhüdüne temel teşkil eden ilişkideki edimin ifa edilmemesi veya borcun herhangi bir nedenle sona ermesidir. Borçlu, bononun lehtarına (ilk alacaklısına) ödeme yaptığı takdirde, senetteki taahhüdün dayandığı "temel alacak" sona ermiş olur. Bu durumda senet, lehtarın elinde kalsa dahi artık hukuki bir karşılığı kalmadığı için "bedelsiz" hale gelir ve fakat ödeme iddiası, niteliği itibarıyla bir şahsi defidir ve yalnızca ödeme yapılan kişiye karşı öne sürülebilir.Kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğu için, senedin bedelsiz olduğunu ispat yükü borçludadır."Bedeli malen/nakden alınmıştır" kaydı içeren bir bonoda ödeme yapıldığı iddiası, senede karşı senetle ispat kuralı gereği ancak yazılı (kesin) delille kanıtlanabilir; tanıkla ispat ise kural olarak mümkün değildir.Normal şartlarda ödeme yapıldığı def’i, senedi ciro yoluyla devralan üçüncü kişilere karşı kullanılamaz. Ancak bu kuralın çok önemli bir istisnası vardır:Bile Bile Borçlunun Zararına Hareket: Eğer senedi devralan yeni hamil (ciranta), senedi iktisap ederken borçlunun sahip olduğu bu defi imkânını bilerek ve borçluyu zarara uğratma kastıyla hareket etmişse, borçlu ödeme def’ini bu kişiye karşı da ileri sürebilir.Sonuç olarak ödeme nedeniyle bedelsizlik iddiası bir şahsi defi niteliğinde olup, kural olarak sadece ödemenin yapıldığı kişiye karşı ileri sürülebilir.Ancak senedi devralan kişinin kötüniyetli olduğu (bile bile borçlu zararına hareket ettiği) veya senedin vadeden sonra devredildiği hallerde bu savunma sonraki hamillere karşı da geçerlilik kazanırNitekim 6102 sayılı Kanun'un bonoları düzenleyen 778. Maddesinin atfı ile uygulanması gereken aynı kanunun 687. Maddesi şu şekildedir:"Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun."Davaya konu somut olay bu bağlamda değerlendirildiğinde; lehtar davalı şirketin Ticaret Sicil Kayıtları İTO'dan celp edilerek incelenmiş olup davacının iddialarının aksine dava dışı .....'ın ve davalı ......'ın davalı lehdar şirkette kuruluşundan itibaren hiçbir zaman pay sahibi, ortak veya yetkili olmadığı anlaşılmaktadır. Davalı ..... Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ..... E. Sayılı dosyasında verdiği ifadesinde davaya konu senedi davalı şirketten olan alacağına karşılık aldığını beyan etmiş olup, davacının iddialarının aksine senedin bedelsiz olduğu bilinerek dava dışı ....'dan alındığına dair davalı .....'ın bir kabul veya ikrarının olmadığı anlaşılmaktadır.Yine davacının dava dilekçesinde öne sürdüğü ..... ve davalı .....'ın hapishane arkadaşı olduğu ve davalı şirketin ..... tarafından yürütüldüğüne yönelik olarak herhangi bir başkaca delil bulunmamakta olup, gelen İTO ticaret sicil kayıtlarına göre davalı .....'ın ve dava dışı .... isimli şahsın lehdar davalı şirketten herhangi bir pay sahipliği veya temsil yetkisinin bulunmadığı bir arada gözetildiğinde davalı .....'ın senedin ödeme nedeniyle bedelsizliğini bilebilecek durumda olduğu ve bile bile davacı borçlu aleyhine hareket ettiğine yönelik davacı iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafından delil olarak sunulan lehdar şirket ile davacı arasındaki araç satışına dair adi yazılı sözleşme ve noter satış sözleşmesi değerlendirildiğinde ise; söz konusu sözleşmelerde davalı şirketi temsilen ..... veya davalı .....'ın taraf olarak bulunmadığı anlaşılmakta olup davalı .....'ın davacı ile davalı şirket arasındaki sözleşme ve satış ilişkisi bildiği ve senedin bedelinin ödendiğine yönelik de davacı tarafından herhangi bir delil sunulmamış olup, davacı ve davalı şirket arasındaki davalı .....'ın taraf olmadığı sözleşmenin davalı .....'ı bağlamayacağı anlaşılmaktadır.Nitekim Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin ..... E., ..... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:"Dava konusu senedin teminat senedi olduğu yönündeki iddia, şahsi bir def’idir. TTK’nın 687. maddesinin birinci fıkrası (6762 sayılı TTK’nın 599. maddesinin birinci fıkrası), “Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun…” düzenlemesini içermektedir. Bu hükme göre şahsî def’îlerin kural olarak hamile karşı ileri sürülmesi söz konusu değildir. Ancak hamil poliçeyi devralırken bile bile borçlunun zararına hareket ederse, bu durumda şahsî def’îler hamile karşı da ileri sürülebilecektir. Somut olaya gelindiğinde dava konusu 250.000,00 TL bedelli bononun teminat senedi olduğu ve lehtar yönünden bedelsiz kaldığı kabul edilmelidir. Zira hakkında davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen lehtar davalı Kooperatif temyiz yoluna başvurmamıştır. Bu durumda davacılar, hamil davalı İmdat Akgül’ün dava konusu bonoyu iktisap ederken bile bile borçluların zararına hareket ettiğini ispat etmelidir."Yargıtay ...... Hukuk Dairesi ise ..... E., .... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:"6102 Sayılı TTK.nun 778. maddesi göndermesiyle bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 687. maddesine göre; "...kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." Somut olayda, takip alacaklısı senette ciranta olup, keşideci hakkında takip yapmıştır. Taşeron sözleşmesinin tarafları keşideci ve lehtardır. Protokol de lehtar tarafından keşideciye karşı verilmiştir. Yukarıdaki yasa hükmü gözetildiğinde alacaklı cirantanın taraf olmadığı sözleşme, alacaklıyı bağlamaz."Sonuç olarak davacının iddiaları davalı .... yönünden değerlendirildiğinde davacı tarafından davalı .....'ın senedin bedelsizliğini bilerek ve davacı zararına hareket etme kastı ile devralındığının davacı tarafından ispatlanamadığı, davacı dava dilekçesinde öne sürdüğü dava dışı ..... ve davalı .....'a yönelik davalı lehdar şirketin ortağı ve temsilcisi olduklarına yönelik iddiaların da İTO ve TTSG kayıtları ile ispatlanamadığı, davalı ..... tarafından verilen savcılık dosyasındaki ifadede senedin alacağına karşılık aldığını savunması karşısında davacının iddialarını ispatlayamadığı anlaşılmakla davalı ...... yönünden menfi tespit talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;1-Davalılar ....... ve ..... Otomotiv San. Ve Tic. Ltd. Şti. Yönünden davacının menfi tespit talebinin KABULÜNE,-Buna göre; Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... esas sayılı dosyasında takibe konulan █████/2022 tanzim tarihli, █████/2022 vadeli 1.350.000,00-TL meblağlı, keşidecisi ....., lehdarı ..... Otomotiv San. Ve Tic. Ltd. Şti. Olan bono niteliğindeki kambiyo senedi senediyle davacının davalılar ....... ve ..... Otomotiv San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ye borçlu olmadığının TESPİTİNE,2-Davacının koşulları oluşmayan tazminat talebinin REDDİNE,3-Davacının davalı ..... yönünden davasının REDDİNE,4-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 92.218,50-TL harçtan peşin alınan 31.970,12-TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 60.248,38-TL harcın davalılar ....... ve ..... Otomotiv San. Ve Tic. Ltd. Şti.'den alınarak hazineye irat kaydına,5-Davacı tarafça yatırılan 31.790,12-TL peşin harç ve 732,00-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 32.522,12-TL harcın davalılar ....... ve ..... Otomotiv San. Ve Tic. Ltd. Şti.' den alınarak davacıya verilmesine,-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 6.400,00-TL arabuluculuk ücretinin; davalılar ....... ve ..... Otomotiv San. Ve Tic. Ltd. Şti.'den tahsili ile hazineye irat KAYDINA, 6-Davacı tarafça yapılan 1.253,90-TL yargılama giderinin davalılar ....... ve ..... Otomotiv San. Ve Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine,7-Davalı ..... yönünden yargılama gideri bulunmadığından bu hususta HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,8-Davalılar ....... ve ..... Otomotiv San. Ve Tic. Ltd. Şti. Tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerlerine bırakılmasına, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 207.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar davalılar ....... ve ..... Otomotiv San. Ve Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, 10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,11-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip..... e-imza Hakim .... e-imza