Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazası kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasının arabuluculuk şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine dair karar.
Özet: Davacı, 28.01.2025 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalının agresif ve takip mesafesini ihlal eden sürüşüyle aracına arkadan çarparak maddi ve manevi zarara yol açtığını iddia etmiş, ancak mahkemenin arabuluculuk son tutanağının sunulması yönündeki ihtarına karşın arabuluculuğa başvurmadığını bildirerek davanın usulden reddini talep etmiştir; bu durumda mahkeme, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a(2) maddesi gereğince trafik sigortası kaynaklı davalar için zorunlu olan arabuluculuk şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar vermiştir.

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)DAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28.01.2025 tarihinde ... ili ... ilçesinde meydana gelen trafik kazasında, davacı ...’a ait ... plakalı aracın, davacı ...’nın sevk ve idaresinde seyir halinde iken, davalı sürücü ...’ün sevk ve idaresindeki ... plakalı araç tarafından arkadan çarpılmak suretiyle kazaya maruz kaldığını, davalı sürücü kazadan önce uzun süre davacı aracı takip ettiğini, sürekli selektör yaparak tacizde bulunduğunu ve trafik güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde agresif sürüş sergilediğini, nitekim davacı sürücünü sola dönüş için sinyal vermesine rağmen davalı sürücünün hızını azaltmayarak ve takip mesafesini korumayarak davacı araca arkadan çarptığını, elde edilen kamera görüntüleri ve düzenlenen inceleme tutanakları kazanın oluş şeklinin açıkça davalı sürücünün kusurundan kaynaklandığını ortaya koymakta olduğunu, davalı sürücünün arkadan çarpması ve takip mesafesini ihlal etmesi karşısında kazanın asli kusurunun davalıya ait olduğunun açık olduğunu, meydana gelen kaza neticesinde davacıya ait araçta ciddi hasar oluşmuş olup aracın tamir edilmek zorunda kalındığını, dosyaya sunulan araç ruhsatı ile aracın müvekkili ...’a ait olduğunun sabit olduğunu, ayrıca dosyaya sunulan tamir faturası ile de aracın onarımı için 220.452,00 TL ödeme yapıldığının açık olduğunu, 220.452,00 TL araç hasarı doğrudan maddi zarar kalemi olup davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmini ile olayın, sıradan bir trafik kazası olmayıp, davalı sürücünün tehlikeli ve saldırgan sürüş davranışları neticesinde gerçekleşmiş olması, davacının kişilik haklarını ihlal eder nitelikte olduğunu, bu nedenle davacı sürücü lehine 100.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkememizin █████/2026 tarihli muhtırası ile; Mahkememizin yukarıda numarası yazılı dosyasında, Arabuluculuk Kanunu M.18/A/2 gereğince arabulucuk son tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir suretinin 1 haftalık kesin süre içerisinde sunulması, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği hususu davacı vekiline ihtar edildiğini, ihtaratın muhtıranın tebliği ile yapılmasına, kesin sürenin muhtıranın tebliği ile başlamasına karar verildiği görülmüştür.Davacılar vekili █████/2026 tarihli dilekçesinde özetle; Arabuluculuk son tutanağının sunulması talep edilmiş ise de taraflarınca arabuluculuğa başvurulmadığından bu evrakı sunamadıklarının bu nedenle davanın usulden reddini ile peşin harç ve bakiye avansın taraflarına iadesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava, 28.01.2025 tarihli trafik kazası nedeniyle meydana gelen maddi zararların (araç hasarı ve değer kaybı) ve manevi zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir.6325 sayılı HUAK'a "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrasında ise "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi getirilmiştir. Bu yasal düzenleme gereğince arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir. Genel dava şartlarının düzenlendiği 6100 sayılı HMK m. 115 hükmünde; dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise, bunun tamamlanması için mahkemenin kesin süre vereceği; dava şartı noksanlığının, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, davanın usulden reddedilemeyeceği ifade edilmiştir. Ancak 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükmünde, kanun koyucu açık düzenleme yaparak arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda iradesini net olarak ortaya koymuştur. Bu nedenlerle, 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükmünün özel ve emredici nitelikte olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK’nın sonradan tamamlanabilen dava şartlarına ilişkin m. 115 hükmünün uygulanma olanağı bulunmamaktadır.7155 sayılı Kanun'un 20. Maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. Maddesinden sonra gelmek üzere "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 5/A maddesi eklenmiş olup konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerini içerir ticari davalar hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir.Dosya ve ekleri incelenmekle; açıklanan nedenlerle somut dava dosyasında arabuluculuk dava şartı aranması gerektiği, davacı tarafından █████/2026 tarihli dilekçesi ile de arabuluculuğa başvurulmadığı anlaşıldığından davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının davasının dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,2-Alınması gerekli harç peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ..... ¸e-imzalıdır Hakim ...... ¸e-imzalıdır