Konya Asliye Ticaret Mahkemesindeki trafik kazası sonrası araç değer kaybı, bakiye hasar ve kullanım mahrumiyeti tazminatı talepli sigorta davası ve yetki itirazı.
Özet: Dava, trafik kazası sonucu oluşan maddi hasarın zorunlu trafik sigortası tarafından kısmen karşılanmasının ardından, davacı aracında oluşan değer kaybı ve tamir süresince meydana gelen kullanım mahrumiyeti zararlarının karşılanması talebiyle açılmış bir tazminat davası olup; davacı, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10 TLnin avans faiziyle birlikte sigorta şirketinden tahsilini talep ederken, davalı sigorta şirketi davanın yetkisiz mahkemede açıldığını ileri sürerek yetkisizlik itirazında bulunmuştur.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin maliki olduğu ... plaka sayılı araç ile ... numaralı 07.04.2025 - 07.04.2026 başlangıç ve bitiş tarihli poliçe kapsamında karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortalısı olan davalı ... maliki olduğu ve davalı ... sevk ve idaresinde olan ... plaka sayılı araç Konya ili ... ilçesi ... Caddesinde 17.05.2025 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, kazanın gerçekleşme yeri Konya ili merkezi olup işbu davada Konya mahkemeleri yetkili olduğunu, trafik kazasın adair tutulan trafik kazası tutanağı ve sigorta işlemleri sonucunda ... plaka sayılı aracın sürücüsüne tam kusur izafe edildiğini, davalının zorunlu trafik sigorta şirketi olan ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından vekil edenin aracında oluşan zararın 24.700,00 TL'ye tekabül eden miktarı ... nolu hasar dosyası üzerinden karşılandığını, ancak bu ödeme değer kaybını karşılamadığını, davacı vekil edenin değer kaybı konusunda bakiye alacağı mevcut olduğunu, bu alacak talebine karşılık tüm davalılar müştereken ve müteselsilen davacıya karşı sorumlu olduklarını, bu kapsamda 19.07.2025 tarihinde tebliğ edilen sigorta şirketine yazılı başvuru sonucunda davacı vekil edenin aracında oluşan değer kaybı zararına tekabül eden miktara karşılık davalının zorunlu trafik sigorta şirketi olan ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından davacı vekil edene herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacı vekil edene ait ... plakalı araç uzun süre tamirde kaldığını, davacı vekil eden bu süre içerisinde aracından mahrum kaldığını, bu aracın tamir süresince oluşan kullanım mahrumiyetinden doğan zarar tarafımızca bilinememekte olup bu zarar bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacaktır. Kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü aslî ve tam kusurlu olup diğer davalı araç maliki ile birlikte mahrumiyet bedelinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, vekil edene ait araç 2006 model ... marka olduğunu, piyasa rayiç değeri 400.000.-TL değerinde bir araç olduğunu, 17.05.2025 tarihinde meydana gelen kazada karşı taraf sürücüsü vekil edene ait aracın sağ arka tarafından çarparak hasara neden olduğunu, bu hasar nedeniyle vekil edene ait aracın sağ arka tampon tamamen kırıldığını, sağ arka kaporta saç kısmı istetmenin bulunduğu yere kadar hasarlandığını, bu kaza nedeniyle aracın sağ ve sol arka stop lambası kırılmasına rağmen ve eksper raporunda yazılı olmasına rağmen sağ arka stop lambasının onarımı da yapılmadığını, araçta sadece onarım bedeli vekil edene ödenmiş olmasına rağmen bu hasar nedeniyle vekil edenin aracında oluşan değer kaybı da davalı sigorta şirketi tarafından ödenmediğini, dava konusu taleplere dair gerçekleştirilen ... (Ticari) numaralı dava şartı arabulucuk görüşmeleri anlaşamama ile sonuçlandığını, tüm bu nedenlerle davacı vekil edene ait ... plakalı araçtaki bakiye hasar bedeli ile değer kaybına ilişkin tazminat bedelinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 6100 sayılı HMK md. 107 uyarınca şimdilik 10,00.-TL'nin maddi hasarlı trafik kazası tarihi olan 17.05.2025 tarihinden itibaren davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacı vekil edene ödenmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; HMK madde 6/1 uyarınca, “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” olduğunu, müvekkili davalının muamele merkezi “ ... Mah. ... Sk. ... Sigorta Binası No:6 Kadıköy,İstanbul” adresinde bulunduğundan, müvekkili şirket aleyhinde ikame edilecek davalarda yetkili mahkeme İstanbul Anadolu Mahkemeleri’dir. Huzurdaki davanın İstanbul Mahkemeleri’nde açılması gerekirken yetkisi olan mahkemenizde açıldığından, öncelikle Mahkemenin yetkisizliğine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı taraf HMK m. 121 gereğince, delilleri taraflarına tebliğ etmediğini, Delillerin taraflarına tebliğinden sonra esas hakkında beyanda bulunma ve karşı delil sunma hakkımızı mahfuz tuttuklarını, davacının HMK madde 194 gereğince; dayandığı deliller ile hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmesi zorunlu olduğunu, bu sebeple davacının dava dilekçesinde göstermiş olduğu delilleri somutlaştırmasını talep ettiklerini, uyuşmazlığa konu kazaya karışan ... plakalı araç müvekkil şirket tarafından ... numaralı ve 07.04.2025-2026 vadeli Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile sigorta örtüsü altına alındığını, dava konusu kaza 17.05.2025 tarihinde meydana geldiğini, hiçbir surette kabul anlamına gelmemekle beraber, kaza tarihi itibariyle ZMM poliçe limitleri maddi hasar araç başına 300.000,00 TL' olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğu her şekilde sigortalısının kusuru ve poliçe limitleri ile sınırlı olacağını, davacının sebepsiz zenginleşme niteliğindeki talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin ekspertiz raporunda görüleceği üzere zarar görenin zararını giderdiğini, bu nedenle davanın esası ve kdv yönünden başvurunun reddi gerektiğini, davacının huzurdaki davayı ikame etmeden önce müvekkili şirkete usulüne uygun başvuruda bulunmadığını, bu sebeple huzurdaki başvurunun dava şartı yokluğu nedeniyle reddini talep etiklerini, kabul anlamına gelmemek üzere davacı tarafça fatura ibraz edilmediğinden kdve talebinin haksız olmakla, reddi gerektiğini, hiçbir surette kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili aleyhine tazminata hükmedilecek olması durumunda iskonto dahil hesaplamanın dikkate alınması gerekeceğini, hiçbir surette başvuruyu kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ile ve poliçe limitleri ile sınırlı olacağını, davacının avans faizi talebi yerinde olmayıp reddi gerektiğini, tüm bu nedenlerle öncelikle huzurdaki davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise yine izah olunan nedenlerle davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın █████/2025 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan bakiye hasar bedeli ve değer kaybının davalıdan tazminine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Türkiye Reasürans Şirketler Birliğine müzekkere yazılarak; davaya konu kaza tarihinde davacının maliki olduğu aracın değerine ait bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davacıya ait aracın tüm tramer kayıtlarının onaylı suretleri gönderilmesi istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
UYAP üzerinden █████/2025 kaza tarihinden bugüne kadar malikini ve tüm özelliklerini gösterir şekilde ... , ... plaka sayılı 2 adet taşıtın trafik sicil kayıtları dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Dosyadaki bilgilere göre ... Sigorta Şirketine dava dilekçesi örneği ekli ve bilinebilen poliçe adı, poliçe numarası, hasar/tazminat dosya numarası, hasar/zarar tarihi, varsa kazaya karışan taşıt plakaları vs. gibi gerekli bilgileri içerir yazı yazılarak; davaya konu hasar/zarar ile ilgili sigorta poliçesinin, sigorta genel şartlarının, genel şartların eki olan klozların, sigorta ekspertiz raporunun, varsa hasar/tazminat ödemesine ilişkin belgelerin, ibranamenin, hasar/tazminat dosyasının takım halinde onaylı fotokopilerinin ve hasar/zarar ile ilgili varsa fotoğraf asıllarının veya hiç değilse fotoğrafların renkli fotokopilerinin istenmesine, ayrıca dava tarihi olan █████/2025 tarihinden önce sigortaya başvuru olup olmadığı sorularak, başvuru var ise buna ait tüm evraklar istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan adli trafik bilirkişisi ve sigorta uzmanı bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinin █████/2025 tarihli bilirkişi raporundan özetle; 1-Dava konusu trafik kazasında; ... Plakalı araç sürücüsü ... %100 (Yüzde Yüz) kusurlu olduğu, ... Plakalı araç sürücüsü ... kusurunun bulunmadığı, dava konusu ... Plakalı aracın toplam hasar onarım bedelinin 34.331,31 TL olarak hesaplandığı, bu tutardan davalı şirketin ödediği 24.700,00 TL nın mahsubu ile 9.631,31 TL kaldığı bu hasar onarım bedelinden davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin, ... numaralı ZMMS limitleri dahilinde sorumlu olduğu, dava konusu ... Plakalı aracın toplam değer kaybı bedelinin 10.000,00 TL olarak hesaplandığı, bu değer kaybı bakiyesinden davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin, ... numaralı ZMMS limitleri dahilinde sorumlu olduğu rapor edilmiştir.
Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu █████/2025 tarihli dava değer artırım dilekçesinden özetle; 10.000,00 TL davacı vekil edene ait ... plakalı araçtaki değer kaybına ilişkin tazminat bedelinin (6100 sayılı HMK md. 107 uyarınca) maddi hasarlı trafik kazası tarihi olan 17.05.2025 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacı vekil edene ödenmesine, 9.631,31 TL davacı vekil edene ait ... plakalı aracın kaza nedeniyle oluşan hasar onarım bedelinin (6100 sayılı HMK md. 107 uyarınca) maddi hasarlı trafik kazası tarihi olan 17.05.2025 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacı vekil edene ödenmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili █████/2026 tarihli beyan dilekçesi ile ilgili bilirkişi raporu ile tespit edilen 9.631,31 TL tutarındaki hasar bedeli ve 10.000,00 TL tutarındaki değer kaybı tazminatı ile davacı tarafın dava dilekçesi ile talep etmiş olduğu fer’ilerin tamamı 59.240,77 TL'ye tekabül etmekte olduğunu, işbu tutar müvekkil sigorta şirketi tarafından davacı vekili hesabına 06.01.2026 tarihinde ödendiğini, ödemenin asıl alacak, faiz, yargılama gideri, mahkeme harcı, vekâlet ücreti ve diğer tüm kalemleri kapsayacak şekilde gerçekleştirildiğini, davacının işbu dava dosyasında talep ettiği bütün kalemlerin ödenmiş olması sebebi ile huzurdaki dava gerek asıl alacak gerekse fer'ileri bakımından konusuz kaldığını beyan etmiş, ödeme dekontlarını dosyaya sunmuştur.
Dava, trafik kazasından kaynaklı oluşan varsa değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin tazminine ilişkindir.
Mahkememizin davaya bakmaya görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır.
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Davalı kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigortacısı olup davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedeli, değer kaybı zararı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, davalı trafik sigortacısı bu zararlardan poliçe teminat limiti dahilinde sorumludur.
Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir.
Yargıtay .HD'nin ... E- ... K sayılı █████/2018 tarihli kararı -ve benzer nitelikte diğer birçok kararında da- vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir.
Sonuç olarak haksız fiilin türü olan trafik kazalarına olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerinin uygulanması, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi gereğince genel hükümlerin esas alınması gerekir.
Bilirkişiler tarafından düzenlenen raporun olayın oluş ve şekline uygun olup hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalı tarafın kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu değerlendirilerek yapılan hesaplama uyarınca hasar bedeli, değer kaybı zararının tazminine karar vermek gerekir.
Davalı tarafça davacıya bilirkişi raporu doğrultusunda alacağın faiz ve ferileri ile birlikte ödendiği, ödemeye ilişkin yapılan hesaplamaların doğru olduğu ve ödemenin tam olarak yapıldığı anlaşılmakla davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN;
Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:█████/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.
Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre;
Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Peşin alınan 615,40 TL peşin harç ve 335,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 950,40-TL harçtan alınması gereken 732,00-TL 'nin mahsubu ile fazla alınan 218,40-TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Hazine tarafından karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davalı tarafından davacının yapmış olduğu yargılama giderleri ödendiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5- Davacıya vekalet ücreti ödendiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. █████/2026
Katip Hakim

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!