Hırsızlık mahkumiyetinde Yargıtayın usul bozmasından sonra yerel mahkemenin uyup yeniden verdiği kararın, savcılık görüşüne rağmen esastan incelenerek onanması.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararı, sanığa zorunlu müdafi atanmaması ve duruşma açılmaması gibi usul eksiklikleri nedeniyle ilk temyiz incelemesinde bozulmuş, ancak bölge adliye mahkemesinin bozmaya eylemli olarak uyarak bu eksiklikleri gidermesinin ardından dosyanın yeniden incelemeye gelmesi üzerine, tek ve çelişkili tanık anlatımları dışında somut delil bulunmadığı yönündeki savunma temyiz dilekçesine rağmen, mahkumiyet kararında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığına kanaat getirilerek, savunma avukatının temyiz talebi reddedilmiş ve usule uygun bulunan hüküm tebliğnameye aykırı olarak onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında hırsızlık suçundan Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 12.01.2022 tarihli ve █████████ Esas, 2022/3 Karar sayılı kararının temyiz edilmesi üzerine Dairemizce yapılan incelemede 09.09.2025 tarih ve ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı karar ile Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilip duruşma açılarak ve sanığa zorunlu müdafii atanarak savunmasının alınması gerekirken bu hususa riayet edilmemesi nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği, dosyanın bozma üzerine gönderildiği ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi Yargıtay bozma ilâmına karşı direnme kararı vermiş ise de; bozmaya uygun şekilde duruşma açıp sanığı müdafii huzurunda dinlemesi sebebiyle bozma ilâmına eylemli uyduğu tespit edilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, "dosya kapsamında tek ve çelişkili tanık anlatımları haricinde başkaca somut, kuşkudan uzak delil bulunmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, mahkûmiyet kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılıKanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 16. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!