Temyiz süresi kaçırılan sanık ile duruşma açılmadan beraat verilen hırsızlık davasında Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtayca bozulması.
Özet: Sanıklardan birinin yasal süresi içinde yapılmayan temyiz başvurusu reddedilirken, diğer sanıklar hakkında Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükümlerine karşı istinaf üzerine duruşma açılmaksızın doğrudan verilen beraat kararları, delil değerlendirmesi gerektiren hallerde duruşma açılması ve tarafların çağrılarak delillerin yeniden değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle hukuka aykırı bulunarak, Cumhuriyet Savcısının temyiz talebi doğrultusunda bu beraat hükümleri bozulmuş ve dosya yeniden incelenmek üzere alt mahkemeye iade edilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜMLER : Beraat kararı verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozmaI- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde,Kararının sanığa usulüne uygun şekilde 02.03.2020 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 291/1. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süreden sonra 23.02.2023 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin CMK’nın 298 maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısın temyiz isteminin incelenmesinde, İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin "dosyada bulunan deliller ve sanıkların aşamalardaki çelişkili savunmaları dikkate alınarak, sanıkların atılı suçtan mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerektiğine " dair olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında yerel mahkemece verilen mahkûmiyet hükümlerine karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince mahkûmiyet hükümleri kaldırılarak, duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi delaletiyle aynı Kanunun 303/1-a maddesi uyarınca beraat hükümleri verilmiş ise de; anılan Kanun hükmünün delil değerlendirilmesi yapılmaksızın derhal beraat kararı verilebilecek hallerde uygulanabileceği; sanıklar hakkında aynı Kanun'un 280/1-g .maddesi uyarınca duruşma açılarak, taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hükümler kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanıkların beraatine karar verilmesi,Bozmayı gerektirmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.