Danıştay 4. Daire, Konya 7. Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Projesi işlem iptali davasında tarafların temyizini inceleyerek istinaf kararını hukuka uygun buldu.
Özet: Bir arazi toplulaştırma projesi kapsamında, davacının taşınmazlarına ilişkin toplulaştırma işleminin iptali talebiyle açılan davada, davacının yeni verilen parsellerin önceki arazisine göre daha dezavantajlı olduğunu ve mevzuata aykırılık bulunduğunu ileri sürmesine karşın; ilk derece ve bölge idare mahkemeleri, yapılan toplulaştırma işleminin yürürlükteki kanuna, teknik gerekliliklere ve arazi denklik ilkesine uygun olduğunu, yeni parsellerin tarıma elverişli, verimli ve işletme bütünlüğünü sağladığını belirterek iptal talebini reddetmiş; Danıştay da bu kararları hukuka uygun bulup davacının temyiz istemini reddetmiştir.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : ████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDEN TARAFLAR :
1- (DAVALI) ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVACI) ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem :█████/2015 tarih ve 29317 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/2015 tarih ve █████████ sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca Konya 7. Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında Konya ili, Karapınar ilçesi, ... mahallesinde yapılan toplulaştırma işleminin ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; Konya 7. Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında yapılan ve dava konusu edilen ... parsellere karşılık verilen ... ada ... parsel ve ... ada ... parselde kayıtlı tarla vasfındaki taşınmazların son halinin ekim, sürülme, sulama, verimlilik ve tarıma elverişli olduğu, yapılan toplulaştırma işleminin, 5403 sayılı Kanunda öngörülen dağıtım ilke ve esasları ile teknik gerekliliklere uygun olduğu, ... nolu ada üzerinde parselasyon yapılarak, gerek hisseli dağıtım yapılmasının (..., ... ve ... nolu kadastro parsellerinin hak ediş miktarlarının ... ada ... parselde bütünleştirilip tam hisse halinde davacıya verilmesi işleminin) gerekse ... nolu parsele karşılık ... ada ... parselin davacıya tam hisse ile verilmesi işleminin “toprağın verimli şekilde işletilmesini sağlama, optimum büyüklüğün sağlanması, işletme bütünlüğünün tesis edilmesi” amaçlarına uygun olduğu, arazi toplulaştırmasına temel teşkil eden arazi çalışmalarını tekniğine uygun olarak yapıldığı, toprak, topoğrafya, drenaj faktörleri ve sulanabilirlik ölçütlerinin bir bütün olarak değerlendirildiği, davacı taşınmazları yönünden arazi derecelendirmesinde denklik işleminin sağlandığı, uygulamanın mevzuata ve davalı idarece hazırlanan teknik talimata uygun olarak yapıldığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Arazisinin 2 parça halinde verildiği, ... parselde bulunan ağaçların etrafında örnek bahçe içerisinde 2000 ağaçlı bahçenin bulunduğu, önceki halin tarıma daha elverişli ve çapı bulunmayan bir yer olduğu, ... parsel hali hazırda müşterek olmasına rağmen bu yerin dahi ayrıldığı, yapılan işlemin arazi toplulaştırma mevzuatına uygun olmadığı ve kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Toplulaştırma işlemi yapılırken toplulaştırma öncesindeki arazilerin sınırlarının değiştiği ve kaymaların yaşandığı, bu nedenle köydeki tercihlerin bir bütün halinde değerlendirildiği, hepsinin istendiği şekilde planlama yapılmasının mümkün olmadığı, bu nedenle bir kısım tercihler kabul görürken, bir kısım tercihlerin zorunlu olarak yerine getirilemediği, yapılan işlemin hukuka uygun olduğu ve hukuka aykırı olan kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ :Davacının temyiz isteminin reddine, davalının temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacının temyiz incelemesi yönünden;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin temyiz incelemesi yönünden;
2577 sayılı Kanunun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde; Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin anılan maddede sayılan nihai kararlarına karşı tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde Danıştayda temyiz yoluna başvurulabileceği, 49. maddesinin 3. fıkrasında; kararların kısmen onaylanması ve kısmen bozulması hallerinde kesinleşen kısmın Danıştay kararında belirtileceği hükme bağlanmış olup, temyiz yoluna, aleyhine karar verilen taraflarca başvurulabileceği açıktır.
İdari işlemler hakkında iptal davası açılabilmesi için öncelikle idari işlemin ilgilinin hukuki menfaatini ihlal etmesi koşulunun varlığı arandığı gibi, kanun yoluna başvurmada da hukuki yarar bulunması gerekmektedir. Başka bir deyişle, kanun yoluna başvuranın, aleyhine kanun yoluna başvurduğu kararın bozulması veya değiştirilmesinde korunmaya değer hukuki menfaatinin bulunması şarttır.
Dava dosyasının incelenmesinden; █████/2015 tarih ve 29317 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/2015 tarih ve █████████ sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca Konya 7. Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında Konya ili, Karapınar ilçesi, ... mahallesinde yapılan toplulaştırma işleminin ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının iptali istemiyle açılan davada verilen ret kararına yapılan istinaf başvurusunun reddi üzerine, davalı idare ve davacı tarafından temyiz isteminde bulunulduğu, ancak davalı idarenin lehine olan karara karşı kanun yoluna başvurmada hukuki menfaati bulunmadığından temyiz isteminin incelenme olanağı bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalının temyiz isteminin incelenmeksizin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!