2. Ceza Dairesi, bozma üzerine hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerini onarken, sanık müdafiinin temyiz istemini esastan reddetti.
Özet: Bozma üzerine hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine karşı sanık müdafiinin, katılanın beyanlarının tek başına yeterli olmadığı, zararın giderildiği, kamera kaydındaki teşhisin net olmadığı ve zincirleme suç hükmünün hatalı uygulandığı yönündeki temyiz istemi, ilk derece mahkemesince verilen yeni hükümlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ve sanık aleyhindeki kararların usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle reddedilerek, mahkumiyet kararları onanmıştır.

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : █████████ E., █████████ K.SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâliSUÇLARIN TARİHLERİ : 21.02.2023 tarihi ile bu tarihten yaklaşık 10 gün öncesiHÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulmasıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: OnamaSanık hakkında bozma üzerine verilen kararların, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, katılanın beyanlarının tek başına cezalandırmaya yeterli olmadığına, katılanın beyanlarında geçen eşyalardan daha azının sanık tarafından alındığına, zararın giderildiğine, kamera kaydında görünen kişinin sanık olduğu hususunun da net olmadığına, mahkemenin ceza tayininde zincirleme suç hükümlerinden hareketle cezayı artırmasının hatalı olduğuna, suçun gece işlenmediğine, öncelikle sanığın beraatine, aksi takdirde ise lehe hükümlerin uygulanması suretiyle alt sınırdan ceza tayinine ve özellikle tek bir gündüz vakti hırsızlık suçundan ceza verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Bozma sonrası sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince verilen kararların kaldırılarak yeni hüküm kurulması suretiyle sanığın mahkûmiyetine dair verilen kararlar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, usûl ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Keçiborlu Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin de Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.